bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat15
- nervio14
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler5
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- tai gay3
- devran dönecek6
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak3
- shell2
- gs yine yanak okşatacak mı2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- ayakkabıları ters giymek4
- bakırköy4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- okan buruk11
- kemal kılıçdaroğlu4
- victor osimhen16
- ahmet baran yazgan8
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- biranın üstüne rakı içmek6
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- kuşbaşılı pide3
- ona bir şey söyle4
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- z kuşağı5
- anın görüntüsü30
- dursun özbek4
- 13 ağustos 2026 süleymancılara operasyon yapılması2
- toprağı öpen gözyaşları3
bir benzeri için,
(bkz: the man from earth)
Üstteki film gibi bir başyapıt olması için dua ederek izlemeye başladığım film...
(bkz: the man from earth)
Üstteki film gibi bir başyapıt olması için dua ederek izlemeye başladığım film...
ilk yarısında çıktım. diğer yarısında girdim.
espirik yaptıktan sonra;
çok başarılı ve kaliteli film. ben ki film uzmanı biri olarak dayanamayıp derin bir nefes çekme ihtiyacı hissettim, düşünün normal birine bu film neler hissettirir, yaptırır. sanırım senaryonun amacına ulaşmış olduğunu buradan anlamış oluyoruz.
"ulen öyle bir film yapacağım ki millet altına zıçacak" hissiyatı varmış sanırım senarist ve yönetmende ondan kaynaklı...
espirik yaptıktan sonra;
çok başarılı ve kaliteli film. ben ki film uzmanı biri olarak dayanamayıp derin bir nefes çekme ihtiyacı hissettim, düşünün normal birine bu film neler hissettirir, yaptırır. sanırım senaryonun amacına ulaşmış olduğunu buradan anlamış oluyoruz.
"ulen öyle bir film yapacağım ki millet altına zıçacak" hissiyatı varmış sanırım senarist ve yönetmende ondan kaynaklı...
ingilizce kelimedir. türkçe kelime karşılığı gömülü dür. kelimenin asıl hali bury dir.
çok ağır film.
ağırlığı ağır ilerlemesinden falan değil; psikolojisinden.
ara ara kendimi sorgulattı bana, o daracık mezara girmeye hazır mıyım diye.
hele o; "yılanlı" sahne
yerinden oynattı bütün benliğimi.
yaşadığımız şu hayatı sorgulamak adına gerçekten iyi film.
ağırlığı ağır ilerlemesinden falan değil; psikolojisinden.
ara ara kendimi sorgulattı bana, o daracık mezara girmeye hazır mıyım diye.
hele o; "yılanlı" sahne
yerinden oynattı bütün benliğimi.
yaşadığımız şu hayatı sorgulamak adına gerçekten iyi film.
2010 yılının en iyi filmlerinden biri. mutlaka izlenmesi gereken filmlerden.
Tek oyuncuyla tek mekanda (tabutta) geçen 95 dakikalık muazzam klostrofobik filmdir.
Filme başlarken 'olum bu film biter mi ya!' edasıyla başlanıp son dakikasına kadar gerilmenin ispatıyımdır. **
Tek hüzünlü olduğum konu ise sonu tahmin edilebilen klasik sonla bitiyor ki son telefon konuşmasıyla etkilemeye çalışılsada.
Daha bir zeka kokan, daha oyunlu filmler izleyenler için bu son tatmin edici olmayabiliyor ama sadece film izlemek için izleyenlere tadından yenmez son sunar.
Filme başlarken 'olum bu film biter mi ya!' edasıyla başlanıp son dakikasına kadar gerilmenin ispatıyımdır. **
Tek hüzünlü olduğum konu ise sonu tahmin edilebilen klasik sonla bitiyor ki son telefon konuşmasıyla etkilemeye çalışılsada.
Daha bir zeka kokan, daha oyunlu filmler izleyenler için bu son tatmin edici olmayabiliyor ama sadece film izlemek için izleyenlere tadından yenmez son sunar.
Rodrigo Cortés'E "bir tabut ve tabut'un içindeki bir adamla 95 dakikalık bir film çekebilir misin?" diye sormuşlar. o da bu soruya : "a.ına bile korum" diye cevap vermiş duyduğum kadarıyla.
muhteşem bir psikolojik gerilim filmi. bürokrasiye, savaşa, kapitalizme, amerika'ya vs giydiren, empati kurmanın dibine vurdurtan, insanı psikolojik olarak dağıtan ve klostrofobik insanların kesinlikle izlememesi gereken bir film.
--spoiler--
film'de siz de paul ile birlikte çaresiz kalıyorsunuz. düşünsenize! toprak altındasınız, elinizde bir tane çakmak, bir tane kalem, bir tane bozuk fener, bir tane de kısıtlı şarjlı cep telefonu var. 90 dakika da süreniz. yoksa mortingen. onunla empati kurunca travma yaşamanız içten bile değil.
dona ve o personel müdürüne sülale boyu dümdüz gidiyorsunuz! ara sıra paranoyaklaşıyorsunuz. hatta bir ara "paul" tel'de "benim adımı nereden biliyorsunuz?" dediğinde dedim ki "bu işin için de bir iş var"(hani tanıdığı biri falan mı yaptırdı gibi.) ama sonunda yine (gerçi bir an çıktığını hayal ettiği sahne'de ben de çıktığını sandım. hayal ettiğini anlayınca ben de yıkıldım. o holikopter sesleri, ışık hüzmesi falan..) şaşırdık. ben çıkmasını hem umut hem tahmin etmiştim ama olmadı. adam o kadar uğraştı. tabuttan yılan kovdu, o kadar telefon görüşmesi yaptı, içeri kum girmesin diye o kadar çaba harcadı vs. ama o öldü biz de öldük. ama biz hala küfredebiliyoruz. neye mi? kapitalizm'e (o personel müdürü olacak o.ospu çocuğuna), bürokrasi'ye, kendilerine sürekli kahraman diyen, yalandan kahraman ve kurtarma hikayeleri uyduran amerikan ordusuna ve askerlerine, savaşla alakasız insanların kafasına sıkan, kafasını kesen, tabut'ta ölüme terkeden şerefsizlere (ha adamın bazı lafları haklı tabi; "11 eylül de benim suçum değildi ama çocuklarım öldü. saddam da burada değildi ama siz buradasınız" gibi. ama öldürmek için amerikan askerlerini kurban seçseler daha haksız olmazlardı) , dona denen kaltağa...vs.
bu arada kum'un sesi, en sonda geldiğini sandığımız yardımın uğultulu sesleri, kurtarma tim komutanı dan'in "üzgünüm paul, çok üzgünüm" deyişi hala kulaklarımda.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden. herkes izlemeli. ilk başta söylediğim gibi klostrofobisi olanlar hariç.
"senin ailen de açlıktan ölseydi sen de birilerini öldürürdün"
muhteşem bir psikolojik gerilim filmi. bürokrasiye, savaşa, kapitalizme, amerika'ya vs giydiren, empati kurmanın dibine vurdurtan, insanı psikolojik olarak dağıtan ve klostrofobik insanların kesinlikle izlememesi gereken bir film.
--spoiler--
film'de siz de paul ile birlikte çaresiz kalıyorsunuz. düşünsenize! toprak altındasınız, elinizde bir tane çakmak, bir tane kalem, bir tane bozuk fener, bir tane de kısıtlı şarjlı cep telefonu var. 90 dakika da süreniz. yoksa mortingen. onunla empati kurunca travma yaşamanız içten bile değil.
dona ve o personel müdürüne sülale boyu dümdüz gidiyorsunuz! ara sıra paranoyaklaşıyorsunuz. hatta bir ara "paul" tel'de "benim adımı nereden biliyorsunuz?" dediğinde dedim ki "bu işin için de bir iş var"(hani tanıdığı biri falan mı yaptırdı gibi.) ama sonunda yine (gerçi bir an çıktığını hayal ettiği sahne'de ben de çıktığını sandım. hayal ettiğini anlayınca ben de yıkıldım. o holikopter sesleri, ışık hüzmesi falan..) şaşırdık. ben çıkmasını hem umut hem tahmin etmiştim ama olmadı. adam o kadar uğraştı. tabuttan yılan kovdu, o kadar telefon görüşmesi yaptı, içeri kum girmesin diye o kadar çaba harcadı vs. ama o öldü biz de öldük. ama biz hala küfredebiliyoruz. neye mi? kapitalizm'e (o personel müdürü olacak o.ospu çocuğuna), bürokrasi'ye, kendilerine sürekli kahraman diyen, yalandan kahraman ve kurtarma hikayeleri uyduran amerikan ordusuna ve askerlerine, savaşla alakasız insanların kafasına sıkan, kafasını kesen, tabut'ta ölüme terkeden şerefsizlere (ha adamın bazı lafları haklı tabi; "11 eylül de benim suçum değildi ama çocuklarım öldü. saddam da burada değildi ama siz buradasınız" gibi. ama öldürmek için amerikan askerlerini kurban seçseler daha haksız olmazlardı) , dona denen kaltağa...vs.
bu arada kum'un sesi, en sonda geldiğini sandığımız yardımın uğultulu sesleri, kurtarma tim komutanı dan'in "üzgünüm paul, çok üzgünüm" deyişi hala kulaklarımda.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden. herkes izlemeli. ilk başta söylediğim gibi klostrofobisi olanlar hariç.
"senin ailen de açlıktan ölseydi sen de birilerini öldürürdün"
böylesine kısıtlı bir mekanda* böylesine güzel bir film ve oyuncu performansı kayda değer bir başarıdır, yer yer sıksa yer yer insanı çileden çıkarsada mutlaka izlenilmesi geren filmler arasındadır... hele o final sahnesi yokmu!
final sahnesindeki son iki cümle insanı çileden çıkartır adeta...
--spoiler--
üzgünüm paul.
çok üzgünüm.
--spoiler--
final sahnesindeki son iki cümle insanı çileden çıkartır adeta...
--spoiler--
üzgünüm paul.
çok üzgünüm.
--spoiler--
--cok pis spoiler icerir--
telefondaki ses; upsss! afedersin yanlis gelmisiz bizi mark white'a getirmis. uzgunum.
--cok pis spoiler icerir--
--spoiler--
ayrica amerikan hukumetine her acidan siki gondermeler yapan film olmus. asil elemanin "dur onu oldurme iki cocugu var" kelamina istinaden telefondaki irakli fidyeci "benim de 5 cocugum vardi" diyerek cevabi otutturuyor. anlayin artik gerisini.
--spoiler--
telefondaki ses; upsss! afedersin yanlis gelmisiz bizi mark white'a getirmis. uzgunum.
--cok pis spoiler icerir--
--spoiler--
ayrica amerikan hukumetine her acidan siki gondermeler yapan film olmus. asil elemanin "dur onu oldurme iki cocugu var" kelamina istinaden telefondaki irakli fidyeci "benim de 5 cocugum vardi" diyerek cevabi otutturuyor. anlayin artik gerisini.
--spoiler--
bir tabutta çekilebilecek en iyi film.
başından sonuna kadar sadece tek bir tabutta geçmesine rağmen heyecan ve meraktan ödün vermeyen film.
klostrofobisi olanların izlememesini tavsiye ederim.
klostrofobisi olanların izlememesini tavsiye ederim.
hayvani açılışıyla * * zaten güzel bir film olduğunu göstermiş, ortalara doğru ve sonuyla sinir bozmuş genel olarak on numaranın onunda bir adet film. yarıda salondaki herkesi açık havaya çıkarmasıyla da salonu bomboş bırakmış olup 2. yarının ilk dakikalarının sigarayla ve temiz havayla harcanmasına sebep olmuştur. ayrıca yer yer daral getirmiştir izleyiciye.
--spoiler--
eleman keşke kill bill 2'yi izleyeymiş de uma'dan bir iki hareket öğreneymiş diye de düşündürmüştür.
--spoiler--
--spoiler--
aga o değil de yılan nasıl girdi ki oraya?
--spoiler--
--spoiler--
eleman keşke kill bill 2'yi izleyeymiş de uma'dan bir iki hareket öğreneymiş diye de düşündürmüştür.
--spoiler--
--spoiler--
aga o değil de yılan nasıl girdi ki oraya?
--spoiler--
film çekmek istiyorum ama param yok adamlarına ders olarak izletilmesi gereken film.
butun film tabutun içinde geçsede olayları önceden aşagı yukarı tahmin edelebiliyorsanız da aksion sıfır olsada hiç güzel hatunların olmasada guzel, sürekleyici izlenmeye deger filmdir.
bir öğlen vakti orta halli bir sinemayı doldurabilen film olmuştur. izleyenlerin nefeslerini tuttuğu, başrol oyuncusundan daha çok darlandığı ve ondan daha çok küfür ettiği gözlemlenmiştir. film arası verilince ise herkesin dışarı hücum etmesi filmin klostrofobisini etkilememiştir.
tek mekan(tabut), tek oyuncu. Ve mükemmel bir film. daha ne olsun.
Ryan Reynolds'ın başrolünü oynadığı, Türkiye'de 08 Ekim 2010 tarihinde vizyona girecek olan "Toprak Altında" filminin orjinal adı.
http://www.sinemalar.com/film/49559/Toprak-Altinda/
http://www.sinemalar.com/film/49559/Toprak-Altinda/
prison break dizisinin ikinci sezon 7. bölümünün adı.
ing.gömülü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar