bugün
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi9
- hünkar beğendi vs alinazik9
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması9
- ata iyi binen erkek3
- vurdurmaya giden kız sevinci3
- parkta oturan adam3
- kova burcu erkeği akrep kadını5
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog4
- sözlükte aile kurmak3
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- ortadoğu3
- en lezzetli balık21
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- 24 eylül 20263
- birikim yapmak5
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek3
- aşk kitabı2
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- ellerim bos gonlum hos5
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- queen ravenna'nın arabasını çalmak2
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- padişaha ay saçmalama hünkarım diyen harem kadını2
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- acı gerçekler2
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- true nickli yazar24
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- karşı cinsteki en itici özellik12
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- lost vs prison break2
- yabancı bir ülkede yabancı birinin evinde uyumak2
- ben geldim naneler13
- nejat uygur2
- deprem2
- sabahları nefret edilen şeyler10
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- gocu33
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- anın görüntüsü25
- mansur yavaş14
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
Zamanında yaptık bizi ilgilendirmez.
Uzun zamandır ayakkabılarımı boyamıyordum bugün ayakkabılarımı boyadım ve çağrışım oldu yıllar yıllar önceye çok eskilere gittim askerlik yaptığım yılları hatırladım her gün botlarımı boyardım her gün tıraş olurdum çünkü bunlar kuraldı ve kurallar çok katıydı ve hepsi geride kaldı bir varmış bir yokmuş hepsi geçti gitti evet zaman her şeyi yok eder şimdi her gün ayakkabılarımı boyamıyorum her gün tıraş olmuyorum benim özgürlüğüm her gün ayakkabılarımı boyamamaktır her gün tıraş olmamaktır.
Manisa’da yaptığım vatan hizmeti.
Acemilik Zırhlı Birlikler Okulu, Etimesgut; ustalık Bitlis, Tatvan, Sorgun cehennemi... Öyle derlerdi, nedense :-).
Neyse parası verdik, gitmedik çok şükür.
Omzumuzda çizgi sonrasında yıldızla şan ve şerefle icra ettik çok şükür…
askerlik borcu ödenir vergi borcu ödenmez, şerefli türk vatandaşıyız biz.
bedelli olarak gittiğim mamakta gerçekleştirdiğim bir vatan hizmeti .
askerlik mi?
15 yaşımdan beri askerim.
davamın askeri…sağa sola sapmadan, hiç kolaya kaçmadan, sahici biçimde…
fikir, fiil ve sanatı ölüme ayarlı…
beni anlayabilecek olanlar, benim kumaşımdan olanlardır ancak!..
salih mirzabeyoğlu - tilk günlüğü
15 yaşımdan beri askerim.
davamın askeri…sağa sola sapmadan, hiç kolaya kaçmadan, sahici biçimde…
fikir, fiil ve sanatı ölüme ayarlı…
beni anlayabilecek olanlar, benim kumaşımdan olanlardır ancak!..
salih mirzabeyoğlu - tilk günlüğü
Ortada bir devlet kalmadı. Kime yapılacağı belli olmayan hizmet.
üzerinden 22 sene geçmiştir. genelde acı ve üzücü hatıralar var ama her şeye rağmen iyi ki yapmışım. bir erkek ve türk çocuğuna "özgürlüğün" ve disiplinin ne olduğunu başka türlü bu kadar iyi öğretemezsin..
Artık yeni nesil için bedelli askerlik, buda erkek olmanın zekatı denebilir.
Bence hayattan bir kayıp olan, sadece bir angaryadan ibaret olan dönemdir. Tam da pandemi dönemine denk gelmişti ki 2020 yılına girdiğimizden beri hayatımda tek bir şey sorunsuz olarak gitmedi. Ne aşkta, ne kariyerde, ne arkadaşlık ilişkileri, ne giriştiğim işler, ne kar edebildim her şeyi yapabilmeme rağmen. Son dönemleri daha bir iyi geçmişti ve keşke o günler hiç bitmeseydi.
Bir gün sabah içtinasında sayıyoruz sayıyoruz ama bizim koğuştan bir kişi eksik çıkıyor hep ve gözle görülür şekilde de ismi lazım değil bir arkadaşımız yok, çavuş gitti koğuşa bakmaya orada da bulamadı. Meğerse sığır uyku serseminden yan koğuşun içtimasına katılmış. Böyle bir mallık istesek bile yapamayız heralde, bunu da kimseye kaptırmadık şükür.
Hayatımın zor bir dönemi olarak geride bırakalı 1 yıl olmak üzere. Çok detaya inmeden yazayım.
Aslında Daha gitmeden başladı zorluğu. Bir merak tuttu, nereyi tutturacağım, nerede geçecek askerliğim diye... neyse, bekleyiş sona erdi, bir baktım acemi birliği kütahya'ya çıkmış. Sevindim cidden, bir de rahatladım ki anlatamam... zaten çevremdekiler "havacısın, kıymetini bil" minvalinde tepki verdiler. (Sahiden de havacı asker olmanın birtakım avantajları vardı)
Sonrasında günler jet hızıyla geçti, cumartesi oldu. Vardım kütahya'ya. işlemlerden sonra verildiğim bölüğe geçtim, kıyafetleri teslim ettim. Öyle böyle derken yatış saati gelmişti.
Yatağıma uzandım. 24 saat önce evimdeki tavana bakarken şimdi ise 25 - 30 cm üstümdeki sunta'ya bakıyordum. Çok tuhaf bir duyguydu.
Neyse erken kalkmaya ve disiplinli hayata alışık olduğum için 21 günü sıkıntı yaşamadan komutanlarla iyi geçinerek tamamladım ama o 21 gün geçmek bilmemişti benim için Kütahya'da. Sonuçta bir tuşlu telefonla medeniyetten uzaktaydım...
Son hafta ise dağıtıldığımız ustalık yerlerini öğrendik. Çoğu asker ana jet üslerine, füze üslerine dağıtılmıştı. Bana ise eskişehir astsubay Orduevi düşmüştü. "Ne ballısın!" demişti oradaki bir çavuş. Bir bakıma haklıydı, sonuçta dağda, bayırda veya üs'te değil, şehir içinde, askeri otelde yapacaktım ustalığı. Neyse, acemi'den terhis olduk, 1 gün iznim vardı onu da istanbul'da geçirmek istedim. Evime geç saatlerde geldim. Ertesi gün dinlenip Pazar günü Eskişehir'e gittim, Vardım 5 ayımı geçireceğim orduevi'ne... Orada bir dükkanı işlettim 5 ay boyunca. Fakat başımızdaki astsubay başçavuş tam bir psikopattı. Ayrıca ego tatmin eden yedek astsubaylar'ın ağız kokusunu çekmek, küfürlerini işitip cevap verememek, üst devrelerin alt devreleri ezmesi çok zorladı cidden. 5 ay diş sıka sıka geçti.
Sonuç mu? Özgürlüğün kıymetini bir kez daha anlayan, Stresten saçı beyazlayan hatta şakakları açılan bir ben. Ha, iyi açıdan bakarsak, bu beni daha büyük zorluklara hazırladı. Hem psikolojik hem de fizikî...
Velhasıl, batı'da da geçse, doğu'da da geçse, askerlik her türlü zor.
Aslında Daha gitmeden başladı zorluğu. Bir merak tuttu, nereyi tutturacağım, nerede geçecek askerliğim diye... neyse, bekleyiş sona erdi, bir baktım acemi birliği kütahya'ya çıkmış. Sevindim cidden, bir de rahatladım ki anlatamam... zaten çevremdekiler "havacısın, kıymetini bil" minvalinde tepki verdiler. (Sahiden de havacı asker olmanın birtakım avantajları vardı)
Sonrasında günler jet hızıyla geçti, cumartesi oldu. Vardım kütahya'ya. işlemlerden sonra verildiğim bölüğe geçtim, kıyafetleri teslim ettim. Öyle böyle derken yatış saati gelmişti.
Yatağıma uzandım. 24 saat önce evimdeki tavana bakarken şimdi ise 25 - 30 cm üstümdeki sunta'ya bakıyordum. Çok tuhaf bir duyguydu.
Neyse erken kalkmaya ve disiplinli hayata alışık olduğum için 21 günü sıkıntı yaşamadan komutanlarla iyi geçinerek tamamladım ama o 21 gün geçmek bilmemişti benim için Kütahya'da. Sonuçta bir tuşlu telefonla medeniyetten uzaktaydım...
Son hafta ise dağıtıldığımız ustalık yerlerini öğrendik. Çoğu asker ana jet üslerine, füze üslerine dağıtılmıştı. Bana ise eskişehir astsubay Orduevi düşmüştü. "Ne ballısın!" demişti oradaki bir çavuş. Bir bakıma haklıydı, sonuçta dağda, bayırda veya üs'te değil, şehir içinde, askeri otelde yapacaktım ustalığı. Neyse, acemi'den terhis olduk, 1 gün iznim vardı onu da istanbul'da geçirmek istedim. Evime geç saatlerde geldim. Ertesi gün dinlenip Pazar günü Eskişehir'e gittim, Vardım 5 ayımı geçireceğim orduevi'ne... Orada bir dükkanı işlettim 5 ay boyunca. Fakat başımızdaki astsubay başçavuş tam bir psikopattı. Ayrıca ego tatmin eden yedek astsubaylar'ın ağız kokusunu çekmek, küfürlerini işitip cevap verememek, üst devrelerin alt devreleri ezmesi çok zorladı cidden. 5 ay diş sıka sıka geçti.
Sonuç mu? Özgürlüğün kıymetini bir kez daha anlayan, Stresten saçı beyazlayan hatta şakakları açılan bir ben. Ha, iyi açıdan bakarsak, bu beni daha büyük zorluklara hazırladı. Hem psikolojik hem de fizikî...
Velhasıl, batı'da da geçse, doğu'da da geçse, askerlik her türlü zor.
Zorluk-kolaylık, rahatlık-sıkılık derecesi başınızdaki üstlerinize, amirlerinize bağlıdır.
Millet kaçar biz de 4 nala gittik zamaında.
--spoiler--
millet kaçar biz de 4 nala gittik zamaında.
--spoiler--
Bu ifadeniz yanlış bence. Türkler asker millettir. Türk milleti askerlikten kaçmaz!
Edit: artık 18 ay askerlik yok. Sayın cumhurbaşkanımız askerlik süresini kısalttı. Artık askerlik 6 ay ve operasyonlara uzmanlar gidiyor.(şimdi operasyonlara da ihtiyaç yok pek) bu durumda bile bu şerefli görevi yapmak istemeyenler için söylenecek söz yok.
Edit2: kendinizi övücem diye sakıncalı sözler söylemeye devam etmeyin lütfen.
millet kaçar biz de 4 nala gittik zamaında.
--spoiler--
Bu ifadeniz yanlış bence. Türkler asker millettir. Türk milleti askerlikten kaçmaz!
Edit: artık 18 ay askerlik yok. Sayın cumhurbaşkanımız askerlik süresini kısalttı. Artık askerlik 6 ay ve operasyonlara uzmanlar gidiyor.(şimdi operasyonlara da ihtiyaç yok pek) bu durumda bile bu şerefli görevi yapmak istemeyenler için söylenecek söz yok.
Edit2: kendinizi övücem diye sakıncalı sözler söylemeye devam etmeyin lütfen.
Sayın cumhurbaşkanımız...
A pardon cimer'e yazıyorum sandım, buraya yazmışım...
A pardon cimer'e yazıyorum sandım, buraya yazmışım...
askerde iki tip nöbetçi vardır; hudut gözleyen nöbetçi, komutanını gözleyen nöbetçi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar