bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı21
- ona bir şey söyle3
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak2
- okan buruk7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- sözlükteki galatasaraylılar3
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- iremga32
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- distopik film önerisi6
- dusan vlahovic9
- anın görüntüsü31
- velvet15
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- monica bellucci bakışı4
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- sözlükte marka olmak11
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- kedi tekmelemek11
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- galatasaray12
- hazırız ve kararlıyız hedef 20712
- victor osimhen14
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- sebahattin şirin21
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- lamba2
- ishal olmak5
- haftanın gammazları listesi25
- uludağ sözlük evreni9
- bir bela geliyor8
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- süleymancılar14
- galatahahahahahaha3
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- alevi kızların alev alev yanması7
- yandım çavuş ayranı3
- z kuşağı3
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
Ne zaman kapana kisilmis hissetsem aklima bu film gelir.
Su an o adamin yerinde olmak isterdim.
this... this is just like being buried alive.
filmi izleyeli baya oldu. bitince balkona çıkıp, o alabildiğim nefesin serinliğiyle ağlamıştım bi müddet. ne kadar iyi film onu siz tartışın ama izlenince insanın amına koyan filmler listesine kafadan bir numara olur.
Bride ve tabut hikayesi bunun yanında parodi gibi kalıyor. Çok iyi film.
zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız bir gerilim filmi. tek bir mekanda çekilen ender güzel filmlerden bu film. ayrıca finali de gayet güzel. bazı filmler finale kadar iyi gider ama finalde sınıfta kalır. bu film finale kadar geriyor,finalde de doksana çakıyor golü. şimdiye kadar izlemediğime pişman oldum.
Seyrederken insanı geren, sonuyla dehşete düşüren film.
iliklerime kadar titredim, empati kurunca nefes darlığı da başladı. korkulara kıyasla bu tür filmler daha çok etkiliyor kesinlikle. hele o ''it's mark white. - i'm sorry, paul. i'm so sorry.'' kısmı yerle bir etti.
Sonu depresyona sokar.
Rodrigo Cortes'in yönettiği mükemmel film. Tek mekanda geçmesine rağmen sıkmayan tam tersi sürekleyici film. Ryan Reynolds gayet iyi oynamış. Bir kaç tane güzel mesajı da var filmin.
Bir kez daha anladım ki gerilim filmleri bana göre değil.
Teröristlerle anlaşma yapılmaz.
Teröristlerle anlaşma yapılmaz.
maliyeti 100 doları geçmeyen film.
gece izlendiğinde kötü etkiler bırakan, ezan sahnesinde aha imana gelicek şimdi diye yorumladığım * izlenesi gayet güzel film.
(bkz: buried plymouth)
Gorduğum en duşuk butçeli film.
son zamanlarda izlediğim en sıradışı film. klostrofobisi olanların uzak durması gereken filmdir aynı zamanda.
yönetmen: Rodrigo Cortés
başrol oyuncusu: Ryan Reynolds
imdb puanı: 7,0 (8 olabilirdi)
konsept olarak "the exam"a benzettiğim filmdir. izleyenlerin uzun süre aklından çıkmayacaktır.
filmin son 5 dakikasında tutsağın eşi ile yaptığı 1 dakikalık görüşme gözlerimden yaş getirdi. sonrasında telefondan gelen heyecanlı seslerin bir türlü tabutun dışından duyulmadığını fark ettiğimde neredeyse gözlerimden yaşlar boşalacaktı. ayrıca filmi bu kadar beğenmemin sebebi filmin beklenmedik bir sonla hüzünlü bir şekilde bitmiş olmasıdır. ayrıca filmin mutlu sonla bitmemiş olması izleyicinin daha sonraki zamanlarda da filmi düşünmesine sebep oluyor. film izlenip bittikten sonra oyuncuların,yapımcıların isimleri geçerken siz "hayır ya bitmiş olamaz böyle olmamalıydı şu yazıların bitmesini bekleyim mutlaka bir sahne daha vardır" diye düşünürken gerçekten de beklediğiniz sahne gelir: tahtanın üzerine yazılmış 2 kelime : "mark white..." onun devamında telefonun ucundan gelen bir ses "üzgünüm, çok üzgünüm...".
henüz hayattayken" izlenmesi gereken filmlerden birisi kesinlikle.
başrol oyuncusu: Ryan Reynolds
imdb puanı: 7,0 (8 olabilirdi)
konsept olarak "the exam"a benzettiğim filmdir. izleyenlerin uzun süre aklından çıkmayacaktır.
filmin son 5 dakikasında tutsağın eşi ile yaptığı 1 dakikalık görüşme gözlerimden yaş getirdi. sonrasında telefondan gelen heyecanlı seslerin bir türlü tabutun dışından duyulmadığını fark ettiğimde neredeyse gözlerimden yaşlar boşalacaktı. ayrıca filmi bu kadar beğenmemin sebebi filmin beklenmedik bir sonla hüzünlü bir şekilde bitmiş olmasıdır. ayrıca filmin mutlu sonla bitmemiş olması izleyicinin daha sonraki zamanlarda da filmi düşünmesine sebep oluyor. film izlenip bittikten sonra oyuncuların,yapımcıların isimleri geçerken siz "hayır ya bitmiş olamaz böyle olmamalıydı şu yazıların bitmesini bekleyim mutlaka bir sahne daha vardır" diye düşünürken gerçekten de beklediğiniz sahne gelir: tahtanın üzerine yazılmış 2 kelime : "mark white..." onun devamında telefonun ucundan gelen bir ses "üzgünüm, çok üzgünüm...".
henüz hayattayken" izlenmesi gereken filmlerden birisi kesinlikle.
uzun zamandır bir filmden bu kadar çarpılmamıştım.
sadece tabutta geçmesine rağmen gerilimin çok yüksek olduğu bir filmdir özellikle yılan sahnesinde.
az önce tesadüfen farkettiğim ve şu an çok merak ettiğim film. yılan sahnesi varmış, bi ürkme oldu. cesaret edersem bu gece izleyeceğim.
Ryan reynoldsın oynadığı toprağın altında geçen sonu kötü biten bir filmdir.
the matrix den bu yana gerçek anlamda hayranlık duyduğum ve çok etkilendiğim mükemmel film , bir sanat eseri.
böyle bir çaresizlik içerisinde , en sevdiklerinizle konuşabileceğiniz 3-5 dakikanız olsa sadece 3-5.gerçekten korkunç bir durum.
hele o son sahneler nedir öyle ,kendinin kurtarılmasını beklerken o çıkan kazma kürek sesleri. ve peşinden gelen hayal kırıklığı.
imdb puanı 7(komedi) benim puanım 9.5 .
böyle bir çaresizlik içerisinde , en sevdiklerinizle konuşabileceğiniz 3-5 dakikanız olsa sadece 3-5.gerçekten korkunç bir durum.
hele o son sahneler nedir öyle ,kendinin kurtarılmasını beklerken o çıkan kazma kürek sesleri. ve peşinden gelen hayal kırıklığı.
imdb puanı 7(komedi) benim puanım 9.5 .
2010 yapımı rodrigo cortes filmi. bir adam, bir tabut, bir telefon. fragman gibi oldu ama cidden malzemeler bunlar. süper bir yönetmenlik başarısı var filmde bir defa. ryan reynolds çekimler bittiğinde klostrobik bir arkadaş olmuş. "hayatımda hiç yaşamadığım şeyleri yaşadım bir daha da kesinlikle yaşamak istemiyorum" demiş. biz izlerken nefes alamadık, adamı anlamak güç değil. yönetmenin referans aldığı filmler alfred hitchcock'un rope ve lifeboat filmleriymiş. rope'un tek mekan olması dışında çok bir alakası yok tür itibariyle ama buried'i sevenlerin seveceği filmlerdir bunlar. ve phone booth elbette.
izlemeyenler için ağır spoiler:
--spoiler--
son 2-3 dakika temponun tavan yaptığı an, paul'ün yanlış alarmı kabullenişi, "ok ok ok" diyerek kendini bırakması, insanın kanını donduruyor resmen.
--spoiler--
izlemeyenler için ağır spoiler:
--spoiler--
son 2-3 dakika temponun tavan yaptığı an, paul'ün yanlış alarmı kabullenişi, "ok ok ok" diyerek kendini bırakması, insanın kanını donduruyor resmen.
--spoiler--
2 saat önce sözlükte görüp de notlarımda olduğunu hatırladığım. saniye de 1.5 mb ortalama ile indirdiğim 15 dakika önce de bitirdiğim filmdir.
özet: amerikanın ve dolayısıyla amerikan emperyalizminin, insanları evlerinden uzaklara sırf para kazanmak için gönderen kapitalizmin a.q
özet: amerikanın ve dolayısıyla amerikan emperyalizminin, insanları evlerinden uzaklara sırf para kazanmak için gönderen kapitalizmin a.q
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar