bugün
- millette manyak para var10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- cam açık uyumak7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması7
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- sözlük kürdü54
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- yogartiksen4
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri4
- kitap okuyamamak3
- dem partili kezo3
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- arkadaş edinme yolları5
- sözlükteki halloween kavgası3
- demlenmiş chp2
- kartoncu abi ırkçı mı4
- kemal sunal'ın en kötü filmi2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- ismail kartal25
- rami kütüphanesi4
- çok konuşan insanlarla aramdaki fark2
- ultimate korku2
- hafta sonu2
- flört uygulamalarında algoritma2
- türklerin ırkçı olması8
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- osman pamukoğlu14
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- badoo4
- istanbul13
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- annenin ölmesi5
- hayata dair iç burkan detaylar3
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- hamile fotoğrafı3
- istanbul boğazı2
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- askerlik anıları5
- happn4
- içtim şarabı siktim arabı2
- durkheimın intihar teorisi3
- boğaziçi üniversitesi5
- ali koç2
- ileri dönüşüm4
arapça bir kelime.
--spoiler--
a. 1. huk. ve top. b. toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık: türkiye devleti. 2. bu tüzel varlığın yönetim organları: devlet hizmetinde epeyce ileride sayılanlardan olsa gerek. -m. ş. esendal. 3. mec. büyüklük, mevki. 4. mec. mutluluk: halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi -muhibbi. 5. mec. talih.
--spoiler--
kaynak: http://tdkterim.gov.tr/bts/
--spoiler--
a. 1. huk. ve top. b. toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık: türkiye devleti. 2. bu tüzel varlığın yönetim organları: devlet hizmetinde epeyce ileride sayılanlardan olsa gerek. -m. ş. esendal. 3. mec. büyüklük, mevki. 4. mec. mutluluk: halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi -muhibbi. 5. mec. talih.
--spoiler--
kaynak: http://tdkterim.gov.tr/bts/
kafamızı her kaldırışımızda sus ve yalamaya devam et diyen bir büyük hırsız. şöyle bir örnek vereyim;
kural: para, ya emek ya toprak sömürülerek kazanılır.
chapter 1: işveren
alnımızın akıyla, günde 9-10 saat çalışıp hayatımızı kazanıyoruz birçoğumuz, değil mi? evet. peki işveren(küçük hırsız) ne yapıyor? en basit ifadesiyle arkadaşlar, ayda, örneğin bizim sayemizde 10.000 tl kazanıyor. bize 5.000 tl vererek, müşterisinden kazandığı para yetmezmişçesine bir de bizim sırtımıza vuruyor kırbacı.
chapter 2: sosyal devlet
biricik işverenimiz bize 5.000 tl'yi layık gördü. allah bin kere razı olsun değil mi? öyle değil. sosyal devlet, 65 yaşımızda altımıza sıçarken bize bağlayacağı yaşlı bezlerinin parasını şimdiden kesiyor, ama bu, o zaman beze para vermeyeceğimiz anlamına gelmez. ayrıca o para şuan altına sıçanların altına bez oluyor, orası biraz karışık yani, tam öyle değil. bu 5.000 tl paradan elimize, net 3.000'den daha az geçecektir arkadaşlar, düz 3.000 diyelim kolay olsun..
chapter 3: onun arabası var
evet, 3.000 tl gibi orta sınıf bir maaş alan birçok kişinin iyi kötü bir arabası var. 1500 cc'lik küçük bir araba olsun bu. %37'si vergidir satın alırken. özel işlem masraflarını katmıyorum bile..
chapter 4: gider kalemleri
bu kişi ayda 500 tl benzine versin.1000 tl araba taksidi ödesin, 750'şer tl'lik de vergi oranı %8 ve %18 olan ürünlerden satın alsın. üşenmeyip hesaplayalım. benzinin vergisi %67'dir.
benzin.............500*%67= 335
araba taksidi......1000*%37= 370
harcama türü 1.....750*%8= 60
harcama türü 2.....750*%18= 135
total toplamda vergiye ödediğimiz para: 900 lira. şirketimizin, ödediği vergiler yüzünden bize veremediği parayı saymıyoruz, buradaki kaybımızı düşünmeden yaptık bu hesabı.
biz ekonomiye kaç liralık katma değer sağlamıştık? 10.000 tl değil mi? elimizde, hayatımıza kattığımız ne kaldı? 2100 tl. işte sevgili mahfi eğilmez'ler, devlet, bize kazandığımızın en iyi ihtimalle %21'ini layık gören bir büyük hırsızdır. bizi daha büyük hırsızlardan koruma iddiasındaki oluşum, hırsızın büyüğüdür.
kural: para, ya emek ya toprak sömürülerek kazanılır.
chapter 1: işveren
alnımızın akıyla, günde 9-10 saat çalışıp hayatımızı kazanıyoruz birçoğumuz, değil mi? evet. peki işveren(küçük hırsız) ne yapıyor? en basit ifadesiyle arkadaşlar, ayda, örneğin bizim sayemizde 10.000 tl kazanıyor. bize 5.000 tl vererek, müşterisinden kazandığı para yetmezmişçesine bir de bizim sırtımıza vuruyor kırbacı.
chapter 2: sosyal devlet
biricik işverenimiz bize 5.000 tl'yi layık gördü. allah bin kere razı olsun değil mi? öyle değil. sosyal devlet, 65 yaşımızda altımıza sıçarken bize bağlayacağı yaşlı bezlerinin parasını şimdiden kesiyor, ama bu, o zaman beze para vermeyeceğimiz anlamına gelmez. ayrıca o para şuan altına sıçanların altına bez oluyor, orası biraz karışık yani, tam öyle değil. bu 5.000 tl paradan elimize, net 3.000'den daha az geçecektir arkadaşlar, düz 3.000 diyelim kolay olsun..
chapter 3: onun arabası var
evet, 3.000 tl gibi orta sınıf bir maaş alan birçok kişinin iyi kötü bir arabası var. 1500 cc'lik küçük bir araba olsun bu. %37'si vergidir satın alırken. özel işlem masraflarını katmıyorum bile..
chapter 4: gider kalemleri
bu kişi ayda 500 tl benzine versin.1000 tl araba taksidi ödesin, 750'şer tl'lik de vergi oranı %8 ve %18 olan ürünlerden satın alsın. üşenmeyip hesaplayalım. benzinin vergisi %67'dir.
benzin.............500*%67= 335
araba taksidi......1000*%37= 370
harcama türü 1.....750*%8= 60
harcama türü 2.....750*%18= 135
total toplamda vergiye ödediğimiz para: 900 lira. şirketimizin, ödediği vergiler yüzünden bize veremediği parayı saymıyoruz, buradaki kaybımızı düşünmeden yaptık bu hesabı.
biz ekonomiye kaç liralık katma değer sağlamıştık? 10.000 tl değil mi? elimizde, hayatımıza kattığımız ne kaldı? 2100 tl. işte sevgili mahfi eğilmez'ler, devlet, bize kazandığımızın en iyi ihtimalle %21'ini layık gören bir büyük hırsızdır. bizi daha büyük hırsızlardan koruma iddiasındaki oluşum, hırsızın büyüğüdür.
"alman sosyolog max weber "meşru şiddetin tekeli" olarak devleti tanımlar. başka bir deyişle devlet polise, polis köpeklerine, silahlara, ordulara, mahkemelere ve hapishanelere sahip. üstelik bir dokunulmazlık zırhıyla çevrili. nefsi müdafaa dahil herhangi bir nedenle polis öldürürseniz hayatınızın geri kalanını hapiste geçirmeniz büyük bir olasılık. eğer bir polis sizi öldürürse, hiçbir suç işlememiş olsanız bile, aileniz başvuracak bir yer bulamayacak ve tazminat alamayacaktır. devletin şiddet aktörlerine polis ve ordu denirken, bir devletin dışındaki şiddet kullanan aktörlere terörist deniyor.
susan george (başka bir dünya mümkün...)
susan george (başka bir dünya mümkün...)
sırayla kurayla öyle ya da böyle seni haritada bilmediğin bir yere göreve gönderir. sonra da aaa ama sizin kalmanız gereken lojman ve misafirhaneler şu anda dolu, lütfen daha sonra tekrar gelin der ordaki daha sonranın yerini tutan zaman dilimine kadar nerede kalacağınızı umursamaksızın. türkiyenin bir ucundan bir ucuna gönderir ama vermesi gereken yol harcırahını 25 gün geçmesine rağmen hala vermez. maaşınızı da günler geçmesine rağmen hala yatırmaz. bir de tesisler boşalana kadar sizi yine kendi tesisi olan öğretmenevinde ağırlar. devlet sizi çalıştırır maaşınızı vermez ama bir yatağın parasını daha üzerine yatırmadan alır. budur devlet.
tarihsel bir fenalıktır.
komünist sistemde suni tanrı olarak görülen kurum.
vergi mükellefi isen soğukoluk'a düşmüş sermaye gibi kurtulma şansının olmadığı,hiç takdir edilemiyeceğin kurumdur.
devlet, sözde halktan gelen bir kaç solucanın, ellerine güç verilince sapıtıp ortaya çıkardıkları kurumdur. devlet, katliamlar yapar.
devlet insan ayrımı da yapmaz. herkesi öldürür. kürdü-türkü-lazı-çerkesi. herkesi.
dünya'daki ilk devlet örneği zaten az sayıda olan insanları etkileyip, onlardan çıkar sağlamaya çalışan bir sülük tarafından ortaya konmuştur. çevre şartları hakkında diğer insanlardan daha fazla bilgiye sahip olması ve, kendisini öne çıkarması, kendisini ilk devlet adamı yapmıştır. devlet, savaş çıkartır. devlet kirli politikalarla kendi insanlarını bile öldürür. devlet, kendi fikirlerine katılmayanları zindanlarda çürütür. devlet, metazori bir biçimde insanlarına baş eğmelerini ve mutlu olmayı, uyumayı aşılamaya çalışır. devlet, maskesini değiştiren bir cellat gibidir. o maskeyi kim takarsa taksın, cellat olmaya mahkûmdur.
devlet, insanları koyun gibi gütmeyi amaçlar. halkın vergileriyle 5 yıldızlı suitlerde ağırlar yardakçılarını. devlet'in derin'i, sığ'ı yoktur. devlet zaten derin bir organizasyondur. devlet, kendini zeytinyağı gibi üste çıkarmayı pek sever.
ve son olarak:
devlet, düşmandır !
devlet insan ayrımı da yapmaz. herkesi öldürür. kürdü-türkü-lazı-çerkesi. herkesi.
dünya'daki ilk devlet örneği zaten az sayıda olan insanları etkileyip, onlardan çıkar sağlamaya çalışan bir sülük tarafından ortaya konmuştur. çevre şartları hakkında diğer insanlardan daha fazla bilgiye sahip olması ve, kendisini öne çıkarması, kendisini ilk devlet adamı yapmıştır. devlet, savaş çıkartır. devlet kirli politikalarla kendi insanlarını bile öldürür. devlet, kendi fikirlerine katılmayanları zindanlarda çürütür. devlet, metazori bir biçimde insanlarına baş eğmelerini ve mutlu olmayı, uyumayı aşılamaya çalışır. devlet, maskesini değiştiren bir cellat gibidir. o maskeyi kim takarsa taksın, cellat olmaya mahkûmdur.
devlet, insanları koyun gibi gütmeyi amaçlar. halkın vergileriyle 5 yıldızlı suitlerde ağırlar yardakçılarını. devlet'in derin'i, sığ'ı yoktur. devlet zaten derin bir organizasyondur. devlet, kendini zeytinyağı gibi üste çıkarmayı pek sever.
ve son olarak:
devlet, düşmandır !
türkiye de varoluş amacının dışına çıkan bir kurum. olması gereken ise; toplumların yaşamlarını sürdürmek için kurduğu, vatandaşı için varolan kurum. ama ne yazık ki türkiye de vatandaşlar devlet için varolmuştur ve bu bütün yaşam standartlarının içine eder.
yasar, yürütür, yargılar.
güncel bakılırsa;
yasar
24 alana 2 yasa yanında bedava.
almayan bertaraf olur.
yürütür
sorun şu ki "yürütme" fonksiyonu iktidar tarafından biraz(!) yanlış anlaşıldı.
yargılar
ne yazık ki çoğu konuda yargısız infaz uygulanmaktadır.
son referandumdan sonra olacaklar ise;
"padişahım çok yaşa" olacaktır.
güncel bakılırsa;
yasar
24 alana 2 yasa yanında bedava.
almayan bertaraf olur.
yürütür
sorun şu ki "yürütme" fonksiyonu iktidar tarafından biraz(!) yanlış anlaşıldı.
yargılar
ne yazık ki çoğu konuda yargısız infaz uygulanmaktadır.
son referandumdan sonra olacaklar ise;
"padişahım çok yaşa" olacaktır.
GEREKSiZ BiR KURUM...
devlet halk için mi halk devlet için mi sorunsalının başrol oyuncusu. biz ne kadar halk devlet içinmiş gibi davransak, bize öyle davranılsa da tam tersidir aslında durum.
uzun yıllar gözlemler ve deneyimler sonucu insanoğlunun kendini koruma refleksi.
iyi devletler,iyi köleler yapar,onları global pazarda satar.satar,satar para yapar. satar,satar sistem yapar. fog the devlet , fog the sistem.
insanın, kuralları çizilmedikçe, sosyalleşememesi üzerine, oluşturduğu kurallar bütünü.
Devlet Kendini oluşturan milletlerin aynasıdır. Hiçbir devlet toplumunun istemediği bir şeyi yerine getiremez. Bunun zıttı durumlarda anarşi terör ve ayaklanmalar çıkar.
Devletler toplumun ihtiyaçlarına göre düzen oluştururlar, olmazsa olmazdır, Devleti fes bile etseniz, toplumun içinden çıkan en güçlü kişi veya kişiler yeni bir mekanizma kurar. Herkesin küçük dünyasında kurallar olmadan yaşaması bir ütopyadan öteye geçmez geçemez.
Devletler toplumun ihtiyaçlarına göre düzen oluştururlar, olmazsa olmazdır, Devleti fes bile etseniz, toplumun içinden çıkan en güçlü kişi veya kişiler yeni bir mekanizma kurar. Herkesin küçük dünyasında kurallar olmadan yaşaması bir ütopyadan öteye geçmez geçemez.
devlet acımasız ve doymak bilmez insan nefsinin bir ürünü olan insanüstü kurumsal insani hamiyet teşkilatı...
tolstoy abiye selam ederim, devlet ne ola ki? sevmedim ben o kurumu. mülkün sahiplerine imtiyaz ve güvenlik tanıyan bir kurumdur. hem zaten adaletinde bir sapıklık vardır ki adalet mülkün temelidir sözünü baş tacı etmiştir. mülkün temeli adalettir ama mülkü olanlar içindir ki bunun ayırımına iyi varmamız gerekir. ha keza diğer yandan bazı felsefe ve sanat camiasından insanların da devletin bu oluşumuna kayıtsız kalmamız için bize umutsuzluk ve çaresizlik aşıladığını unutmamamız gerekir. isim verip kendilerini burada rencide etmek istemiyorum. demem o dur ki büyük ve ihtişamlı sisteme karşı güçsüzlüğümüzü bize güzel göstermelerini yemeyin! kanalı değiştirin (mecazi ve gerçek anlamında kullanıyorum) ya da komple kapatın lan televizyonu(intihardan bahsetmiyorum yanlış anlamayın), yerine kitap açın ama dikkat edin her kitabı da değil. kitaplarda size her şeyi söyleyenlere karşı uyanık olun sizin düşünmenizi istemeyen güruhun kitaplarıdır onlar.
sol cenahın bir türlü çözemediği kavramdır. marksistler, insanlığın komünal halde yaşarken aile ve özel mülkiyetin varlığının sosyal organizasyonu gerekli kıldığını ve devletin böylelikle ortaya çıktığını, kapitalizmin yıkılmasıyla yerine gelecek komünist sistemde ise devletin yok edilerek tekrar eski düzene dönüleceğini savunurlar.
savunurlar da, komünal toplumlar devlet düzenine geçerken dünya'da ne kadar insan yaşamaktaydı, şimdi ise ne kadar insan vardır?
ayrıca o dönemlerde insanlar birbirleriyle ne kadar ilişkiliydi, şimdi durum nedir?
devrim yaptık, sömürücü kapitalizmi alaşağı ettik, işçi demokrasisi kurduk, sınıları uzun yıllarda yok ettik, alt aşama sosyalizme ulaştık, bir zaman sonra devleti de yıktık komünist düzeni kurduk diyelim...
eee sonra ne olacak, zaman mı duracak, tarih akmayacak mı? milyarlarca insanı nasıl zaptedeceksin? nereye doğru evrilecek toplumlar?
devlet sömürücüydü, din afyondu, aile burjuva kültürün parçasıydı. ama düzen boşluk kabul etmez. bütün bu boşlukları ne ile dolduracaksın?
ey marksistler bunun bir açıklaması var mı?
savunurlar da, komünal toplumlar devlet düzenine geçerken dünya'da ne kadar insan yaşamaktaydı, şimdi ise ne kadar insan vardır?
ayrıca o dönemlerde insanlar birbirleriyle ne kadar ilişkiliydi, şimdi durum nedir?
devrim yaptık, sömürücü kapitalizmi alaşağı ettik, işçi demokrasisi kurduk, sınıları uzun yıllarda yok ettik, alt aşama sosyalizme ulaştık, bir zaman sonra devleti de yıktık komünist düzeni kurduk diyelim...
eee sonra ne olacak, zaman mı duracak, tarih akmayacak mı? milyarlarca insanı nasıl zaptedeceksin? nereye doğru evrilecek toplumlar?
devlet sömürücüydü, din afyondu, aile burjuva kültürün parçasıydı. ama düzen boşluk kabul etmez. bütün bu boşlukları ne ile dolduracaksın?
ey marksistler bunun bir açıklaması var mı?
devlet kavramlarının çoğunda sınıfsal üstünlükler vardır.
gereksizlik abidesi arkadaş bazı bazı devlet olmayaydı insanlar hep iyi olaydı diyorum.
ödediğimiz faturaların yarısının vergi olduğu, üniversite mezunlarının iş bulamadığı, doğuya yatırım yapılmayan, ekmek fiyatının bile 1 liraya yaklaştığı, insanlarının geleceğe dair umutlarının gittikçe azaldığı bir ülkede ne işe yaradığını merak ettiğim oluşum.
ülkemi tapulu malıymış gibi sahiplenmiş durumda olan katil oluşum.
(bkz: eksilenmeyi göze alarak entry girmek)
(bkz: korkmadan anlatmak)
(bkz: birazdan vatan haini ilan edilmek)
(bkz: eksilenmeyi göze alarak entry girmek)
(bkz: korkmadan anlatmak)
(bkz: birazdan vatan haini ilan edilmek)
tüm kamu kurumlarının bağlı olduğu en yüksek kurumdur. ancak türkiye devleti biraz farklıdır. diğer ülkelerde devlet, halkın kamusal ihtiyaçlarını karşılamak ve varlığını devam ettirmekle yükümlüdür. tehlikelere karşı korunmak için ordu kurar ve besler. bizde ise ordu devletin üzerinde bir kurumdur, gerisi teferruattır. ordunun izin verdiği ölçüde insanlar idareten yaşarlar. ordu ihtiyaçlarını karşılamak için bir miktar halkı besler. işine gelmeyeni kovar, yok eder, hükümetten uzaklaştırır. yani başka ülkelerde halk devletin sahibiyken bizde ordu devletin sahibi, devlette halkın sahibidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar