bugün

1.Karada,denizde,gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi.
2.Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması.
3.Bu yollarla yakalanan hayvan.
4.Tuzağa düşürülen,kendisinden yararlanılan kimse.
alm. anlagevermögen

duran varlıklar
bir sibel alaş şarkısı :

Aynı yalanlar
Hep aynı sahte hayat
Aynı elden çıkmış gibi suratlar
Hep aynı gülünesi aşklar

Yorulmadın mı
Daha bıkmadın mı
Yeterince egilmedin mi
Yetmedimi
Adresini hatırlamadığın yataklar

Allı güllü elbiseler
Dallı budaklı hikayeler
Isındı mı ellerin bu sefer
Kimin cebindeler

Sende hep aynı şarkı
Nayniraniranininom

Yerinde olsam
Söndürmezdim ışıkları
Yerinde olsam
Uyumazdım bu gece
Ava çıktı derindeki kabusların
Ve tüm uyku perileri tatilde

Bir söyle senin adın ne
Nerede çürüttün ruhunu
Kalbin nerede
Hakkını vere vere ağla
Av oldum
Av oldum diye diye
Avıcıyken av oldum
Av oldum
kıs. avukat.
ayrıca kullanımına pek rastlanmasa da bir alan adı uzantısı.
altavista'nın kısaltması olarakta kullanılmaktadır.

--spoiler--
http://www.av.com
--spoiler--
şu an avlanan bir kadın var..

yöntemi kısır fakat.. hep aynı..

inanmadığı ve olmadığı bir şey e inandırarak diğerlerini..

şu an avlanan bir erkek de vardır muhakkak o avlanıyorsa eğer..

av avcı, avcı av..

kim avından el alacak bakalım..

kim sanacak, yakaladığını..

bil..

dik..
sibel alaş ın kariyerinin en kötü şarkısı.
diğer adıyla (bkz: şikar)'dır.
aynı zamanda avukat kelimesinin kısaltılmış halidir. *
bülent ecevit'in şiiridir;

ormanın kuytusunda vurulan geyik
hayvanlar acınla suskun
dallar yasınla eğik
boynuzlarında çizgilerinde gözlerinde
avcının söndüremediği iyilik
avukatların plakaları genelde.
saldırı güdüsünün tatmin edilmesi. russel'e göre eğer avcılık ya da doğa sporlarına insan yönlendirilirse dünyadaki savaşlar azalacakmış.*
insanın gerçekten doğayla baş başa kaldığı ve kendi kendine sadece doğadan beslenip yaşayabileceğini hissettiren içsel dürtü.
kürtçe su.
bıldırcının lezettinden olsa gerek tüfeği alıp dağdan dağa gezmenin hiç boş bir aktivte olmadığını kabul ettiren eylem.
yahudi takviminde bir ay.
bir grup askerin, güney amerika'nın bir ormanında bir görevde iken, uzaylı bir yaratıkla karşılaşıp, kapışmalarını anlatan 1987 yapımı amerikan filmi. uzaylı yaratığın, birebir kapışma esnasında el ve ayaklarınının bir anlık etkisiz hale getirilmesi sonucu ağzını açıp, "orrrrooospu çocuğuuuu" demişliği vardır.
an itibariyle star tv de yayınlanan filmdir. saçmalığın daniskasıdır.
tv kumandasında tuşu bulunan dvd vcd gibi video oynatici izlenmesini saglayan olay.
içinde öldürme olan sporda, öldürülen nesne.
yahudi ''temmuz-ağustos'' ayı.

Mısır'dan çıkan neslin israel'e girmeyeceği bildirildi.

ilk Koen Gadol ve Moşe'nin ağabeyi olan Aaron, Mısır’dan çıktıktan 40 yıl sonra Hor Dağı'nda öldü.

Dokucuncu gün Teşa Beav anılır.

Aslan, Ariel –Tanrı'nın Aslanı- olarak bilinen Yeruşalayim’deki Bet-Amikdaş'ı temsil eder. Ha Ari (Aslan) olarak tanınan büyük Kabala bilgini Rabi Yitshak Luria da öldü.
(bkz: yaban tv)
(bkz: iz tv)
http://www.youtube.com/watch?v=gMYZEzR0Awc&feature=fvst

yav bi haftadır herkese sorup duruyorum.. sibel alaş ın bi şarkısı vardı.. klibinde şişmanlamıştı.. neydi.. neydi..

hiç mi aklıma gelmez youtube a bakmak?

hep bu sansürcü sistem yüzünden. evet. benle alakası yok.

güzel şarkı. güzel.
organize cinayet operasyonu.
bir canlıyı, bir başka canlıya karşı "silah" olarak kullanmak.

av, doğada vardır. aslan ceylanı avlar. serçe kelebeği avlar. köpekbalığı orkinosu avlar.
eğer sahiden aslan kadar, serçe kadar, köpekbalığı kadar masum avlanılabilseydi; sahiden de açlıktan ölmemek için olsaydı bu iş, hoşgörülebilirdi.
insan da en nihayetinde bir hayvandır çünkü; aslan kadar, serçe kadar onun da doymaya hakkı vardır...

ama bunların yaptıkları ihtiyaç değil... o arabalara, o tüfeklere, o mermilere, o tuzaklara, o ördek düdüklerine, o bakan hayvanı kör eden ışıldaklara, o kıyafetlere, o köpeklere dünyanın parasını döküyorlar. ihtiyaçtan değil yani, beslenmek için değil...

öldürmüş olmak için öldürüyorlar.
eti bir avuççuk bile gelmeyen bıldırcını, emzikli ceylanı, parmak kadar lüfer yavrusunu avlıyorlar.
sonra da aslında aç olmayan bir iştahla yiyorlar.

öldürmüş olmak için öldürüyorlar.
kurt, aslan, fil, domuz avlıyorlar; oysa yemeyeceği canlıyı öldürmek cinayettir!

bir de dernekleri var, birbirlerine ne kadar katil olduklarını anlattıkları yerler... "avcı yalanları" diye bir kavramın oluştuğu yerler.
korumasız hayvanlara karşı "sahte kahramanlık merkezleri"...

utançtan başı öne eğip susmaktan başka yapacak şey yok...
...
ekleme:

avın heyecanından, bir tür kır gezisi oluşundan vazgeçemeyen, ama hayvana da kıyamayan bir grup; harika bir yöntem bulmuşlar: foto safari.

adını anımsayamadığım bir firmanın ürettiği tüfek şeklinde fotoğraf makinaları var. Her şey normal av gibi; hayvanın izini sürüyorlar, sonra tam denk geldiği zaman tüfeği (fotoğraf makinesini) kaldırıp nişan alıyorlar (kadrajı ayarlıyorlar) ve tetiğe (deklanşöre) basıyorlar.

diyelim fotoğrafta bir geyiğin iki gözü var, bu avcı geyiği alnından vurmuş sayılıyor.
bir ayının arka bacağının resmi var, evet, başarılı bir atış; ama ayının göğsü olsaydı daha çok puan alacaktı...
boş gökyüzü fotoğrafı, kahretsin, kuş kaçmış, karavana...

yarışmaları var.
odalarında geyik kafaları, doldurulmuş şahinler yerine bu fotoğrafları sergiliyorlar.

bu avcılığı zevkle ben de yapardım...!

hem av heyecanı, hem doğayla iç içe olmak; hem de hiç bir canlının yaralanmaması ya da ölmemesi...
harika!
filmin en heyecanlı yerinde sesi açmak isterken bastığım lanet olası tuştur. *
bulmacalarda acvı'nın yakaladığı olarak çıkan kelime.
© copyright 2005 - 2026