bugün
- cadılar bayramında ne olacaksınız14
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan14
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı33
- çorba7
- şarapçı koala'yı gay bara götürmek4
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum6
- uludağ sözlük cadılar bayramı partisi6
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- tuzlu kahve dizisi3
- diamond bey birader ila kartoncu birader5
- yağmurlu bir gecede uzun yolda araba sürmek5
- bence erdoğan kendisinden ne istersem yapacaktır3
- çivisi çıkmış boklu dünyanın azgın pompacıları6
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası42
- yavuz sultan selim15
- simko332
- şu saatte ne yenir3
- ofsaytımsı vol 220
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- orta çağda gece yolculuğu yapmak5
- akşam salonda kedi sevip radyo 3 dinlemek3
- akşam birası3
- en sevilen game of thrones karakteri6
- abd'de toplu taşıma vs türkiye'de toplu taşıma2
- aykolik'in gün geçtikçe bilgeleşmesi4
- 24 yaşında el değmemiş çıtır erkek2
- soğuk havalarda sevişmenin eziyete dönüşmesi7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- uludağ sözlüğün muhafazakarlaşması5
- gece gece aniden akla düşen işkembe çorbası2
- hamburg toplu taşıma sistemi8
- ilham aliyev26
- bende kara patlıcan oturtması severim diyen kız8
- güzelbahçe2
- rüzgar gülü2
- etrafındaki detayları yakalayamayan zihin3
- sözlükteki ilişki skandalı39
- birader bey olanlar3
- dem terör partisi8
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek4
- bik bik'in ayaklarıyla ezdiği üzümden içmek4
- 14 ekim 2026 şanlıurfa'nın 27 derece olması2
- seminerlerde nefret ettiğiniz davranışlar5
- nürnberg havalimanı6
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı2
- pol pot2
- bir kadına dizi önermek2
- nervio16
- gece çay sigara eşliğinde sayfalarca yazı yazmak2
bu ülkenin vaktiyle yetiştirdiği ve gözünü kırpmadan öldürdüğü sabahattin ali'nin bir öyküsü.
atmaca'nın kolu olmayan yârini, kendisi karşısında "eksik olduğu" düşüncesinden kurtarmak için gözünü bile kırpmadan kolunu, değirmene yedirmesi ile sonlanır öykü. evet, spoilerın amını siktik; farkındayım.
atmaca'nın kolu olmayan yârini, kendisi karşısında "eksik olduğu" düşüncesinden kurtarmak için gözünü bile kırpmadan kolunu, değirmene yedirmesi ile sonlanır öykü. evet, spoilerın amını siktik; farkındayım.
sabahattin ali' nin üç bölümden oluşan öykü kitabı. keşke diyor insan biraz daha yaşayabilse ve yazabilseydi.
çok önemli bir sabahattin ali öyküsü. Tek kolu olmayan değirmencinin kızına âşık bir klarnetçiyi anlatır usta öyküsünde. klarneti de öyle bir çalar ki dinleyenler efsunlanır. Öykünün tamamını anlatmayacağım elbette ama finaldeki şu cümleyi eklemesem büyük haksızlık edeceğime inanıyorum:
"Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımağa tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."
Peki, müzisyen neden kolunu değirmenin çarklarına sokar? Elbette asıl olan neden sevgilinin kendindeki bu eksikliği aşka mani olarak görmesidir. Bense buna ikinci bir yorum getiriyorum:
Müzisyen bu hareketiyle sevgilinin zamanında kaybettiği kolunun hikâyesini verir bize ve kendisini o hikâye, o anı yani sevgili olmadan ne kadar eksik bulduğunu izah eder. Kızın sandığı gibi eksiklik bir uzuv değildir, uzamın ta kendisidir. Tabii bence...
"Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımağa tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."
Peki, müzisyen neden kolunu değirmenin çarklarına sokar? Elbette asıl olan neden sevgilinin kendindeki bu eksikliği aşka mani olarak görmesidir. Bense buna ikinci bir yorum getiriyorum:
Müzisyen bu hareketiyle sevgilinin zamanında kaybettiği kolunun hikâyesini verir bize ve kendisini o hikâye, o anı yani sevgili olmadan ne kadar eksik bulduğunu izah eder. Kızın sandığı gibi eksiklik bir uzuv değildir, uzamın ta kendisidir. Tabii bence...
Sabahattin Ali'nin birden çok öyküsünün yer aldığı kitabının adıdır aynı zamanda.
Tabii hiçbiri değirmen kadar sarsmaz.
Tabii hiçbiri değirmen kadar sarsmaz.
kuşadası davutlar arasında bulunan içerisinde bir restoran, organik ürünlerin satıldığı dükkanlar ve oleatrium adlı zeytinyağı ve zeytinyağı tarihi müzesinin bulunduğu doğal yaşam parkı.
http://www.oleatrium.com
http://www.degirmenltd.com
http://www.oleatrium.com
http://www.degirmenltd.com
bir şebnem ferah şarkısı.
https://www.youtube.com/watch?v=xvUI7eIO2GM
ve 2003 yılında yapı kredi yayınları tarafından basılan bir sabahattin ali kitabı.
https://www.youtube.com/watch?v=xvUI7eIO2GM
ve 2003 yılında yapı kredi yayınları tarafından basılan bir sabahattin ali kitabı.
"Bir değirmendir cihân, her kimse bekler nevbetin."
(dünya, herkesin öğütülmeyi beklediği değirmendir.)
ZATÎ
(dünya, herkesin öğütülmeyi beklediği değirmendir.)
ZATÎ
... fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak, senin için o kadar güç olmamıştır.insan evvela kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır.vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer.ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kafi mazeretler tedarik etmiştir.
ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüyü sevdin bu böyle gidiyor.
peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?
çırçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?
bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adelelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?
bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı?
bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin?
aşk sana bunları yaptırabilir mi?
işte o zaman sana seviyorsun derim.
sen sevgiline ne verebilirsin sanki?kalbini mi?pekala ikincisine?gene mi o?üçüncü ve dördüncüye de mi o?atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?hem biliyor musun bu aptalca bir laftır.kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun...göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...
***
onu alamam, onu kaçıramam...
halbuki o da beni seviyor. bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi.'gel' dedim.'beraber kaçalım' acı acı güldü.'ağam ' dedi.'ben senden noksanım, bana sadaka mı veriyorsun?' onu nasıl sevdiğimi anlattım.'bana kolunun yerine kalbini veriyorsun' dedim, 'bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?'
***
çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir.
seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak -söz aramızda- gene hoş şeydir.
fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.
***
3 kısımdan ve birbirinden güzel, etkileyici 16 öyküden oluşan sabahattin ali öyküleri.
ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüyü sevdin bu böyle gidiyor.
peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?
çırçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?
bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adelelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?
bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı?
bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin?
aşk sana bunları yaptırabilir mi?
işte o zaman sana seviyorsun derim.
sen sevgiline ne verebilirsin sanki?kalbini mi?pekala ikincisine?gene mi o?üçüncü ve dördüncüye de mi o?atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?hem biliyor musun bu aptalca bir laftır.kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun...göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...
***
onu alamam, onu kaçıramam...
halbuki o da beni seviyor. bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi.'gel' dedim.'beraber kaçalım' acı acı güldü.'ağam ' dedi.'ben senden noksanım, bana sadaka mı veriyorsun?' onu nasıl sevdiğimi anlattım.'bana kolunun yerine kalbini veriyorsun' dedim, 'bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?'
***
çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir.
seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak -söz aramızda- gene hoş şeydir.
fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.
***
3 kısımdan ve birbirinden güzel, etkileyici 16 öyküden oluşan sabahattin ali öyküleri.
Sabahattin alinin yazdığı hikaye kitabının ismidir. Kitap ismini, kitabın başındaki değirmen adlı ilk hikayeden alır. bir çingenin aşkını anlattıgı hikaye, bana göre kitabın en güzel hikâyesidir.
neden kitabının ismini aldığını merak ettiğim sabahattin ali hikayesi. halbuki o kitapta çok daha geniş anlamlara hitap edebilecek hikayeler varken, neden değirmen?
değeri bilinmemiş yerli filmlerdendir.
dünyanın en güzel aşk hikayelerinden biri,belki en acıklı, cesur, fedakar, vefakar en güzeli atmaca'nın hikayesinin yer aldığı sabahattin ali'nin popüler olmayan kitabı.
klarnetiyle konuşan ,ruha işleyen atmaca'nın duygularını gözlerindeki ateşi olduğu gibi okurken yüreğin yanıyor.
notalarından dokunduğu tutkusuyla için için yanıp biraz duman çoğunca kül oluyorsun.
anlatıcıdan;
''fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir...''
https://youtu.be/A-PN-IZUt8o
klarnetiyle konuşan ,ruha işleyen atmaca'nın duygularını gözlerindeki ateşi olduğu gibi okurken yüreğin yanıyor.
notalarından dokunduğu tutkusuyla için için yanıp biraz duman çoğunca kül oluyorsun.
anlatıcıdan;
''fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir...''
https://youtu.be/A-PN-IZUt8o
Sabahattin Ali'nin bir çingenenin aşkını anlatan öyküsü. Daha öykünün başında sonunu tahmin edebilirsiniz ama buna rağmen öyle akıcı anlatır ki öyküsünü Sabahattin Ali tek nefeste bitirilir eseri. Okuyunuz efenim güzeldir.
Türk sinemanın en underrated filmlerinden biridir.
sabahattin ali'nin öykülerden oluşan kitabının adı. adını kitabın ilk öyküsünden almıştır.
Ama merakım şu.
Onca daha derin anlama sahip öykü varken kitabın ismi neden bu öyküden alınmıştır, bilemedim.
Ama merakım şu.
Onca daha derin anlama sahip öykü varken kitabın ismi neden bu öyküden alınmıştır, bilemedim.
Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir.
Sabahattin ali’nin aynı adlı öykü kitabı var. içinde kırlangıçlar adlı bir öykü var, o kadar güzel ki... ne yapıp edip okumalısınız.
Sabahattin Ali'nin çok değerli bir öyküsüdür.
"bizim en büyük maharetimiz nefsimize beraat kararı çıkarmaktır." gibi çok güzel bir cümle de geçer.
"bizim en büyük maharetimiz nefsimize beraat kararı çıkarmaktır." gibi çok güzel bir cümle de geçer.
Sabah serviste gelirken sesli kitaptan dinledim. Neredeyse ağlayacaktım. Gerçi o kadar burun çektim ki ağlasam daha iyiydi.
Sabahattin Ali’nin eseri.
Sabahattin Ali’nin eseri.
sabahattin ali nin en sevdigim eseri.
ve en sevdigim oykusunu icinde barındıran:
-siz ask nedir bilir misiniz? kolunu kestin mi saglam kolundan utanıp asık oldugun guzel icin onun kolu yok diye?
ve en sevdigim oykusunu icinde barındıran:
-siz ask nedir bilir misiniz? kolunu kestin mi saglam kolundan utanıp asık oldugun guzel icin onun kolu yok diye?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar