bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri39
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar7
- edebiyat tarihinin en iyi giriş cümlesi3
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı5
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler6
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim7
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
- iremga11
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik3
- bıyık bırakmak2
- en sevilen meyveler6
- bir kadının sizden hoşlandığını nasıl anlarsınız2
- togg'a lpg taktırmak11
- beyazsemsiyeliyabanci48
- çeteleşme2
- ona bir şey söyle16
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- schopenhauer'un kadın nefreti4
- sibel can diyeti6
- meksika açmazı2
- barış manço'nun ölüm sebebi2
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak5
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- venezuela geçici devlet başkanı rodriguez'in türki2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip2
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı2
- yagmurcu3
- zaman baba7
- insanları mutlu etmek2
- sistem patlamış8
- aziz yıldırım13
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
- kezo saçından meslek tahmini yapmak2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- beyazpenisliyabancı3
- sydney sweeney'in memeleri7
- ilk aşkınız5
- aberdeen2
- yorgun mermi22
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- güne kahve ve donut ile başlamak2
- gereksiz vergiler2
- florya ormanı2
- ısparta9
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- cinayet saati neredeydin3
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler4
bir sınıfın diğer sınıf üzerindeki baskı aracıdır.
şimdi burjuvazinin (sermaye sahiplerinin) elinde olan bu aygıt, daha sonra sosyalist iktidar'da işçi sınıfı'Nın eline geçecektir.
şimdi burjuvazinin (sermaye sahiplerinin) elinde olan bu aygıt, daha sonra sosyalist iktidar'da işçi sınıfı'Nın eline geçecektir.
en büyük mafyadır.
bahçelidir ve milliyetçi hareketin 40. yıl dònümü ...
devlet bir pastadır bizde pastanın üzerindeki kremayız.
Bahçeli olursa, parti genel başkanıdır.
devlet inektir, vatandaş da götünde sinek.
'Devlet nedir? Bize hizmet etmek zorunda olan bir alet, bir ütü, şofben gibi bir şey değil midir?
Hiç kutsal bir ütü olabilir mi?'
Hiç kutsal bir ütü olabilir mi?'
normal şartlarda benim sikimden daha kutsal olması mümkün olmayan, insanın en gereksiz en tehlikeli en boktan icadı.
en iyisinin adı batsın. baskı aygıtlarınızı da alın ve gidin lütfen.
(bkz: dövlet bize bahmiyir)
efendim ben geçenlerde laflarken fark ettiğim bir şeyi seninle paylaşmak istiyorm sevgili sözlük.
belki de bir serzeniştir.
sen karar ver artık.
ben bir tc vatandaşı olarak diğer her tc vatandaşı gibi* vergi ödüyorum. bu vergiler benden alınırken hep söylenen söz, bu paraların bana yol, su, elektrik olarak dönecek olmasıdır. fakat hoşgörünüze sığınarak bir tespit yapmak istiyorum.*
devlet denilen bu oluşum senin benim vergilerimizle baraj kuruyor. sonrasında o baraja elektrik üreticek sistemi kuruyor. tabii bu da vergilerden gelen parayla sağlanıyor. sonra evime kadar bu elektrik getiriliyor.* sonra devlet adı verilen oluşum senin, benim kapıma bir sayaç takıyor ve benim* ürettiğim elektriği bana satıyor. yetmezmiş gibi bir de kaçak* elektrik kullanan insanın parasını da bana yüklüyor. kapıya fatura yazmaya gelen adamın parasını da bana ödettiriyor. bir de verdiğim vergi yetmezmiş gibi bir de vergi alıyor o faturadan.
aynı şekilde su da paralı. hat döşenmiş. masraf yapılmış ki temizlemesi felan var ama parası bizden tabii. ben o suya para ödüyorum.
yol yapılıyor, köprü yapılıyor ben daha rahat ulaşımımı sağlıyım diye ama gel görki paran yoksa o yoluda kullanamıyorsun.
bilmen ne ülkesinde ki yüzünü hiç görmiyeceğim adam benim ülkemin adını duysun diye milli takım teknik direktörüne aylık ödenen para benim ömür boyu kazandığım ücret kadar. futbola karşı değilim ama ödenen bu para senin benim paramız olunca hesabını sormak hakkım tabii.
başka örneklerde var tabii.
bunların sonucu olarak da ister istemez ben devlet olgusunu sorgulamak zorunda hissediyorum kendimi. devlet dediğimiz kurumun amacı benim rahatımı sağlamak değil mi arkadaş diye soruyorum kendime.
tamam belki bir sürü başka yerlere para harcanıyordur. ama devletin amacı senin benim refahımı sağlamak olması gerekirken başka işlere para harcanmamalı o zaman. ben refah içinde olduktan sonra kimin umrunda avrupa birliği, kimin umrunda dünya kupasını kim kaldırmış. onları önce beni rahata erdir sonra yaparsın aga.
belki de bir serzeniştir.
sen karar ver artık.
ben bir tc vatandaşı olarak diğer her tc vatandaşı gibi* vergi ödüyorum. bu vergiler benden alınırken hep söylenen söz, bu paraların bana yol, su, elektrik olarak dönecek olmasıdır. fakat hoşgörünüze sığınarak bir tespit yapmak istiyorum.*
devlet denilen bu oluşum senin benim vergilerimizle baraj kuruyor. sonrasında o baraja elektrik üreticek sistemi kuruyor. tabii bu da vergilerden gelen parayla sağlanıyor. sonra evime kadar bu elektrik getiriliyor.* sonra devlet adı verilen oluşum senin, benim kapıma bir sayaç takıyor ve benim* ürettiğim elektriği bana satıyor. yetmezmiş gibi bir de kaçak* elektrik kullanan insanın parasını da bana yüklüyor. kapıya fatura yazmaya gelen adamın parasını da bana ödettiriyor. bir de verdiğim vergi yetmezmiş gibi bir de vergi alıyor o faturadan.
aynı şekilde su da paralı. hat döşenmiş. masraf yapılmış ki temizlemesi felan var ama parası bizden tabii. ben o suya para ödüyorum.
yol yapılıyor, köprü yapılıyor ben daha rahat ulaşımımı sağlıyım diye ama gel görki paran yoksa o yoluda kullanamıyorsun.
bilmen ne ülkesinde ki yüzünü hiç görmiyeceğim adam benim ülkemin adını duysun diye milli takım teknik direktörüne aylık ödenen para benim ömür boyu kazandığım ücret kadar. futbola karşı değilim ama ödenen bu para senin benim paramız olunca hesabını sormak hakkım tabii.
başka örneklerde var tabii.
bunların sonucu olarak da ister istemez ben devlet olgusunu sorgulamak zorunda hissediyorum kendimi. devlet dediğimiz kurumun amacı benim rahatımı sağlamak değil mi arkadaş diye soruyorum kendime.
tamam belki bir sürü başka yerlere para harcanıyordur. ama devletin amacı senin benim refahımı sağlamak olması gerekirken başka işlere para harcanmamalı o zaman. ben refah içinde olduktan sonra kimin umrunda avrupa birliği, kimin umrunda dünya kupasını kim kaldırmış. onları önce beni rahata erdir sonra yaparsın aga.
insanları sömüren yapı.
dinle ortaya çıkmış, faşizm ve komünizmle son halini almış, demokrasiyle parlatılmış, kendisine manevi değerlerin teminatı gözüyle bakılan, toplum tarafından olması gerektiğine inanılan büyük hırsız!
ölen askerler üzerinden din istismarı yapar.
baskı gücü, olmasa ne iyi olur.
---spoiler---
devlet bir otoritedir, bir güçtür. güç delisi olan devlet bir güç gösterisidir. devlet varlığını üstü kapalı bir şekilde ima etmez. kendini dönüştürmeye çalışmaz. ve eğer bazı durumlarda zorbalığını gevşetmek istiyorsa, bunu kötü niyetlerle yapmıyordur. çünkü devletin doğası ikna etmeye değil, varlığını zorla dayatmaya elverişlidir. hangi gerekçelerle varlığını maskelerse maskelesin doğası gereği, insanların iradesini yasal olarak ihlal eden ve böylece özgürlüklerini ebediyen yok eden bir kurumdan başka bir şey değildir.
mikhail bakunin: insan toplum ve özgürlük 1871
---spoiler---
devlet bir otoritedir, bir güçtür. güç delisi olan devlet bir güç gösterisidir. devlet varlığını üstü kapalı bir şekilde ima etmez. kendini dönüştürmeye çalışmaz. ve eğer bazı durumlarda zorbalığını gevşetmek istiyorsa, bunu kötü niyetlerle yapmıyordur. çünkü devletin doğası ikna etmeye değil, varlığını zorla dayatmaya elverişlidir. hangi gerekçelerle varlığını maskelerse maskelesin doğası gereği, insanların iradesini yasal olarak ihlal eden ve böylece özgürlüklerini ebediyen yok eden bir kurumdan başka bir şey değildir.
mikhail bakunin: insan toplum ve özgürlük 1871
---spoiler---
pek anlam veremiyor olsamda; 92 şırnak olaylarından sonra yerlilerin genelde kız çocuklarına verdiği isim, istisnasız okulda tanıştığım 92li şırnak doğumlu 3 kızın ismi devlet.
devlette platon; yargıç, asker ve çömlekçilerden bahseder. yargıçlar ülkeyi yönetip, adaleti sağlamalılar. askerler ülkeyi korumalıdırlar. çömlekçilerde, halkı doyurmalıdır. yargıç ve askerlerin mülkiyet hakları yoktur. zira mülkiyeti olanın, aklı mülkiyette olur. ne yargıçlık nede askerlik edebilir. aksi yönde çömlekçilerinde akılları mallarında olmalıdır. ki, daha çok çömlek yapabilsinler. yargıç ve askerler aynı sofrada çömlekçilerin yemeklerinden yemektedirler. asker ve yargıçlar gerektiği gibi olabilsinler diye, jimnastik ve müzikle eğitilirler. evlenmeleri, ve çocuk sahibi olmalarıda yasaktır. zira, ailesi olan kişinin aklı ailesinde olur; ne askerlik ne yargıçlık yapabilir. oysa çömlekçiler aile kurabilmelidir ki, bu nesil devamı ile daha kaliteli ve çok çömlek yapabilsinler. devlet aşkı da düzenler. ilk iki sınıf dilediğince cinsellik yaşayamaz. aşağı gruptan kimin kim ile cinsel yakınlık kuracağı nada sağlıksal açıdan yapılan saptamalar sonrası karar verilir.
çocuklar ailelerden ziyade devletindir, devlet onları koruyup kollayacak okutup büyütecektir. hiçbir grup birbirinin işine karışmayacak, herkes işini yapacak mutlu olacaktır.
eser eleştirel açıdan incelencek olursa, yükü ve cefayı çeken, yine üretici sınıftır. olağan düzenden tek fark, geleneksel kavramlar olan aile ve mülkiyet üst sınıflardan alınmıştır. çocukların ana ve babaları ile bağları tümden koparılmıştır. birbirlerini türk filmlerinde evladını zengin aileye evlatlık veren ebeveyn ve çocukları gibi, tanımayacaklardır. böylece herkes birbiri ile kardeş olacaktır kıskançlık olmayacaktır.
platon bu ideal dvlet düzeninde, aile ve mülkiyet kavramlarını yıkarken her ne hikmetse, din tabusunu devirememektedir ve tanrı tanımazlığı idamla cezalandırmaktadır. platona göre yenilikler kabul edilmemelidir! zira yenilikler toplum düzenini altüst etmektedirler. yaşlı yargıçlar gençlerin dinleyeceği müziği derecelendirip; dinlenip dinlenilmemesine karar verir ki, bu kesinlikle yeni bir tür müzik, olamaz! bu hedefini gerçekletirmek için 3 defa devleti kurma amacıyla gittiği yerde, paçasını zor kurtarmıştır platon. hatta birisinde köle olarak satılmış, kendini tanıyan bir yakın dostunun satın alması ile kurtulmuştur.
çocuklar ailelerden ziyade devletindir, devlet onları koruyup kollayacak okutup büyütecektir. hiçbir grup birbirinin işine karışmayacak, herkes işini yapacak mutlu olacaktır.
eser eleştirel açıdan incelencek olursa, yükü ve cefayı çeken, yine üretici sınıftır. olağan düzenden tek fark, geleneksel kavramlar olan aile ve mülkiyet üst sınıflardan alınmıştır. çocukların ana ve babaları ile bağları tümden koparılmıştır. birbirlerini türk filmlerinde evladını zengin aileye evlatlık veren ebeveyn ve çocukları gibi, tanımayacaklardır. böylece herkes birbiri ile kardeş olacaktır kıskançlık olmayacaktır.
platon bu ideal dvlet düzeninde, aile ve mülkiyet kavramlarını yıkarken her ne hikmetse, din tabusunu devirememektedir ve tanrı tanımazlığı idamla cezalandırmaktadır. platona göre yenilikler kabul edilmemelidir! zira yenilikler toplum düzenini altüst etmektedirler. yaşlı yargıçlar gençlerin dinleyeceği müziği derecelendirip; dinlenip dinlenilmemesine karar verir ki, bu kesinlikle yeni bir tür müzik, olamaz! bu hedefini gerçekletirmek için 3 defa devleti kurma amacıyla gittiği yerde, paçasını zor kurtarmıştır platon. hatta birisinde köle olarak satılmış, kendini tanıyan bir yakın dostunun satın alması ile kurtulmuştur.
en iyi devlet, hiç olmayan devlettir, bu münkün değilse en az yönetendir, en küçük olandır. ama modern alemde maalesef bu naif bir ümitten ibarettir.
yönetim organıdır. tıpkı hücrenin dna sı gibi... eğer mutasyona uğrarsa tüm hücrenin içine edebilecek kapasitede bir güce sahiptir.
platon 'un ideal devlet yapısını kurguladığı eseri. nazi almanyasının devlet yapısı hemen hemen bu kitaba göre atılmıştır.
ibni haldun tarafından gayet güzel açıklanan insan düşmanı aygıt.
kısayolu: https://www.turkiye.gov.tr/
eskiden baba iken şimdi siken olmuştur.
güncel Önemli Başlıklar
