1. 1.
    1932-1963
    ruhu hep bulanık olan, hayatla uğraşmamayı seçip, biçok kez intihara kalkışmış ve 1963'te yaptığı denemesinde başarılı olan amerikalı yazar. ölmek bir sanattır demiştir.
    ayrıca (bkz: sırça fanus) gibi etkileyici bir romanı yazabilmiş kasvet kraliçesi.
    18 ... cikarinbeniburdan
    #70633 :)
  2. 2.
    (bkz: jar bell)
    2 ... dramtatatam
    #71073 :)
  3. 3.
    1932 yılında Alman bir baba ve Amerikalı bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı. Şiirleri ve hikayeleri yayımlandıkları Amerikan dergilerinde büyük ilgi gördü.

    Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi. Daha sonra hastalığında büyük iyileşme görüldüğü bir akıl hastanesine yatırıldı ve 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu.

    Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği ingiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Amerika'ya dönen çift Boston'da yaşamaya başladı. Plath, hamile kaldıktan sonra ise ingiltere'ye geri döndüler.

    Plath ve Hughes, Londra'da kısa bir süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa bir süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı.

    Kiraladığı evin eskiden ingiliz şair W.B. Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962/63 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te hasta ve parasız olan Plath, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarına süt ve kurabiye hazırladıktan sonra kafasını fırının içine sokarak gaz zehirlenmesinden öldü.
    (alıntıdır)

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Sylvia_Plath
    13 ... buhara
    #159186 :)
  4. 4.
    depresif metafor insanı.sonları benzer olduğundan olsa gerek ne zaman adını duysam virginia woolf aklıma gelir.
    (bkz: the bell jar)
    6 ... plug in baby
    #159216 :)
  5. 5.
    hayata bambaşka gözlerle baktığı için dışlanmış, iç çatışmaları yaşamış, kendini ve sorunlarını ele veren eserler yazmış ve ardında büyük bir okur kitlesi bırakarak, ilk ve son romanı olan sırça fanus'un yayınlanmasından bir ay sonra, 31 yaşında intihar ederek ölen amerikalı kadın yazar.
    7 -1 ... asiti kaçmış kola
    #192320 :)
  6. 6.
    otuzlu yaşlarının başında intihar etmiş amerikalı kadın yazar..

    bunalımlardan bunalımlara sürüklenen bir kadın olduğu söylenir, şu hayat yolunda kendini bir türlü konumlandıramamış olmanın sıkıntısını çekmiştir ömrü boyunca, netekim genç yaşında da intihar etmiştir.

    bir şiirinde şöyle der;

    ölmek bir sanattır

    her şey gibi eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi,
    öyle ustaca ki insana korkunç geliyor,
    öyle ustaca ki gerçeklik duygusu veriyor
    bu konuda iddialıyım sanırım.

    kitapları da şunlardır;

    sylvia plath'in gunceleri
    ariel
    johnny panik ve ruyaların kutsal kitabı
    sırça fanus
    uc kadın
    8 ... beyazyelkenli
    #428125 :)
  7. 7.
    ''her kadın bir faşiste tapar'' de di mi gerçekten.. niye ted hugssss un bi şiirini bilmez erkekler..
    4 ... havada panik
    #919237 :)
  8. 8.
    ters çevrilmiş bir güldür sırça fanuslarda.
    2 ... calderon de la barca
    #919348 :)
  9. 9.
    hayatını anlatan sylvia adlı filmde, gwyneth paltrow tarafından canlandırılan yazar.
    3 ... legend of the stranger
    #919358 :)
  10. 10.
    kadın; ters çevrilmiş bir kavanozdur içinde hapis, kavanozda gül solar mı? ters çevrilmiş bir sırça fanus[bell jar]'da solamazsa, dikenleryle öldürür kendini, öldürür mü? öldürür ve sonra der;

    ''Gene yaptım, gene yaptım işte
    On yılda bir kere
    Beceririm bunu ben!''

    öldürüsüyle övünür sonrasında!

    kim yaptı bunu! beni kim kavanoza koydu; ''babam!'' bir naziydi o ezilmişlere!

    sonra; bir ölüm sanatçısıdır, aslında övünür ama başarısızdır ölümde. yani iyi bir ölüm sanatçısı değildi; bayan lazarus! kalkışmanın anlamını bilirdi; Ölümün mutlaklığıyla 3 kere sevişmiş olsa gerek! sonunda muradına erdi; ölü bir kelebeğin kanadında!

    ama daha önce de ölmüştü, kamikaze bir enola guy tarafından yüreğine atılan bombalarla!

    ama öldü o; hem ölmek istiyordu hem de istemiyordu ve biliyordu ki ölmek unutulmaktır ve biliyordu ki ancak ölerek yaşanılabilir!
    11 ... calderon de la barca
    #919359 :)