bugün
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler10
- etnik köken10
- dünyadaki en kolay meslek6
- evde kalmış 30 yaşında kız16
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı10
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif5
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- hangi yazara aşıksınız5
- sözlükteki zengin yazarlar8
- en iyi çizgi filmler5
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- fenerbahçe16
- sözlükte kim kime yürüyor5
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- bir bela geliyor6
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- müzik haram mıdır7
- hareket edebilen canlılar2
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- amedspor22
- from gold from dust9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- ermenisiz kafkasya4
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- nervio19
- anın görüntüsü26
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- türkiyenin buğdayı2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
- oğlunuz ne işle meşgul'e sözlükte yazar demek2
- asgari ücret4
- cübbeli ahmet hoca3
- çare ismail kartal4
- halloween2
- saçları sıfıra vurmak2
- avm tuvaleti3
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- aponun villası2
- 14 mart 20113
- futbol16
sabahattin ali nin en sevdigim eseri.
ve en sevdigim oykusunu icinde barındıran:
-siz ask nedir bilir misiniz? kolunu kestin mi saglam kolundan utanıp asık oldugun guzel icin onun kolu yok diye?
ve en sevdigim oykusunu icinde barındıran:
-siz ask nedir bilir misiniz? kolunu kestin mi saglam kolundan utanıp asık oldugun guzel icin onun kolu yok diye?
Sabah serviste gelirken sesli kitaptan dinledim. Neredeyse ağlayacaktım. Gerçi o kadar burun çektim ki ağlasam daha iyiydi.
Sabahattin Ali’nin eseri.
Sabahattin Ali’nin eseri.
Sabahattin Ali'nin çok değerli bir öyküsüdür.
"bizim en büyük maharetimiz nefsimize beraat kararı çıkarmaktır." gibi çok güzel bir cümle de geçer.
"bizim en büyük maharetimiz nefsimize beraat kararı çıkarmaktır." gibi çok güzel bir cümle de geçer.
Sabahattin ali’nin aynı adlı öykü kitabı var. içinde kırlangıçlar adlı bir öykü var, o kadar güzel ki... ne yapıp edip okumalısınız.
Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir.
sabahattin ali'nin öykülerden oluşan kitabının adı. adını kitabın ilk öyküsünden almıştır.
Ama merakım şu.
Onca daha derin anlama sahip öykü varken kitabın ismi neden bu öyküden alınmıştır, bilemedim.
Ama merakım şu.
Onca daha derin anlama sahip öykü varken kitabın ismi neden bu öyküden alınmıştır, bilemedim.
Türk sinemanın en underrated filmlerinden biridir.
Sabahattin Ali'nin bir çingenenin aşkını anlatan öyküsü. Daha öykünün başında sonunu tahmin edebilirsiniz ama buna rağmen öyle akıcı anlatır ki öyküsünü Sabahattin Ali tek nefeste bitirilir eseri. Okuyunuz efenim güzeldir.
dünyanın en güzel aşk hikayelerinden biri,belki en acıklı, cesur, fedakar, vefakar en güzeli atmaca'nın hikayesinin yer aldığı sabahattin ali'nin popüler olmayan kitabı.
klarnetiyle konuşan ,ruha işleyen atmaca'nın duygularını gözlerindeki ateşi olduğu gibi okurken yüreğin yanıyor.
notalarından dokunduğu tutkusuyla için için yanıp biraz duman çoğunca kül oluyorsun.
anlatıcıdan;
''fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir...''
https://youtu.be/A-PN-IZUt8o
klarnetiyle konuşan ,ruha işleyen atmaca'nın duygularını gözlerindeki ateşi olduğu gibi okurken yüreğin yanıyor.
notalarından dokunduğu tutkusuyla için için yanıp biraz duman çoğunca kül oluyorsun.
anlatıcıdan;
''fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir...''
https://youtu.be/A-PN-IZUt8o
değeri bilinmemiş yerli filmlerdendir.
neden kitabının ismini aldığını merak ettiğim sabahattin ali hikayesi. halbuki o kitapta çok daha geniş anlamlara hitap edebilecek hikayeler varken, neden değirmen?
Sabahattin alinin yazdığı hikaye kitabının ismidir. Kitap ismini, kitabın başındaki değirmen adlı ilk hikayeden alır. bir çingenin aşkını anlattıgı hikaye, bana göre kitabın en güzel hikâyesidir.
... fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak, senin için o kadar güç olmamıştır.insan evvela kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır.vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer.ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kafi mazeretler tedarik etmiştir.
ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüyü sevdin bu böyle gidiyor.
peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?
çırçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?
bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adelelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?
bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı?
bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin?
aşk sana bunları yaptırabilir mi?
işte o zaman sana seviyorsun derim.
sen sevgiline ne verebilirsin sanki?kalbini mi?pekala ikincisine?gene mi o?üçüncü ve dördüncüye de mi o?atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?hem biliyor musun bu aptalca bir laftır.kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun...göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...
***
onu alamam, onu kaçıramam...
halbuki o da beni seviyor. bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi.'gel' dedim.'beraber kaçalım' acı acı güldü.'ağam ' dedi.'ben senden noksanım, bana sadaka mı veriyorsun?' onu nasıl sevdiğimi anlattım.'bana kolunun yerine kalbini veriyorsun' dedim, 'bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?'
***
çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir.
seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak -söz aramızda- gene hoş şeydir.
fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.
***
3 kısımdan ve birbirinden güzel, etkileyici 16 öyküden oluşan sabahattin ali öyküleri.
ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüyü sevdin bu böyle gidiyor.
peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?
çırçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?
bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adelelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?
bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı?
bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin?
aşk sana bunları yaptırabilir mi?
işte o zaman sana seviyorsun derim.
sen sevgiline ne verebilirsin sanki?kalbini mi?pekala ikincisine?gene mi o?üçüncü ve dördüncüye de mi o?atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?hem biliyor musun bu aptalca bir laftır.kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun...göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...
***
onu alamam, onu kaçıramam...
halbuki o da beni seviyor. bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi.'gel' dedim.'beraber kaçalım' acı acı güldü.'ağam ' dedi.'ben senden noksanım, bana sadaka mı veriyorsun?' onu nasıl sevdiğimi anlattım.'bana kolunun yerine kalbini veriyorsun' dedim, 'bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?'
***
çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir.
seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak -söz aramızda- gene hoş şeydir.
fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.
***
3 kısımdan ve birbirinden güzel, etkileyici 16 öyküden oluşan sabahattin ali öyküleri.
"Bir değirmendir cihân, her kimse bekler nevbetin."
(dünya, herkesin öğütülmeyi beklediği değirmendir.)
ZATÎ
(dünya, herkesin öğütülmeyi beklediği değirmendir.)
ZATÎ
bir şebnem ferah şarkısı.
https://www.youtube.com/watch?v=xvUI7eIO2GM
ve 2003 yılında yapı kredi yayınları tarafından basılan bir sabahattin ali kitabı.
https://www.youtube.com/watch?v=xvUI7eIO2GM
ve 2003 yılında yapı kredi yayınları tarafından basılan bir sabahattin ali kitabı.
kuşadası davutlar arasında bulunan içerisinde bir restoran, organik ürünlerin satıldığı dükkanlar ve oleatrium adlı zeytinyağı ve zeytinyağı tarihi müzesinin bulunduğu doğal yaşam parkı.
http://www.oleatrium.com
http://www.degirmenltd.com
http://www.oleatrium.com
http://www.degirmenltd.com
Sabahattin Ali'nin birden çok öyküsünün yer aldığı kitabının adıdır aynı zamanda.
Tabii hiçbiri değirmen kadar sarsmaz.
Tabii hiçbiri değirmen kadar sarsmaz.
çok önemli bir sabahattin ali öyküsü. Tek kolu olmayan değirmencinin kızına âşık bir klarnetçiyi anlatır usta öyküsünde. klarneti de öyle bir çalar ki dinleyenler efsunlanır. Öykünün tamamını anlatmayacağım elbette ama finaldeki şu cümleyi eklemesem büyük haksızlık edeceğime inanıyorum:
"Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımağa tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."
Peki, müzisyen neden kolunu değirmenin çarklarına sokar? Elbette asıl olan neden sevgilinin kendindeki bu eksikliği aşka mani olarak görmesidir. Bense buna ikinci bir yorum getiriyorum:
Müzisyen bu hareketiyle sevgilinin zamanında kaybettiği kolunun hikâyesini verir bize ve kendisini o hikâye, o anı yani sevgili olmadan ne kadar eksik bulduğunu izah eder. Kızın sandığı gibi eksiklik bir uzuv değildir, uzamın ta kendisidir. Tabii bence...
"Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımağa tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."
Peki, müzisyen neden kolunu değirmenin çarklarına sokar? Elbette asıl olan neden sevgilinin kendindeki bu eksikliği aşka mani olarak görmesidir. Bense buna ikinci bir yorum getiriyorum:
Müzisyen bu hareketiyle sevgilinin zamanında kaybettiği kolunun hikâyesini verir bize ve kendisini o hikâye, o anı yani sevgili olmadan ne kadar eksik bulduğunu izah eder. Kızın sandığı gibi eksiklik bir uzuv değildir, uzamın ta kendisidir. Tabii bence...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar