bugün
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- sözlüğün en masum yazarları16
- hoşçakal uludağ sözlük7
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- sözlüğün en normal yazarları4
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- pandela 34
- atatürk 12 adayı ve musulu neden bıraktı sorunsalı4
- sözlüğün deli kaynaması4
- karton toplayan çingene6
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- sözlükteki gammazlar lobi si12
- fusya semsiyeli yabanci28
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi9
- uludağ sözlük size ne kattı18
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması3
- başka kırbaç yemek isteyen var mı6
- may parker4
- bir kadını taşımanın zorluğu3
- türklerin soykırımdaki ustalığı4
- fetöcülerin sızmadıkları alanlar4
- larisalisa8
- mika raun ile sevişir misiniz2
- hemşehri dayanışması4
- sözlükteki lobicilik faaliyetleri5
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- akşam serinliği2
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- nervio23
- doğukan xd anonim hesap pandela2
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- ilk hedef akdenizdir emri gelip karadenize fıymak2
- atam izindeyiz2
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye3
- recep tayyip erdoğan9
- kırbacı ile adalet dağıtan yakışıklı4
- serhat kılıç21
- en son ne yediniz4
- erdoğan ı sevmeyip onun ülkesinde yaşamak5
- tekerleğin içinden şemsiye geçirmek2
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük5
- sözlükte yazan ünlüler8
- darı boyoz çiğdem domat klorak gevrek2
- arkadaşlar bakar mısınız bi3
- harun isimli yazarlar3
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- kedi sevmek2
sahip olduğumuz en değerli şey.. (bkz: albert einstein)
bilim, ancak felsefenin bir alt kolu olarak mesru varligini devam ettirebilecek bir alan olmasina ragmen, bircok noktada ancak teorilerle destekleniyor olmasi sebebiyle felsefenin tersine spekulatif bir kurumdur.
1953 yılında %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan bir ilaç firması.
kökü bilmek fiili olan türemiş isim.
Ayrıca somut sonuçların alındığı her türlü uğraş dalına son zamanlarda bu ad verilmektedir.
Ayrıca somut sonuçların alındığı her türlü uğraş dalına son zamanlarda bu ad verilmektedir.
doğanın kanunlarını anlamaya yönelik yapılır, deney ve gözleme dayalıdır, sistemli çalışmalar sonucu ortaya çıkar.
felsefi olarak inkârdan geçen bir algısal yaklaşımdır.
akıl ve neden tabanlı bir farkındalık "algısı" olan bilim, kuramsal ya da deneysel olarak gözlemlenemeyen hiç bir şeyle ilgilenemez. gerçekliği önceden doğaüstü olarak telakki edilen şeyleri nedenler ve sonuçlar olarak ayırır ve bilimsel açıklamalarını getirir.
bilimin başlangıç noktası "sıfır"dır. herhangi bir takım dogmalar değildir. dogmalarla başlayan bilim, bilim değil ancak ve ancak laf salatası, lakırdıdır*.
akıl ve neden tabanlı bir farkındalık "algısı" olan bilim, kuramsal ya da deneysel olarak gözlemlenemeyen hiç bir şeyle ilgilenemez. gerçekliği önceden doğaüstü olarak telakki edilen şeyleri nedenler ve sonuçlar olarak ayırır ve bilimsel açıklamalarını getirir.
bilimin başlangıç noktası "sıfır"dır. herhangi bir takım dogmalar değildir. dogmalarla başlayan bilim, bilim değil ancak ve ancak laf salatası, lakırdıdır*.
(bkz: bilim org)
felsefenin ekürisidir. felsefe "düşünür", bilim "yapar". bazen felsefe bilimin olmadığını yaptıklarının yanlış olduğunu düşünür, bazende bilim felsefenin düşündüklerini yanlış çıkartır ama genelde birbirini tamamlarlar.
çoğu bilim adamı aynı zamanda iyi birer felsefecidirde. yaptıklarıyla yetinmezler aynı zamanda yapılabilecekleri bir felsefe olarak ortaya atar ve ilerisi için açık kapı bırakırlar
bilimde bir şeyin "kanun" olarak adlandırılmasının zorluğunun nedeni de felsefeyle sahip olduğu birlikteliktir.
çoğu bilim adamı aynı zamanda iyi birer felsefecidirde. yaptıklarıyla yetinmezler aynı zamanda yapılabilecekleri bir felsefe olarak ortaya atar ve ilerisi için açık kapı bırakırlar
bilimde bir şeyin "kanun" olarak adlandırılmasının zorluğunun nedeni de felsefeyle sahip olduğu birlikteliktir.
bilim, neşv-ü nemasını doğmaya borçlu olmasından öte, kendi içerisinde aksiyom diye tabir edilen doğmalara sahiptir. aksiyomları ispatlayamazsınız ama sezgisel olarak doğru olduğunu kabul eder ve bilmi bu aksiyomlar üzerine inşa edersiniz.
Kötüye kullanılabileceği çok sayıda fırsat olsa da bilim yeni uluslar için yoksulluk ve gerilikten çıkışı gösteren altın yol olabilir. Bilim ulusal ekonomileri ve küresel uygarlığı ayakta tutar. Bilimsel gerçekler yerleşik inançlara meydan okuyabilir. Ürünleri siyasetçilerin ya da sanayicilerin ellerine teslim edildiğinde, kitle tahrip silahlarına ya da çevre için ölümcül tehditlere dönüşebilir. Bilimin doğrudan gözlenir başarısı, aklın yolundan gelir. Bilim gerçek konusunda TEKEL dir.
Bilim bizi, önceden bildiklerimiz ya da sandıklarımızla uyuşmasa da gerçekleri kabul etmeye çağırır. Alternatif hipotezler geliştirip gerçeğe en uygun düşenleri belirlemeye yönlendirir. Rahatımıza düşüp eleştiriden kaçındığımız, umutlarla gerçekleri birbirine karıştırdığımız her defa da sahte bilim ve batıl inanış çukuruna yuvarlanıyoruz. Bilimin en önemli kurallarından biri, otoriteden gelen açıklamalara güvenmemektir. Bilimde yasaklı sorular, incelenmeyecek denli hassas konular, kutsal gerçekler yoktur.
Bilim bizi, önceden bildiklerimiz ya da sandıklarımızla uyuşmasa da gerçekleri kabul etmeye çağırır. Alternatif hipotezler geliştirip gerçeğe en uygun düşenleri belirlemeye yönlendirir. Rahatımıza düşüp eleştiriden kaçındığımız, umutlarla gerçekleri birbirine karıştırdığımız her defa da sahte bilim ve batıl inanış çukuruna yuvarlanıyoruz. Bilimin en önemli kurallarından biri, otoriteden gelen açıklamalara güvenmemektir. Bilimde yasaklı sorular, incelenmeyecek denli hassas konular, kutsal gerçekler yoktur.
ing: science.
Neden-sonuç ilişkisine dayalı olarak olgu ve süreçleri kuramsallaştıran ve bu kuramlarla gerçeği açıklayan sistematik bilgiler topluluğu.
(bkz: ussal mitoloji)
+evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkaran hedeye nedir bilirmisin?
-he biliim
+harbiden bildi lan *
-he biliim
+harbiden bildi lan *
nesnel dünyaya ve bu dünyada yer alan olgulara ilişkin tarafsız gözlem ve sistematik deneye dayalı zihinsel etkinliklerin ortak adıdır.
ideolojilerle birlikte yürüyemeyen kavram.
emin kansu'nun deyimiyle bilimin üç türü vardır:
1. akli bilim:
oturup sorgulayan, araştıran, bulan, bulduğunu aktaran adamın yaptığı bilim.
2. nakli bilim:
textbookları, makaleleri, vsyi okuyup, sorgulamadan, merak etmeden, araştırmadan, üretmeden bunları başkasına aktaranın yaptığı iş. türkiye'deki yaygın bilim anlayışı.
3. nakdi bilim:
para, makam gibi her tür çıkar için kötüye kullanılan, çarpıtılan, ırzına geçilen bilim.
1. akli bilim:
oturup sorgulayan, araştıran, bulan, bulduğunu aktaran adamın yaptığı bilim.
2. nakli bilim:
textbookları, makaleleri, vsyi okuyup, sorgulamadan, merak etmeden, araştırmadan, üretmeden bunları başkasına aktaranın yaptığı iş. türkiye'deki yaygın bilim anlayışı.
3. nakdi bilim:
para, makam gibi her tür çıkar için kötüye kullanılan, çarpıtılan, ırzına geçilen bilim.
bilimle ilgili en ağırıma giden şey şudur:
insanların çoğu bilimin ne olduğunu bilmez, anlamaz, hatta küfreder ona.
bilim uğruna yapılanları takdir etmezler veya eleştirmezler. umurlarında bile değildir. ortaya konan teorileri veya işlemleri genellikle uygunsuz bulurlar.
ama yine aynı insanlar onun her türlü iyi yönünü sonuna kadar talep ederler. ilaçları isterler, genetik testleri isterler, televizyonları isterler, isterler de isterler.
ancak şu vardır ki onu anlamayıp takdir edemeyen, onu üretmeye çalışmayan ama onun her tür iyi yönünü talep edenler sonunda onu üretenler tarafından sömürülmeyi de peşinen kabul etmiş sayılırlar. ve bunun adil olmayan veya şeytani bir tarafı yoktur.
amerikaya küfrederken izlediğiniz televizyonu kimin icat ettiğini unutmayın.
insanların çoğu bilimin ne olduğunu bilmez, anlamaz, hatta küfreder ona.
bilim uğruna yapılanları takdir etmezler veya eleştirmezler. umurlarında bile değildir. ortaya konan teorileri veya işlemleri genellikle uygunsuz bulurlar.
ama yine aynı insanlar onun her türlü iyi yönünü sonuna kadar talep ederler. ilaçları isterler, genetik testleri isterler, televizyonları isterler, isterler de isterler.
ancak şu vardır ki onu anlamayıp takdir edemeyen, onu üretmeye çalışmayan ama onun her tür iyi yönünü talep edenler sonunda onu üretenler tarafından sömürülmeyi de peşinen kabul etmiş sayılırlar. ve bunun adil olmayan veya şeytani bir tarafı yoktur.
amerikaya küfrederken izlediğiniz televizyonu kimin icat ettiğini unutmayın.
bilim yalanlanabilir bilgidir. yalanlanamıyorsa "kabul"dür.
Bilim; doğa, toplum ve düşünceyle ilgili daha ileri bilgi edinmeye yönelik araştırma alanıdır.
Sokrates,Giordano Bruno ,Laurent Lavoisier ... gibi adamların sectikleri hayat şekli.bu onların ölümüne sebeb olmuştur.
bilimin ne olduğuna dair yazdığım bir öykü:
Ateş
Üçüncü ders başlamak üzereydi. Hoca son birkaç dakikayı bekliyordu amfide. Birinci sınıf tıp amfisinde o gün yüzden fazla öğrenci vardı. Pencereleri olmayan, içindeki genç insanlar olmadan havasız bir mezardan farksız amfide ders zamanı gelmişti. O günkü antropoloji dersinde insanın evrimi anlatılacaktı. Homo erectus ve diğerleri, primatlar ve Darwin tabii ki. Ve ders başladı. Fakat profesör derse başlayalı henüz birkaç dakika geçmişti ki hemen itirazlar duyuldu. Bunların saçmalık olduğunu söyleyen öğrenciler evrimi reddediyordu. Tek yaratıcının Tanrı olduğunu bağırarak hocayı susturmaya uğraşıyorlardı. Tartışma ilerledikçe hocanın sabrı taştı. "Sessizlik!" diye bağırdı ve cebinden bir çakmak çıkardı. Herkes susmuş çakmağa bakıyordu. "Burada bilim öğrenmek için bulunuyorsunuz. Size önce bilimin ne olduğunu öğretmek lazım ki ne için burada olduğunuzu idrak edesiniz." Ve ışıkları kapattı. Tık, tık, tık... Koca amfide onlarca öğrenci şimdi sonsuz bir karanlıktaydı. Kimse konuşmuyordu, sadece bekliyorlardı. Ve birden zifiri karanlığın içinde bir kıvılcım parladı. "işte bu ateş elimizdeki yegâne aydınlanma aracı yani bilim ve akıldır. Bu ateşin ışığında aydınlanansa bilebileceğimiz yegâne gerçek bilgidir. Yani bu koca, karanlık ve bilinmezlerle dolu evrende bize bir şeyleri gerçekten gösterebilecek tek araç olan bu ateş güvenebileceğimiz tek bilgi kaynağıdır. O halde bilim ve aklı tek rehber kabul eden üniversitede size öğretilecek tek bilgi ve disiplin de işte bu ateşin ışığında hazırlanandır. Bu ateşin ulaşamadığı karanlıkta ise ancak gölgeler ve kara bir bilinmez vardır. Karanlıkta kalanın ne olduğu ise ancak sezgi ve tahminle yorumlanabilir. Bu tahmin doğru da olabilir yanlış da. işte sizin ödeviniz bu ateşi tek rehber ve onun aydınlattığını ise bilinen tek gerçek bilgi kabul etmek, göreviniz ise bu rehberi ve bilgiyi kullanarak karanlıktakileri de aydınlatmak, tahminlerin gerçekliğini açığa çıkarmak ve bu rehberi ve bilgiyi daha iyi hale getirmektir. O zamana kadar ise karanlık sizin için her zaman ancak bir şüphe kaynağı, o karanlıktakilere inanmak ise sizin için bir kişisel inanç meselesi olarak kalmalı ve ateşin aydınlığından daima ayrı tutulmalıdır, kıyaslanmamalıdır. işte gerçek bilimsel yaklaşımın özü budur ve bunu kabul etmek kişisel bir tercihtir. Ancak bunu reddedenlerin burada işi yoktur. Çünkü bilimin geldiği bu nihai anlayış nice emek ile cana mal olmuştur ve insanlık bunun için yüzlerce hatta binlerce yıl beklemiştir. Gücü yadsınamaz ve geçerliliği gösterilebilen tek yaklaşım olan bu anlayışı nice zorlukların sonucu olarak işte burada, bu amfide gururla temsil eden ben de bizi aydınlatan bu yegâne ateşi ne pahasına olursa olsun savunmak amacındayım. Çünkü bu dünyada bizi insan gibi yaşatacak gücün tek kaynağını işte bu ateşte buluyorum. Elimizden alındığında soğuktan donacağımız, yem olacağımız veya karanlıklarda kör kuyuların dibini boylayacağımız bu ateşi ne pahasına olursa olsun savunmak ve büyütmek, yani sahiplenip kullanmak, yani sonuna kadar akılcı olup en gayretli çalışkanlıkla bir şeyler üretmek sizin de tek kurtuluşunuzdur. Şimdi bu anlayışı kabul edenlerle konuşacaklarım var. Bu anlayışı, yani aslında kendi akıllarını da reddedenler, onu eleştirmeyip karalayanlar, onu daha iyi hale getirmeyip yıkmaya uğraşanlar ise dışarı çıksınlar ve yeniden düşünsünler. Dünyada aklını satıp umut ve hayal çöplüğünün köle pazarlarında sürünen çoğunluğun yanında onlara da mutlaka yer bulunur."
Ve ateş söndü. Geriye kalan ise sessiz bir karanlıktı.
Ateş
Üçüncü ders başlamak üzereydi. Hoca son birkaç dakikayı bekliyordu amfide. Birinci sınıf tıp amfisinde o gün yüzden fazla öğrenci vardı. Pencereleri olmayan, içindeki genç insanlar olmadan havasız bir mezardan farksız amfide ders zamanı gelmişti. O günkü antropoloji dersinde insanın evrimi anlatılacaktı. Homo erectus ve diğerleri, primatlar ve Darwin tabii ki. Ve ders başladı. Fakat profesör derse başlayalı henüz birkaç dakika geçmişti ki hemen itirazlar duyuldu. Bunların saçmalık olduğunu söyleyen öğrenciler evrimi reddediyordu. Tek yaratıcının Tanrı olduğunu bağırarak hocayı susturmaya uğraşıyorlardı. Tartışma ilerledikçe hocanın sabrı taştı. "Sessizlik!" diye bağırdı ve cebinden bir çakmak çıkardı. Herkes susmuş çakmağa bakıyordu. "Burada bilim öğrenmek için bulunuyorsunuz. Size önce bilimin ne olduğunu öğretmek lazım ki ne için burada olduğunuzu idrak edesiniz." Ve ışıkları kapattı. Tık, tık, tık... Koca amfide onlarca öğrenci şimdi sonsuz bir karanlıktaydı. Kimse konuşmuyordu, sadece bekliyorlardı. Ve birden zifiri karanlığın içinde bir kıvılcım parladı. "işte bu ateş elimizdeki yegâne aydınlanma aracı yani bilim ve akıldır. Bu ateşin ışığında aydınlanansa bilebileceğimiz yegâne gerçek bilgidir. Yani bu koca, karanlık ve bilinmezlerle dolu evrende bize bir şeyleri gerçekten gösterebilecek tek araç olan bu ateş güvenebileceğimiz tek bilgi kaynağıdır. O halde bilim ve aklı tek rehber kabul eden üniversitede size öğretilecek tek bilgi ve disiplin de işte bu ateşin ışığında hazırlanandır. Bu ateşin ulaşamadığı karanlıkta ise ancak gölgeler ve kara bir bilinmez vardır. Karanlıkta kalanın ne olduğu ise ancak sezgi ve tahminle yorumlanabilir. Bu tahmin doğru da olabilir yanlış da. işte sizin ödeviniz bu ateşi tek rehber ve onun aydınlattığını ise bilinen tek gerçek bilgi kabul etmek, göreviniz ise bu rehberi ve bilgiyi kullanarak karanlıktakileri de aydınlatmak, tahminlerin gerçekliğini açığa çıkarmak ve bu rehberi ve bilgiyi daha iyi hale getirmektir. O zamana kadar ise karanlık sizin için her zaman ancak bir şüphe kaynağı, o karanlıktakilere inanmak ise sizin için bir kişisel inanç meselesi olarak kalmalı ve ateşin aydınlığından daima ayrı tutulmalıdır, kıyaslanmamalıdır. işte gerçek bilimsel yaklaşımın özü budur ve bunu kabul etmek kişisel bir tercihtir. Ancak bunu reddedenlerin burada işi yoktur. Çünkü bilimin geldiği bu nihai anlayış nice emek ile cana mal olmuştur ve insanlık bunun için yüzlerce hatta binlerce yıl beklemiştir. Gücü yadsınamaz ve geçerliliği gösterilebilen tek yaklaşım olan bu anlayışı nice zorlukların sonucu olarak işte burada, bu amfide gururla temsil eden ben de bizi aydınlatan bu yegâne ateşi ne pahasına olursa olsun savunmak amacındayım. Çünkü bu dünyada bizi insan gibi yaşatacak gücün tek kaynağını işte bu ateşte buluyorum. Elimizden alındığında soğuktan donacağımız, yem olacağımız veya karanlıklarda kör kuyuların dibini boylayacağımız bu ateşi ne pahasına olursa olsun savunmak ve büyütmek, yani sahiplenip kullanmak, yani sonuna kadar akılcı olup en gayretli çalışkanlıkla bir şeyler üretmek sizin de tek kurtuluşunuzdur. Şimdi bu anlayışı kabul edenlerle konuşacaklarım var. Bu anlayışı, yani aslında kendi akıllarını da reddedenler, onu eleştirmeyip karalayanlar, onu daha iyi hale getirmeyip yıkmaya uğraşanlar ise dışarı çıksınlar ve yeniden düşünsünler. Dünyada aklını satıp umut ve hayal çöplüğünün köle pazarlarında sürünen çoğunluğun yanında onlara da mutlaka yer bulunur."
Ve ateş söndü. Geriye kalan ise sessiz bir karanlıktı.
hakkında konuşulacaksa andavallık edilmemesi gereken, sadece gerçeklerle ilgilenen çalışmalar/disiplinler bütünü. kuramlarının, kurallarının, tezlerinin vs kanıtlar dahilinde sınandığı, bütün bunlar hakkında kanıt ve inanç arasındaki farkı bilmeyen palyaçoların çıkıp "çürüttüh bunu lah" diye yorum yapmaması gerekendir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar