bugün
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum5
- arkadaşlar5
- inci sözlük7
- mansur yavaş14
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat8
- online listesi neden kaldırıldı6
- toksik ilişki4
- game of thrones taki kerhaneci19
- garip bir rüya gördüm3
- karton toplarken feci şekilde can veren çocuk3
- türklerin tartışma kültürü4
- insanların sizden uzak durması7
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- incilde şeytan secde etmediği için kovulmadı3
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- tinder hesaplarını cimere şikayet etmek2
- geceye bir şiir bırak2
- cem yılmaza gülenler sözlük4
- gocu33
- iş yerindeki orospu çocukları8
- tablet mi pc mi telefon mu5
- en son neye çok üzüldünüz12
- ismet gürbüz ile aynı eve çıkmak2
- düşmanın sizi övmesi4
- göksel in memeleri4
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi5
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- tartışma kültürü olan insan2
- geri zekalılık belirtileri3
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- karınızı 20 milyona satar mısınız2
- yaratılışa mı yakınsınız evrim kuramına mı2
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği4
- ameliyata girmeden tarayıcı geçmişini silmek4
- recep tayyip erdoğan5
- suriye2
- yağmurlu havaları seven insan7
- true yaşıyor mu6
- mamudo gurban niye doğdun9
- ecevit döneminin kepazeliği6
- araba almak2
- herkesten nefret etmek4
- sözlükte herkesin birbirini tehdit etmesi3
- başkent istanbul olsun11
- cimere şikayet eden yazar tipi4
- tüm dünya islamcılıkla yönetiliyor olsaydı2
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- israil seviciliği5
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
sylvia plath şiiridir:
If the moon smiled, she would resemble you.
You leave the same impression
Of something beautiful, but annihilating.
Both of you are great light borrowers.
Her O-mouth grieves at the world; yours is unaffected,
And your first gift is making stone out of everything.
I wake to a mausoleum; you are here,
Ticking your fingers on the marble table, looking for cigarettes,
Spiteful as a woman, but not so nervous,
And dying to say something unanswerable.
The moon, too, abuses her subjects,
But in the daytime she is ridiculous.
Your dissatisfactions, on the other hand,
Arrive through the mailslot with loving regularity,
White and blank, expansive as carbon monoxide.
No day is safe from news of you,
Walking about in Africa maybe, but thinking of me.
____________________________________________________
Rakip
Gülümseseydi ay, sana benzerdi.
Güzel bir şeyle aynı izlenimi
Bırakırsın, fakat yok edicisin.
ikiniz de ışığın büyük ödünç alıcılarısınız.
Acılanır dünyaya onun ağzı; seninkiyse umursamaz.
Ve her şeyi taşa döndürmek senin ilk katkın.
Bir anıt mezara uyanıyorum; buradasın,
Tıkırdatarak parmaklarını mermer masaya, sigara arıyorsun,
Bir kadın kadar kindarsın, fakat o denli ürkek değilsin,
Ve yanıtlanamayacak bir şeyler söylemeye can atıyorsun.
Ay da hor görür tebaasını,
Fakat gündüz vakti maskaranın biridir.
Hoşnutsuzlukların, öte yandan,
Ulaşır mektup kutusuna hoş aralıklarla,
Beyaz ve yazısız, karbon monoksit gibi yayılır.
Hiç bir gün yok ki senden haber gelmesin,
Dolanıp durursun belki Afrikada, fakat düşünürsün beni.
If the moon smiled, she would resemble you.
You leave the same impression
Of something beautiful, but annihilating.
Both of you are great light borrowers.
Her O-mouth grieves at the world; yours is unaffected,
And your first gift is making stone out of everything.
I wake to a mausoleum; you are here,
Ticking your fingers on the marble table, looking for cigarettes,
Spiteful as a woman, but not so nervous,
And dying to say something unanswerable.
The moon, too, abuses her subjects,
But in the daytime she is ridiculous.
Your dissatisfactions, on the other hand,
Arrive through the mailslot with loving regularity,
White and blank, expansive as carbon monoxide.
No day is safe from news of you,
Walking about in Africa maybe, but thinking of me.
____________________________________________________
Rakip
Gülümseseydi ay, sana benzerdi.
Güzel bir şeyle aynı izlenimi
Bırakırsın, fakat yok edicisin.
ikiniz de ışığın büyük ödünç alıcılarısınız.
Acılanır dünyaya onun ağzı; seninkiyse umursamaz.
Ve her şeyi taşa döndürmek senin ilk katkın.
Bir anıt mezara uyanıyorum; buradasın,
Tıkırdatarak parmaklarını mermer masaya, sigara arıyorsun,
Bir kadın kadar kindarsın, fakat o denli ürkek değilsin,
Ve yanıtlanamayacak bir şeyler söylemeye can atıyorsun.
Ay da hor görür tebaasını,
Fakat gündüz vakti maskaranın biridir.
Hoşnutsuzlukların, öte yandan,
Ulaşır mektup kutusuna hoş aralıklarla,
Beyaz ve yazısız, karbon monoksit gibi yayılır.
Hiç bir gün yok ki senden haber gelmesin,
Dolanıp durursun belki Afrikada, fakat düşünürsün beni.
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar