bugün

/386
adamların içi yandı içkiden.
--spoiler--
- sonra marilyn monroe geldi, biz buna "aç aç aç!" diye bağırdık ama bu bi halt anlamadı , öyle baktı....
+ marylin monroe hee?
--spoiler--
--spoiler--
türk askeri 2.5 centlik asker

--spoiler--
memleketin içki kültürüne faydası vardır.
--spoiler--
koreli dayı yarmaktadır an itibari ile.
--spoiler--
kadın komiserin (suna) evde konuştuğu genç kız galiba hayalet, yani yaşamıyor. yani behzat'ın ölü kızıyla konuşması gibi konuşmakta hayaletle. konuştukları şeyleri dikkatle dinleyince, genç kızın yaşamadığı sonucunu çıkarmaktan başka bir ihtimal kalmıyor.

not: bu yorumumu beğenenlerin sayısına bakılırsa, birçok arkadaş da aynı fikirde. izleyip göreceğiz.
Türk dizilerinde rastlanmayan bir flashforward izlemekteyiz. Behzat ın konuştuğu çatlak karı, ihtiyarin kızı. Olay orda çözülüyor.
--spoiler--
- peki ben bunları sana neden anlatıyorum
- harun saf saf bakıp, bende anlamadım
--spoiler--

yarmıştır.
harun an itibari ile döktürmektedir...
savcı da konuyu behzata döndürdü.. yani haruna mı sorulur,
edit:savcı da itiraf etti bunu...
an itibari ile harun da sordu "niye bana sordunuz" diye...
senaristler de zırvaladıklarını farkettiler yazarken zaar..
yine güzel klasik behzat amirim bölümü beni benden etti 58. bölüm öncesi.
an itibari ile, behzatla esranın kimliğini gören polisin yerinde olmak istemezdim.
behzat esrayla konuşurken şulenin kızı olduğunu söyleyeceğine emindim ve oldu.
ve beklenen oldu... behzat esraya itiraf eder,şulenin kızı olduğunu... ama öncesinde esra bizi eritmiş, bitirmiştir...
bayılıyorum bu kadına...
REKLAMDAN SONRA BiTECEK DiZi.
babasını öldüren kadın ile şulenin benzerliğinin dikkati çektiği dizi.
Savcı esra'nın oyunculuğunun önünde şapka çıkarılacağı bir bölüm oldu. Helal olsun.
sayın savcım; o ne doğallıktı, o ne mükemmel rol yapmaydı. saygı duyuyorum. amirim de iyi güzel söyledi sıçtı ağzımıza bakalım devamı gelecek mi.
bölümün başında hayalet doğallığıyla koparmış, savcı esra finalde ayakta alkışlatmış ve senaristler amerika'yla douglas'a geçirerek "neden behzat?" sorularına en güzel cevabı vermiştir.
savcı esra'nın oyunculuğu görülmeye değerdi. bunun yanında yapmacık rol yoktu. orhan emminin performansı tek bölümlük bir rol için oldukça başarılıydı.

hayalet'in gazeteci kıza yalvarırken "hadi la" demesi ise koparmıştır.
çok iyi bir bölüm olduğu söylenemez. ancak diğer bölümlerin bağlanması için arada böyle bölümlere olmak zorunda. yinede bazı anlar yarmış, bazı anlar düşündürmüştür.
2.5 sentlik asker repliği ile nazım'a selam çakan dizi.

bu 2.5 cent meselesi, kore savaşı esnasında bir türk askerinin abd'ye olan günlük maliyetidir. yekünü de 23 senttir. nazım'ın "23 sentlik askere dair" adlı şiirinde ilk mısrada bahsettiği mr. dallies tarafından sarfedilmiştir.

işte "behzat ç'yi neden seyrediyorsunuz? ne var bu dizide" diye soran yavşakların anlayamadığı da budur...

buyrun paşalar;
http://www.eksisozluk.com...t+%C3%A7%2E%2F%2327901093
57. bölümde, kore'ye demokrasi götüren dayının marilyn monroe muhabbeti yarmıştır.

-karıya aç aç aç diye bağırdık bi bok anlamadı böyle mal gibi baktı çekti gitti..
hele be hele. behzat amirim doğru kişiye doğruyu söyledi. 'şule benim kızım'

düdüt: https://www.youtube.com/watch?v=jWEbca59fWk kore rezilliği es geçilmesin. abd kullandı, kullanıyor.
neresine ne diyeceğimi bilemediğim dizi. larissa ifade verirken, "sanki hiç kimse onu sevmemiş gibi" ya da benzeri birşeyler dedi ya, eda orada dağıldı arkadaş. hele son sahnede savcımın konuşması yok mu??? yorumsuz sözlük. bundan sonrası hareketli geçecek belli.
(bkz: afır tafır)
© copyright 2005 - 2026