bugün

/386
56. bölümü son haftalardaki en iyi bölümlerinden birisi oldu. hem bölüme sınırlı konu güzel ve sürükleyiciydi, hem de süregelen diğer konular bu bölümde epey bir heyecanlı ve gerilimli bir hale geldi.
--spoiler--
Behzat Ç. sevenlere gelsin; Haftaya 57.bölüm Behzat Ç. bir vites daha atacak ... kaçırmayın!
--spoiler--

https://twitter.com/#!/Ha...status/181497615647649792
ikinci sezonun en güzel bölümüydü tartışmasız.
hayalet "yine yazamadım" dedi ve bitirdi beni. ben de yazamadım be hayaletim.
56.bölümü "kaymaklı" sunulan dizi. kaymaksız görülen, nispetle sıradan bölümlerinde bir zahmet satır aralarını okumak gerekiyor; bu gece senaryoyu hevengiyle yedirdiler, hepsi o. her daim lezizdir bu iş, candır.
geleneği bozmayıp, reklamlara takılmadan izlemeyi seçtiğim, türk televizyonun açık ara 1.'si konumundaki dizidir.

56. bölüm;

--spoiler--

2. sezonun belki de en etkileyici bölümüydü..

bir bölümde hiçbir karakter sırıtmaz mı yahu? (selim hariç)

larissa'nın "harun ben seni sevmiyorum" deyişi ile harun'un gidişi ile başladı,

behzat amirimin "ben seni almaya geldim" deyişi ile şule'nin baba deyişi ile devam etti,

hayalet'in "yine yazamadım" deyişi ile noktayı koydu.

--spoiler--

biz bu diziyi boşuna sevmiyoruz..

o harun'un evden çıkış gidişini kaç kişi gerçekten o içtenlikle yaşamadı ki?
hayalet'in o birayı içinde çaresizlikle içtiği şekilde kim içmedi ki?
tecavüz'e uğrayan ayla'nın yaşadığı şeylere hangimiz gün içinde duyup da gözümüz yaşlanmıyor ki?

içten ol hep böyle behzat ç.
bu seyirci seni hiç bırakmaz!
--spoiler--
neredeyse mükemmel * bir bölümle birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz şu günlerde hepimizi hüzünlendiren bir bölüm oldu.

birkaç şey var kafamda dönüp duran. bir kere hayalet'in mektubu başarılı bir aşk mektubu değildir. bu yüzden güzeldir. hem hayalet'in acemiliği vurgulanmış hem de bir polisten öyle muhteşem sözler çıkmayacağı düşünülerek mantık hatası yapılmamış oldu. içten, içinden gelen yazılmış bir havası vardı mektubun.

iyi bir kötü adam vardı. bende sempati uyandırdı. bir kötü adam seyircide sempati uyandırabildiği ölçüde kötü adam değil midir zaten?

kahvaltı sofrası konuşması açıkçası ürkütücüydü. "şimdi hepsi geberdi mi abla" "neden parmaklarını kesiyorsun, gırtlaklarını kes" nedir la?

en sonundaki iki kere görünen kelepçe sahnesinde amirimin elindeki kelepçe önce sol ele sonra ise sağ ele takılı olarak gösterilmiştir. Yok lan bu hatayı yapmazlar, ilk buna bakarlar diyordum ama yapılmış lan. Neyse yine de bölümün güzelliğinden bir şey kaybettiğini düşünmüyorum çünkü kimse dikkatli izlemiyordur o kadar. ya da en azından bu kadar basit bir şeyde hata yapılacağını düşünmüyordur diyelim.

--spoiler--

bütün bunlar ışığında yine de:

"televizyon yetişkinlere uygun bir şey değildir."

belirtelim.
--spoiler--
selim'in devletten toplam kaç farklı bordrosu olduğu merak konusudur.
--spoiler--
uzun zamandır vaaay be dememiştim, bu bölüm için dedim... bana bu diziyi niye bu kadar seviyosun diyolar, sevmeyip napılır bu...
pazar gününün en anlamlı saatlerini yaşatan, severek izlediğimiz ve doyamadığımız dizidir.
harun'un yani fatih artman'ın iyi oyuncu olduğuna kanaat getirdiğim dizi.

dizinin sonunda herkesi tek tek göstermesi iyiydi de keşke cevdeti de gösterselerdi lan.
--spoiler--

şule berna'nın katili olamaz.. o iş de bir iş var.. bakın şimdi:

http://www.youtube.com/watch?v=P1SgTYzV5vQ

şule ne bu kadar cüsseli, ne de o kızı kaldırıp atabilecek kalıp da bir kız..

biraz paranoyakça olacak ama bence katil şevket ve behzat'ın abisi de değil..

--spoiler--
Benim için televizyonu futboldan sonra kullandığım ikinci ve son neden. Hiç bir yabancı diziden dahi bu kadar keyif almıyorum. Garip bir istek ama inşallah yaşadığım sürece devam eder. Biterse de ölmem.
her geçen bölüm evdeki görüntü salgılayan kutuyu değerli kılan yapım. yoksa at gitsin çöpe ne yarar ki anasını satayım o boş ve boktan kutu.

son bölümüyle yine başarılı işler yapmış, yine kendine hayran bırakmıştır.
csı dikmen artık demiyor harun ya. ankara'nın polisi. savcı hanım behzat'la barışsın. harun larissa'yı bıakıp eda ile evlensin. suna ceza görmesin. behzat ç hiç bitmesin.
larissa, sen ne yaptın.

--spoiler--
ben seninle daha fazla birlikte olmak için seni dolandırdım harun.
--spoiler--

bu adına aşk denen şey ne acaip, ne kadar türlü türlü bir şey.
sezonun en sağlam bölümüydü sanırım.

hayalet sen bi daha mektup yazma lan... mahvettin bizi..

https://www.youtube.com/watch?v=J7V0xxsyd78 mektubun videosu.
herkes bir kadına bir şeyler ithaf ederken akbabuş yine sap kalmıştır. bu adam mastürbasyon yaparken bile yalnızdır lan bence.
bu hayalet romantik takılmamalı. öyle yaptığı zaman ağzımıza s.çıyor affedersin!
harun'un direk kemal sunal'a öykündüğü dizi. özellikle mutlu ve eblek bir bakışı var (önceki sezonda amirini taklit ederken kullanıyordu) direk kemal sunal'ın eski halinin "eevet..." deyip güldüğü sahnenin aynısı.
beyler kaçın çok feci bir teori geliyor.

--spoiler--
bence suna ve aziz başkomiser kesik parmak işinde beraberler. ve sezon finalinde (belki de daha erken) bu ikisinin arasındaki bağ çok sikertici bir şekilde açıklanacak.
--spoiler--
Ankara'da çekilmekte olup. film sektörünün sadece istanbul'da olmadığının kanıtıdır. her ne kadar melih amcanın ve bağzı insanların küfürlerden dolayı hoşuna gitmesede. Filmde gerçekten farklı polyanna diyarında bin türlü şaklabanlıkla insanlara sevdirilmeye çalışılan bir karakter yerine, gerçek hayattan kesintiler gerçek bir cinayet başkomserinin yayabileceği sıkıntılar depresif bunalımları. yaşam mücadelesi yer almaktadır. amaç insanlara herşeyin güllük gülistanlık olmadığını ve ayın karanlık yüzünün de olduğunu gösteren bir dizi filmdir.
son bölümü fenaların fenası olan dizi. son sahnede iptal olmayan var mıdır acaba? harun'un gözlerinden süzülen yaşlar, hayalet'in aşkın en saf halini yansıtan cümleleri, behzat amirin bitikliği, çaresizliği ağzıma sıçtı.

--spoiler--

* harun her ne kadar denyonun önde gideni olsa da iç dünyasındaki o duygusal kişilik insanı etkiliyor ister istemez. ''ben seni sevmiyorum'' lafını duyunca nasıl ter döktü öyle?

* hayalet desen adamın tillahı. duruşu, tavırları, iç dünyası, dış dünyası her şeyiyle adam gibi adam.

* akbaba'nın yalnızlığı içimi burktu, bu bölümün en dramatik sahnesi olabilir orası. hayatı mesleğinden ibaret gibi görünüyor ama aslında içerisinde en derin izler barındıran adam da akbaba. ilerleyen bölümlerde şu kendisini arayan kıza dönse hikaye güzel olur. daha çok ekmek çıkar ordan senaristlere.

* behzat amir'in bu bölümdeki suskunluğu, sessizliği bir şeyler düşündüğüne işaretti aslında. şule'yi affetmesine sevindim. ama oradan da bir ters köşe çıkarsa şaşırmam. yoksa hakikaten tutukladı mı?

* ilk önce ben de herkes gibi şevket ç'nin derin devlet mensubu olduğunu düşündüm de; mantıklı düşününce bunun pek de mantıklı bir tahmin olmadığı anlaşılıyor. şevket'in müdürü reşat'la bir alakası var o paranın. şevket ç, sadece aracı durumunda diye tahmin ediyorum. eğer şevket ç'nin memduh başgan ve ekibiyle bir ilişkisi varsa, behzat da bunu öğrenirse, kan akar, ölüm olur sonunda.

--spoiler--

iyi ki varsın behzat ç. sen bitersen, bitecek çok insan var. insanı tripten tribe sokan pazar gecelerine renk katıyorsun, daha ne olsun?
Son bölümünde kelepçenin elden ele dolaştığı Dizi.

Önce sağda sonra solda sonra tekrar sağda. Eli hızlı reyizin...

görsel
56. bölümü gerçekten final tadında olan dizi. hatta son sahnelerde bir an kendimi kaptırıp "şimdi kim bekleyecek 2-3 ay" diye bile düşündüm.

spoilerlara gelecek olursak
--spoiler--
daha önce feridenin öldürdüğü adamı gömmüşlerdi. harundan yine aynı teklifi bekliyorum. yine bir gece mezarlığa yolları düşebilir.
--spoiler--
şüphesiz ki bu topraklarda çekilen en dramatik, en komik, en doğal, en samimi, en vurucu ve en baba dizidir.
© copyright 2005 - 2026