bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- tüik'in temmuz enflasyonu5
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- yağmurcu neden akpli5
- kızlar naber5
- yanlış ata oynamak2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- günün şarkısı2
- çay içen kız13
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- isana3
- sinem dedetaş8
- galatasaray10
- en son gelen mesaj2
- komşuya kahveye gitmek2
- iş hayatı4
- ateizm2
- ali vefa10
- bacanak2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- yazıp yazıp silmek2
- ütü13
- bir şeyler söyle5
- en tehlikeli insan tipleri3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- anın fotoğrafı14
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- doruklara sevdalanmak2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- en boktan on yıl7
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yunanistan29
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- hırvatistan14
Hayatımın zor bir dönemi olarak geride bırakalı 1 yıl olmak üzere. Çok detaya inmeden yazayım.
Aslında Daha gitmeden başladı zorluğu. Bir merak tuttu, nereyi tutturacağım, nerede geçecek askerliğim diye... neyse, bekleyiş sona erdi, bir baktım acemi birliği kütahya'ya çıkmış. Sevindim cidden, bir de rahatladım ki anlatamam... zaten çevremdekiler "havacısın, kıymetini bil" minvalinde tepki verdiler. (Sahiden de havacı asker olmanın birtakım avantajları vardı)
Sonrasında günler jet hızıyla geçti, cumartesi oldu. Vardım kütahya'ya. işlemlerden sonra verildiğim bölüğe geçtim, kıyafetleri teslim ettim. Öyle böyle derken yatış saati gelmişti.
Yatağıma uzandım. 24 saat önce evimdeki tavana bakarken şimdi ise 25 - 30 cm üstümdeki sunta'ya bakıyordum. Çok tuhaf bir duyguydu.
Neyse erken kalkmaya ve disiplinli hayata alışık olduğum için 21 günü sıkıntı yaşamadan komutanlarla iyi geçinerek tamamladım ama o 21 gün geçmek bilmemişti benim için Kütahya'da. Sonuçta bir tuşlu telefonla medeniyetten uzaktaydım...
Son hafta ise dağıtıldığımız ustalık yerlerini öğrendik. Çoğu asker ana jet üslerine, füze üslerine dağıtılmıştı. Bana ise eskişehir astsubay Orduevi düşmüştü. "Ne ballısın!" demişti oradaki bir çavuş. Bir bakıma haklıydı, sonuçta dağda, bayırda veya üs'te değil, şehir içinde, askeri otelde yapacaktım ustalığı. Neyse, acemi'den terhis olduk, 1 gün iznim vardı onu da istanbul'da geçirmek istedim. Evime geç saatlerde geldim. Ertesi gün dinlenip Pazar günü Eskişehir'e gittim, Vardım 5 ayımı geçireceğim orduevi'ne... Orada bir dükkanı işlettim 5 ay boyunca. Fakat başımızdaki astsubay başçavuş tam bir psikopattı. Ayrıca ego tatmin eden yedek astsubaylar'ın ağız kokusunu çekmek, küfürlerini işitip cevap verememek, üst devrelerin alt devreleri ezmesi çok zorladı cidden. 5 ay diş sıka sıka geçti.
Sonuç mu? Özgürlüğün kıymetini bir kez daha anlayan, Stresten saçı beyazlayan hatta şakakları açılan bir ben. Ha, iyi açıdan bakarsak, bu beni daha büyük zorluklara hazırladı. Hem psikolojik hem de fizikî...
Velhasıl, batı'da da geçse, doğu'da da geçse, askerlik her türlü zor.
Aslında Daha gitmeden başladı zorluğu. Bir merak tuttu, nereyi tutturacağım, nerede geçecek askerliğim diye... neyse, bekleyiş sona erdi, bir baktım acemi birliği kütahya'ya çıkmış. Sevindim cidden, bir de rahatladım ki anlatamam... zaten çevremdekiler "havacısın, kıymetini bil" minvalinde tepki verdiler. (Sahiden de havacı asker olmanın birtakım avantajları vardı)
Sonrasında günler jet hızıyla geçti, cumartesi oldu. Vardım kütahya'ya. işlemlerden sonra verildiğim bölüğe geçtim, kıyafetleri teslim ettim. Öyle böyle derken yatış saati gelmişti.
Yatağıma uzandım. 24 saat önce evimdeki tavana bakarken şimdi ise 25 - 30 cm üstümdeki sunta'ya bakıyordum. Çok tuhaf bir duyguydu.
Neyse erken kalkmaya ve disiplinli hayata alışık olduğum için 21 günü sıkıntı yaşamadan komutanlarla iyi geçinerek tamamladım ama o 21 gün geçmek bilmemişti benim için Kütahya'da. Sonuçta bir tuşlu telefonla medeniyetten uzaktaydım...
Son hafta ise dağıtıldığımız ustalık yerlerini öğrendik. Çoğu asker ana jet üslerine, füze üslerine dağıtılmıştı. Bana ise eskişehir astsubay Orduevi düşmüştü. "Ne ballısın!" demişti oradaki bir çavuş. Bir bakıma haklıydı, sonuçta dağda, bayırda veya üs'te değil, şehir içinde, askeri otelde yapacaktım ustalığı. Neyse, acemi'den terhis olduk, 1 gün iznim vardı onu da istanbul'da geçirmek istedim. Evime geç saatlerde geldim. Ertesi gün dinlenip Pazar günü Eskişehir'e gittim, Vardım 5 ayımı geçireceğim orduevi'ne... Orada bir dükkanı işlettim 5 ay boyunca. Fakat başımızdaki astsubay başçavuş tam bir psikopattı. Ayrıca ego tatmin eden yedek astsubaylar'ın ağız kokusunu çekmek, küfürlerini işitip cevap verememek, üst devrelerin alt devreleri ezmesi çok zorladı cidden. 5 ay diş sıka sıka geçti.
Sonuç mu? Özgürlüğün kıymetini bir kez daha anlayan, Stresten saçı beyazlayan hatta şakakları açılan bir ben. Ha, iyi açıdan bakarsak, bu beni daha büyük zorluklara hazırladı. Hem psikolojik hem de fizikî...
Velhasıl, batı'da da geçse, doğu'da da geçse, askerlik her türlü zor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar