bugün
- nasıl birisiniz8
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- s'i l v'e r m'i s t35
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak7
- yazarlar 70 lerde yaşasaydı nasıl görünürdü3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i12
- anın görüntüsü26
- her şeyi hatırlayan insan4
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- serhat kılıç24
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- muslettin amca9
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- calmernow ai anxiety and calm2
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- pum pum çorbası8
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- reenkarnasyon4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- claudian clouds21
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- tulumba tatlısı6
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- fusya semsiyeli yabanci26
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- sözlüğün en masum yazarları16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sikişirken sigara içen kadın6
- uludağ itiraf12
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- ak parti2
- tavuk budu3
- zorunlu eğitim11
- günaydın şarkısı2
- nervio21
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
(bkz: vecd)
Şöyle bir söz rivayet edilmektedir:
--spoiler--
"Rahman cezbelerinden bir cezbe, ins ve cinnin amellerine müsavidir
--spoiler--
"
--spoiler--
Cezbe,Allah-u Zülcelal tarafından kuluna bir ikramdır
--spoiler--
Bu cezbe, ister namazda ister namaz haricinde olsun; gücü nisbetinde, kişinin, cezbesini tutması lazımdır. Şayet takatinin dışında olan ses ve hareketlerse, hiç kimse bir şey söyleyemez. Allah'ın rahmetinin ağırlığına kim dayanabilir ki?
imam Ahmed b. Hanbel Müsnedinde, Hz. Ali radıyallahu anh'dan rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Ali'ye:
"Sen bendensin." Hz. Cafer'e "Senin ahlakın ve yaratılışın benim ahlakım ve yaradılışım gibi." Hz. Zeyde de "Sen benim azadlığım (azad olmuş kölemsin.) sın." demiştir. Bu şe-kilde söylemesi üzerine, vecde (cezbeye) gelip, tek ayak üzerinde dolaşmaya başlamışlardır.
Bu sahabilerin, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, böyle bir harekette bulunmaları mümkün değildir. Fakat takatlerini aştığı için kalkıp semaya başlamışlardır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, takatin dışında böyle bir olay zuhur ediyorsa, zamanımızda da böyle şeyler zuhur edebilir. Onun için bu gibi durumlara dil uzatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Ama özellikle namazda kendini tutması lazımdır. Çünkü namazda iki harf çıkması ya da üç hareket olması halinde namazıifsadedeceği için çok dikkatli olunmalıdır.
Namaz dışında rahmet ve feyzin gelmesi halinde, kendini serbest bırakmalı ve ses çıkacak diye rahmet ve feyzi nehyetmeye çalışmamalıdır.
Çıkacaksa ses, o feyz ve nisbetten çıksın. Kişi kendini sıkıp, Allah-u Zülcelal'den gelen feyz ve berekete engel olmasın...
--spoiler--
"Rahman cezbelerinden bir cezbe, ins ve cinnin amellerine müsavidir
--spoiler--
"
--spoiler--
Cezbe,Allah-u Zülcelal tarafından kuluna bir ikramdır
--spoiler--
Bu cezbe, ister namazda ister namaz haricinde olsun; gücü nisbetinde, kişinin, cezbesini tutması lazımdır. Şayet takatinin dışında olan ses ve hareketlerse, hiç kimse bir şey söyleyemez. Allah'ın rahmetinin ağırlığına kim dayanabilir ki?
imam Ahmed b. Hanbel Müsnedinde, Hz. Ali radıyallahu anh'dan rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Ali'ye:
"Sen bendensin." Hz. Cafer'e "Senin ahlakın ve yaratılışın benim ahlakım ve yaradılışım gibi." Hz. Zeyde de "Sen benim azadlığım (azad olmuş kölemsin.) sın." demiştir. Bu şe-kilde söylemesi üzerine, vecde (cezbeye) gelip, tek ayak üzerinde dolaşmaya başlamışlardır.
Bu sahabilerin, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, böyle bir harekette bulunmaları mümkün değildir. Fakat takatlerini aştığı için kalkıp semaya başlamışlardır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, takatin dışında böyle bir olay zuhur ediyorsa, zamanımızda da böyle şeyler zuhur edebilir. Onun için bu gibi durumlara dil uzatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Ama özellikle namazda kendini tutması lazımdır. Çünkü namazda iki harf çıkması ya da üç hareket olması halinde namazıifsadedeceği için çok dikkatli olunmalıdır.
Namaz dışında rahmet ve feyzin gelmesi halinde, kendini serbest bırakmalı ve ses çıkacak diye rahmet ve feyzi nehyetmeye çalışmamalıdır.
Çıkacaksa ses, o feyz ve nisbetten çıksın. Kişi kendini sıkıp, Allah-u Zülcelal'den gelen feyz ve berekete engel olmasın...
Lügatte "çekmek" ve "çekiş" anlamlarına gelen cezbe terimi, tasavvufta Hakk'ın kulu kendine çekmesinden meydana gelen bir haldir. Her ne kadar, halk arasında cezbe, bazan aklın baştan gitmesi anlamına gelen cinnetle aynı anlamda kullanılırsa da bu kullanış yanlıştır.
Cezbe, Allah'ın kula ihsanı olduğundan kulun elinde değildir. Allah'ın sevdiği kulun kalbinden perdeyi kaldırıp kulun çalışma ve gayreti olmadan onu yakın nuru ile manevi makamlara yükseltmesidir. Kul, cezbe sayesinde hakikatin kaynağına ulaşır. Allah'ın dışında herşeyi unutarak kendinden geçer, vecd ve istiğrak halini yaşar. Mutasavvıflar Kur'an'daki: "Allah dilediğini kendine çeker" (Şura, 131) ayeti ile bazı kaynaklarda hadis olarak zikredilen "Allah'ın kula olan cezbesi, iki cihan halkının amellerine denktir" sözünü cezbeye delil sayarlar. Hakk'ın kulu kendine çekmesi cezbe, bu cezbeyle kulun Allah'a yönelmesi aşktır. Böyle bir cezbe peygamberlerin ve velilerin sıfatıdır.
Tasavvufta cezbe, seyr'ü suluk (inisiyasyon) ile bir arada düşünülür ve sulüke bağı olmayan bir cezbe makbul sayılmaz. Çünkü irşada liyakat kazanabilmek için sülük yolundan geçmek gerekir. Nitekim imam ı Rabbani cezbeyi, süluke girmeyenlerin ve sülükünü tamamlamış bulunanların cezbesi olmak üzere ikiye ayırır. Salik olmayanlarda ruh, nefsin etkisinden kurtulamadığı için cezbe kalbidir, ruhi değildir. Böyleleri ruhlar alemini müşahade ettikleri halde Hakk'ı müşahede ettiklerini zannederler. Sülüklerini tamamlayıp ruhları nefslerinin etkisinden kurtulmuş kimselerin cezbesi ise ruhidir. Bunlar Hakk'ı müşahade ederler.
ayrıca; Sohbet, zikir ve sema meclislerinde kalbe gelen varidata dayanamayarak kendinden geçen, bağıran, gayrı ihtiyari sıçrayıp nara atan kimselerin davranışlarına da cezbe adı verilmektedir.
Cezbe, Allah'ın kula ihsanı olduğundan kulun elinde değildir. Allah'ın sevdiği kulun kalbinden perdeyi kaldırıp kulun çalışma ve gayreti olmadan onu yakın nuru ile manevi makamlara yükseltmesidir. Kul, cezbe sayesinde hakikatin kaynağına ulaşır. Allah'ın dışında herşeyi unutarak kendinden geçer, vecd ve istiğrak halini yaşar. Mutasavvıflar Kur'an'daki: "Allah dilediğini kendine çeker" (Şura, 131) ayeti ile bazı kaynaklarda hadis olarak zikredilen "Allah'ın kula olan cezbesi, iki cihan halkının amellerine denktir" sözünü cezbeye delil sayarlar. Hakk'ın kulu kendine çekmesi cezbe, bu cezbeyle kulun Allah'a yönelmesi aşktır. Böyle bir cezbe peygamberlerin ve velilerin sıfatıdır.
Tasavvufta cezbe, seyr'ü suluk (inisiyasyon) ile bir arada düşünülür ve sulüke bağı olmayan bir cezbe makbul sayılmaz. Çünkü irşada liyakat kazanabilmek için sülük yolundan geçmek gerekir. Nitekim imam ı Rabbani cezbeyi, süluke girmeyenlerin ve sülükünü tamamlamış bulunanların cezbesi olmak üzere ikiye ayırır. Salik olmayanlarda ruh, nefsin etkisinden kurtulamadığı için cezbe kalbidir, ruhi değildir. Böyleleri ruhlar alemini müşahade ettikleri halde Hakk'ı müşahede ettiklerini zannederler. Sülüklerini tamamlayıp ruhları nefslerinin etkisinden kurtulmuş kimselerin cezbesi ise ruhidir. Bunlar Hakk'ı müşahade ederler.
ayrıca; Sohbet, zikir ve sema meclislerinde kalbe gelen varidata dayanamayarak kendinden geçen, bağıran, gayrı ihtiyari sıçrayıp nara atan kimselerin davranışlarına da cezbe adı verilmektedir.
tedavisi "bade" olan hal. Cezbelenen kişiyi malum tarikatın şeyhi badelemez ise kişi yanıyordu yanlış hatırlamıyorsam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar