bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur3
- akp'nin kemalistleşmesi4
- ne bu fon vurgunu5
- cennet çamuru2
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- sözlüğün yeni tasarımı22
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- samsak döveci9
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- keyif kaçıran şeyler3
- tinto brass12
- aponun villası9
- masterchef 20263
- opel vectra b4
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- galatasaray amed operasyonu4
- italyan arabaları3
- holocaust2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- paranın mutluluk getirmemesi7
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kötü bir insan mıyım ben5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- uludede ile hacca gitmek3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- bik bik'in gerçek yüzü2
- hayal garip2
- sense and sensibility2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- terhis oluyorum sözlük21
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- belediye ruhsat birimi3
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- küfürlü atasözleri4
- fatma betül sayan kaya28
- kaçak akım rölesi3
- açık beğen2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- günaydın kızlar4
armada,cafe kafa,tint,mado,kıtır,random,samatya...
hey gidi ankara
hey gidi ankara hey
beni de benzettin ya kendine
astın suratımı resmileştirdin beni
hey gidi ankara hey
beni de benzettin ya kendine
yüzümde bürokrat gülümsemesi
içimde politik çıkmazlar
kaçıncı aşktı tattığım akşamlarında
kızılay'da yürüyemeden el ele ayrıldığım
bir gecelik duygu esnemesinde
yalnızlığımla kendimi evime attığım
tadamadığım mevsimlerini doya doya
kaybettiğim kendimi herhangi bir sokağın
herhangi bir ayrımında...
geçerken ömrüm giriş katlarında
üşüdüm,titredim otuz yaşıma girerken bir yaz akşamında
bekar evlerinin soluk aydınlığında kötü alışkanlıklar edindim
hiç bir kıza yalan söylemedim ankara
ama bir ebruli akşamda,ezan seslerine karıştı çığlığım
oyalıyormuşum meğer kendimi geçici heveslerde
kar çiçekleri acı verdi yüreğimde
sen aşk de buna ben çıkmaz sokak ankara
delik olan cebime koyacaktım tüm hüzünlerimi
yine şiirler çalıp şairlerin soluk nefesli kitaplarından
şarkılar...
şarkılar düzecektim ona
ve ankara...
çelik renkli gecelerine dağıttığım yıldızlardan
taç yapacaktım sarı saçlarına
gözlerindeki yeşilden sürecektim antik yalnızlığıma
ikimizin de paylaşacağı birisi olacaktı hayatımda
anlarsın ya ankara sen, ben ve o
üç kişilik bir dünya kuracaktık
gözyaşlarının kahkahaya karıştığı şu dünyada
duygu sevinecekti
telefon edip zeynep'e evleniyormuş diyecekti
frekansını yakalamışken tam da mutluluğunun
çankaya'dan bir rüzgar esti
kıskandın bizi ya helal olsun sana
şu ölümlü dünyada kendin gibi bir dünya görmeden
boğacaksın öylemi, kalabalık kaldırımlarında beni
hüzne doyacağım öylemi senin gibi gecekondularında
benim gibi bir bozkır çocuğu
meram akşamlarında çiçeklerin nasıl olgunlaştığını bilir ben
çözmüşken şifresini hayatın
korkma ankara korkma
yazılmamış bir şiirin okundukça çoğalan ilk kelimesinden
akıp giderken kaderimiz iki ayrı yöne
mutlaka buluşacak vuslat denizinde
ankara korkma okuduğu duaları anamın
ikimizi de kurtaracak
hiç ummadığın bir günde
şöyle güneş burcundayken sevinçlerin
sen bana alışacaksın ben de sana
ankara....
hey gidi ankara hey
beni de benzettin ya kendine
astın suratımı resmileştirdin beni
hey gidi ankara hey
beni de benzettin ya kendine
yüzümde bürokrat gülümsemesi
içimde politik çıkmazlar
kaçıncı aşktı tattığım akşamlarında
kızılay'da yürüyemeden el ele ayrıldığım
bir gecelik duygu esnemesinde
yalnızlığımla kendimi evime attığım
tadamadığım mevsimlerini doya doya
kaybettiğim kendimi herhangi bir sokağın
herhangi bir ayrımında...
geçerken ömrüm giriş katlarında
üşüdüm,titredim otuz yaşıma girerken bir yaz akşamında
bekar evlerinin soluk aydınlığında kötü alışkanlıklar edindim
hiç bir kıza yalan söylemedim ankara
ama bir ebruli akşamda,ezan seslerine karıştı çığlığım
oyalıyormuşum meğer kendimi geçici heveslerde
kar çiçekleri acı verdi yüreğimde
sen aşk de buna ben çıkmaz sokak ankara
delik olan cebime koyacaktım tüm hüzünlerimi
yine şiirler çalıp şairlerin soluk nefesli kitaplarından
şarkılar...
şarkılar düzecektim ona
ve ankara...
çelik renkli gecelerine dağıttığım yıldızlardan
taç yapacaktım sarı saçlarına
gözlerindeki yeşilden sürecektim antik yalnızlığıma
ikimizin de paylaşacağı birisi olacaktı hayatımda
anlarsın ya ankara sen, ben ve o
üç kişilik bir dünya kuracaktık
gözyaşlarının kahkahaya karıştığı şu dünyada
duygu sevinecekti
telefon edip zeynep'e evleniyormuş diyecekti
frekansını yakalamışken tam da mutluluğunun
çankaya'dan bir rüzgar esti
kıskandın bizi ya helal olsun sana
şu ölümlü dünyada kendin gibi bir dünya görmeden
boğacaksın öylemi, kalabalık kaldırımlarında beni
hüzne doyacağım öylemi senin gibi gecekondularında
benim gibi bir bozkır çocuğu
meram akşamlarında çiçeklerin nasıl olgunlaştığını bilir ben
çözmüşken şifresini hayatın
korkma ankara korkma
yazılmamış bir şiirin okundukça çoğalan ilk kelimesinden
akıp giderken kaderimiz iki ayrı yöne
mutlaka buluşacak vuslat denizinde
ankara korkma okuduğu duaları anamın
ikimizi de kurtaracak
hiç ummadığın bir günde
şöyle güneş burcundayken sevinçlerin
sen bana alışacaksın ben de sana
ankara....
göç efsaneleri içersinde istanbul kadar gizemli olmadığı için göç edenlerin geride bıraktıkları için de sevimsiz bir şehirdir ankara. bir yakınınız, cocukluk aşkınız ya da kankiniz ankaraya göçünce hiç de hoş hatırlamazsınız bu şehri. gıcık olursunuz ona. yahya kemal'in gıcıklığının esamesi bile okunmaz. ankara sizi sevidiginizden ayıran kara kuru bir şehirdir. kara deliktir. dipsiz kuyudur. düşenin bir daha görünmediği.
deniz yoktur orda bilirsiniz herkes bilir ama yinede özellikle istanbul'dakilerin ' ay orda deniz yok' demeleriyle çamur atmaya kalktıkları, bambaşka bir ruhu olan herşeyin daha sakin daha sıcak yaşandığı düzeninden dolayıdır ki arkadaşlara daha çok zaman ayırabildiğiniz kocaman bir mahalle havası taşıyan öğrenciliğimde sık ziyaret ettiğim * keşke burda yaşasaydım dediğim yer
izmir'den gelenler için tam bir cehennem olan şehirdir.
ki$in ayazinda kestane kokusu bambaska olan sehir. *
düzenli ama bi o kadar da soğuk başkentimiz.
coğrafi konumu itibariyle diğer şehirlere ulaşım konusunda avantajlı,çok fazla öğrenci barındıran ve bu yüzdende yaşam koşulları yönünden memur şehri imajını yitiren * ,şehir içi ulaşım sıkıntısı olmayan ve bu yönüylede küçük şehir avantajı sağlayan, yaşaması kolay sayılabilecek bir şehir,başkentimiz,ancak denizin olmaması çook büyük bi eksik ona da yapacak bişi yok..
gün itibarı ile 200 günlük suyu kalmıştır ankara'nın. ruhsuz şehir. ve susuz.
kışın soğuktan, yazın sıcaktan dolaşılması zor olan şehir. bahar aylarında gidilip gezilmesi tazsiye edilir.huzur verici bir havası var.senede bir kaç kere bu havadan almak iyi gelir bünyeye.kaybolmak zordur.çok sıkılıp da şehrin kalabalığından uzaklaşmak isteyenler ankara kalesinde alır soluğu benim gibi.orada antikacıları dolaşırken zamanda yolculuk yapmak, lüks otellerin, kafelerin arkasına sıkışmış gecekonduları görmek mümkün. her zaman gitmekten zevk aldığım, anılarla dolu dost bi şehir ankara.
ve hep aklımda olan.
ve hep aklımda olan.
istanbulluların, tüm yoksunluğunu deniz olmamasına indirgedikleri ve bıkkınlık derecesinde en güzel yanının "istanbul'a dönüşü olduğu " aforizmasına sığınarak oryantalist şımarıklığı ile tanımladığı şehirdir. ankara, memur ya da öğrenci iseniz eğer başlangıçta "başa gelen" bir şeydir. aşk gibidir başa gelir, dile gelmez. yıldırım ya da ilk görüşte aşk değildir bu, farkettirmeden içinize işler. onun mavisi gönüllerdeki serinlik ve duruluktadır. dostlukların limanıdır ankara.
matrixte bir yer. en azindan bulundugum yere gore oyle. ozledim iste, ozledim ulan!
haluk levent'in şimdiye kadar ürettiği en iyi 5 şarkı içinde olan şarkısı.
deniz olan ve oldukça da aktif bir şehirde doğmuş olmama rağmen * sevdiğim bir şehir.istanbula göre çok daha sakin kendi halinde...
ilk defa gelenleri şaşırtacak derecede soğuk olabilen şehir.brrrrrr...
son günlerde deli gibi soğuk olan şehir. soğuğa aldırmadan yürüyüş yapabilmekse süper olan şehir.
an itibariyle sisler altında kalmış şehir. ha gayret biraz daha puslanırsa yeni zelanda da olduguma inandırıcam kendimi.
istemeye istemeye sevdiğim , artık sevdiğim şehir. kütahyadan sonra ilaç gibi geliyor insana.
tüm ahalisine mevlit vermeyi düşündüren şehir.
ankara; sanki bir robot gibi herşeyin aynı olduğu sıkıcı bir şehirdir.
(bkz: belpa)
bir imparatorluğun değil bir ulus devletin başkentidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com