bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- gir içime hünharca8
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- kürt mutfağı4
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- satranç haram yasaklansın12
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- bu devirde fes giymek5
- buddy dude20
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- gocu41
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- true'nin en sevdiği kedi3
- put2
- en sevilen meyveler7
- beddua etmek2
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak9
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı5
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- gammazlar çetesi2
- yagmurcu6
- tövbe2
- beyazsemsiyeliyabanci48
- hayatının hangi dönemindesin4
- necip fazıl kısakürek3
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- yapay zeka moderatörü16
- çocuk yaparsam şerefsizim2
- wagyu beef yiyince gelen entelektüellik hissi3
- evlilik2
- en saçma yiyecek isimleri7
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler2
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak22
- abd'den gelen gurbetçinin yemek porsiyonu isyanı4
- bir erkeğin olgunlaştığını gösteren tek detay4
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik5
- togg'a lpg taktırmak11
- zaman baba8
- edebiyat tarihinin en iyi giriş cümlesi4
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
- açık renk jean vs koyu renk jean2
- bir hadisin sahih olup olmadığını anlamak2
- ingiltere de 16 yaş altına sosyal medya yasağı3
- iremga11
(bkz: nefs-i emmare)
(bkz: nefs-i levvame)
(bkz: nefs-i mülhime)
(bkz: nefs-i mutmainne)
(bkz: nefs-i radiyye)
(bkz: nefs-i mardiyye)
(bkz: nefs-i safiyye)
(bkz: nefs-i levvame)
(bkz: nefs-i mülhime)
(bkz: nefs-i mutmainne)
(bkz: nefs-i radiyye)
(bkz: nefs-i mardiyye)
(bkz: nefs-i safiyye)
Nefs; benliğin çirkin, kötü ve isyankar davranışlarına denir. Bedensel istek ve arzuların tümünü kapsar. Nefsin özellikleri; yalancılık, zulüm, gurur, şehvete aşırı düşkünlük, öfke, kin, cimrilik, v.s.dir. Yüce Yaratıcı'sını tanımayan, nankör, kendi varlığını herşeyin üstünde tutan hep kötülüklere çalışan tutumuyla yanılgıların kaynağıdır.
akabinde, kadınlarda 9 (dokuz) adet, erkeklerde ise 1 (bir) adet bulunduğu iddia edilir.
akabinde, kadınlarda 9 (dokuz) adet, erkeklerde ise 1 (bir) adet bulunduğu iddia edilir.
Bıçaklarım su oldu, boyuna bilenmekten;
Bitti benlik madenim her ân törpülenmekten.
n.f.k
Bitti benlik madenim her ân törpülenmekten.
n.f.k
akıl ile karıştırılmaması gereken hembele. yaşayanlar bilir. bazen, akıllı olmak nefse yenik düşmek gibi görülebilir. ondan değil midir ki, millet; dini kullananlar tarafından uyutuluyor.
insan hayatının iman ve beden arasındaki en büyük sorunsalı.ve insanlığın en büyük sınavı..
(bkz: nefs-i müdafaa)
terbiyesi iradeye bağlı olgu.
- ibnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve:
"senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teâla hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir.
"Ya Rabbi! der, beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!" Allah Teâla hazretleri:
"Ey âdemoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam:
"Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp:
"Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teâla:
"Ey âdemoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer.
Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine:
"Ey Rabbim" Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Sen ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam:
"Evet, Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp):
"Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam:
"Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? sen ki âlemlerin Rabbisin!" der."
ibnu Mes'ûd bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi.
"Niye güldün söyle!" dediler.
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da:
"Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki âlemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi.
Allah Teâla Hazretleri:
"Ben seninle istihza etmiyorum. Lâkin ben, Azimüşşân dilediğimi yapmaya kâdirim!" buyurdular."
"Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve:
"senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teâla hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir.
"Ya Rabbi! der, beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!" Allah Teâla hazretleri:
"Ey âdemoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam:
"Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp:
"Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teâla:
"Ey âdemoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer.
Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine:
"Ey Rabbim" Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Sen ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam:
"Evet, Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp):
"Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teâla:
"Ey âdemoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam:
"Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? sen ki âlemlerin Rabbisin!" der."
ibnu Mes'ûd bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi.
"Niye güldün söyle!" dediler.
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da:
"Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki âlemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi.
Allah Teâla Hazretleri:
"Ben seninle istihza etmiyorum. Lâkin ben, Azimüşşân dilediğimi yapmaya kâdirim!" buyurdular."
haz almaya yönelik tüm arzuları fısıldayandır. yenebilene aşk olsun.
(bkz: herkesin putu kendi nefsidir)
islam a göre:
(bkz: ona hakim olmalıyız)
(bkz: ona hakim olmalıyız)
(bkz: nefis terbiyesi)
aslında müthiş birşeydir. o içinde yaramaz çocuklar yaşayan çok katlı bir apartman gibidir. insan onun katlarında yükselmelidir.
habire "hep bana hep bana" deyip duran, eteğinden çekiştiren bodrum kat sakinlerinin istek ve arzuları bitip tükenmez. insanın en büyük yanılgısı da o çılgınca isteyen nefsin afet gibi isteklerini susturabilmek için o obur duygularını doyurması gerektiğini zannetmesidir.
bu egosantrik duygular, istiyorum, istiyorum diye homurdandıkça onları besleyen insan farkına varmadan onları daha azgın bir canavar haline dönüştürüyor. o mağara adamları nasıl oluşuyor, işte aynen böyle.
nefsinin kötülüğü emreden isteklerine boyun eğen insanlar, bunalımların kucağında, kaygıların gölgesinde bir hayat yaşamaya mahkum oluyorlar.
bir değişiklik yapsak hayatımızda. almaya değil vermeye programlansak. başkaları için yaşasak,
kurtarabilir miyiz kendimizi acılardan?
rehberimiz olsa fedakarlık ve hasbilik...
habire "hep bana hep bana" deyip duran, eteğinden çekiştiren bodrum kat sakinlerinin istek ve arzuları bitip tükenmez. insanın en büyük yanılgısı da o çılgınca isteyen nefsin afet gibi isteklerini susturabilmek için o obur duygularını doyurması gerektiğini zannetmesidir.
bu egosantrik duygular, istiyorum, istiyorum diye homurdandıkça onları besleyen insan farkına varmadan onları daha azgın bir canavar haline dönüştürüyor. o mağara adamları nasıl oluşuyor, işte aynen böyle.
nefsinin kötülüğü emreden isteklerine boyun eğen insanlar, bunalımların kucağında, kaygıların gölgesinde bir hayat yaşamaya mahkum oluyorlar.
bir değişiklik yapsak hayatımızda. almaya değil vermeye programlansak. başkaları için yaşasak,
kurtarabilir miyiz kendimizi acılardan?
rehberimiz olsa fedakarlık ve hasbilik...
ruh, can, hayat...
içimizdeki irlandalının ta kendisidir. başımıza ne gelirse onun yüzünden zaten.
'asıl yiğitlik nefse hakim olmaktır' sözüyle açıklamıştır şeyh edebalı osmancıkta. *
nefis ile karıştırılan ruh ve beden arzusu.
kendisini yenenler büyük zatlardır.
insan nefsi, çeşit çeşit hayvanın doğasındadır.
Köpek gibi ısıran hayvan sıfatında
Kurt gibi kapan sıfatta
Yılan gibi sokan sıfatta
Akrep gibi insanlara zehir akıtan
Ayı gibi, çakal gibi, sırtlan gibi, tilki gibi olanı vardır.
Köpek gibi ısıran hayvan sıfatında
Kurt gibi kapan sıfatta
Yılan gibi sokan sıfatta
Akrep gibi insanlara zehir akıtan
Ayı gibi, çakal gibi, sırtlan gibi, tilki gibi olanı vardır.
insan nefsi daima güdülmeye muhtaçtır.Nefsimiz başka ruhumuz başkadır.Nefs bu dünyaya aittir ruhaniyetimiz gökyüzünden gelir. Ama nefs ruhu hapseder, eğer insan nefsini zaptedemezse hedefine varamaz. Gideceği yere gidemez.
"insanın en büyük düşmanı iki yanı arasındaki kendi nefsidir." hadisi ve "insanın nefsi insana kötülük emredicidir." ayetini hatırlarsak insanın en büyük savaşı, mücadelesi kendi nefsiyledir.
dini bir terim olmakla birlikte bilim tarafından incelenip insanlığın hizmetine sokulmalıdır.
osmanlı terminolojisinde şehir merkezi için kullanılan tabir. örneğin nefs- i erzurum, nefs- i kal' acık vs.
insanın ruhunu hâbil olarak düşünürsek kâbil olan nefstir.
güncel Önemli Başlıklar
