/636
dönülmez akşamın ufkundayız. vakit çok geç;
bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece
guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.
aşk bir sabunsa, köpürt beni pakize.
aşk,
sevilenin boy aynasıdır.
sevmek,
sevilenin o aynaya bakmasıdır.
sesli başlayıp sessiz biten..
geleceksen gel gelmeyeceksen siktir git! o değil kapı açık kaldı ceryan yapıyor ceryan!
yaa bu eros denn şahisiyet ok fırlatıyo dünyalar güzeli cillop gibi manitalarda tipsiz erkeklere bi şey yaşıolar bunn adına galiba aşkdiyolar.
anjelika akbar'ın yağmur damlaları (2009) adlı muhteşem albümündeki etkileyici eser.

Yağmur Damlaları:Yağmur damlalarının evrensel müzik yolculuğu albümünden, LOVE...

'Sevgiden geldik, Sevgi'de yaşıyoruz.Sevgi'ye döneceğiz'...Doğu'nun eşsiz bilgelik damlaları...

http://www1.trdinle.com/Love-16344.html
iki kişiyi aynı anda aynı yatağa düşüren bir hastalık.
geçtiğin tüm sokakların anlam kazanmasıdır aşk,
bazen de çıkmaz bir sokakta tek başına anlamsızlaşman..
aşk; tavaf etmektir.

etrafında dönmek ama dokunamamaktır..
aşk karşılıklı olmak zorunda değil tamam, beni sevmesin ama hiç kimse ona dokunmasın diyebiliyorsan, aşk bu işte.
ruh gibi gezmenizin sebebidir.
ulaşılmaza duyulan istektir.
neler yazmak isterdim şimdi, seni öyle çok seviyorum ki!
herkesin aşk tanımlarını yarıştırdığı bu dünyada, şimdi susmak daha büyük bi sevgi gösterisi..
hayatımı alt üst eden şey.
yalın ayaklı çocukların bakışıdır aşk..

öylece masum, içten..
uyanıkken onun hayalini kurmak, uykuda onu rüyanda görmektir aşk..
geceleri yatmadan önce onu düşünmek, sabahları aklına gelenin ilk o olmasıdır aşk..
hiç olabilmektir.
Hayatta en nefret ettiğin şeyin onda yakıştığını görmektir.
deli gibi korktuğum ama olduğumda da bırakmak istemeyeceğimdir.
annesinden dayak yediği halde '' anne! '' diye ağlayan bir çocuktur, aşk.

alıntı.
kaçanın kovalanması, kovalananın rehavete katılıp bir anda kovalayan olması, daha önce kovalayanın kovalanan durumuna geçmesi ve daha fazla acı çekmek için, neydik ne olduk diyebilmek için, gözleri şişercesine ağlamak için tekrardan kovalanan durumundan kovalayan durumuna düşen tarafa kovalanan durumuna düşmesi için bir kez daha yol vermesidir. anlatması bu kadar karışık olan bir şeyi yaşayıp da zevk aldığını söylemek saplantılı bir hastalıktan başka ne olabilir ki?
hani yagmur sonrası toprak kokusunu içine çekersiniz ya. ne hoş gelir o koku.
hani çiçegi kokladıgınız da bir iç çekersiniz ya.ne de güzeldir sizin için o koku.

ne zaman ki sevgiliniz size herzaman öyle kokar onu koklamaya öpmeye doyamazsınız işte o aşktır.

annenizi göremediginizde veya babanızı onları özlersiniz ya.
muhabbetini çok sevdiginiz bir abinin muhabbetini ararsınız ya bazen.

sevgilinizi görmediğiniz de öyle özleyip muhabbetinide o denli arıyorsanız. işte o aşktır.

sizin mutlu olmadıgınız zamanlarda bile kendinden çok düşündügünüz insanlar yok mu ?
o zaman siz aşık değilsiniz.

seni seviyorum demek değildir aşk. onun gözlerine baktıgında seni sevdigini anlamaktır.

çok klişe oldu bu diyorsanız. yaşamanızı tavsiye ediyorum.

ut.
aslında cehennem dünya ateş yok ama azab'ın adı aşk.
© copyright 2005 - 2026