bugün

/386
--spoiler--
savcı: adama amına koduğumun diye hakaret etmişsin
behzatç : koduğumun dedmedim. koyduğumun dedim
savcı: ne farkı var
behzatç: çok farkı var!
--spoiler--
bölüm bittiği an itibariyle tüm behzat ç. severleri tekele yollamış dizidir herkesin elinde bi köpeköldüren olsa gerek.
30. bölümü itibari ile sol dirseğime yaptıracağım dövmeyi de kesinleştirmiştir.

bu dönemde böyle bir dizi yayınlanıyor. inanılmaz ötesi.

--spoiler--
tabak güzel ama çekin amına koyim!
--spoiler--

ayrıca:

ver ateşi amirim. sen de yan biz de yanalım.

behzat ç. ulan!
--spoiler--
"hayatımda hiç ödül almadım. genelde kıdem tenzili aldım ben. bugün buraya gelmemin tek nedeni vardı, o da içimden geçenleri söylemek. ben iyi bir adam olamadım. ama kimsenin de adamı olmadım. hep doğru bildiğim yolda yürüdüm. ama bugün, siz beni yoldan çıkardınız. kendi yolunuza soktunuz. bana kendimden utanmayı öğrettiniz. vicdanımı kirlettiniz. o ödülü, bana o çeteyi çökerttiğim için vermediniz siz, o ödülü, o katili serbest bıraktığım için verdiniz. tabak iyi... ama çekin amına koyayım ben..."
--spoiler--
şu anda vücudumun dörtte üçü behzat ç... gerisi de bok ...
böyle bölümden sonra böyle anket de ellerimizden öpsün artık....

http://www.televizyondizi...i-dizi-adaylari/36073/07/
--spoiler--
tekrarında fark ettiklerim;

- final bölümdeki boss' izleyen herkesi skip atmıştır.

- ilk kez hayalet birini takip ederken takip edilen sinsice gelip hayalet'i terse yatırdı. ( o yeşil gözleri gördükten sonra hayalet'in hali evlere şenlikti, direkt teslim oldu garip)

- behzat ç. yazıyı imzaladı fakat delillerin bulunduğu çantaya koydu. savcı esra yazıyı açtığında gördük ki yazı kana bulandı. yani behzat ç. dosyayı hem kapattı hem kapatmadı. üst makamları paradoksun içine soktu.
(kağıtta sağdan sola -cinayet büro amiri behzat ç. - adli tıp uzmanı prof dr xx xxx - en solda yazanı okuyamadım henüz- şeklinde yazıyor isimler. kağıdın arkası bariz bir şekilde kana bulanmış)

- behzat ç. ödül töreninde konuşma yapacakken sunumu yapan kişi biip müdür ödülü kendisine takdir edecek dedi. ben o kısmı polis olduğu için değil de müdür olduğu için göt müdür dedi şeklinde algıladım. hani bütün müdürler göttür, bütün götler de müdür olur şeysinden.*
- önceki iki bölümde akbaba karakteri ile ilgili zemin hazırlanıyordu. bu bölümde olay daha da ilerletildi. geçmişinde epey acı yaşadığı kesin. zira akbaba ki hayal kurduğunda bile kapkara bir ekran gören birisi kabus görüyor düşünün. harun kadar içli dışlı olmasak da harun ve hayalet arası bir kademede akbaba'nın geçmişini de aktaracakları kanaatindeyim ilerleyen bölümlerde.

- bu dizinin 38 bölüm sürecek olması içimi acıtıyor sözlük.

- ödül olarak hazırlanan tabakta da Sayın Başkomiser Behzat Ç. yazması beni epey güldürdü. Ayrıca çek toplum bank'ın hangi şubesinden masrafsız tahsil edilir onu henüz çözemedim. çek 20.000 liralık.*
görsel
görsel

- savcı esra'nın "mutsuz olalım, ne var, biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluğa da varım." cümlesi hitamında behzat ç. ayar yediği için değil de, bahar'dan istediği ikinci şansı en azından demek gerektiği düsturundan harekete geçiyor. savcı'ya bayıldığından değil, madem bu kadar yanıp tutuşuyor, en azından bi şans tanıması gerektiği kanaatinde.

- harun'un köpekle samimiyeti ve serzenişi, yeminle bi an kendimi gördüm. daraldayım sözlük ciddi söylüyorum astral yolculuk mu dersin dejavu mu bilmiyorum ama 27 ocak 2011 de aynısı oldu sapıttım sokakta köpeklerle konuşuyordum amı götü dağıtmış bi vaziyette.

- 24 s08e24'ün son sahnelerini izlerken ağlamıştım geçen sene, ebemi sktin savcı esra, cidden o sevgiye hayran olmamak elde değil. bırak hayranlığı bağla tasmayı kapına köpek olayım diyorum o derece.

- emrah serbes asker polis cemaat demeden kaymış vira. darbeciye de cemaatçiye de giydirmiş alabildiğine. yürü lan.

olm 5 kez izledim peş peşe ama inan anlatmaya yetmiyor cümleler kelimeler.

klişe olacak ama her temas iz bırakır, iz bırakanlar unutulmaz.

bir de o ağzımıza sıçan son sahne için nerden esti bilmiyorum ama azıcık replikleri değiştirdim ben nacizane, buyrun okuyun ama kızmayın olar mı, sevdiğimdendir yazdıklarım.

b- sen niye ağladın?
s- geçti gitti boşver.
b- geçmedi gitmedi, sen niye ağladın?
s- (fondip ardından derin nefes) behzat, sen akıllı bi adamsın,
b- hı
s- ama konu kadınlara gelince biraz salaklaşıyosun galiba.
b- heeea (iç ses: vay amınakoyim, bana salak dedi, dua et hatunsun yoksa yatırdım şurda seni)
s- ben sana diyorum ki adamlar gelip seni alıcak, gidiceksin, bu işin sonu yok
b- (ne diyon amınakoyim sen bakışıyla)
s- belki senelerce tutuklu kalıcaksın, ne zaman dönüceğin belli değil, senin umurunda değil,
b- (halen aynı bakışta, iç ses: ne diyo amınakoyim bu karı?)
s- (derin bir nefes alıyor tekrar esra ç.) ağladım, çünkü seninle konuşamadım,
b- (iç ses- neyi konuşamadın amk dır dır kafamı sikip duruyon habire)
s- ağladım, çünkü sen beni görmüyosun ve ben seni seviyorum.
b- (hassiktir la, alkol, loş ışıklar, serenat, bornozla yarı çıplak durmak, kesin vermeye niyetli bu karı yandık en iyisi salağa yatmak başka türlü kurtulamayız bu karıdan şimdi)
b- ama, ben bunu bi. bilmiyodum.
s- bilmiyosun, tabi nerden biliceksin. sen anca birisi öldüğünde duygusal yaklaşıyosun.
b- (iç ses; ulan yemedi mi yoksa, hayır verecek belli azmış mart kedisi gibi, işin yoksa akşam akşam kim sikecek bunu off)
s- duygu radarına girmek için illa ölmek mi lazım behzat?
b- (iç ses; ulan karıya bak, üstüne laf koyup duruyo napsam la şimdi ben?) yok, yok yapamam ben.
s- haklısın, cesaretin olmadan napıcaksın ki?(iç ses: kaçışın yok vericem sana bu gece) hayatımda tanıdığım en korkak adamsın.
b- (sakin bir amınakoyicam şimdi senin bakışı eşliğinde iç ses: yok bunun niyet vermek değil bana hakaret, şimdi e ben şimdi seni vermesen de skerim)

s- herkese meydan okuyosun, ama kendi duygularından korkuyosun, geçmişe saplanıp kalmışsın, en büyük felaketler senin başına gelmiş dimi, ( iç ses: biraz daha damardan girersem kesin siker bu beni, uuu behzat yanıyorum bakma ağladığıma) en büyük acıları sen çekmişsin ben hiç bi bok bilmiyorum ki. acı nedir bilmem, yalnızlık nedir bilmem (iç ses: bak mesajı verdim yine anla artık behzaaaaaaaaaaaat) dünyanın ekseni kaydı behzat, 12 santim yerinden oynadı sen bana 1 santim bile yaklaşmadın.(iç ses: 1 santim dedim bak anlamışsındır herhalde, 1 kere bile kaymadın bak 30 bölüm oldu, dur iyice damara bağlıyalım yönetmen gir fon müziğini vega-iz bırakanlar unutulmaz olsun ki iyice damarına basıyım şunun)

b- (yarra yedin sen bakışı eşliğinde iç ses: sen harbiden ski tutacan biraz sonra kadın, abim bile beni bu kadar itin götüne sokmamıştı, hiç kaçarın yok gari)

s- saplantılısın. ( iç ses: la yeter verecem işte anla, la acaba direk soyunmaya başlasam yürür mü bana?)

b- hee bak ne güzel söyledin(iç ses: ulan savcı mavcı zorla sktirecek ama kıvıriim gene, başıma iş almiim gece gece) saplantılıyım ben. (iç ses: esasen iyi saplarım, kazma sapı gibi bendeki ama götüm yemiyo bazen) benden bi bok olmaz. biz senle hep kavga ederiz. ( bu halde kafamı skiyon, beraber olsak ski ben tutarım gibime geliyo) mutsuz oluruz biz senle.

s- mutsuz olalım, ne var, biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluğa da varım.( kaçarın yok behsat, vericem sana köpeen olcam senin, zaten kapıyı üstüne kilitledim anahtarı da sakladım zabaha kadar zkesin beni diye)

b- (yarra yedim anlaşıldı bakışı eşliğinde iç ses: anlaşıldı, ben çoktan ski tutmuşum kaçışım yok. du bari alkol aliim biraz da yarına sapıtırsa alkol aldık, sarhoştum hatırlamıyorum ayağına yatarım, sevdiğinden değil de onca hakaretten sebep zaten skilmeyi hakettiydin sen kadın, du şunu içim peşine seni bi skim de aklın başına gelsin gel amınakodum bura der ve sacı esra'yı kendine çeker)

s- (ooo yeaaaa, sonunda, vericem dediğim adama sksiz olsa bile niyeti bozdururum ulen, yihuuu, sabaha kadar gitse bari)

b- (aboo, yanıyo la bu karı, bari keyfini çıkaralım, inceden yumulam ben buna)
der ve olaylar gelişir.

--spoiler--

sonsöz: delirdim amınakoyim, tv tekrarının üstüne 4 kere daha izleyip girdim bu entariyi öyle bi bölümdü anlayın işte.
cemaate,
darbecilere,
laikçi teyzelere,
astığım astık, kestiğim kestik paşalara,

işin açığı türkiye'de sözü geçen her kesimin düzenbazlarına lafı sokup kenara koymuştur. bakın her kesimin gülü de var, boku da var demiştir. düzenin çarkını, tekerini, dümenini sikeyim demiştir. az akıllı olun la, yemeyin birbirinizi demiştir. türk televizyon tarihinin en iyi dizisi, türk televizyon tarihinin en iyi dizi bölümünü çekmiştir.

(bkz: türk televizyon tarihinin en iyi dizi bölümü)


(bkz: sskl)

--spoiler--
saçma sapan konuşma la
--spoiler--

(bkz: he ye)

--spoiler--
hadi eyvallah
--spoiler--
bu bölüm itibari ile tüm oyuncuların rollerinde tavan yaptığı harika bir bölüm olmuştur. içini döktüğü son sahnede savcı esra'ya sarılmak amacı ile neredeyse tv'na sarılacaktım. "işte buuu işte buu" dedirtti bana. muhteşem bölüm oldu.
gazeteci kızın behzat ve hayalet'e sorusu, polis teşkilatımızın içinde bulunduğu çıkmazı özetlemiştir. ''siz kimlerdensiniz''
SÜMEYYE'NiN SAKIZINA SELAM ÇAKMIŞTIR.
Reyting uğruna yapılamayan tek dizidir.

Herkesin bildiği ama dile getiremediklerini alenen ortaya koyduğu için herkes tarafından beğenilen şaheserdir. 30. bölüm bu zamana kadar olam tüm bölümler içinde en iyisi olarak ön plana çıkmıştır. Bu diziyi izleyipte dizi hakkında kötü söz söyleyenin aklından şüphe ederim.
sskla(salak salak konuşma la) repliğiyle yıkıp geçmiş olan dizidir.
"off of of of amına koyayım." dedirten, kaan kural'ın "görsel hikayecilikte tavan yapmış." dediği bir 30. bölüme sahip dizi. arkadaş sabahın 8inde işe geliyorum aklımda hala sahneler. başka bir şey düşünemiyorum.

ergenekonculara, cemaate, solcuya, sağcıya, laik teyzeye.. herkese öyle güzel laf koyuyor ki. belki de bu diziyi çok iyi yapan detaylardan biri de tarafsız olması.

30. bölümden birkaç şey yazayım, bakar bakar okur hatırlarım.

--spoiler--
bir kere akbaba'nın hayatına da artık bir girizgah yapmış bulunuyoruz. ayrıca ona telefon geldikten sonraki eda'ya sinirlenmesi, kabustaki psikopat halleri, kabustan uyandıktan sonraki muhteşem oyunculuğu hem 4. bölümdeki "ben olmuşum cinayet." sahnesini hatırlattı, hem de "bunca senedir neredeydin be zalım berkan şal?" dememize neden oldu. ayrıca duvardaki gazete küpürlerinin gizemli bir kadın fotoğrafının parçalarını gizlediğini kim bilebilirdi ki?

hayalet yine birine gönlünü kaptırdı, gönlünü kaptırdığı kişi yine cezaevinde. bahtsız arkadaş bu hayalet. ayrıca behzat amirimin bölümler öncesinden kendisine verdiği talimatı hepimiz unutmuşken aklımıza getiriverdi. selim ipnesini ne güzel de tokatladı öyle.

harun, yanındaki kadına sözlü tacizde bulunan çağdaş teyzeye çok güzel çemkirdi. ama gönlü de hala eda'da. meliha'ya yazık be harun, anladık kafan karışık ama o da bir insan evladı. yazıktır günahtır. ayrıca meliha'nın yanında oturan kızımız başı açık, kısa etekli bir kızdı. yani burada harun'un annesinin "çağdaş bir aile." dediği ailenin neden çağdaş olduğunu anladık.

selim puştunun yine eli ayağı kıçı başı ayrı oynuyor. şerefsiz.

eda da ayrı dallama. sana ne lan? harun evleniyor işte, ne güzel. sen git vax kafalı selim'inle oynaş. harun'un kafasını niye karıştırıyorsun?

haftanın cinayeti de ayrı bir güzellikteydi. güzel kurgulanmış bir olaydı.

savcı hanım, yani canan ergüder, bu hafta herkese harika bir oyunculuk resitali sundu. hep sert bakan, çabuk sinirlenen ara sıra da behzat amirime kaçamak bakışlar atan savcının da kör kütük aşık olabildiğini bize çok iyi gösterdi. "dosyayı bana gönder behzat, olay intihar." dedikten sonra öyle bir ağladı ki 5 kişi birlikte izlemeseydik hüngür hüngür ağlardım. ayrıca son sahnede behzat amirime ilan-ı aşk etmesi ve "mutsuz oluruz."'a verdiği süper cevap ile bizlerin aşkın nasıl bir şey olduğunu iliklerimizde hissetmemize neden oldu.

behzat amirim.. adamsın adam. bir insanın adalet, şeref, dürüstlük duyguları bu kadar mı gelişmiş olur be arkadaş? adam 10 maaşlık ödül aldığında bile eşe dosta dağıtıyor o parayı. daha sonra içine sinmediğinden "çekin amına koyayım." diyip yırtıp atabiliyor. sevdiği kadına "benden bir bok olmaz" diyebilecek kadar gerçekçi ve vicdanlı. ancak onu gerçekten isteyen ve seven bir kadını bulduğunda tam bir romantik oluyor. tek zayıf noktası, kızı. ve o zayıf nokta yüzünden, belki de ilk kez, doğru olduğuna inanmadığı bir şeyi yapıyor.
--spoiler--

helal olsun emrah serbes. helal olsun tüm oyuncular. helal olsun adam film. boş geçen pazar gecelerine anlam yüklememizi sağladınız. allah hepinizden razı olsun.
dün gece rüyamda kırmızı şarabın yanında bana erik yediren dizi. savcı hanımın içtiği kırmızı şarap, akbabanın can erikleri. nasıl bir etkidir nasıl bir dizidir bu azizim süperlerötesi.
soluk soluğa izledik yine.

akbabanın rüyasından ben bile tırstım o nasıl rol kabiliyeti helal olsun.
behzat ç. sağlam ayar verdi, ayakta alkışladık.
--spoiler--
"kim istemez mutlu olmayı
ama mutsuzluğa da var mısın?"
--spoiler--

Cemal Süreya'ya selam olsun...
Öldük be abi, çeki yırttığında bizim mımıza koydun laa ! o nasıl bir bölüm, o nasıl bir ayar verme.hayatıma birlikte mutsuz olma tanımını da getirdin ya, aşk olsun yahu sana...
önceki bölümde başörtüsü yüzünden okulunu bırakan türbanlılara selam çakmıştır. zaten amirim sağ, sol, orta ayırt etmez hakeden selamını çakar, helal olsun...
son bölümüyle insanda tokat yemiş hissi uyandırmış olan dizidir.

"dünyanın ekseni kaydı behzat sen bana bi cm bile yaklaşmadın" diyen kadının gözlerindeki öfkeyle karışık aşk ve ona bildiğini bilmezden gelmekten yorulmuşcasına bakan o adam...

birlikte mutsuz olalım bizde derken...
alıp uzaklara götürürken...
Bu dizide de polisler bir takım insanları dövüyor, eziyet ediyor. Aynen Arka Sokaklar dizisinde olduğu gibi zanlıları sorgularken kulağını çekiyorlar, kafasına vuruyorlar, sandalyeden yere düşürüyorlar, dövüyorlar, ağzına bez parçaları tıkayıp tabutluk gibi daracık yere tıkıyorlar. Çünkü onlar suçlu. Yani yaptıkları gayet normal. Bu tür filimlerin amacı zaten bu: "işkenceyi normalleştirmek, halka bunu kabul benimsetmek."

Sinama ve dizi filimleri, yani sanat buna alet edilmemeli. Senaristler ünüformalılardan oluşmuş ayrıcalıklı ve söz sahibi elit bir sınıf yaratılmasına aracılık etmemeli. Sindirilmiş ve korkmuş, herşeye evet diyen ve itiraz etmeyen bir toplum yaratılmaya çalışılıyor.
pazar gecelerinin vazgeçilmez dizisinin 24 Nisan 2010 tarihli bölümünün izlenme oranları açıklanmıştır.

AB'de 3. sırada yer almıştır.
izlenme oranları; AMR %5,14 - SHR %13,32

Totalde 7. sırada yer almıştır.
izlenme oranları; AMR %3,89 - SHR %9,78

edit: imla
--spoiler--
ağladım, çünkü sen beni görmüyosun ve ben seni seviyorum.
--spoiler--

savcı esra 30. bölüme damgasını vurmuştur. çaresizliği daha iyi özetleyen bir cümle olamazdı.
neyse ki beklenen oldu ve behzat daha fazla tepkisiz kalmadı.
harun'un laik teyzeye arkasından ''yaşlı'' diye bağırması yarmıştır.
öyle bir geçer zaman ki yüzünden dert sahibi olmuş beni dün akşam plasebo etkisiyle hayata döndürdü. gerçi emrah serbes farkı belli oluyor ama yine de dizi dediğin böyle olur. fenerbahçe'min buca'yı yenmesi bile diziden aldığım hazzı vermedi, o derece mutluyum. *

edit: imla
© copyright 2005 - 2026