bugün
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri14
- queen ravenna ifşası15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği11
- ioçk'nın ifşası5
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- saat12
- kol saati8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- beşiktaş20
- ayaklara fısıldayan adam5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri6
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- crystal palace8
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- true'nun çaylak olması5
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- denenecek çok şey var4
- tavuklu pilav7
- gocu nerede gocu3
- fırın sütlaç8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- ümit akdağ3
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- özlemek3
- kolye141
- güney afrika4
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- 40'a doğru yaklaşmak4
- futbol19
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- izmirin en güzel semtleri10
- yeşil3
- akepe dönemi15
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- meksika açmazı macerası3
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- avrupa10
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- hay day3
- kadınların araba kullanmasına izin vermek3
- sergen yalçın12
- hayatın son gününde yapılabilecekler4
- cep telefonu25
efendim ben geçenlerde laflarken fark ettiğim bir şeyi seninle paylaşmak istiyorm sevgili sözlük.
belki de bir serzeniştir.
sen karar ver artık.
ben bir tc vatandaşı olarak diğer her tc vatandaşı gibi* vergi ödüyorum. bu vergiler benden alınırken hep söylenen söz, bu paraların bana yol, su, elektrik olarak dönecek olmasıdır. fakat hoşgörünüze sığınarak bir tespit yapmak istiyorum.*
devlet denilen bu oluşum senin benim vergilerimizle baraj kuruyor. sonrasında o baraja elektrik üreticek sistemi kuruyor. tabii bu da vergilerden gelen parayla sağlanıyor. sonra evime kadar bu elektrik getiriliyor.* sonra devlet adı verilen oluşum senin, benim kapıma bir sayaç takıyor ve benim* ürettiğim elektriği bana satıyor. yetmezmiş gibi bir de kaçak* elektrik kullanan insanın parasını da bana yüklüyor. kapıya fatura yazmaya gelen adamın parasını da bana ödettiriyor. bir de verdiğim vergi yetmezmiş gibi bir de vergi alıyor o faturadan.
aynı şekilde su da paralı. hat döşenmiş. masraf yapılmış ki temizlemesi felan var ama parası bizden tabii. ben o suya para ödüyorum.
yol yapılıyor, köprü yapılıyor ben daha rahat ulaşımımı sağlıyım diye ama gel görki paran yoksa o yoluda kullanamıyorsun.
bilmen ne ülkesinde ki yüzünü hiç görmiyeceğim adam benim ülkemin adını duysun diye milli takım teknik direktörüne aylık ödenen para benim ömür boyu kazandığım ücret kadar. futbola karşı değilim ama ödenen bu para senin benim paramız olunca hesabını sormak hakkım tabii.
başka örneklerde var tabii.
bunların sonucu olarak da ister istemez ben devlet olgusunu sorgulamak zorunda hissediyorum kendimi. devlet dediğimiz kurumun amacı benim rahatımı sağlamak değil mi arkadaş diye soruyorum kendime.
tamam belki bir sürü başka yerlere para harcanıyordur. ama devletin amacı senin benim refahımı sağlamak olması gerekirken başka işlere para harcanmamalı o zaman. ben refah içinde olduktan sonra kimin umrunda avrupa birliği, kimin umrunda dünya kupasını kim kaldırmış. onları önce beni rahata erdir sonra yaparsın aga.
belki de bir serzeniştir.
sen karar ver artık.
ben bir tc vatandaşı olarak diğer her tc vatandaşı gibi* vergi ödüyorum. bu vergiler benden alınırken hep söylenen söz, bu paraların bana yol, su, elektrik olarak dönecek olmasıdır. fakat hoşgörünüze sığınarak bir tespit yapmak istiyorum.*
devlet denilen bu oluşum senin benim vergilerimizle baraj kuruyor. sonrasında o baraja elektrik üreticek sistemi kuruyor. tabii bu da vergilerden gelen parayla sağlanıyor. sonra evime kadar bu elektrik getiriliyor.* sonra devlet adı verilen oluşum senin, benim kapıma bir sayaç takıyor ve benim* ürettiğim elektriği bana satıyor. yetmezmiş gibi bir de kaçak* elektrik kullanan insanın parasını da bana yüklüyor. kapıya fatura yazmaya gelen adamın parasını da bana ödettiriyor. bir de verdiğim vergi yetmezmiş gibi bir de vergi alıyor o faturadan.
aynı şekilde su da paralı. hat döşenmiş. masraf yapılmış ki temizlemesi felan var ama parası bizden tabii. ben o suya para ödüyorum.
yol yapılıyor, köprü yapılıyor ben daha rahat ulaşımımı sağlıyım diye ama gel görki paran yoksa o yoluda kullanamıyorsun.
bilmen ne ülkesinde ki yüzünü hiç görmiyeceğim adam benim ülkemin adını duysun diye milli takım teknik direktörüne aylık ödenen para benim ömür boyu kazandığım ücret kadar. futbola karşı değilim ama ödenen bu para senin benim paramız olunca hesabını sormak hakkım tabii.
başka örneklerde var tabii.
bunların sonucu olarak da ister istemez ben devlet olgusunu sorgulamak zorunda hissediyorum kendimi. devlet dediğimiz kurumun amacı benim rahatımı sağlamak değil mi arkadaş diye soruyorum kendime.
tamam belki bir sürü başka yerlere para harcanıyordur. ama devletin amacı senin benim refahımı sağlamak olması gerekirken başka işlere para harcanmamalı o zaman. ben refah içinde olduktan sonra kimin umrunda avrupa birliği, kimin umrunda dünya kupasını kim kaldırmış. onları önce beni rahata erdir sonra yaparsın aga.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar