bugün
- devlet kim lan6
- ben geldim naneler14
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması17
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek11
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- pandela tarzı entry gir6
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek3
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- 35 yaşında ölmek3
- 20263
- sözlükte flörtleşmek18
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- kaçak bey kullanmayan elektrik3
- mmm pandela poposu kocaman5
- tai lung ile revani yemek4
- wednesdayin annesi9
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz4
- sözlüğün zıvanadan çıkması2
- annenin ölmesi5
- ferdi özbeğen3
- kaçak elektrik kullanmayan enby2
- üç beş kitap okumakla münşi olunmaz3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- pandela43
- kuş ölür sen uçuşu hatırla2
- nelson pandela2
- eskişehir barlar sokağı2
- izlenmiş en kusursuz film8
- fuckbuddy3
- what will happen if'i m from this village2
- khk ile devletten şutlanan cemaatciler3
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- alev isimli kızların genel özellikleri3
- azgın türbanlı10
- pandela'nın allah'tan tövbe alması2
- tayyib i allah bile indiremez2
- 19 cm damarlı penis2
- yerim seni2
- gece sıcağı2
- erkekleri taciz eden kadın3
- türk müsün6
- mavi gözlü erkek5
- sözlüğün kahve olması13
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- kızların çabuk büyümesi2
- ismet bin şerh'i çağmini vel astronomi el öklidevi2
hz muhammedin ikiye böldüğü, dünyamızın uydusu.
neyle yapıştırdığını bilemiyoruz orasını sormayın. *
neyle yapıştırdığını bilemiyoruz orasını sormayın. *
olmasa yaşamın olmayacağıdır.
Ay olmasaydı ne olurdu? Bu durum Dünyaya iklimlere, yeryüzünde yaşayan milyonlarca tür canlıya nasıl tesir ederdi? Ay, mevcut kütlesinden daha büyük veya küçük olsaydı neler olurdu? Dünyanın yörüngesine rastgele girivermiş bir kütle midir Ay?
Soruları daha da artırmak mümkün. Maine Üniversitesinden (ABD) Astronom Neil F. Comins, Ayın olmaması durumunda insanları nasıl bir senaryonun beklediğini yazdığı kitapta anlatmıştır.1 Cominse göre, Dünyanın kâinatta hayatı idame ettirmeye müsait tek ortam olmasının (günümüz verileri ışığında) milyonlarca sebebinden biri de, Dünya-Ay arasındaki hassas denge münasebetidir. Kâinatta hiçbir hâdise tesadüfen meydana gelmediği gibi, Güneş ve Ay bir hesap iledir.2 ilâhî beyanıyla tavsif edilen Ay, bir denge unsuru olarak var edilmiştir. Bu denge o kadar hassastır ki, Ay olmasaydı, Dünyada sebepler plânında hayat da olmazdı. denebilir.
Atmosferi olmayan, üzeri kraterlerle kaplı, toz ve kayalarla dolu bir küre parçası olan Ay, Dünyanın tek uydusudur. Ayın yarıçapı, Dünyanın yarıçapının yaklaşık dörtte biri; hacmi, Dünyanın hacminin yaklaşık ellide biri; kütlesi ise, Dünyanın kütlesinin yaklaşık seksen birde biri kadardır. Ay, Dünyanın merkezinden yaklaşık 385.000 km uzaklıkta bulunmakta ve Dünya etrafındaki bir dönüşünü 29,5 günde tamamlamaktadır. Yaratılışı tam olarak aydınlatılmış olmasa da, hâlihazırda en geçerli nazariyeye göre, astronomların Theia ismini verdikleri, Dünyadan on kat daha hafif başka bir gezegen Dünyaya çarpmış ve bu çarpışmada Theianın bir bölümü kopup uzaya fırlamıştır. Uzamış ve şeklini büyük ölçüde yitirmiş olan bu kütle, Dünyanın çevresini dolandıktan sonra tekrar Dünyaya çarpmıştır. Bu çarpışmada Theianın demirden çekirdeği, Dünyanın merkezine çökelirken, mantosundaki hafif kayalar da uzaya saçılmıştır. Zaman içinde bu kaya parçaları birbirleriyle kaynaşarak Ayı oluşturmuştur. Ay, önce Dünyadan yalnızca 22.000 kilometre uzaklıkta bir yörüngeye oturmuş; zaman içinde bu yörünge genişleyerek günümüzdeki ortalama 385.000 kmlik yarıçapa ulaşmıştır.
Ayın Dünya üzerindeki en büyük tesiri med-cezir hâdisesidir. Evrensel çekim prensibi kâinattaki herhangi iki kütlenin birbirini çektiğini, bu çekme kuvvetinin maddelerin kütleleriyle doğru, aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olduğunu ifade eder. Dünya ile Ay arasındaki çekim kuvveti, suyla kara arasındaki adhezyon (Birbirine temas eden farklı maddeler arasındaki çekim kuvveti. Bardaktaki suyu boşalttığımızda bir miktarının bardakta kalması buna bir örnektir.) kuvvetinin nispî olarak zayıf olması sebebiyle dünyadaki okyanus ve denizlerin kabarmasına veya alçalmasına vasıta olur. Bu hâdiseye med-cezir (gel-git) denir ve Ayın konumuna göre med (kabarma) veya cezir (alçalma, çekilme) hâdiseleri gözlenir. Dünyadaki med-cezir hâdiselerinin üçte biri Güneş, geri kalanı ise Ayın çekim kuvveti sebebiyle yaratılmaktadır.
Ay, med-cezir hâdisesinden dolayı Dünyadan her yıl yaklaşık 4 cm uzaklaşmaktadır.5 Bu uzaklaşma ile beraber Dünya-Ay sisteminin açısal momentumunun korunması için Dünyanın kendi etrafındaki dönme süresinin (1 gün) yılda 0.02 milisaniye uzadığı tespit edilmiştir.6 Şu an yaklaşık 24 saat olan Dünyanın kendi ekseni etrafında dönme süresinin, Ay ilk yaratıldığında 8 saat olduğu, arada geçen süre zarfında günlerin uzayarak şimdiki hâline geldiği belirlenmiştir. Ay yaratılmasaydı Dünya üzerinde med-cezir hâdisesinin meydana gelmemesinden dolayı, 1 gün yaklaşık yine sekiz saat olurdu ki, bu da Dünyanın 3 kat daha hızlı dönmesi demektir. Bir gezegenin kendi ekseni etrafında daha hızlı dönmesi, yüzeyindeki rüzgârların daha şiddetli esmesine yol açabilir. Meselâ kendi etrafında çok hızlı dönen Jüpiter ve Satürnün bir gününün yaklaşık 10 saat olduğu, bu sebeple yüzeylerinde doğu-batı doğrultusunda saatte hızı 500 kmye varan sert rüzgârların estiği bilinmektedir. Bu gezegenlerin atmosferlerinde ve dönme yönlerinde bu şiddetli rüzgârların yol açtığı toz bulutları dünyadan teleskoplarla görülebilmektedir.
Jüpiterin, Hubble Uzay Teleskopu ile çekilmiş yukarıdaki fotoğrafında görülen siyah nokta, en yakınında dolanan uydusu Ionun gölgesidir. Jüpiter 10 saatte bir dönüşünü tamamladıkça atmosferini de beraberinde sürükler. Sürüklenen atmosferle doğu-batı doğrultusunda rüzgârlar oluşturulur. Fotoğraftaki koyu ve beyaz sarımlar Jüpiter üzerindeki rüzgârların istikametini göstermektedir.
Ay olmasaydı, Dünyanın daha hızlı dönmesinden dolayı hava, kara ve denizler arasındaki ısı değişimi daha hızlı olurdu ve yeryüzünde doğu-batı doğrultusunda saatteki hızı yaklaşık 160 km olan kasırgalar eserdi. Bu da başta insan olmak üzere kompleks yapıda olan canlıların yaşamasına sebepler açısından elverişsiz şartların meydana gelmesi demektir. Meselâ konuşma ve dinleme gibi temel beşerî faaliyetler de gerçekleşemeyebilirdi. Bir gün sekiz saat olacağı için başta insan olmak üzere bazı canlıların biyolojik saatleri ile gün saati arasındaki farktan dolayı hayat karmaşık bir vaziyet alacak ve birtakım biyolojik dengesizlikler yavaş yavaş belirecekti. Ay olmasa idi kabarma hâdisesi düşük olacak ve deniz canlıları için uygun bir ortam meydana gelemeyebilecekti.1
Ay, Dünyanın dönme ekseninin 23,5 derece açıda dengelenmesinde de rol almaktadır. Dünyanın bu eğikliğinin mevsimlerin meydana gelmesine, eğiklik açısının kutupların ve Ekvatorun dengeli miktarda güneş ışığı almasına vesile olduğu, böylece Dünyada hayatın devam etmesine uygun iklim şartlarının oluşturulduğu bilinmektedir. 7
Ayın Dünya üzerindeki bir başka tesiri de, Güneşten gelen ışığı yansıtarak Dünyanın 0,2 ºC ısınmasına sebep olmasıdır.8 Ayrıca Ay, uzay boşluğunda gezen göktaşlarına karşı bir kalkan vazifesi gördüğünden, yokluğunda Dünya yüzeyine daha fazla göktaşı düşebilirdi.
Uzaydan gelen kozmik ışınların çoğu, Dünyaya giydirilen manyetik alan tarafından zararsız hâle getirilmektedir. Çok azı da, Dünyaya ulaşıp atmosferdeki ve yeryüzündeki kimyevî hâdiselerin meydana gelmesinde rol oynamaktadır. Ay olmasaydı, Dünya ile birlikte merkezi de hızlı dönecekti. Dünyanın merkezinde hızlı dönen sıvı dış çekirdek sebebiyle manyetik alan da daha kuvvetli olacaktı. Bu durumda hem atmosferin yapısında değişiklikler meydana gelecek, hem de bazı bakteriler ve manyetik alanı kullanarak yön bulan deniz kaplumbağaları, som balıkları, yılan balıkları, güvercinler, göçmen kuşlar gibi birçok canlı menfî tesir görecek ve çeşitli ekosistemler bugünkünden çok daha farklı olacaktı.
Bilindiği gibi Ay, Güneşle birlikte insanlık tarihi boyunca bir takvim olarak kullanılmıştır. Yüce kitabımız Kurânı Kerîm, hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz 9 ilâhî beyanıyla Güneş ve Ayın bu hizmetine dikkatimizi çeker:
Ay bağlandığı gezegene nispetle bilinen en büyük uydudur (Dünya kütlesinin % 1,23ü kadar bir kütleye sahiptir)4 ve bu büyüklük daha önce de belirtildiği gibi Dünyanın hassas dengesinin meydana getirilmesinde veya hayatın yeryüzünde tesis edilmesinde kritik bir öneme sahiptir. Dünya üzerindeki tesirleri incelendiğinde, Ayın hayatımız için özel olarak yaratıldığı görülecektir. Ayın bu ayrıcalığına yine Kurânı Kerîm dikkatimizi şöyle çekiyor: ... O, Güneşi ve Ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı 10
Netice itibariyle Ayın, Gökyüzünü yükseltip ona bir nizam ve ölçü veren11 tarafından ince bir hesap ile nice hikmet ve faydalar yüklenerek insanlığın hizmetine sunulduğu anlaşılmaktadır.
alıntı.
bunlar işarettir. kur'anın sunduğu şeylere kesin bilimsel veriler diye bakmak değil işaret ettiğini unutmadan bakmamız gerektir. zira bilim yanlışlanabilirlik temellidir. inanç bilime bağlanamaz. bununla birlikte işaret olarak yorumlanabilir.
Ay olmasaydı ne olurdu? Bu durum Dünyaya iklimlere, yeryüzünde yaşayan milyonlarca tür canlıya nasıl tesir ederdi? Ay, mevcut kütlesinden daha büyük veya küçük olsaydı neler olurdu? Dünyanın yörüngesine rastgele girivermiş bir kütle midir Ay?
Soruları daha da artırmak mümkün. Maine Üniversitesinden (ABD) Astronom Neil F. Comins, Ayın olmaması durumunda insanları nasıl bir senaryonun beklediğini yazdığı kitapta anlatmıştır.1 Cominse göre, Dünyanın kâinatta hayatı idame ettirmeye müsait tek ortam olmasının (günümüz verileri ışığında) milyonlarca sebebinden biri de, Dünya-Ay arasındaki hassas denge münasebetidir. Kâinatta hiçbir hâdise tesadüfen meydana gelmediği gibi, Güneş ve Ay bir hesap iledir.2 ilâhî beyanıyla tavsif edilen Ay, bir denge unsuru olarak var edilmiştir. Bu denge o kadar hassastır ki, Ay olmasaydı, Dünyada sebepler plânında hayat da olmazdı. denebilir.
Atmosferi olmayan, üzeri kraterlerle kaplı, toz ve kayalarla dolu bir küre parçası olan Ay, Dünyanın tek uydusudur. Ayın yarıçapı, Dünyanın yarıçapının yaklaşık dörtte biri; hacmi, Dünyanın hacminin yaklaşık ellide biri; kütlesi ise, Dünyanın kütlesinin yaklaşık seksen birde biri kadardır. Ay, Dünyanın merkezinden yaklaşık 385.000 km uzaklıkta bulunmakta ve Dünya etrafındaki bir dönüşünü 29,5 günde tamamlamaktadır. Yaratılışı tam olarak aydınlatılmış olmasa da, hâlihazırda en geçerli nazariyeye göre, astronomların Theia ismini verdikleri, Dünyadan on kat daha hafif başka bir gezegen Dünyaya çarpmış ve bu çarpışmada Theianın bir bölümü kopup uzaya fırlamıştır. Uzamış ve şeklini büyük ölçüde yitirmiş olan bu kütle, Dünyanın çevresini dolandıktan sonra tekrar Dünyaya çarpmıştır. Bu çarpışmada Theianın demirden çekirdeği, Dünyanın merkezine çökelirken, mantosundaki hafif kayalar da uzaya saçılmıştır. Zaman içinde bu kaya parçaları birbirleriyle kaynaşarak Ayı oluşturmuştur. Ay, önce Dünyadan yalnızca 22.000 kilometre uzaklıkta bir yörüngeye oturmuş; zaman içinde bu yörünge genişleyerek günümüzdeki ortalama 385.000 kmlik yarıçapa ulaşmıştır.
Ayın Dünya üzerindeki en büyük tesiri med-cezir hâdisesidir. Evrensel çekim prensibi kâinattaki herhangi iki kütlenin birbirini çektiğini, bu çekme kuvvetinin maddelerin kütleleriyle doğru, aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olduğunu ifade eder. Dünya ile Ay arasındaki çekim kuvveti, suyla kara arasındaki adhezyon (Birbirine temas eden farklı maddeler arasındaki çekim kuvveti. Bardaktaki suyu boşalttığımızda bir miktarının bardakta kalması buna bir örnektir.) kuvvetinin nispî olarak zayıf olması sebebiyle dünyadaki okyanus ve denizlerin kabarmasına veya alçalmasına vasıta olur. Bu hâdiseye med-cezir (gel-git) denir ve Ayın konumuna göre med (kabarma) veya cezir (alçalma, çekilme) hâdiseleri gözlenir. Dünyadaki med-cezir hâdiselerinin üçte biri Güneş, geri kalanı ise Ayın çekim kuvveti sebebiyle yaratılmaktadır.
Ay, med-cezir hâdisesinden dolayı Dünyadan her yıl yaklaşık 4 cm uzaklaşmaktadır.5 Bu uzaklaşma ile beraber Dünya-Ay sisteminin açısal momentumunun korunması için Dünyanın kendi etrafındaki dönme süresinin (1 gün) yılda 0.02 milisaniye uzadığı tespit edilmiştir.6 Şu an yaklaşık 24 saat olan Dünyanın kendi ekseni etrafında dönme süresinin, Ay ilk yaratıldığında 8 saat olduğu, arada geçen süre zarfında günlerin uzayarak şimdiki hâline geldiği belirlenmiştir. Ay yaratılmasaydı Dünya üzerinde med-cezir hâdisesinin meydana gelmemesinden dolayı, 1 gün yaklaşık yine sekiz saat olurdu ki, bu da Dünyanın 3 kat daha hızlı dönmesi demektir. Bir gezegenin kendi ekseni etrafında daha hızlı dönmesi, yüzeyindeki rüzgârların daha şiddetli esmesine yol açabilir. Meselâ kendi etrafında çok hızlı dönen Jüpiter ve Satürnün bir gününün yaklaşık 10 saat olduğu, bu sebeple yüzeylerinde doğu-batı doğrultusunda saatte hızı 500 kmye varan sert rüzgârların estiği bilinmektedir. Bu gezegenlerin atmosferlerinde ve dönme yönlerinde bu şiddetli rüzgârların yol açtığı toz bulutları dünyadan teleskoplarla görülebilmektedir.
Jüpiterin, Hubble Uzay Teleskopu ile çekilmiş yukarıdaki fotoğrafında görülen siyah nokta, en yakınında dolanan uydusu Ionun gölgesidir. Jüpiter 10 saatte bir dönüşünü tamamladıkça atmosferini de beraberinde sürükler. Sürüklenen atmosferle doğu-batı doğrultusunda rüzgârlar oluşturulur. Fotoğraftaki koyu ve beyaz sarımlar Jüpiter üzerindeki rüzgârların istikametini göstermektedir.
Ay olmasaydı, Dünyanın daha hızlı dönmesinden dolayı hava, kara ve denizler arasındaki ısı değişimi daha hızlı olurdu ve yeryüzünde doğu-batı doğrultusunda saatteki hızı yaklaşık 160 km olan kasırgalar eserdi. Bu da başta insan olmak üzere kompleks yapıda olan canlıların yaşamasına sebepler açısından elverişsiz şartların meydana gelmesi demektir. Meselâ konuşma ve dinleme gibi temel beşerî faaliyetler de gerçekleşemeyebilirdi. Bir gün sekiz saat olacağı için başta insan olmak üzere bazı canlıların biyolojik saatleri ile gün saati arasındaki farktan dolayı hayat karmaşık bir vaziyet alacak ve birtakım biyolojik dengesizlikler yavaş yavaş belirecekti. Ay olmasa idi kabarma hâdisesi düşük olacak ve deniz canlıları için uygun bir ortam meydana gelemeyebilecekti.1
Ay, Dünyanın dönme ekseninin 23,5 derece açıda dengelenmesinde de rol almaktadır. Dünyanın bu eğikliğinin mevsimlerin meydana gelmesine, eğiklik açısının kutupların ve Ekvatorun dengeli miktarda güneş ışığı almasına vesile olduğu, böylece Dünyada hayatın devam etmesine uygun iklim şartlarının oluşturulduğu bilinmektedir. 7
Ayın Dünya üzerindeki bir başka tesiri de, Güneşten gelen ışığı yansıtarak Dünyanın 0,2 ºC ısınmasına sebep olmasıdır.8 Ayrıca Ay, uzay boşluğunda gezen göktaşlarına karşı bir kalkan vazifesi gördüğünden, yokluğunda Dünya yüzeyine daha fazla göktaşı düşebilirdi.
Uzaydan gelen kozmik ışınların çoğu, Dünyaya giydirilen manyetik alan tarafından zararsız hâle getirilmektedir. Çok azı da, Dünyaya ulaşıp atmosferdeki ve yeryüzündeki kimyevî hâdiselerin meydana gelmesinde rol oynamaktadır. Ay olmasaydı, Dünya ile birlikte merkezi de hızlı dönecekti. Dünyanın merkezinde hızlı dönen sıvı dış çekirdek sebebiyle manyetik alan da daha kuvvetli olacaktı. Bu durumda hem atmosferin yapısında değişiklikler meydana gelecek, hem de bazı bakteriler ve manyetik alanı kullanarak yön bulan deniz kaplumbağaları, som balıkları, yılan balıkları, güvercinler, göçmen kuşlar gibi birçok canlı menfî tesir görecek ve çeşitli ekosistemler bugünkünden çok daha farklı olacaktı.
Bilindiği gibi Ay, Güneşle birlikte insanlık tarihi boyunca bir takvim olarak kullanılmıştır. Yüce kitabımız Kurânı Kerîm, hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz 9 ilâhî beyanıyla Güneş ve Ayın bu hizmetine dikkatimizi çeker:
Ay bağlandığı gezegene nispetle bilinen en büyük uydudur (Dünya kütlesinin % 1,23ü kadar bir kütleye sahiptir)4 ve bu büyüklük daha önce de belirtildiği gibi Dünyanın hassas dengesinin meydana getirilmesinde veya hayatın yeryüzünde tesis edilmesinde kritik bir öneme sahiptir. Dünya üzerindeki tesirleri incelendiğinde, Ayın hayatımız için özel olarak yaratıldığı görülecektir. Ayın bu ayrıcalığına yine Kurânı Kerîm dikkatimizi şöyle çekiyor: ... O, Güneşi ve Ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı 10
Netice itibariyle Ayın, Gökyüzünü yükseltip ona bir nizam ve ölçü veren11 tarafından ince bir hesap ile nice hikmet ve faydalar yüklenerek insanlığın hizmetine sunulduğu anlaşılmaktadır.
alıntı.
bunlar işarettir. kur'anın sunduğu şeylere kesin bilimsel veriler diye bakmak değil işaret ettiğini unutmadan bakmamız gerektir. zira bilim yanlışlanabilirlik temellidir. inanç bilime bağlanamaz. bununla birlikte işaret olarak yorumlanabilir.
artık kısa cümleler kuruyorum albümünde yer alan mükemmel bir şebnem ferah şarkısıdır.
2007 yılı senfoni konserinden:
https://www.youtube.com/watch?v=E-3iaHMhRRk
"bu ev artık yuva değil
bütün eşyalar üst üste
terketmeden önce.."
2007 yılı senfoni konserinden:
https://www.youtube.com/watch?v=E-3iaHMhRRk
"bu ev artık yuva değil
bütün eşyalar üst üste
terketmeden önce.."
ay'ın üzerindeki delikler her zaman için mit ve mit yapanları besleyici bir giz olmuştur. hint miti, kutsal günde yapılmaması gereken bir tutum takındığı gerekçesi ile, ay'da yaşamaya mahkum edilen ve sürekli olarak sırtında odun taşımak durumunda bırakılmış bir kişiden bahseder. bazı kaynaklarda(özellikle alman) bu bahsi edilen günahkar, ay kraterlerinde hayatını idame ettirir, ve zaman zaman yeryüzüne iner.
dünyanın güneşi sevdiğini bilmesine rağmen sevdiği olan dünya dan ayrılmayan onun etrafında dönen onun peşini bırakmayan gezegendir.
şu anda yanında jüpiter ile endam etmektedir.
güneşten yansıyan ışığa göre farklı görünümleri olsada aslında yuvarlak uydu.
geçenlerde farkettiğim bir durum; ay ufuk çizgisine yaklaştıkça bize daha büyük görünürken neden daha yükseğe çıktığında küçülür. ben astronomi ile alakalı bir durum olarak düşünmüştüm ama olay tamamen bir illüzyonmuş.
ve şöyle bir yazı buldum:
--spoiler--
ay'ın ufuk çizgisindeyken büyük, daha yüksekte iken neden daha küçük göründüğü hiç merak ettiniz mi?
Merak edenler varsa hemen bu merakı giderelim.
Bu olay tamamen görünme ile alakalıdır. Optik olarak ayın ufuktaki boyutu ile daha yüksekteyken ki boyutu aynıdır. Gözlerin görsel yanılsamasından dolayı ortaya bir illüzyon çıkar.
Ay ufuk çizgisi üzerindeyken kendisi ile kıyaslayabileceğimiz ağaç, bina, dağ gibi uzak cisimler vardır ve bu Ay'ın boyutu mesafesi, ve görüntüsü hakkında görüş sahibi olmamızı kolaylaştırır. Fakat açık ve yüksek gökyüzündeyken Ay'ın boyutu ve mesafesine referans göstereceğimiz herhangi bir nesne yoktur. Bu yüzden Ay açık arazide daha küçük görünür.
Bu olayın gerçekten bir illüzyon olduğunu kanıtı ise her iki durumda Ay'ın boyutunu parmağınız ile ölçün. Sonuç olarak iki durumda da ayın boyutunun aynı olduğunu göreceksiniz.Eğer öyle değilse ciddi anlamda bir göz doktoruna muayene olmanızı tavsiye ederim.
--spoiler--
ve şöyle bir yazı buldum:
--spoiler--
ay'ın ufuk çizgisindeyken büyük, daha yüksekte iken neden daha küçük göründüğü hiç merak ettiniz mi?
Merak edenler varsa hemen bu merakı giderelim.
Bu olay tamamen görünme ile alakalıdır. Optik olarak ayın ufuktaki boyutu ile daha yüksekteyken ki boyutu aynıdır. Gözlerin görsel yanılsamasından dolayı ortaya bir illüzyon çıkar.
Ay ufuk çizgisi üzerindeyken kendisi ile kıyaslayabileceğimiz ağaç, bina, dağ gibi uzak cisimler vardır ve bu Ay'ın boyutu mesafesi, ve görüntüsü hakkında görüş sahibi olmamızı kolaylaştırır. Fakat açık ve yüksek gökyüzündeyken Ay'ın boyutu ve mesafesine referans göstereceğimiz herhangi bir nesne yoktur. Bu yüzden Ay açık arazide daha küçük görünür.
Bu olayın gerçekten bir illüzyon olduğunu kanıtı ise her iki durumda Ay'ın boyutunu parmağınız ile ölçün. Sonuç olarak iki durumda da ayın boyutunun aynı olduğunu göreceksiniz.Eğer öyle değilse ciddi anlamda bir göz doktoruna muayene olmanızı tavsiye ederim.
--spoiler--
bu gece dolunay şeklinde olan sürekli bakıp düşündüğüm dünyanın uydusu.
(bkz: ay ayol bursaspor bursaspor)
ışık gizler karanlığı, yok olmaz gölgeler.
Ay ışığında saklıdır...
Ay ışığında saklıdır...
bazı zamanlarda nedense gündüz de görünen dünyanın uydusu.
yazar bünye tarafından çekilmiş bir foto için;
görsel
yazar bünye tarafından çekilmiş bir foto için;
görsel
Tarkan'ın 2001'de piyasaya çıkardığı "karma" albümde bulunan bir şarkı.
Ay!...Ay kahroldum.
Düse kalka pesinde maskara oldum.
Ay!... Ay unutuldum.
Karda kista kurda kusa yem oldum.
Ay!.......Ay!
Gökyüzüne yazdim adini binlerce yildizla....
Aldirmadi, gülüp gecti cagrima
Ay!...Ay kahroldum.
Düse kalka pesinde maskara oldum.
Ay!... Ay unutuldum.
Karda kista kurda kusa yem oldum.
Yanarim,sana emeklerime yanarim,
Ay!...Yanarim
Ne fayda! Dönüsü yok
Yazik! Uctu gitti yillarim
Ne cikar simdi dönsen ahh
Kalmadi ki tadim......
Yanarim,sana emeklerime yanarim,
Ay!...Yanarim
Ne fayda! Dönüsü yok
Yazik! Uctu gitti yillarim
Ne cikar simdi dönsen ahh
Kalmadi ki tadim......
Kimine göre deli divaneyim
Kimine göre avareyim avare
Elimi, gözümü bagladi kaderim
Ellerinde bicareyim bicare....
Ay!...Ay kahroldum.
Düse kalka pesinde maskara oldum.
Ay!... Ay unutuldum.
Karda kista kurda kusa yem oldum.
Ay!.......Ay!
Gökyüzüne yazdim adini binlerce yildizla....
Aldirmadi, gülüp gecti cagrima
Ay!...Ay kahroldum.
Düse kalka pesinde maskara oldum.
Ay!... Ay unutuldum.
Karda kista kurda kusa yem oldum.
Yanarim,sana emeklerime yanarim,
Ay!...Yanarim
Ne fayda! Dönüsü yok
Yazik! Uctu gitti yillarim
Ne cikar simdi dönsen ahh
Kalmadi ki tadim......
Yanarim,sana emeklerime yanarim,
Ay!...Yanarim
Ne fayda! Dönüsü yok
Yazik! Uctu gitti yillarim
Ne cikar simdi dönsen ahh
Kalmadi ki tadim......
Kimine göre deli divaneyim
Kimine göre avareyim avare
Elimi, gözümü bagladi kaderim
Ellerinde bicareyim bicare....
gecenin güneşi.
bir gezegen. nasaya gittiğimde dokunma fırsatı buldum ve söyleyebilirim ki ay beyaz değil siyahmış arkadaşlar.
dünya'da yaygın olarak kullanılan değerli kimyasal element titanyumun ay'da bol miktarda bulunduğu ortaya çıkmış.
bugün kullandığımız ay adlarının yalnızca üçünün adları türkçe'dir: ocak, ekim ve aralık.
diğer ayların durumuysa şöyledir:
şubat* - arapça (yazarın notu: küçük ay)
mart* - latince
nisan - arapça
mayıs - rumca (yazarın notu: halk arasında sığır bokuna da mayıs denir. o türkçe'dir.)
haziran - arapça
temmuz - arapça (yazarın notu: orak ayı)
ağustos* - latince
eylül - arapça
kasım - arapça
diğer ayların durumuysa şöyledir:
şubat* - arapça (yazarın notu: küçük ay)
mart* - latince
nisan - arapça
mayıs - rumca (yazarın notu: halk arasında sığır bokuna da mayıs denir. o türkçe'dir.)
haziran - arapça
temmuz - arapça (yazarın notu: orak ayı)
ağustos* - latince
eylül - arapça
kasım - arapça
dünyamsın artık; ben de ayın.
güneşle arama girip gölgeye düşürüyorsun çoğu zaman.
karartsan da beni izliyorsun.
ama uydu gözüyle bakıyorsun bana.
uydu diyorsun... uyuyorum sana.
mıknatıslar var sanki aramızda.
ne zıt, ne aynı eksenli. hem itiyoruz birbirimizi, hem de çekiyoruz.
uzaklıklarımız değişiyor bazen, gününe göre.
bildiğin gibi hep peşindeyim yine de.
cüssen benden büyük olsa da çekirdeğin benden küçük.
büyük çarpışmayı büyük gözle bekliyorum.
bir şeyler değişmeli artık, yaklaşmalıyız.
sana yaklaştıkça gözünde büyüyeceğim biliyorum.
çarpışarak, toz duman içinde tanışmalıyız.
korkma, koloniler gönderme bana.
kendin gel, çarpışalım da olsun ne olacaksa...
güneşle arama girip gölgeye düşürüyorsun çoğu zaman.
karartsan da beni izliyorsun.
ama uydu gözüyle bakıyorsun bana.
uydu diyorsun... uyuyorum sana.
mıknatıslar var sanki aramızda.
ne zıt, ne aynı eksenli. hem itiyoruz birbirimizi, hem de çekiyoruz.
uzaklıklarımız değişiyor bazen, gününe göre.
bildiğin gibi hep peşindeyim yine de.
cüssen benden büyük olsa da çekirdeğin benden küçük.
büyük çarpışmayı büyük gözle bekliyorum.
bir şeyler değişmeli artık, yaklaşmalıyız.
sana yaklaştıkça gözünde büyüyeceğim biliyorum.
çarpışarak, toz duman içinde tanışmalıyız.
korkma, koloniler gönderme bana.
kendin gel, çarpışalım da olsun ne olacaksa...
hala aynı yerinde duruyor.
ingilizce hocasına moon ile month türkçede aynı sözcükle ifade edilir dediğinde ne alaka diye sormasına yol açmıştır.
hatta ilk ingilizce öğrenenler l was born in last moon in 1990. demişliğide vardır. hönk
hatta ilk ingilizce öğrenenler l was born in last moon in 1990. demişliğide vardır. hönk
60'lı yıllardaki uzay yarışının gidişatından esinlenerek hakkında "evet, 2000'lerin başında golf sahası olacak!" denen, pekçok mitiolojik hikayeye materyal olmuş, olgu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar