bugün
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı14
- mükemmeliyete inanıyor musunuz4
- özbek kadınlar10
- asgari ücretle geçinebilmek7
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- uludağ itiraf8
- slender the arrival de kurt adam olmak3
- kıyamet için tarih ver4
- dayatılmış güzellik algısı7
- sarapci koala53
- sözlük whatsapp grupları9
- kpss 20265
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı2
- başka türlü bir şey2
- şarapçının mal varlığı7
- civcivler osurur mu5
- birader bey baydır4
- 0 0 7 ağabey3
- yeni bir din kurmak5
- deccal internetten çıkacak7
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- sözlük kavgası2
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dünyaya orman denir2
- kaçak saray2
- anın görüntüsü24
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- sıcak havaların sona ermesi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- dün gece ne oldu17
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- kendi halinde efendi insan2
- yazarların otopsileri4
- ruhi çenet8
- togg t6x6
- enayimiknatisii36
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- cennetin de bu hayatta olması3
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- reis3
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- gocu51
- hangi renksiniz17
- insan olmaya ceyrek kala26
ve üzerine çok şey söylenmiş sözcüktür; bu sözlükte de olduğu gibi...
"ulen bahar da geldi, sen nerdesin?" denendir.
bazen herşey, bazen hiçbir şey...
hayalet bir histir. var mıdır, yok mudur bilinmez. ama buna karşılık bazılarınca arada bir hissedildiği iddia edilir.
(bkz: ufo gören masum köylü)
(bkz: ufo gören masum köylü)
Aşk kalbin cenaze törenidir.
bugün itibarı ile anladığım inanılmaz duygu. bu nasıl bir şeydir mantık kayboluyor. istediğiniz kadar soğukkanlı olun ama olmuyor bir türlü söz geçiremiyorsun. aşk kelimelerle anlatılamayacak bir duygu. çok değişkenli ve sabiti olmayan denklem. istediğin kadar belli etmemeye çalış istediğin kadar uğraş olmuyor. ama bunu bastıran tek şey vardır. o da gurur, insana aslında çok şey kazandırırken, aşkta hep bastıran kuvvet olmakta. hele bir de hayatınızı onur ve gururunuz üstüne kurduysanız, aşk sizin için bir eziyet olacaktır. ama ne olursa olsun sizi bu saate kadar uyutmuyor ya aşk böyle bir şey işte.
eski bir tanıdık; tanınabiliyor yani.
pek eski bir lanettir. hepimizin üstünde...
kimine göre içinde her türlü rengin bulunduğu duygu zirvesi, kimine göre de en fazla 15 dakika kadar sürecek, ıslak bir his.
gözleri dünyaya kapamaktır.
(bkz: mideye kramp girmesi)
nedensiz sevmektir.
cinsel ilişki esnasında hiçbir işlevselliği olmayan saçma-sapan ve emperyalist duygu-düşünce. orospu çocukluğunu iyi kamufle ettiği de söylenir. *
saçmalık
özdemir asafın "sen kocaman çöllerdeki kalabalık gibisin,kocaman denizlerde ender bir balık gibisin,bir ısıtır bir üşütür bir ağlatır bir güldürür,sen hem bir hastalık hem bir sağlık gibisin"dediği,aziz nesinin "sevişirken yılan bile dokunmaz,tapınmakla aşktan saygın olamaz.."dediği,can yücelin "aşk deprem gibidir ne zaman kimi vuracağını asla bilemezsiniz"dediği üzerine çok yazılıp çizilen olmazsa olmaz duygulardan biridir.bir seversin bin defa ölürsün,aşk der kalpler çizer içine baş harflerini yazarsın,ya mutlu olursun ya da hayallerin ümitlerin herbişeyin senden gider.aşk bir değnektir,iki ucu da birbirinden bok püsür olan.mutlu olmak istiyorsan yeterki boka basma ya da bokun yakınına yaklaşma.
Görünce heyecanlanmak,
tanışmak, hayata dair yepyeni bir paragraf açmak,
hediyeler almak,
ona dair yazilar yazmak,
onunla dolu güzel bir rüyadan uyanınca yastığı yumruklamak,
yokluğunda yok olmak, varlığında var olmak,
gelecek hayalleri kurmak,
adını herhangi bir yerde ya da herhangi birinde gördüğünde, duydugunda mutlu olmak,
dersteyken elini çenene dayayıp onu düşünmek,
film izlerken güzel sahnelerde onu hayal etmek,
her aşk şarkısına onu yüklemek, sonraki dinleyişlerde ilk notanın ardından onu hatırlamak,
okunan kitabın en güzel kahramanını onun yerine koymak,
mesajlarının hiçbirini silmeye kıyamamak, her gece yatarken o günkü mesajlarını okumak,
msn’deki konuşmaları defalarca okumak, hatta kimi cümlelerini ezberlemek,
fotoğraflarına saatlerce bakmak,
onsuzken onun icin ağlamak,
sonra el ele tutuşmak, onunlayken de ağlamak,
kahkahalar atmak,
buluşmaya yarım saat geç gelmesinden bile haz duymak,
saçlarını, ellerini, avuçlarını okşamak,
kulağına güzel şeyler fısıldamak,
gözlerine bakmak,
iltifatlara boğup utandırmak,
aynı anda aynı kitabın aynı satırlarını okumak,
uzanıp beraber yıldızları izlemek,
saatlerce konuşmak,
hatta konuşmamak,
yağmurda ıslanmak,
'hadi bakalım en son kim öpecek?' oynamak,
gül satan çingenelerden kaçmak,
beraber çubuklu şeker yemek,
başka yerlerdeyken, aynı anda aynı şarkıyı dinlemek,
tenin tene değişinin sıcaklığı,
yeni doğan güne beraber uyanmak,
tartışmak, küçük, zevkli kavgalar etmek,
sonra bokunu çıkarmak,
kızmak,
alttan almak,
soğumak,
idare etmeye çalışmak,
bir süre sonra dayanamamak
ve paragrafı kapamak, noktayı koymak.
Bu kadar basit değil aşk... Bu kadar basit olamaz onu tarif eden kelime toplulukları...
işin içinde başka bir iş var...
tanışmak, hayata dair yepyeni bir paragraf açmak,
hediyeler almak,
ona dair yazilar yazmak,
onunla dolu güzel bir rüyadan uyanınca yastığı yumruklamak,
yokluğunda yok olmak, varlığında var olmak,
gelecek hayalleri kurmak,
adını herhangi bir yerde ya da herhangi birinde gördüğünde, duydugunda mutlu olmak,
dersteyken elini çenene dayayıp onu düşünmek,
film izlerken güzel sahnelerde onu hayal etmek,
her aşk şarkısına onu yüklemek, sonraki dinleyişlerde ilk notanın ardından onu hatırlamak,
okunan kitabın en güzel kahramanını onun yerine koymak,
mesajlarının hiçbirini silmeye kıyamamak, her gece yatarken o günkü mesajlarını okumak,
msn’deki konuşmaları defalarca okumak, hatta kimi cümlelerini ezberlemek,
fotoğraflarına saatlerce bakmak,
onsuzken onun icin ağlamak,
sonra el ele tutuşmak, onunlayken de ağlamak,
kahkahalar atmak,
buluşmaya yarım saat geç gelmesinden bile haz duymak,
saçlarını, ellerini, avuçlarını okşamak,
kulağına güzel şeyler fısıldamak,
gözlerine bakmak,
iltifatlara boğup utandırmak,
aynı anda aynı kitabın aynı satırlarını okumak,
uzanıp beraber yıldızları izlemek,
saatlerce konuşmak,
hatta konuşmamak,
yağmurda ıslanmak,
'hadi bakalım en son kim öpecek?' oynamak,
gül satan çingenelerden kaçmak,
beraber çubuklu şeker yemek,
başka yerlerdeyken, aynı anda aynı şarkıyı dinlemek,
tenin tene değişinin sıcaklığı,
yeni doğan güne beraber uyanmak,
tartışmak, küçük, zevkli kavgalar etmek,
sonra bokunu çıkarmak,
kızmak,
alttan almak,
soğumak,
idare etmeye çalışmak,
bir süre sonra dayanamamak
ve paragrafı kapamak, noktayı koymak.
Bu kadar basit değil aşk... Bu kadar basit olamaz onu tarif eden kelime toplulukları...
işin içinde başka bir iş var...
kaçan kovalanır hadisesinin baş sorumlusudur.
varolduğuna inanmadığım ve asla inanmayacağım duygu.
dizelerdeki ayrıntıları yakalamaktır..
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
Cahit Sıtkı Tarancı*
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
Cahit Sıtkı Tarancı*
sevgiyle, dostlukla, mantıkla, akılla, elde etme hırsıyla, ilişkiyle ve en önemlisi alışkanlıkla asla karıştırılmaması gerekilen..
insanoğlunun yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği ve yaşarken tat aldığı en büyük ahlaksızlık.
bir kişinin dünyanın geri kalanından daha önemli olmasıdır.
aşk kimsenin tarifini koyamadığı ve kendini ondan alamadığı bir duygudur.
el yazısıyla günlük yazmaktır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar