bugün
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi4
- sözlüğü gerenler3
- öbür sözlük4
- güvenilir yazar3
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak4
- yine güneş doğdu2
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- borsa3
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- günün tweeti3
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- havanın kapalı olması2
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- parmak patates vs elma dilim patates7
- nervio35
- diamond bosphorus7
- en güzel sevişme13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- güne bir şarkı bırak14
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- bu koyden olsam ne olacak18
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- soğan salatası6
- velvet53
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
(bkz: vecd)
Şöyle bir söz rivayet edilmektedir:
--spoiler--
"Rahman cezbelerinden bir cezbe, ins ve cinnin amellerine müsavidir
--spoiler--
"
--spoiler--
Cezbe,Allah-u Zülcelal tarafından kuluna bir ikramdır
--spoiler--
Bu cezbe, ister namazda ister namaz haricinde olsun; gücü nisbetinde, kişinin, cezbesini tutması lazımdır. Şayet takatinin dışında olan ses ve hareketlerse, hiç kimse bir şey söyleyemez. Allah'ın rahmetinin ağırlığına kim dayanabilir ki?
imam Ahmed b. Hanbel Müsnedinde, Hz. Ali radıyallahu anh'dan rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Ali'ye:
"Sen bendensin." Hz. Cafer'e "Senin ahlakın ve yaratılışın benim ahlakım ve yaradılışım gibi." Hz. Zeyde de "Sen benim azadlığım (azad olmuş kölemsin.) sın." demiştir. Bu şe-kilde söylemesi üzerine, vecde (cezbeye) gelip, tek ayak üzerinde dolaşmaya başlamışlardır.
Bu sahabilerin, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, böyle bir harekette bulunmaları mümkün değildir. Fakat takatlerini aştığı için kalkıp semaya başlamışlardır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, takatin dışında böyle bir olay zuhur ediyorsa, zamanımızda da böyle şeyler zuhur edebilir. Onun için bu gibi durumlara dil uzatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Ama özellikle namazda kendini tutması lazımdır. Çünkü namazda iki harf çıkması ya da üç hareket olması halinde namazıifsadedeceği için çok dikkatli olunmalıdır.
Namaz dışında rahmet ve feyzin gelmesi halinde, kendini serbest bırakmalı ve ses çıkacak diye rahmet ve feyzi nehyetmeye çalışmamalıdır.
Çıkacaksa ses, o feyz ve nisbetten çıksın. Kişi kendini sıkıp, Allah-u Zülcelal'den gelen feyz ve berekete engel olmasın...
--spoiler--
"Rahman cezbelerinden bir cezbe, ins ve cinnin amellerine müsavidir
--spoiler--
"
--spoiler--
Cezbe,Allah-u Zülcelal tarafından kuluna bir ikramdır
--spoiler--
Bu cezbe, ister namazda ister namaz haricinde olsun; gücü nisbetinde, kişinin, cezbesini tutması lazımdır. Şayet takatinin dışında olan ses ve hareketlerse, hiç kimse bir şey söyleyemez. Allah'ın rahmetinin ağırlığına kim dayanabilir ki?
imam Ahmed b. Hanbel Müsnedinde, Hz. Ali radıyallahu anh'dan rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Ali'ye:
"Sen bendensin." Hz. Cafer'e "Senin ahlakın ve yaratılışın benim ahlakım ve yaradılışım gibi." Hz. Zeyde de "Sen benim azadlığım (azad olmuş kölemsin.) sın." demiştir. Bu şe-kilde söylemesi üzerine, vecde (cezbeye) gelip, tek ayak üzerinde dolaşmaya başlamışlardır.
Bu sahabilerin, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, böyle bir harekette bulunmaları mümkün değildir. Fakat takatlerini aştığı için kalkıp semaya başlamışlardır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda, takatin dışında böyle bir olay zuhur ediyorsa, zamanımızda da böyle şeyler zuhur edebilir. Onun için bu gibi durumlara dil uzatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Ama özellikle namazda kendini tutması lazımdır. Çünkü namazda iki harf çıkması ya da üç hareket olması halinde namazıifsadedeceği için çok dikkatli olunmalıdır.
Namaz dışında rahmet ve feyzin gelmesi halinde, kendini serbest bırakmalı ve ses çıkacak diye rahmet ve feyzi nehyetmeye çalışmamalıdır.
Çıkacaksa ses, o feyz ve nisbetten çıksın. Kişi kendini sıkıp, Allah-u Zülcelal'den gelen feyz ve berekete engel olmasın...
Lügatte "çekmek" ve "çekiş" anlamlarına gelen cezbe terimi, tasavvufta Hakk'ın kulu kendine çekmesinden meydana gelen bir haldir. Her ne kadar, halk arasında cezbe, bazan aklın baştan gitmesi anlamına gelen cinnetle aynı anlamda kullanılırsa da bu kullanış yanlıştır.
Cezbe, Allah'ın kula ihsanı olduğundan kulun elinde değildir. Allah'ın sevdiği kulun kalbinden perdeyi kaldırıp kulun çalışma ve gayreti olmadan onu yakın nuru ile manevi makamlara yükseltmesidir. Kul, cezbe sayesinde hakikatin kaynağına ulaşır. Allah'ın dışında herşeyi unutarak kendinden geçer, vecd ve istiğrak halini yaşar. Mutasavvıflar Kur'an'daki: "Allah dilediğini kendine çeker" (Şura, 131) ayeti ile bazı kaynaklarda hadis olarak zikredilen "Allah'ın kula olan cezbesi, iki cihan halkının amellerine denktir" sözünü cezbeye delil sayarlar. Hakk'ın kulu kendine çekmesi cezbe, bu cezbeyle kulun Allah'a yönelmesi aşktır. Böyle bir cezbe peygamberlerin ve velilerin sıfatıdır.
Tasavvufta cezbe, seyr'ü suluk (inisiyasyon) ile bir arada düşünülür ve sulüke bağı olmayan bir cezbe makbul sayılmaz. Çünkü irşada liyakat kazanabilmek için sülük yolundan geçmek gerekir. Nitekim imam ı Rabbani cezbeyi, süluke girmeyenlerin ve sülükünü tamamlamış bulunanların cezbesi olmak üzere ikiye ayırır. Salik olmayanlarda ruh, nefsin etkisinden kurtulamadığı için cezbe kalbidir, ruhi değildir. Böyleleri ruhlar alemini müşahade ettikleri halde Hakk'ı müşahede ettiklerini zannederler. Sülüklerini tamamlayıp ruhları nefslerinin etkisinden kurtulmuş kimselerin cezbesi ise ruhidir. Bunlar Hakk'ı müşahade ederler.
ayrıca; Sohbet, zikir ve sema meclislerinde kalbe gelen varidata dayanamayarak kendinden geçen, bağıran, gayrı ihtiyari sıçrayıp nara atan kimselerin davranışlarına da cezbe adı verilmektedir.
Cezbe, Allah'ın kula ihsanı olduğundan kulun elinde değildir. Allah'ın sevdiği kulun kalbinden perdeyi kaldırıp kulun çalışma ve gayreti olmadan onu yakın nuru ile manevi makamlara yükseltmesidir. Kul, cezbe sayesinde hakikatin kaynağına ulaşır. Allah'ın dışında herşeyi unutarak kendinden geçer, vecd ve istiğrak halini yaşar. Mutasavvıflar Kur'an'daki: "Allah dilediğini kendine çeker" (Şura, 131) ayeti ile bazı kaynaklarda hadis olarak zikredilen "Allah'ın kula olan cezbesi, iki cihan halkının amellerine denktir" sözünü cezbeye delil sayarlar. Hakk'ın kulu kendine çekmesi cezbe, bu cezbeyle kulun Allah'a yönelmesi aşktır. Böyle bir cezbe peygamberlerin ve velilerin sıfatıdır.
Tasavvufta cezbe, seyr'ü suluk (inisiyasyon) ile bir arada düşünülür ve sulüke bağı olmayan bir cezbe makbul sayılmaz. Çünkü irşada liyakat kazanabilmek için sülük yolundan geçmek gerekir. Nitekim imam ı Rabbani cezbeyi, süluke girmeyenlerin ve sülükünü tamamlamış bulunanların cezbesi olmak üzere ikiye ayırır. Salik olmayanlarda ruh, nefsin etkisinden kurtulamadığı için cezbe kalbidir, ruhi değildir. Böyleleri ruhlar alemini müşahade ettikleri halde Hakk'ı müşahede ettiklerini zannederler. Sülüklerini tamamlayıp ruhları nefslerinin etkisinden kurtulmuş kimselerin cezbesi ise ruhidir. Bunlar Hakk'ı müşahade ederler.
ayrıca; Sohbet, zikir ve sema meclislerinde kalbe gelen varidata dayanamayarak kendinden geçen, bağıran, gayrı ihtiyari sıçrayıp nara atan kimselerin davranışlarına da cezbe adı verilmektedir.
tedavisi "bade" olan hal. Cezbelenen kişiyi malum tarikatın şeyhi badelemez ise kişi yanıyordu yanlış hatırlamıyorsam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar