/636
pamuklara sarıp sarmaladığın sevgilinin, bir gün seni öldürüp o pamukları kıçına tıkayarak gitmesi durumu.
Aldığım öğütler doğrultusunda evlilikten en fazla 2 yıl sonra kendisinden eser kalmayan duygu.
ben misafiri olunca beni almayan,başkası misafirim olunca da kapıyı gösterdiğim illet.
halen tanışamadık millet.
sevgilinin yüzü mü; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcımdır.
Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap.
Göz... Savaşı başlatan haberci.
Bakış... Elde olmayan kader; ilahi kaza.
ve aşk... kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
köpek gibi özlediğinde okumak istediğin tek kitaptır.

(bkz: aşk köpekliktir)
(bkz: ey aşk nerdesin)
"aşk en uç noktadaki kanun kaçağı. herhangi bir kurala bağlı kalması imkansız. herhangi birimizin en fazla yapabileceği, onun suç ortağı olmak. saygı ve itaat yeminleri etmek yerine, yardım ve yataklık edeceğimiz sözünü vermeliyiz belki. demek ki güvenlik söz konusu değil.

"kalıcı" ve "kılmak" sözleri uygun değil. sana olan aşkım herşeyden bağımsız. ben seni karşılıksız seviyorum."

tom robbins - ağaçkakan

bundan güzel, bundan dürüst bir aşk tanımı var mıdır?
bir varmış bir yokmuş arasında kalan vardan yok yoktan var olma durumu.
üreyelim diye yaratılmış, doğanın bir ürünüdür aşk. bir yanılsama. yavaş yavaş da yok oluyor. çünkü aşksız da cinsellik yaşayabilenler oldukça fazla. onları tüm kalbimle tebrik ediyorum. hangi kafayla o seviyeye ulaşabildiler acaba. nitekim aşk beni sardığı anda o adamdan başka hiçbir şey girmiyor aklıma. onun haricinde başka kimseyle de düşünemiyorum kendimi.

kendini adamaktır bence aşk. her doğan güne onunla uyanıyorsan, o mutlu olsun ancak seninle olsun diyorsan aşk çoktan girmiştir bünyene.
lakin öyle boktan bir çağdayız ki bir yanda fuckbuddyler bir yanda one night standler; ağzına sıçtınız lan duyguların en güzelinin. yok efendim ilişki onun için uygun değilmiş, önemli olan ihtiyaçlarmış; onlar giderildikten sonra gerisi sorun değilmiş. iğrenç tek kelimeyle.
insanı insan yapan niteliklerden en önemlisi olan aşkı kaybediyoruz kanımca. kadınlar da erkekler de kolaya kaçıyor. modern zamanlar içine sıçıyor her şeyin. aşk da bunun son kurbanı.
ne bok yerseniz yiyin de ben platonik olarak aşık olduğum ve sadece bir kere göz göze geldim diye mutlu olduğum adamı anlatıyorum diye benimle dalga geçmeyin. hepinizden masum hepinizden içten yaşıyorum ben o olayı.

tanım: tüketim toplumunun yok etmekten büyük haz aldığı yegane insani duygudur aşk.
aşk, birdenbire ortaya çıkan sen istedesen de son veremeyeceğin bir şeydir. kendini aşık olduğun kişiye adarsın. ondan başka bir şey düşünemez olursun. rüyalarına girer, hayalini süsler. aşk o yanındayken bile ona en uzak olmaktır..
geceleri göz yaşlarının arşa ulaşmasıdır.
istemsiz kas hareketi.
sonradan üretilmiş beyinleri çokça meşgul eden hümanizm malzemesidir.
bana hep tek kişilik olanı denk düşmüştür ne acı ki. oysa ki ne demişti şair: ölümdür yaşanan tek başına aşk iki kişiliktir.
gözlerine bakamamak. *
sertab erener'in yunanlı bir sanatçıyla yaptığı düet şarkısının ismidir.Aşk/Fos.
kendine eziyet etmenin karizmatik adı... *
yahut tensel arzuları tatmin yolunun adı şimdilerde!
aşk için en güzel sözlerden birini musa eroğlu türküsünde söylemiştir; ''aşk kağıda yazılmıyor''
Hayatta iki kör tanıyorum ; birincisi senden başkasını görmeyen ben, ikincisi beni göremeyen sen...

en güzel aşk, karşılıksız olandır.
isalle bağdaştırabilirim. şöyle ki;ikiside çaresizliğe sürüklüyor. ayrılan noktaları ise isalde mutlu son aşkta vazgeçilmez lanet son.
aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.

evet aşk bir dertdir. ama dertlerin en güzelidir. bu yüzden fuzuli aşk derdiyle iyiyim. bana dokunma doktor demiştir.

mecnunu düştüğü karasevdadan kurtarmak için kabe ye götürür ve dua etmesini isterler. işte fuzuli burada mecnunu şöyle konuşturmuştur:

yâ rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni

günümüz türkçesiyle nesre çevirirsek;

ey allahım, beni aşk denen bela ile içli dışlı kıl ve bu beladan beni bir an bile uzak kılma.
piyasada artık ısmarlama olan türleri mevcut lakin siz her daim orijinal olanına başvurun. tükeniyor diye de korkmayın sakın! ne diyor şarkıda hem? "aşk hiç biter mi?" öyle lan, hakikaten de öyle. tabi aşk anlayışınız bir araya geldiğiniz her vakit yiyişmekten ibaret değilse..

vay efendim işte midende kelebekler uçuşuyorsa, her şeyi toz pembe görüyorsan aşıksındır mantığı da yanlış. standardı olan bir hadise değil ki bu. evet bunlar kalender olan yan etkileri ama her üç kişiden ikisinde de görülmüyor. e o zaman bizim elemanımız aşık olmamış mı oluyor? (evet sizin için araştırdım bizzat) demek istedğim, o da değil aşk. yani aslında aşk herhangi bir şey değil ki. sanalı, yanalı, gerçeği, imkansızı, boyu posu, kilosu, zoru, ölümsüzü, zengini, fakiri, pembeleşinceye kadar kavrulmuşu, kısası, uzunu yok. önüne gelen tüm sıfatları sıfırla çarpacak kadar küstah bu meret. sadece bünyenize zerk ediyorsunuz, nasıl etkiler yaratacağını bilmeden hem de.

velhasıl-ı kelam, taklitlerinden sakının efendim. yoksa sadece kendinizi kandırmış olursunuz. zaten dört bi'yanımız sahteliklerle doluyken en azından aşkın sadece "aşk" olduğunu bilerek yaşayın. ya da ne bileyim ben, en yakın sağlık kuruluşuna felan başvurun.
cehennem bekçisi sorar ;
-bu ne yapmış ?
-öldürmüş .
-atın ateşe yansın !
-bu ne yapmış ?
-kesmiş .
-atın ateşe yansın !
-eee bu ne yapmış ?
-sevmiş .
-ßırakın o zaten yanmış ..
acıdır.
özlemektir.
mide bulantısıdır.*
dertlerin en güzelidir, keşke en büyük derdimiz olsa aşk...
© copyright 2005 - 2026