bugün
- claudian clouds9
- alttaki yazara motto ver8
- bu havada gidilmez2
- hayatın kuralları13
- osuruktan şiirler22
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- gammazlığı elinden alınan yazar10
- avrupa yakası aslı4
- çalışmadan para kazanmak7
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- porno entelektüelliği5
- bebek katili öcalan6
- sarı torba8
- sözlüğün bozulmamış hali3
- velvet27
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- ahmet kaya2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- bir yazarı savunmak7
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- amedspor7
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- evliliğin anlamı13
- nasıl birisiniz5
- anın görüntüsü33
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- özlediniz mi beni6
- mor semsiyeli yabanci8
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- mutlu ama uzak olsun5
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- kürtsüz türkiye11
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek5
- fenerbahçe15
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- bir şey söyle3
- nervio22
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- seri gizli artı oy veren melek7
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
yük taşıyan atların daha doğrusu katırların başka alternatifleri olmadığından merdiveni kullanmalarını zorunlu kılan, bu durumu başka şehirlerden gelip görenlerin de şaşırmasına neden olan şehir.
karadeniz'in en batidaki kenti.karadeniz'den daha cok marmara'ya ve ic anadolu'ya yakin bir kent denilebilir zonguldak icin, istanbul ve ankara'ya ozel arabanizla 3 - 5 saatte gidebilirsiniz.karadeniz'deki karde$ illerinden uzak olmasina ragmen karakteristik ozellikleri ta$ir*, zengin ta$komuru madenleri vardir ve acaip huzunlu bir kenttir.ayrica istanbul'a baglayan yol inanilmaz tehlikeli olmasina ragmen cok az kaza olan bir yoldur ilginc bir ayrintidir boyle.
öss'ye hazırlanırken kazansam da gitsem dediğim,ankara'ya gittikten soora değerini anladığım memleketimdir.taşını,toprağını,kışın olan kömür kokusunu bile özlediğim yer.özellikle sonbaharda yeniçağa'dan sonra kırmızı,yeşil,turuncu,sarı vb. renk ağaçları izleyerek büyük haz aldığınız yerdir..çok seviyorum ya...
içinden dere geçen bi şehirdir. böyle diyince güzel duruyor, ben de güzel güzel ak ve pak akmasını dilerdim, ama maalesef lağım akıyor zaten 1 parmak suya ve hiç akmıyormuş hissi yaratacak kadar az bir debiye sahip dereye. bu sıcak yaz günlerinde kokusu hiç çekilmiyor.
bizim gıvırcığın bahsettiği ama bir türlü bizi davet etmediği için gidip göremediğimiz şehir.
ayrılana kadar binbir türlü bela okunan; ancak ayrınıldığında ne zaman dönebileceğim diye kara kara düşünülen, kömürüyle ünlü, karaelmas lakaplı yaşanılası şehir.
Düzgün 2 oteli bulunan şehir. Küçuk oluşundan olsa gerek huzur doludur.
yıllardır plaka listesinin sonunda yer alması hasebiyle büyük şehirlerde yaşayanlarda psikolojik bir "sanki çok uzakmış" hissi yaratan lakin ankaraya 4 , istanbul a 5 saat mesafede bulunan sürprizlerle dolu sahil kenti.google earth sayesinde her gün uzaydan da olsa izleyebildiğim ilçemin *bağlı olduğu vilayet.iskandinav tandanslı bir şehir gibi gelmiştir bana hep.bol sis,gri deniz.
ZONGULDAK
Taskomuru ( Karaelmas ), Cehennemagzi, Gokgol ve Inagzi Magaralari ile meşhurdur.
Taskomuru ( Karaelmas ), Cehennemagzi, Gokgol ve Inagzi Magaralari ile meşhurdur.
öyle bir yerdir ki zonguldak. orda olduğunda sıkıldığın, gidince özlediğin. yeşilliği,manzarası, ulaşım rahatlığı, eski dostlar, akrabalar,yaşanmışlıklar.. fener,b tipi , doktorlar lokali , gazipaşa caddesi , site , gima , karaelmas . heyt be *
bir zamanların aydınlık kenti.
şimdi duydum karanlığa bürünmüş.
şimdi duydum karanlığa bürünmüş.
bir seviye ustu için karadeniz ereğli.
sabahın köründe denize karşı oturup sigara içerken, nedense daha bir güzel gözükür. sevmem ama ayrılamam. insana yapışır bu şehir bırakmaz, öyle bir şehirdir. ayrı duramazsın ama gelince de gitmek istersin. tuhaftır, mutluyla mutsuzun iç içe geçtiği yegane şehirlerden biridir. yağmur yağdığında güzeldir. yağmur yağarken dışarda ağlayan terkedilmiş kız çocuğuna benzer.
diplerden gelen not:niyeyse buralı olanların nickleri sözcük oyunludur. *
diplerden gelen not:niyeyse buralı olanların nickleri sözcük oyunludur. *
ciddi trafik sorunu olan ve fiziksel koşulları itibariyle altytapı çalışmalarına izin vermeyen, şehir merkezindeki daracık yolları tırlarla işgal edilmiş ve fakat yine de güzel memleketimdir.
asansörlü apartman sayısı,asansör kelimesindeki harflerin sayısını belki geçer belki geçmez.
üniversite öğrencilerinin, diğer anadolu illerinin hemen hemen tamamından daha rahat yaşadığı il. bu şehrin insanlarının herşeye rağmen içlerindeki demokratlığı kaybetmediklerinin göstergesidir. kışın ortasında bile insanlar kordonda kız arkadaşlarıyla oturup denizi izleyip bira içebilmektedir. çoğu kentte insanların kız arkadaşlarıyla el ele gezerken bile türlü tacizlere maruz kaldığı düşünülürse; bu küçük karadeniz kentinin kıymeti daha bir ortaya cıkmaktadır.
alaplı gibi güzel bir ilçesi vardır.
(bkz: karadeniz ereğlisi)
(bkz: karadeniz ereğlisi)
gençliğimi geçirdiğim şehir. küçükken -belki de büyük şehir özentisinden- anlaşılamasa da büyüyünce değerini anladığım, onunla da olmaz onsuz da olmaz bir şehir.
şehir merkezinin havası kirlidir kışın kurum içinde kalırsınız.
üniversiteye gidenler geri dönmez, kalan çoğunluk da zaten işsizdir. bu da kaldırımlarda ve kafelerdeki kuru kalabalığı açıklar.
kışın tavanında ufolar olan, yazın camlar ile havalandırmanın sağlandığı bir bara gidip eğlenmek istediğinizde büyük abiler arası çıkabilecek bir alacak-verecek, içeri aldın-almadın kavgasında kaza kurşunu kurbanı olabilirsiniz.
herkesin kendine göre dışarıya kapalı bir çevresi vardır ve bu yüzden dedikodusu boldur. dedikodu derken kast ettiğim, falancanın sevgilisi, filancanın metresinin yanısıra, falancanın aldığı mücevher, filancanın evine aldığı mobilya, ötekinin istanbuldan getirttiği bilmemne'yi de içerir.
üniversitesinin normal diğer üniversiteler gibi şehir dışında değil de şehir içerisinde olmasından dolayı öğrenciler de zonguldaklılardan çok ayrışmamıştır. bunu iyi şekilde değerlendirip zonguldağın tadını çıkartan, güzel dostluklar kuranı da vardır, değerlendiremeyip buranın tüccarlarına metreslik yapan ya da işsiz gençlerine vücudunu bir gece bar eğlencesinin hesabını ödemesi karşılığı ile satan da..
fener diye bir semti vardır ve şimdiye kadar hiçbir şehirde buna benzer bir yer görmediğimden tarif edemiyorum. çok güzeldir, çok farklıdır, tarihtir, gerçek zonguldaktır.
istanbul pastanesi vardır. yabancı birisi uzaktan bakınca "bu ne lan napıyor bu millet burada bütün gün" diyebilir ama alışkanlıktır, güzeldir, 15 yıllık garson okul nasıl gidiyor falan diye sorar her seferinde.
asla yolda kalmazsınız, çünkü o yoldan muhakkak bir tanıdık geçer.(gerçi pek yol yok)
manavınız vardır, şarküteriniz vardır, sizi tanır, hangi sebzeyi kaç kg aldığınızı, hangi zeytini, peyniri yediğinizi bilir, tavsiyeleri güvenilirdir.
biriyle randevulaşmanıza gerek yoktur. çarşıya indiğinizde zaten kendisiyle muhakkak karşılaşırsınız. sıkılırsanız da merkezde birilerini bulmanız çok kolaydır.
hepsinden önemlisi, zonguldakta güvendesinizdir.
şehir merkezinin havası kirlidir kışın kurum içinde kalırsınız.
üniversiteye gidenler geri dönmez, kalan çoğunluk da zaten işsizdir. bu da kaldırımlarda ve kafelerdeki kuru kalabalığı açıklar.
kışın tavanında ufolar olan, yazın camlar ile havalandırmanın sağlandığı bir bara gidip eğlenmek istediğinizde büyük abiler arası çıkabilecek bir alacak-verecek, içeri aldın-almadın kavgasında kaza kurşunu kurbanı olabilirsiniz.
herkesin kendine göre dışarıya kapalı bir çevresi vardır ve bu yüzden dedikodusu boldur. dedikodu derken kast ettiğim, falancanın sevgilisi, filancanın metresinin yanısıra, falancanın aldığı mücevher, filancanın evine aldığı mobilya, ötekinin istanbuldan getirttiği bilmemne'yi de içerir.
üniversitesinin normal diğer üniversiteler gibi şehir dışında değil de şehir içerisinde olmasından dolayı öğrenciler de zonguldaklılardan çok ayrışmamıştır. bunu iyi şekilde değerlendirip zonguldağın tadını çıkartan, güzel dostluklar kuranı da vardır, değerlendiremeyip buranın tüccarlarına metreslik yapan ya da işsiz gençlerine vücudunu bir gece bar eğlencesinin hesabını ödemesi karşılığı ile satan da..
fener diye bir semti vardır ve şimdiye kadar hiçbir şehirde buna benzer bir yer görmediğimden tarif edemiyorum. çok güzeldir, çok farklıdır, tarihtir, gerçek zonguldaktır.
istanbul pastanesi vardır. yabancı birisi uzaktan bakınca "bu ne lan napıyor bu millet burada bütün gün" diyebilir ama alışkanlıktır, güzeldir, 15 yıllık garson okul nasıl gidiyor falan diye sorar her seferinde.
asla yolda kalmazsınız, çünkü o yoldan muhakkak bir tanıdık geçer.(gerçi pek yol yok)
manavınız vardır, şarküteriniz vardır, sizi tanır, hangi sebzeyi kaç kg aldığınızı, hangi zeytini, peyniri yediğinizi bilir, tavsiyeleri güvenilirdir.
biriyle randevulaşmanıza gerek yoktur. çarşıya indiğinizde zaten kendisiyle muhakkak karşılaşırsınız. sıkılırsanız da merkezde birilerini bulmanız çok kolaydır.
hepsinden önemlisi, zonguldakta güvendesinizdir.
dere tepe şehir. her inişin bir yokuşunun olduğu şehir.
minibüslerinde ;
`tam: 1 ytl
öğrenci: 1 ytl`
yazan şehir.
`tam: 1 ytl
öğrenci: 1 ytl`
yazan şehir.
çok küçük bir yer olmasına rağmen türkiye de sosyal hayat olarak en medeni şehirlerden biri. 12 ye kadar yol boyu yapması özlenen şehir. yine de garip atmosferi rahatsız edicidir.
1.5 yıl aradan sonra yeniden uğradığım şehir.insanları daha da değişmiş gördüm, terminalden çıkıp,çarşı içinden kalacağım eve doğru giderken, insan profilinden bir anda burası istiklal caddesi mi diye düşündüm, sonrasında zonguldak'ta gidelebilecek nadir iyi yerlerden birisi olan, maden mühendesleri cemiyetine gittim, genç erkekler ve kızlar arkadaş grubu halinde eğleniyordu, gecenin saat 9'unda içkili bir mekanda, başka bir anadolu şehrinde böyle bir manzara görebilceğimi sanmıyorum, sonrasında kalacağım eve geldiğim vakitte apartmanın önünde gene gençler rahatça oturuyordu, daha önceleride demokrat bir şehirdi ama gözüme daha da değişmiş geldi. bugün öğrendiğime göre birde ''dedeman otel'' açılıyormuş beş yıldızlı, 2009 yılında hizmete gireceği söyleniyor, bu otelde şehrin çehresini önemli ölçüde değiştirecektir, bunun yanında şehirdeki işsizlik sıkıntısı tam gaz devam ediyormuş, dükkan sahipleri gene kan ağlıyor, umarım şehrin sosyal rahatlığının yanına, birde 1955-1995 arasındaki gibi ekonomik rahatlık eklenir. birde cemiyetteki kart sesiyle piyanist şantör olmuş cengiz abi olmasa, herşey güzel olacak, yok yok aslında ekonomik rahatsızlığın sebebi bu adam, şehire gelen rus işadamlarını sesiyle kaçırdığı söyleniyor, yapma bunu cengiz abi...
sürekli kömürle adının anılmasından dolayı zihinlerde kara izler bırakan, aksine yemyeşil tepelere sahip, küçük şehir. üstü gür ağaçlarla, yeşilin onlarca tonuyla kaplı kayalık tepelerin altında uzanan masmavi karadeniz'in üzerinden güneşi batırmak pek bir keyiflidir. şehrin ortasından geçen boklu derenin denize düküldüğü yerde bu dönemlerde bir panayır kurulmaktadır.
daha iyisi yapılana kadar* şehirde konaklanacak en güzel yer emirgan oteldir. muhteşem bir manzaraya sahiptir.
daha iyisi yapılana kadar* şehirde konaklanacak en güzel yer emirgan oteldir. muhteşem bir manzaraya sahiptir.
her daim ozlenendir.
yürüme 10 dk da biten çarşısı, rutubeti, limandaki kirli denizi bir yana koyduğumuz zaman, dağları, yeşilliği, köyleri, ılıksusu, manzarası, tepeleri ile unutulmayandır. filyos u sevilen, derelerine girilendir zonguldak. çocukluğunu dağda geçirmiş biri olarak yaşanılası bir yerdir. hani küçükken korkup dolaba saklanılır ya o dolap zonguldaktır, saklar sizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar