bugün
- 186 boyundaki erkek16
- bursalı erkekler5
- sivaslı yiğidolar7
- alevi erkek4
- adıyamanlı erkekler5
- erzincanlı erkekler4
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- izmirli kızlar4
- gocu27
- antalyalı erkekler4
- kadının kadından hoşlanması3
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- nervio'ya aşık olmak5
- abla deme lazım olur3
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- din tartışması7
- kabak yemeği vs hamburger2
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- kürt erkek2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- marc cucurella'nın saçlarının sırrı2
- g'i l d'e d l'i l y20
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- 32 yaşına girmek12
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- ciguli kral7
- doların düşmesi3
- en büyük korkunuz4
- ilk buluşmada ne getirilmeli2
- konyalı erkekler2
- terlik giyen erkek5
- ilk buluşmada tavuk döner ısmarlayan 1 86lık erkek2
- zengin olsanız ne yapardınız9
- nevriye binti gammaz3
- üç kedi bir dilek3
- rizeli erkekler2
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- ıspartalı erkekler2
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- nervio'nun kedisi3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- pavlov un köpeğine isim önerileri3
- inceljakoben2
- era7capone3
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- birader terör örgütü3
- norveçte bok olsam9
entry'ler (111)
durup dururken kendimi mutsuz edebiliyorum.
kesinlikle katıldığım hededir. usta boru değil ya bir insan ölüyor ya. insanın inanası gelmiyor. bizim gibi yobazların bol olduğu bir ülkede futbol felan oynanmasın.
ikinci lige düşmüş ama kadrosu dagılmamış birinci lig takımı gibidir. bi aksilik çıkmazsa bu hafta şampiyonluğunu ilan edecektir.*
tamam da kim kıyaslıyor ki real ile lazio yu.
umuyorum ki gerizekali bir kac fanatik galatasaraylı(bütün galatasaraylılar değil tabii ki sadece bir kaç mal) stada girip fenerbahçenin uefadan men edilmesine neden olmaz. avrupada takımcılık yapacak kadar büyümedik biz.
efendim ben geçenlerde laflarken fark ettiğim bir şeyi seninle paylaşmak istiyorm sevgili sözlük.
belki de bir serzeniştir.
sen karar ver artık.
ben bir tc vatandaşı olarak diğer her tc vatandaşı gibi* vergi ödüyorum. bu vergiler benden alınırken hep söylenen söz, bu paraların bana yol, su, elektrik olarak dönecek olmasıdır. fakat hoşgörünüze sığınarak bir tespit yapmak istiyorum.*
devlet denilen bu oluşum senin benim vergilerimizle baraj kuruyor. sonrasında o baraja elektrik üreticek sistemi kuruyor. tabii bu da vergilerden gelen parayla sağlanıyor. sonra evime kadar bu elektrik getiriliyor.* sonra devlet adı verilen oluşum senin, benim kapıma bir sayaç takıyor ve benim* ürettiğim elektriği bana satıyor. yetmezmiş gibi bir de kaçak* elektrik kullanan insanın parasını da bana yüklüyor. kapıya fatura yazmaya gelen adamın parasını da bana ödettiriyor. bir de verdiğim vergi yetmezmiş gibi bir de vergi alıyor o faturadan.
aynı şekilde su da paralı. hat döşenmiş. masraf yapılmış ki temizlemesi felan var ama parası bizden tabii. ben o suya para ödüyorum.
yol yapılıyor, köprü yapılıyor ben daha rahat ulaşımımı sağlıyım diye ama gel görki paran yoksa o yoluda kullanamıyorsun.
bilmen ne ülkesinde ki yüzünü hiç görmiyeceğim adam benim ülkemin adını duysun diye milli takım teknik direktörüne aylık ödenen para benim ömür boyu kazandığım ücret kadar. futbola karşı değilim ama ödenen bu para senin benim paramız olunca hesabını sormak hakkım tabii.
başka örneklerde var tabii.
bunların sonucu olarak da ister istemez ben devlet olgusunu sorgulamak zorunda hissediyorum kendimi. devlet dediğimiz kurumun amacı benim rahatımı sağlamak değil mi arkadaş diye soruyorum kendime.
tamam belki bir sürü başka yerlere para harcanıyordur. ama devletin amacı senin benim refahımı sağlamak olması gerekirken başka işlere para harcanmamalı o zaman. ben refah içinde olduktan sonra kimin umrunda avrupa birliği, kimin umrunda dünya kupasını kim kaldırmış. onları önce beni rahata erdir sonra yaparsın aga.
belki de bir serzeniştir.
sen karar ver artık.
ben bir tc vatandaşı olarak diğer her tc vatandaşı gibi* vergi ödüyorum. bu vergiler benden alınırken hep söylenen söz, bu paraların bana yol, su, elektrik olarak dönecek olmasıdır. fakat hoşgörünüze sığınarak bir tespit yapmak istiyorum.*
devlet denilen bu oluşum senin benim vergilerimizle baraj kuruyor. sonrasında o baraja elektrik üreticek sistemi kuruyor. tabii bu da vergilerden gelen parayla sağlanıyor. sonra evime kadar bu elektrik getiriliyor.* sonra devlet adı verilen oluşum senin, benim kapıma bir sayaç takıyor ve benim* ürettiğim elektriği bana satıyor. yetmezmiş gibi bir de kaçak* elektrik kullanan insanın parasını da bana yüklüyor. kapıya fatura yazmaya gelen adamın parasını da bana ödettiriyor. bir de verdiğim vergi yetmezmiş gibi bir de vergi alıyor o faturadan.
aynı şekilde su da paralı. hat döşenmiş. masraf yapılmış ki temizlemesi felan var ama parası bizden tabii. ben o suya para ödüyorum.
yol yapılıyor, köprü yapılıyor ben daha rahat ulaşımımı sağlıyım diye ama gel görki paran yoksa o yoluda kullanamıyorsun.
bilmen ne ülkesinde ki yüzünü hiç görmiyeceğim adam benim ülkemin adını duysun diye milli takım teknik direktörüne aylık ödenen para benim ömür boyu kazandığım ücret kadar. futbola karşı değilim ama ödenen bu para senin benim paramız olunca hesabını sormak hakkım tabii.
başka örneklerde var tabii.
bunların sonucu olarak da ister istemez ben devlet olgusunu sorgulamak zorunda hissediyorum kendimi. devlet dediğimiz kurumun amacı benim rahatımı sağlamak değil mi arkadaş diye soruyorum kendime.
tamam belki bir sürü başka yerlere para harcanıyordur. ama devletin amacı senin benim refahımı sağlamak olması gerekirken başka işlere para harcanmamalı o zaman. ben refah içinde olduktan sonra kimin umrunda avrupa birliği, kimin umrunda dünya kupasını kim kaldırmış. onları önce beni rahata erdir sonra yaparsın aga.
herkes gibi benim de beklediğim bir sonuçtur.
sebebine gelecek olursak, ben bir profesyönel ya da lisanslı bir sporcu felan değilim.
ama sıkı bir spor takipçisiyim. usain bolt 100 metre koşarken heyecanlanırım. yelena isinbayeva(gerçi o da bronz da kaldı bu sene) sırıkla atlarken sanki ben de atlarım onla beraber.
neyse konuyu daha fazla dağıtmadan dönüş yapayım.
bakıyoruz usain bolt denilen adam 2002 de daha 15 yaşındayken avrupa gençler şampiyonu oluyor. kim bilir kaç yaşında başladı koşmaya. bizim gençlerimiz usain bolt un şampiyon olduğu yıllarda belki de koşma sporuyla ilk defa tanıştı.
yelena isinbayeva dediğimiz kadın 5 yaşında jimnastik yapmaya başlamış. bizim çocuklarımız daha o yaşta annesi tarafından elle besleniyor.
ağzımız açık izlediğimiz(özellikle 2008 pekin de) michael phelps 7 yaşında yüzmeye başlıyor. 10 yaşında kendi yaş grubunun ülke rekorunu kırıyor.
bu örnekler böyle devam eder, gider.
tamam belki bu işler yetenek işi ama bir yere kadar yetenek. büyük kısmını erken yaşda o spora adanarak elde ediliyor. hem 75 milyon nüfusu olan bir ülkede hiç mi yetenek yoktur arkadaş.
ülkemizde sporcu desteğide zaten yok denecek kadar az. bir genç deseki ben sporcu olucam, annesi, babası, çevresi derki git oku da adam gibi bir mesleğin olsun.
bunlar sorunlarımız.
çözüm ise her şehirde ufak yaşta cocuklar için spor merkezleri kurulacak. her şehirde olması bile yetmez aslında her ilçe de olmalı.
halk ve devlet sahip çıkmalı sporcusuna.
olimpiyattan olimpiyata haberdar olmamalı sporcusundan.
2020 olimpiyatlarını almak ne kadar önemli olsa da o olimpiyatlarda en çok madalya alan 3 ülke arasına giremiyeceksek de bir anlamı yok. bunu fark etmeli devlet.
aileler bilinçlendirilmeli.
aslında çözümler de hepimizin farkında olduğu şeyler ama gel gör ki sonuç değişmiyor.
sebebine gelecek olursak, ben bir profesyönel ya da lisanslı bir sporcu felan değilim.
ama sıkı bir spor takipçisiyim. usain bolt 100 metre koşarken heyecanlanırım. yelena isinbayeva(gerçi o da bronz da kaldı bu sene) sırıkla atlarken sanki ben de atlarım onla beraber.
neyse konuyu daha fazla dağıtmadan dönüş yapayım.
bakıyoruz usain bolt denilen adam 2002 de daha 15 yaşındayken avrupa gençler şampiyonu oluyor. kim bilir kaç yaşında başladı koşmaya. bizim gençlerimiz usain bolt un şampiyon olduğu yıllarda belki de koşma sporuyla ilk defa tanıştı.
yelena isinbayeva dediğimiz kadın 5 yaşında jimnastik yapmaya başlamış. bizim çocuklarımız daha o yaşta annesi tarafından elle besleniyor.
ağzımız açık izlediğimiz(özellikle 2008 pekin de) michael phelps 7 yaşında yüzmeye başlıyor. 10 yaşında kendi yaş grubunun ülke rekorunu kırıyor.
bu örnekler böyle devam eder, gider.
tamam belki bu işler yetenek işi ama bir yere kadar yetenek. büyük kısmını erken yaşda o spora adanarak elde ediliyor. hem 75 milyon nüfusu olan bir ülkede hiç mi yetenek yoktur arkadaş.
ülkemizde sporcu desteğide zaten yok denecek kadar az. bir genç deseki ben sporcu olucam, annesi, babası, çevresi derki git oku da adam gibi bir mesleğin olsun.
bunlar sorunlarımız.
çözüm ise her şehirde ufak yaşta cocuklar için spor merkezleri kurulacak. her şehirde olması bile yetmez aslında her ilçe de olmalı.
halk ve devlet sahip çıkmalı sporcusuna.
olimpiyattan olimpiyata haberdar olmamalı sporcusundan.
2020 olimpiyatlarını almak ne kadar önemli olsa da o olimpiyatlarda en çok madalya alan 3 ülke arasına giremiyeceksek de bir anlamı yok. bunu fark etmeli devlet.
aileler bilinçlendirilmeli.
aslında çözümler de hepimizin farkında olduğu şeyler ama gel gör ki sonuç değişmiyor.
vaslui takımının 75. dakikada gol attığı maçtır.
egemenin rakibini sırtladığı maçtır.
(bkz: ribery)
(bkz: ribery)
stoch caner değişikliği yapılan maç. ilginçtir.
egosu olmayan kizdir. en dogrusunu yapmistir. gururlu olup hayatinin firsatini kacirmamak istemis olma olasiligi yuksektir.
benim için şu dünyada yanan tek şey sigara da ondan içiyorum diye cevaplanası soru.
insanların hayal kurmaktan vazgeçmesine sebep olur halbuki yap dakikasına 20 tl bak bakalım hayal kurmayan kalıyormu.
millet sıraya geçer.*
millet sıraya geçer.*
insanın hevesini kursağında bırakan arkadaştır.
hani heveslenirsin toplanırsınız bir kaç arkadaş* bi organizasyon ayarlarsınız herkes heveslenir ama bir adet piç vardır aranızda. herkesin istediğini reddeder.
çeşit çeşit bahaneleri vardır kimi zaman uykum geldi der* zaman zaman gözlerim acıyor der* ödevim var der*.
işte böyle insanları öldüresim geliyor. bu polisler tarafından tehtit mesajı olarak alınır mı bilmem ama o arkadaşlar bir tehtit olarak alabilir.
burdan öyle olmayan arkadaşlarımı tenzih ediyorum. kendisi bu sözlükte yazardır zaten ve adamın hammaddesidir.
hani heveslenirsin toplanırsınız bir kaç arkadaş* bi organizasyon ayarlarsınız herkes heveslenir ama bir adet piç vardır aranızda. herkesin istediğini reddeder.
çeşit çeşit bahaneleri vardır kimi zaman uykum geldi der* zaman zaman gözlerim acıyor der* ödevim var der*.
işte böyle insanları öldüresim geliyor. bu polisler tarafından tehtit mesajı olarak alınır mı bilmem ama o arkadaşlar bir tehtit olarak alabilir.
burdan öyle olmayan arkadaşlarımı tenzih ediyorum. kendisi bu sözlükte yazardır zaten ve adamın hammaddesidir.
hali hazırda televizyon başında muridleri olan acun ılıcalının işi iyice ilerletmesiyle ortaya çıkacak olan düşünce akımıdır.
yakın zamanda içi televizyonlarla dolu bir ibadet yeri yapılma ihtimali yüksektir.
yakın zamanda içi televizyonlarla dolu bir ibadet yeri yapılma ihtimali yüksektir.
1000 lira para vermekle bütçesi sarsılmayacak birinin istanbul kartı olmamasından dolayı gerçekleşmeyecek hededir.