bugün
- çırçıplak yatmak9
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- eski seni özlüyor musun6
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- türklerin ileri olduğu konular20
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları7
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- bir kadının en güzel bölgesi8
- caner taslaman7
- seninle şurada olabilirdik5
- ioçke'nin elleri4
- dünyanın en güzel tatlısı8
- abd vizesi4
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- vantilatörü kendine çevirmek6
- antipanik'in hedef gösterdiği yazar kim3
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel3
- özlenen hissiyatlar6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı3
- ruh hastası olan yazarlar6
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- gocu pandela barışı3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- un çuvalına dönmüş kafasını atan tip2
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı4
- dinsize inanır mısın17
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- gocu meme ucu5
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- uyuyorum ben bir şey diyor musunuz2
- salak yazarlar7
- pandela6
- kültürün bireyi boğması2
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- geceye bir şarkı bırak22
- çerkez ethem3
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- yorgun mermi4
- atatürk ün en büyük hobileri2
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- gece gece uzun entry giren yazar2
entry'ler (483)
4 aydır haftada ortalama 26 saat ingilizce öğrenip aşağıdaki cümleyi yazan bir öğrenci, bir öğretmen için kesinlikle intihar sebebidir.
my friend was future: arkadasım gelecekti.
my friend was future: arkadasım gelecekti.
o kadar üniversite okudun bi doğru düzgün yazı yazamıyosun.
anneanne 85 yaşındadır ve kalp rahatsızlığı geçirdikten sonra ne zihnen ne fiziken normali bulabilmiştir, çeşit çeşit melodilerle isimler sayıklar gün boyu, söylediğiniz şeyi ardarda 5 kez daha sorar üstelik herşeyi sorar evdeki kokudan dışarıdan geçen arabalara kadar,görmediğini iddia eder ama tvdeki tüm altyazıları sanki bi tek o görüyormuş gibi sesli okur, doğruluğunu test etmek için bi daha sorar.dili de tam dönmez laf uzarda uzar. torunları çocukları da üzülür yazık diye oysa aşağıda geçen monolog kendisinin bunları bilinçli yaptığını dşündürmüştür.
torun bir gün önce upuzun bir elbise giymiştir. ertesi gün kısa bir elbise. daha kapıdan adımını atar atmaz "ooo dün maxi ydi, bugün mini"
torun bir gün önce upuzun bir elbise giymiştir. ertesi gün kısa bir elbise. daha kapıdan adımını atar atmaz "ooo dün maxi ydi, bugün mini"
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı; gün boyu ötelediklerin pıtır pıtır dökülür gözlerinden kalbinin un ufak olduğu o vakitlerde, binlerce sesin arasından kurtulup Rabbinin sessizliğine sığındığın o anlarda. Kimsesizliğin en yoğun, en yalın hissedildiği vakittir; yumarsın gözlerini, yumarsın ki kimsesizliğini görmeyesin. Çocukluktan kalma alışkanlığındır korkunu yenmek için gözlerini kapatmak.
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı; kaçtığın gerçeklerin ayyuka çıktığı. Uykuya en yakın an olmasındaki rahmet bu olsa gerek. Uyursun hemen ardından, uyursun unutursun. Çocukluktan kalma alışkanlığındır herkesten, her şeyden ama en çok da kendinden kaçmak için uyumak.
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı; Rabbinin rahmetini en açık anladığın andır. Hataları affetmede insanların ne kadar cimri, Rabbininse ne denli cömert olduğunu perdesiz görürsün o vakitlerde. Şükredersin O seni başkalarının eline bırakmamış, yaptığın veya yapmadığın her şeyin hesabını yalnızca kendine ram etmiştir. En çok bu zamanlarda umut edersin Ona kavuşmayı. Cehennemine bile koyacak olsa artık insanların insafına bırakmadan kendi yanına almasını arzularsın. Çocukluktan kalma alışkanlığındır canın yandığında bu dünyadan vazgeçmek.
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı ve çocukluktan kalma alışkanlığındır hep bu vakitlerde hüzünlenmek.
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı; kaçtığın gerçeklerin ayyuka çıktığı. Uykuya en yakın an olmasındaki rahmet bu olsa gerek. Uyursun hemen ardından, uyursun unutursun. Çocukluktan kalma alışkanlığındır herkesten, her şeyden ama en çok da kendinden kaçmak için uyumak.
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı; Rabbinin rahmetini en açık anladığın andır. Hataları affetmede insanların ne kadar cimri, Rabbininse ne denli cömert olduğunu perdesiz görürsün o vakitlerde. Şükredersin O seni başkalarının eline bırakmamış, yaptığın veya yapmadığın her şeyin hesabını yalnızca kendine ram etmiştir. En çok bu zamanlarda umut edersin Ona kavuşmayı. Cehennemine bile koyacak olsa artık insanların insafına bırakmadan kendi yanına almasını arzularsın. Çocukluktan kalma alışkanlığındır canın yandığında bu dünyadan vazgeçmek.
Günün en hüzünlü vaktidir yatsı ve çocukluktan kalma alışkanlığındır hep bu vakitlerde hüzünlenmek.
insanı nefessiz bırakır bu şarkı, dahası verem eder..
lise dönemlerinde bu baskıdan sebep etek boyum kısalmıştır. görenlerin bana tanıdıkları terzileri önermeleri üzerine daha fazla dayanamayıp ben de eksik etekler arasına dahil oldum ha noldu koşamaz zıplayamaz oldum.
her varlıgın görme duyma hissetme algılama eşiği farklıdır, işte bu arkadaşların da görme veya algılama eşikleri dış yüzeyle sınırlıdır hor görmemek gerektir.
bu da bişey midir çok özlemek özlenilmek ama özlediğini söyleyememenin yanında...
şiddeti sorgulamaktan ziyade sadece görünür kılan oyun. bol bol küfür bol bol anlamsız konuşma içerir dikkat.
(bkz: bir ceza türü olarak evlilik)lakin kime olduğu hala anlaşılamamakta.
küçükparkın göbeğinde oturuyorsanız dört yanınız bunlarla sarılmıştır, zira bir yandan eve dolan köfte kokoreç kokuları, diğer yandan barlar, canlı müzik adı altında reva görülen işkenceler, öte yandan garip gurup kornalar ve muhabbetler pek de etik sayılmaz.
daha kötüsü olabilir mi diyordum bugün şahit oldum. kendisi komşumuz mudur bilemem lakin biri girip apartmanımızın köşesine def-i hacetini yapmış efem evet kendisine burdan yüklü bir yuhhh gönderiyoruz.
daha kötüsü olabilir mi diyordum bugün şahit oldum. kendisi komşumuz mudur bilemem lakin biri girip apartmanımızın köşesine def-i hacetini yapmış efem evet kendisine burdan yüklü bir yuhhh gönderiyoruz.
acıklı bi his. umursanmamak gibi, talep edilmemek gibi. alışık olmadığınız da depresyona bile sebep olabilir mazallah
bir kadını yine bir kadından dinlemenin keyif verdiği, üstelik de en değerlimizi insan yönüyle tanıtarak din peygamber ve inanç algımızı yeniden şekillendiren kitap.
--"bir kadının konuşmasından değil, susmasından korkulur çünkü susan her kadının içinde dikkatle çalışan bir kum saati işler. elindeki kum saatini her alt üst edişinde o kadın, gelmiş geçmiş hayatını sabırla gözden geçirir. her bir kum tanesi, nice acılı dakikanın bilge bir öğretmeni gibi, o kadına yoldaşlık eder. susan kadın,içindeki kum saatiyle konuşur. orada, kendinden önceki nice kadının hayat öğretileri durur. susmak, kadın için eylemsizlik değil, tam tersine bir sivil itaatsizlik eylemidir. zira susan kadın, birazdan konuşmaya ve değiştirmeye başlayacaktır...
"yeter" dedi Hatice bir sabah, hiç kızmadan, hiç bağırmadan.
"ben gidiyorum"..
o kadar..
iki oğlu, kundak bebeği kızı ve sırdaşı dadı Meysere ile Atik'in evinden bir kırık iğne bile almadan çıkıp gittiler.
gitmesi, konuşmasıydı Hatice'nin."----
--"bir kadının konuşmasından değil, susmasından korkulur çünkü susan her kadının içinde dikkatle çalışan bir kum saati işler. elindeki kum saatini her alt üst edişinde o kadın, gelmiş geçmiş hayatını sabırla gözden geçirir. her bir kum tanesi, nice acılı dakikanın bilge bir öğretmeni gibi, o kadına yoldaşlık eder. susan kadın,içindeki kum saatiyle konuşur. orada, kendinden önceki nice kadının hayat öğretileri durur. susmak, kadın için eylemsizlik değil, tam tersine bir sivil itaatsizlik eylemidir. zira susan kadın, birazdan konuşmaya ve değiştirmeye başlayacaktır...
"yeter" dedi Hatice bir sabah, hiç kızmadan, hiç bağırmadan.
"ben gidiyorum"..
o kadar..
iki oğlu, kundak bebeği kızı ve sırdaşı dadı Meysere ile Atik'in evinden bir kırık iğne bile almadan çıkıp gittiler.
gitmesi, konuşmasıydı Hatice'nin."----
ilkokulda üç yıl boyunca, evde bulunan üç farklı renkteki sosluğu üstelik aynı öğretmene götürdüğüm gündür:)
zekeriyya ve yahya, yakup ve yusuf nasıl eş zamanlı yaşayabildilerse ve hiçbirşey olmadıysa yine olmazdı.
obsesif halde önüne geleni okumaya başlayan lemurbir gün gazete sevimli hayvancıklar görür..
tanıdığınızdan şüphe duymadığınız birine uzaktan ya da dışarıdan bakmaktır. o zamana dek görmediğiniz bir yanını keşfettiğinizde garip bir his uyandırır. keşke vakitlice çıkılabilse ilişkilerin dışına da olası hatalar hiç yapılması dedirtir çoğunlukla. pek ii bişi diildir sonuçta.
diğer yandan bi süre hiç hareket olmaması durumunda kendiliğinden bırakılacak eylemdir.
diğer yandan bi süre hiç hareket olmaması durumunda kendiliğinden bırakılacak eylemdir.
yaptığımız planlar.
sebeplerle sonuçların birbirine karışmasına örnektir. fakirleri anlamak için oruç tutulmaz. tutulduğu takdirde anlamak bi nebze kolaylaşır sadece. (bkz: sapla samanı ayırmak)
hatırlamak istemediğiniz bir düğününüz olmuşsa iki misli eziyet haline gelen zulümdür.