/636
" onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır. " *

(bkz: özdemir asaf)
bir yazar, şair, senarist tarafından yazılan hiçbir şeyi beğenmemektir, çünkü kimse senin yaşadığın gibi yaşayamaz senin duygularınla. bu yüzden evrensel değildir asla, tektir; sana aittir, en derinindedir.
renk kartelası gibidir.

kırmızı sarı mavi.
bu üç renkten türer 16 milyon renk.

aşk kelimeside böyledir.
üç harfin bir araya gelmesiyle, bu dünya da yaşabileceğiniz tüm duyguları yaşayabilirsiniz. hüzün, sevinç, sadakat vb...
--spoiler--
aşk,
aşk nasıl da yakar insanı
önce sevinçten sonra kederden*
ne güzeldir ve ne çok acıtır.
--spoiler--
(bkz: kumral ada mavi tuna)
(bkz: buket uzuner)
Aşk sadece filmlerde, şiirlerdedir. Bir erkek üzdüğü oranda bağlayabiliyorsa kadını kendine; kadın onu sevgiyle sarmak isteyen başka erkeğe diyorsa 'sende beni onun gibi üzersin.' Aşk üzülenlerdedir hep. Artık üzene prim kazandırmasın kimse! Bir aşk yaratmaya çalışanı da tökezletmesin ki aşk oluşsun. Yoksa aşk olsun der geçeriz! Meydan 'karıyı kızı fazla sallamıycan.' diyen zekilere kalır! OLMAZ.
allah ın sopasıdır.
aşk hiç okunmamış bir kitabın özeti çıkarılırken sözcüklerin seçiminde yaşanan karmaşadır.
yakar da yakar. kavuşmak ümidiyle harap olur yıllarınız. sonunda elinizde bir demet acı ve hatıralar kalır.
aşk yunanlıların seksi bedavaya getirmek için uydurduğu bahaneden başka bişe olmayandır.
içi görünmeyen bardağı, içinde su kalmış mı diye kafaya dikmektir aşk... eğer doluysa ne de çok mutlu eder.
seni üzen ve teselli veren kişinin aynı kişi olmasıdır.
6757 keredir anlatılmaya çalşılan ama yaşamadan anlaşılcağını sanmadığım ama bazen diyorum ki kandırıldık mı ? yok mu öyle büyük aşklar uğruna her şeyden vazgeçmeler? sonra tekrar seslendiriyorum kendimi her neyse bu aşk, sen aşk olmadan ölme diyorum.
azgın kalabalık tarafından lügattan kaldırılması son zamanlarda gündeme getirilse de kavramın destekçileri tarafından şimdilik uygun zaman ve kişiyi beklemek olarak tanımlanmaktadır. kimbilir belki diner ters istikametten esen rüzgar ve yine süzülür hayalindeki gibi uçurtman...
aşkı anlatmakta akıl çamura saplanmış eşeğe döner.
aşkı aşktan başka hiçbir şey söndüremez.

mevlana
insanın hissettiği en güzel duygulardan biri olan; tıpkı bir martının simide kavuşm...

bi' saniye kız arkadaşım arıyor.

- efendim aşkım?
bulaşıcı olmasının dışında geçicide bir hastalık türüdür, 15 ila 35 yaşına kadar ciddi semptomları olabilir fakat sonra bağışıklık kazanır bişi hissettirmez diye tahmin ediyorum.
bir vücut organından yazılmış birinci el mektup
beynim; aklımla mantığımın olduğu yer dedi ki: "her zaman benim dediğim oldu bu sefer kalbin dediği oldu ne oldu? ...bak gördünmü kalbine güvenme seni hep ortada bırakır.
ergenlik sivilcesi gibidir, sen saklamaya çalıştıkca o çoğalır, bakışlarınıza utanma hissi yükler.
Aşk bir kelebeğin kanadında
Aşk bir kuşun bakışında
Aşk bir güvercinin gagasında
Aşk bir anka kuşu'nun külünde
Aşk bir türkünün ardında
Aşk bir ozanın sazında
Aşk bir şairin sözünde
Aşk insanın özünde
Aşk sevginin yanında
Aşk yaşamın kenarında
Aşk damarın kanında
Aşk kalbin atışında
Aşk tohumun içinde
Aşk suyun hidrojeninde
Aşk fidanın gövdesinde
Aşk ağacın dalında
Aşk insanın gözünde
Aşk insanın güzelliğinde
Aşk insanın sözünde
Aşk sevgilinin yüreğinde
Aşk sazın telinde
Aşk mızrabın vuruşunda
Aşk şalpın ezgisinde
Aşk ozanın dilinde
Aşk panzerin ezişinde
Aşk hançerin acısında
Aşk silahın kurşununda
Aşk kalemin ucunda
Aşk meleğin kanadında
Aşk şeytanın ecelinde
Aşk allah'ın merhametinde
Aşk insanın yüreğinde
Aşk güneşin sıcaklığında
Aşk gecenin soğuğunda
Aşk atmosferin neminde
Aşk oksijenin içinde
Aşk memleketin hasretinde
Aşk gurbetin özleminde
Aşk ayrılığın acısında
Aşk kavuşmanın mutluluğunda.*
tuvalete giderken kuru çorabınla ıslak terliğe basmak gibidir, hem söver, hem sıçarsın.
(bkz: askin anatomisi)
nerede yitirmiştim ki, nerede bulayım?
uzadıkça uzayan sesini, gelirsen eğer avuçlarıma sığdırayım.
lütfen pencereden bakarken sarkma
gölgen, gölgem o an vurgun almakta.
hani beğendiğin bu parmaklar, her unutuşunla hatırlarsın
hatırladığın an sersemliğime doyarsın
yine de yok mu?

mecalin.
--spoiler--
Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında

Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte

Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
--spoiler--
aşk bir aptalın karın ağrısıdır.tek çaresi defi hacet etmek.
en basit tanımıyla aşk; hoşuna giden bir bedene hayalindeki ruhu yerleştirip ona öylece kapılıp gitmektir. insanı bütün benliğinden koparır. aşık olmadan önce hayatında ne varsa hepsi bir anda yok olup gider gözünde. bütün dünyanı aşık olduğun kişinin etrafında döndürmeye başlarsın. aşık olduktan sonra mantık kavramı artık senin için geçerli bir kavram olmaktan çıkar. kötü olan yanı da bunun farkında olmamandır. bitmeye mahkumdur. ömrü yoktur. bittikten sonra da, bambaşka bir insan olur çıkarsın. hayattaki en güzel tecrübelerden bir tanesidir.
© copyright 2005 - 2026