bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- gocu'ya özgürlük11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın7
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek5
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- gocu10
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- farklı mısın4
- yeşil parka giyen kız5
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar2
- fatma betül sayan kaya49
- sözlük hesabını sil perileri4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- sabahları nefret edilen şeyler11
- arkadaşlar beni neden sevmediniz3
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- sarımsak6
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı3
- ideal bira bardağı3
- yıldız tilbe kızılı2
- cemil ipekçi2
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- arkadaşlar çok uykum var2
- şiiri ayak kokan kadın3
- hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım2
- cin filmleri4
- türk korku filmi klişeleri3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- pazartesi sabahı erken kalkmak için bir neden3
- pizza5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- sözlük gıybeti12
- pizza margarita4
- italya türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- iwf yapay zeka çocuk istismarı materyali artışı2
- yaşlı ve bunak sözlük yazarları3
- hangi tatlısınız10
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- cin musallat olan kişi nasıl anlaşılır3
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması43
- akp seçmeni16
- nasıl birisiniz8
- asrın soygunu14
- anın görüntüsü20
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- gunluklerim aylik olmus11
- damarsız tüysüz manisa yaprağı18
ebru şallı denilince akla ilk gelen meyve.
Nasıl meşhur oldu bilmiyorum bu tatsız tuzsuz şey. Yalnız tam böyle tam ele avuca oturuyor tutup firlatmalik şey. Neyse bu arada epey uğraştım çimlendirmek için hala başarılı olmuş değilim. Sen kimsin oğlum ben kestane, hurma büyüttüm hec. Neyse elbet birgün benimde evimde avakado ağacım olacak.
Yemek için keyfini beklediğimiz hede.
tuz ve limon olmadan tadı olmayan bir besin.
bir kaç sefer yemiştim.
bir kaç sefer yemiştim.
kavgayı çağrıştırıyor hep bende.
aikido dalgasına.
hiç yemedim, yemeyi düşünmüyorum..
bunun yerine ananas ve çiğ enginarı koydum epey zamandır.
aikido dalgasına.
hiç yemedim, yemeyi düşünmüyorum..
bunun yerine ananas ve çiğ enginarı koydum epey zamandır.
Olgunlaşsın diye elmanın yanına koymuştum ve olgunlaşmıştır zaten diye öğünümü ona göre ayarladım. Olgunlaşmamış pek de pü ya.
Moralim bozuldu.
Moralim bozuldu.
Güneşe bırakmıştım gelmiş kıvama akşam yerim artık.
Böyle tam kıvamına geldiğini anlıyorsun orada bi mutlu oluyorsun sonra açıyorsun of mükemmel bir krema yapısı, bozulma yok bir şey yok tekrar mutlu oluyorsun. Sonra sıvı tuz pul biber ek olarak da d vit ekleyip cenneti yaşıyorsun.
siz avokadoyu ne kadar sevmeseniz de avokado guzelliginden bir sey kaybetmez.
avakoda kadar abarlıkmış bir ürün daha yoktur
30 lira yapmış vicdansız köpekler. Diyet yapanlar daş mı yiyecek?
ingilizce avokado sözcüğü ispanyolca'daki Aguacate (avokado ağacı) sözcüğünden gelir. Bu esasında azteklerin, ispanyollar oraya gitmeden çok önce bu meyveye verdikleri adın ispanyolcaya uygun telaffuzudur. Aztekler ondan Ahuacatl olarak bahsederlerdi, bu da "testis" anlamına gelirdi. Aztekler Avokado meyvesinin şeklini - özellikle ağaçlardan sallanmasını- erkek anatomisinin o kısmına benzetirlerdi. Yani bu meyve doğurganlığa dair böyle bir cinsel güç simgesiydi. bakirelerin, hasat zamanında sallanan meyveleri görürler diye barakalarından çıkmalarına izin verilmezdi; meyvenin onları şehvet düşkünü yapacağına ve meşru bir evlilik için bekleyemeyeceklerine inanılırdı.
Avokado antik bir bitkidir ve bu yüzden antik bitkilerin çok eski zamanlarda nasıl yaşadığına dair belirgin ipuçları taşır. Avokadolar her daim yeşil kalan ağaçlardır. Yapraklarını dökseler bile dökülen yaprakların yerine hemen yenileri çıkar. Aynı zamanda çiçekli bir ağaçtır, gerçi sarı-yeşil çiçekleri ancak 0,63 cm boyundadır. Tozlaşmaya yani erkek çiçekten dişi çiçeğe polen taşımaya ihtiyaçları da yoktur. Çünkü buna ihtiyaç duyan pek çok bitkinin aksine avokado iki eşeyli - cinsiyetli bir çiçektir. Bu bitkinin çiçeği hem dişi organlara sahiptir. Antik dünyada böcekler, sonraki çağlara kıyasla çok daha nadirken bu bitkilerin kendi kendilerine çoğalmak dışında başka bir seçenekleri yoktu. Bu da gelişmiş bitkibilimindeki şu tabirle adlandırılan sürece yol açtı: "dikogamik protojin" Basit bir deyişle bu, bir gün açılıp geceleyin kapanan bir dişi organa sahip olduğu, ertesi gün erkek organlarıyla tekrar açıldığı erdişi bir nitelikte olduğu anlamına gelir ki bu da kendi kendine döllenmenin (tozlaşmanın)doğru şekilde gerçekleşmesini sağlar.
Avokado'nun çekirdeği son derece büyüktür, bu nedenle paleobotanikçiler bu ağacın tohum saçmayı nasıl başardığını uzun zamandır merak ediyorlar. Kuşkusuz böyle taş büyüklüğündeki bir tohum rüzgarla taşınamazdı. Ayrıca bu ağacın meyvesi, bizim için zehirli olmasa da günümüzde yaşayan birçok hayvan için zehirlidir. (kediler ve köpekler dahil), onların birkaç saat içerisinde ölmelerine neden olur. Kuşlar bile bu meyveyi gaglamaktan kaçınırlar. Doğrusu, onun büyük çekirdeği "evrimsel anakronizm" in bir örneğidir; bu da ağacın büyük ihtimalle tohumları dağıtmaya yardımcı olması için bugün nesli tükenmiş, büyükçe bir hayvanla bir ilişki geliştirmiş olduğu anlamına gelir. Bu hayvan belki de - tıpkı bizim yerfıstığını yediğimiz gibi- büyük avokado çekirdeklerini yiyecek kocaman bir ağza sahip , ağaçta yaşayan, irice bir tembel hayvan ya da ona benzer bir yaratıktı.
(Bitkilerin Gizli Dünyası, Michael Largo)
Avokado antik bir bitkidir ve bu yüzden antik bitkilerin çok eski zamanlarda nasıl yaşadığına dair belirgin ipuçları taşır. Avokadolar her daim yeşil kalan ağaçlardır. Yapraklarını dökseler bile dökülen yaprakların yerine hemen yenileri çıkar. Aynı zamanda çiçekli bir ağaçtır, gerçi sarı-yeşil çiçekleri ancak 0,63 cm boyundadır. Tozlaşmaya yani erkek çiçekten dişi çiçeğe polen taşımaya ihtiyaçları da yoktur. Çünkü buna ihtiyaç duyan pek çok bitkinin aksine avokado iki eşeyli - cinsiyetli bir çiçektir. Bu bitkinin çiçeği hem dişi organlara sahiptir. Antik dünyada böcekler, sonraki çağlara kıyasla çok daha nadirken bu bitkilerin kendi kendilerine çoğalmak dışında başka bir seçenekleri yoktu. Bu da gelişmiş bitkibilimindeki şu tabirle adlandırılan sürece yol açtı: "dikogamik protojin" Basit bir deyişle bu, bir gün açılıp geceleyin kapanan bir dişi organa sahip olduğu, ertesi gün erkek organlarıyla tekrar açıldığı erdişi bir nitelikte olduğu anlamına gelir ki bu da kendi kendine döllenmenin (tozlaşmanın)doğru şekilde gerçekleşmesini sağlar.
Avokado'nun çekirdeği son derece büyüktür, bu nedenle paleobotanikçiler bu ağacın tohum saçmayı nasıl başardığını uzun zamandır merak ediyorlar. Kuşkusuz böyle taş büyüklüğündeki bir tohum rüzgarla taşınamazdı. Ayrıca bu ağacın meyvesi, bizim için zehirli olmasa da günümüzde yaşayan birçok hayvan için zehirlidir. (kediler ve köpekler dahil), onların birkaç saat içerisinde ölmelerine neden olur. Kuşlar bile bu meyveyi gaglamaktan kaçınırlar. Doğrusu, onun büyük çekirdeği "evrimsel anakronizm" in bir örneğidir; bu da ağacın büyük ihtimalle tohumları dağıtmaya yardımcı olması için bugün nesli tükenmiş, büyükçe bir hayvanla bir ilişki geliştirmiş olduğu anlamına gelir. Bu hayvan belki de - tıpkı bizim yerfıstığını yediğimiz gibi- büyük avokado çekirdeklerini yiyecek kocaman bir ağza sahip , ağaçta yaşayan, irice bir tembel hayvan ya da ona benzer bir yaratıktı.
(Bitkilerin Gizli Dünyası, Michael Largo)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar