bugün
- la loba17
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek10
- öldüreni öldürmek14
- abi lavabo var mı10
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- menemen yiyen erkek9
- skechers giyen kız7
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- nervio'nun ayakları5
- nervio8
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- queen ravenna'nın ayakları4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- sözlük kızları olarak ayak resmi atıyoruz3
- queen ravenna ifşası3
- demokles'in kılıcı abi ya8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- mahallede rönesans başlaması5
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- sürekli sözlük içi konularda başlık açılması2
- kalıcı yaz saati uygulaması3
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- eşek alıp şehirde gezmek5
- bir gün kuşların uçmaktan vazgeçmesi2
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- neden uyandınız6
- sözlükten bir yazarla evlenilir mi3
- israil seçimleri4
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- entry formatı2
- x hanım kasa lütfen3
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma6
- başlık açarken ilk entryde tüm şakaları yapmak2
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- asgari ücretle hayal kurmak4
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
- aldın aldın2
- hiçbir yere varmayan merdiven3
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- dünyanın uzayın taşrası olması2
- cenazende yanlışlıkla halay çekilmesi2
- yanlışlıkla bir ülkenin başkenti olmak2
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- güzel ayaklılar eklesin2
a*ı götü dağıtma..
çoşkuya kapılarak kendinden geçme.
kendini kaybedecek derecede ilahi aşka dalma, istiğrak.
cezbe; yaratıcı tarafından cezbolan (çekilen) dindar insanların istiğrak ve hayrete dalmaları, kendilerinden geçerek dünya işlerini unutmaları. zikir, aşk, çile hatta bütün riyazet ve ayin şekilleri cezbe hasıl etmek içindir.
gök gürleyince olan. yağmur halinde... kırmızı.
manevi hal, sevgi veya heyecandan dogan coskunluk, kendinden gecme, esrime.
* Sürüklemek, kendisine çekmek. Sâlikin beşerî vasıflarından soyutlanma ile ilâhî sıfatları kazanma ve tecellileri müşahede etmesi anlamında bir tasavvuf terimidir.
Cezbe; Hakk'ın, kulunu kendisine çekmesinden hasıl olan istiğrak, derin şaşkınlık ve hayret sûretlerinde görünen manevî bir haldir.
Cezbe, kulun Hakk'a külfetsiz yaklaşması ve ilâhî inayetler ve lütuflar gereği hareket etmesidir. Aynı zamanda o, riyazet ve ibadete devamla duyguların yok edilmesidir. Cezbe, Allah'ın kulunu kendisine çekmesi, kulun Allah'a kavuşmasıdır.
Cezbe iki türlü olur. Bunlar da: 1-Hafî (gizli) cezbe, (kulun Hakk'ı sevmesi) 2-Celî (açık) cezbe; (Hakk'ın kulu sevmesi)dir.
Cezbeye tutulanlara meczûb denilir. Meczub; Hakk'ın rızasını kazanan, Hak tarafından yakınlığına lâyık görülen, her türlü hevâ ve heves lekesinden temizlenen ve bu sayede sülûk makam ve mertebelerine çalışmadan ve yorulmadan erişen ergin kimsedir. Bunlar, gayb esrârına vâkıf velîler olarak telâkki edilir. Bundan dolayı meczûb olanlardan çekinilir, gönülleri kırılmaktan sakınılır. Şathiyyat denilen sözleri hakkında sükût tercih edilir. Cezbede şart olan, istidattır. Bu istidat, Allah vergisidir. Kazanmakla elde edilmez. Sâlikte istidât ve kâbiliyet olmazsa, sadece riyâzet ve tasiye ile Hakk'a kavuşmak nasip olmaz.
Cezbeyi akıl hastalıklarından biri diye gösterirlerse de, cezbe cinnet değildir. Meczub da mecnun olamaz. Çünkü cezbe, hali değişken bir kimsenin idrakinin mutad beşer idrakinden daha da yükselerek, keşf-i hakâyıka doğru gitmesidir. Cinnet ise, beşer idrakinin manasız ve düzensiz bir şekilde aşağılara düşmesidir. Cezbede yükselme, cinnette alçalma vardır. (Osman Ergin, Balıkesirli Abdülaziz Mecdî Tolun, istanbul 1942, s. 31-35).
Tasavvuf erbabınca manevî yolculuğa seyr-i sülûkla çıkılır. Burası, fena mertebelerinin (Tevhid-i Ef'âl, Tevhîd-i Sıfat ve Tevhîd-i Zât) kazanılıp tadına varıldığı kısımdır. Cezbe ise, Bekâ makamlarının (Cem', Hazretü'l-cem ve Cemü'l-cem') tadına varıldığı bölümdür. Sülûk mertebelerinde urûc; cezbe makamlarında da tedellî (nüzul) müşahede edilir. Sülûkun başlangıcı cezbenin nihayetidir. (H. Fehmi Kumanlıoğlu, Muhammed Nürü'l-Arabî, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, izmir 1988, s. 60).
Bekâ billâh ismi verilen seyr-i fillâh, Cezbe makamıdır. Burada, Hakk'ın sıfatlan ve ahlâkıyla süslenip ufuk-'ul a'lâ'ya ulaşılır. (Selçuk, Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatler, istanbul 1984, s. 174).
Cezbeye tutulanlara Üveysi-meşrep de denilir. Şurasını ifade etmek gerekirse; mutasavvıflar, teklifi düşüren cezbe halini ve bir kimsenin bu mânâda cezbeye tutulmasını hoş görmezler, hatta tutulmuş olanları da kurtarmaya çalışırlar. Onlar, cazib olmayı meczup olmaya tercih ederler.
*
Cezbe; Hakk'ın, kulunu kendisine çekmesinden hasıl olan istiğrak, derin şaşkınlık ve hayret sûretlerinde görünen manevî bir haldir.
Cezbe, kulun Hakk'a külfetsiz yaklaşması ve ilâhî inayetler ve lütuflar gereği hareket etmesidir. Aynı zamanda o, riyazet ve ibadete devamla duyguların yok edilmesidir. Cezbe, Allah'ın kulunu kendisine çekmesi, kulun Allah'a kavuşmasıdır.
Cezbe iki türlü olur. Bunlar da: 1-Hafî (gizli) cezbe, (kulun Hakk'ı sevmesi) 2-Celî (açık) cezbe; (Hakk'ın kulu sevmesi)dir.
Cezbeye tutulanlara meczûb denilir. Meczub; Hakk'ın rızasını kazanan, Hak tarafından yakınlığına lâyık görülen, her türlü hevâ ve heves lekesinden temizlenen ve bu sayede sülûk makam ve mertebelerine çalışmadan ve yorulmadan erişen ergin kimsedir. Bunlar, gayb esrârına vâkıf velîler olarak telâkki edilir. Bundan dolayı meczûb olanlardan çekinilir, gönülleri kırılmaktan sakınılır. Şathiyyat denilen sözleri hakkında sükût tercih edilir. Cezbede şart olan, istidattır. Bu istidat, Allah vergisidir. Kazanmakla elde edilmez. Sâlikte istidât ve kâbiliyet olmazsa, sadece riyâzet ve tasiye ile Hakk'a kavuşmak nasip olmaz.
Cezbeyi akıl hastalıklarından biri diye gösterirlerse de, cezbe cinnet değildir. Meczub da mecnun olamaz. Çünkü cezbe, hali değişken bir kimsenin idrakinin mutad beşer idrakinden daha da yükselerek, keşf-i hakâyıka doğru gitmesidir. Cinnet ise, beşer idrakinin manasız ve düzensiz bir şekilde aşağılara düşmesidir. Cezbede yükselme, cinnette alçalma vardır. (Osman Ergin, Balıkesirli Abdülaziz Mecdî Tolun, istanbul 1942, s. 31-35).
Tasavvuf erbabınca manevî yolculuğa seyr-i sülûkla çıkılır. Burası, fena mertebelerinin (Tevhid-i Ef'âl, Tevhîd-i Sıfat ve Tevhîd-i Zât) kazanılıp tadına varıldığı kısımdır. Cezbe ise, Bekâ makamlarının (Cem', Hazretü'l-cem ve Cemü'l-cem') tadına varıldığı bölümdür. Sülûk mertebelerinde urûc; cezbe makamlarında da tedellî (nüzul) müşahede edilir. Sülûkun başlangıcı cezbenin nihayetidir. (H. Fehmi Kumanlıoğlu, Muhammed Nürü'l-Arabî, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, izmir 1988, s. 60).
Bekâ billâh ismi verilen seyr-i fillâh, Cezbe makamıdır. Burada, Hakk'ın sıfatlan ve ahlâkıyla süslenip ufuk-'ul a'lâ'ya ulaşılır. (Selçuk, Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatler, istanbul 1984, s. 174).
Cezbeye tutulanlara Üveysi-meşrep de denilir. Şurasını ifade etmek gerekirse; mutasavvıflar, teklifi düşüren cezbe halini ve bir kimsenin bu mânâda cezbeye tutulmasını hoş görmezler, hatta tutulmuş olanları da kurtarmaya çalışırlar. Onlar, cazib olmayı meczup olmaya tercih ederler.
*
Vecd, vecit ya da ekstaz; kimi kaynaklarda ruhun dünyevi realitelerden kurtulduğu kendinden geçme ve coşkunluk hali olarak tanımlanmakta olup, kişinin bilinci ve hafızası yerinde olmakla birlikte kendisine (dünyevi-fiziksel varlığına, duyumlara) ilişkin hiçbir algılamasının olmadığı ve kişinin tümüyle kendisi haricindeki bir obje ya da varlıkla (imaj, hayal, ruh, ilah vs.) ilgi kurduğu nadir şuur hallerinden biridir. Parapsikoloji'de değişik şuur hallerinden biri olarak ele alınan vecd, spiritüalist sözlüklerde ise ruh ile beden ilişkisinin belirli bir dereceye kadar gevşediği, dış dünya ile bağların kesildiği özel bir hal, bir degajman hali olarak tanımlanır.
heyecana gelme, kendinden geçmedir. tasavvufta hakikate erişmek ancak aşkla cezbeye gelmek suretiyle olur. cezbeye uğrayana meczub denir.bu mertebede kişi, dünyevi şeylere kendini kapatır.
cezbe benim bildigim, husu icinde bir ruh haliyle allah i andiginda gelen titremedir. bi keresinde, alakasi olmadigim bir dini toplantidaydim ve kadinlar tesbih cekerken aniden cezbe geciriyolar ve daha cezbe bitmeden nerdeyse donup yanindakine bisiler soluyolardi. bu nasi cezbe, bu nasi bi ruh halidir diye kendime sordugum durumlardandir.
(bkz: uçan adam sabri)
insan zihninin her türlü dünyevi şeyden tamamen temizlenmesi, tertemiz olması anlamındadır.
(bkz: ekstaz)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar