bugün
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek8
- komşuya kahveye gitmek2
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- cedidacer2
- galatasaray10
- yağmurcu neden akpli2
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- isana2
- en tehlikeli insan tipleri3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bir şeyler söyle5
- ütü13
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- doruklara sevdalanmak2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- dönmek istenilen yıl2
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yunanistan29
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- kalem4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- hırvatistan14
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yıkık yazarlar4
- gocu bak bi5
- mutsuz olmak3
- latte içen erkek4
Zamanında yaptık bizi ilgilendirmez.
Uzun zamandır ayakkabılarımı boyamıyordum bugün ayakkabılarımı boyadım ve çağrışım oldu yıllar yıllar önceye çok eskilere gittim askerlik yaptığım yılları hatırladım her gün botlarımı boyardım her gün tıraş olurdum çünkü bunlar kuraldı ve kurallar çok katıydı ve hepsi geride kaldı bir varmış bir yokmuş hepsi geçti gitti evet zaman her şeyi yok eder şimdi her gün ayakkabılarımı boyamıyorum her gün tıraş olmuyorum benim özgürlüğüm her gün ayakkabılarımı boyamamaktır her gün tıraş olmamaktır.
Manisa’da yaptığım vatan hizmeti.
Acemilik Zırhlı Birlikler Okulu, Etimesgut; ustalık Bitlis, Tatvan, Sorgun cehennemi... Öyle derlerdi, nedense :-).
Neyse parası verdik, gitmedik çok şükür.
Omzumuzda çizgi sonrasında yıldızla şan ve şerefle icra ettik çok şükür…
askerlik borcu ödenir vergi borcu ödenmez, şerefli türk vatandaşıyız biz.
bedelli olarak gittiğim mamakta gerçekleştirdiğim bir vatan hizmeti .
askerlik mi?
15 yaşımdan beri askerim.
davamın askeri…sağa sola sapmadan, hiç kolaya kaçmadan, sahici biçimde…
fikir, fiil ve sanatı ölüme ayarlı…
beni anlayabilecek olanlar, benim kumaşımdan olanlardır ancak!..
salih mirzabeyoğlu - tilk günlüğü
15 yaşımdan beri askerim.
davamın askeri…sağa sola sapmadan, hiç kolaya kaçmadan, sahici biçimde…
fikir, fiil ve sanatı ölüme ayarlı…
beni anlayabilecek olanlar, benim kumaşımdan olanlardır ancak!..
salih mirzabeyoğlu - tilk günlüğü
Ortada bir devlet kalmadı. Kime yapılacağı belli olmayan hizmet.
üzerinden 22 sene geçmiştir. genelde acı ve üzücü hatıralar var ama her şeye rağmen iyi ki yapmışım. bir erkek ve türk çocuğuna "özgürlüğün" ve disiplinin ne olduğunu başka türlü bu kadar iyi öğretemezsin..
Artık yeni nesil için bedelli askerlik, buda erkek olmanın zekatı denebilir.
Bence hayattan bir kayıp olan, sadece bir angaryadan ibaret olan dönemdir. Tam da pandemi dönemine denk gelmişti ki 2020 yılına girdiğimizden beri hayatımda tek bir şey sorunsuz olarak gitmedi. Ne aşkta, ne kariyerde, ne arkadaşlık ilişkileri, ne giriştiğim işler, ne kar edebildim her şeyi yapabilmeme rağmen. Son dönemleri daha bir iyi geçmişti ve keşke o günler hiç bitmeseydi.
Bir gün sabah içtinasında sayıyoruz sayıyoruz ama bizim koğuştan bir kişi eksik çıkıyor hep ve gözle görülür şekilde de ismi lazım değil bir arkadaşımız yok, çavuş gitti koğuşa bakmaya orada da bulamadı. Meğerse sığır uyku serseminden yan koğuşun içtimasına katılmış. Böyle bir mallık istesek bile yapamayız heralde, bunu da kimseye kaptırmadık şükür.
Hayatımın zor bir dönemi olarak geride bırakalı 1 yıl olmak üzere. Çok detaya inmeden yazayım.
Aslında Daha gitmeden başladı zorluğu. Bir merak tuttu, nereyi tutturacağım, nerede geçecek askerliğim diye... neyse, bekleyiş sona erdi, bir baktım acemi birliği kütahya'ya çıkmış. Sevindim cidden, bir de rahatladım ki anlatamam... zaten çevremdekiler "havacısın, kıymetini bil" minvalinde tepki verdiler. (Sahiden de havacı asker olmanın birtakım avantajları vardı)
Sonrasında günler jet hızıyla geçti, cumartesi oldu. Vardım kütahya'ya. işlemlerden sonra verildiğim bölüğe geçtim, kıyafetleri teslim ettim. Öyle böyle derken yatış saati gelmişti.
Yatağıma uzandım. 24 saat önce evimdeki tavana bakarken şimdi ise 25 - 30 cm üstümdeki sunta'ya bakıyordum. Çok tuhaf bir duyguydu.
Neyse erken kalkmaya ve disiplinli hayata alışık olduğum için 21 günü sıkıntı yaşamadan komutanlarla iyi geçinerek tamamladım ama o 21 gün geçmek bilmemişti benim için Kütahya'da. Sonuçta bir tuşlu telefonla medeniyetten uzaktaydım...
Son hafta ise dağıtıldığımız ustalık yerlerini öğrendik. Çoğu asker ana jet üslerine, füze üslerine dağıtılmıştı. Bana ise eskişehir astsubay Orduevi düşmüştü. "Ne ballısın!" demişti oradaki bir çavuş. Bir bakıma haklıydı, sonuçta dağda, bayırda veya üs'te değil, şehir içinde, askeri otelde yapacaktım ustalığı. Neyse, acemi'den terhis olduk, 1 gün iznim vardı onu da istanbul'da geçirmek istedim. Evime geç saatlerde geldim. Ertesi gün dinlenip Pazar günü Eskişehir'e gittim, Vardım 5 ayımı geçireceğim orduevi'ne... Orada bir dükkanı işlettim 5 ay boyunca. Fakat başımızdaki astsubay başçavuş tam bir psikopattı. Ayrıca ego tatmin eden yedek astsubaylar'ın ağız kokusunu çekmek, küfürlerini işitip cevap verememek, üst devrelerin alt devreleri ezmesi çok zorladı cidden. 5 ay diş sıka sıka geçti.
Sonuç mu? Özgürlüğün kıymetini bir kez daha anlayan, Stresten saçı beyazlayan hatta şakakları açılan bir ben. Ha, iyi açıdan bakarsak, bu beni daha büyük zorluklara hazırladı. Hem psikolojik hem de fizikî...
Velhasıl, batı'da da geçse, doğu'da da geçse, askerlik her türlü zor.
Aslında Daha gitmeden başladı zorluğu. Bir merak tuttu, nereyi tutturacağım, nerede geçecek askerliğim diye... neyse, bekleyiş sona erdi, bir baktım acemi birliği kütahya'ya çıkmış. Sevindim cidden, bir de rahatladım ki anlatamam... zaten çevremdekiler "havacısın, kıymetini bil" minvalinde tepki verdiler. (Sahiden de havacı asker olmanın birtakım avantajları vardı)
Sonrasında günler jet hızıyla geçti, cumartesi oldu. Vardım kütahya'ya. işlemlerden sonra verildiğim bölüğe geçtim, kıyafetleri teslim ettim. Öyle böyle derken yatış saati gelmişti.
Yatağıma uzandım. 24 saat önce evimdeki tavana bakarken şimdi ise 25 - 30 cm üstümdeki sunta'ya bakıyordum. Çok tuhaf bir duyguydu.
Neyse erken kalkmaya ve disiplinli hayata alışık olduğum için 21 günü sıkıntı yaşamadan komutanlarla iyi geçinerek tamamladım ama o 21 gün geçmek bilmemişti benim için Kütahya'da. Sonuçta bir tuşlu telefonla medeniyetten uzaktaydım...
Son hafta ise dağıtıldığımız ustalık yerlerini öğrendik. Çoğu asker ana jet üslerine, füze üslerine dağıtılmıştı. Bana ise eskişehir astsubay Orduevi düşmüştü. "Ne ballısın!" demişti oradaki bir çavuş. Bir bakıma haklıydı, sonuçta dağda, bayırda veya üs'te değil, şehir içinde, askeri otelde yapacaktım ustalığı. Neyse, acemi'den terhis olduk, 1 gün iznim vardı onu da istanbul'da geçirmek istedim. Evime geç saatlerde geldim. Ertesi gün dinlenip Pazar günü Eskişehir'e gittim, Vardım 5 ayımı geçireceğim orduevi'ne... Orada bir dükkanı işlettim 5 ay boyunca. Fakat başımızdaki astsubay başçavuş tam bir psikopattı. Ayrıca ego tatmin eden yedek astsubaylar'ın ağız kokusunu çekmek, küfürlerini işitip cevap verememek, üst devrelerin alt devreleri ezmesi çok zorladı cidden. 5 ay diş sıka sıka geçti.
Sonuç mu? Özgürlüğün kıymetini bir kez daha anlayan, Stresten saçı beyazlayan hatta şakakları açılan bir ben. Ha, iyi açıdan bakarsak, bu beni daha büyük zorluklara hazırladı. Hem psikolojik hem de fizikî...
Velhasıl, batı'da da geçse, doğu'da da geçse, askerlik her türlü zor.
Zorluk-kolaylık, rahatlık-sıkılık derecesi başınızdaki üstlerinize, amirlerinize bağlıdır.
Millet kaçar biz de 4 nala gittik zamaında.
--spoiler--
millet kaçar biz de 4 nala gittik zamaında.
--spoiler--
Bu ifadeniz yanlış bence. Türkler asker millettir. Türk milleti askerlikten kaçmaz!
Edit: artık 18 ay askerlik yok. Sayın cumhurbaşkanımız askerlik süresini kısalttı. Artık askerlik 6 ay ve operasyonlara uzmanlar gidiyor.(şimdi operasyonlara da ihtiyaç yok pek) bu durumda bile bu şerefli görevi yapmak istemeyenler için söylenecek söz yok.
Edit2: kendinizi övücem diye sakıncalı sözler söylemeye devam etmeyin lütfen.
millet kaçar biz de 4 nala gittik zamaında.
--spoiler--
Bu ifadeniz yanlış bence. Türkler asker millettir. Türk milleti askerlikten kaçmaz!
Edit: artık 18 ay askerlik yok. Sayın cumhurbaşkanımız askerlik süresini kısalttı. Artık askerlik 6 ay ve operasyonlara uzmanlar gidiyor.(şimdi operasyonlara da ihtiyaç yok pek) bu durumda bile bu şerefli görevi yapmak istemeyenler için söylenecek söz yok.
Edit2: kendinizi övücem diye sakıncalı sözler söylemeye devam etmeyin lütfen.
Sayın cumhurbaşkanımız...
A pardon cimer'e yazıyorum sandım, buraya yazmışım...
A pardon cimer'e yazıyorum sandım, buraya yazmışım...
askerde iki tip nöbetçi vardır; hudut gözleyen nöbetçi, komutanını gözleyen nöbetçi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar