bugün
- bir kilo patatesin 50 lira olması6
- true'yi eskorta emanet etmek10
- sinsice kavga izleyen yazarlar6
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı5
- yeni parti31
- reis olmasaydı ismimiz gocutakis uğurtakis olurdu3
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu4
- tai lung6
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- dünyaya nur gelecek3
- hastane randevusu5
- tepenin gözleri filmindeki seks sahnesi3
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler6
- kasiyer kıza nasıl açılırım20
- pompacı kıza nasıl açılınır8
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz6
- benzetildiğiniz ünlü10
- insan olmaya ceyrek kala18
- sözlük yazarlarından aforizmalar2
- tarihin en başarılı sporcusu4
- adnan oktar9
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse2
- güne bir şarkı bırak6
- yeni parti'nin logosu4
- nasıl gidiyor hayat6
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- namazında niyazında erkek3
- rakı tokuşturan tipler5
- topluma nasıl faydalı olunur3
- hırt10
- cumhuriyet halk partisi16
- goku vs sarı şeker2
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- chp nin camileri ahır yapması4
- bik bik sözlüğün kraliçesidir4
- ronaldo vs messi2
- barış yarkadaş8
- manyak bey birader ne yapıyor sorusu2
- güne bir soru bırak5
- opel rekord2
- kuteybe bin muslim2
- özlü söz3
- enayimiknatisii4
- bu mudur yani2
- cimer şikayetine sayın cbaşkanım diye başlamak3
- true ahlaksızlığı6
- diamond bosphorus6
- dem parti'nin chp den daha büyük olması3
- irmik helvası5
- kabak yemeği vs hamburger14
uçak geçtiğinde kafaların gökyüzüne dikildiği bir şehirde büyüdüm ben. topun kaçacağı bayırın çok, asansörün az olduğu... koca bir neslin sokak trabzanlarında harcandığına şahit olduğum bir şehir.
ben ise; eve ilk gelişiyle teletexin başında saatlerce sörf yapan bir çocuk. tek kabusunun ablasının odasındaki bir "iron maiden posteri" olduğu gerçeğiyle...
ilkokula yazılmaya gidişimde babama "galiba ben de ağlayacağım" dediğim, onun ise "üstünü ört" dediği yollar. kavgaların, sadece bir tarafın yere düşmesiyle sona erdiği pır pır kaldırımlar. doğduğunuz şehrin elinizden tutup sizi geçmişe götüreceğine hazırlıksız yakalanışınız.
ulan zonguldak, beni elimden tutsan nereye götüreceksin allahsız.
(bkz: ben bunu zonguldak a yazdım)
ben ise; eve ilk gelişiyle teletexin başında saatlerce sörf yapan bir çocuk. tek kabusunun ablasının odasındaki bir "iron maiden posteri" olduğu gerçeğiyle...
ilkokula yazılmaya gidişimde babama "galiba ben de ağlayacağım" dediğim, onun ise "üstünü ört" dediği yollar. kavgaların, sadece bir tarafın yere düşmesiyle sona erdiği pır pır kaldırımlar. doğduğunuz şehrin elinizden tutup sizi geçmişe götüreceğine hazırlıksız yakalanışınız.
ulan zonguldak, beni elimden tutsan nereye götüreceksin allahsız.
(bkz: ben bunu zonguldak a yazdım)
karadondaki grizu patlamasında maden altında kalan 2 madenci 246 gün sonra çinliler tarafından nihayet çıkartıldı bugün.. şilideki kurtarma için 'bizde olsa 3 günde çıkartırdık' diyen bakanın yüzü kızardı mı acaba? (http://www.focushaber.com...n-cesedi-cikartildi-v-773)
her şarkıda mutlaka araya zo zo zo zonguldak ef em diye bir anonsla giren yerel radyoya sahip şehir.
candır, kandır denizi doğası mükemmel şehir.
coğrafi şartlar sebebiyle belediyecilik veya herhangi bir yatırım yapılamayan şehir. yıllar geçse, hükümetler değişse, tıp gelişse, bu şehirde kavşak, üst geçit, alt geçit, duble yollar, çevre yolları olmayacaktır. ama insanları birçok şehirdekinden çok daha kibar, çok daha medenidir.
haberal birinci sıra aday olduğundan şehir değil, parti adına utanılmalıdır.
12 haziran 2011 genel seçimleri sonucuna göre,
1. Adalet ve Kalkınma Partisi 47,18 oy oranı ile toplam 183.655 oy almıştır.
2. Cumhuriyet Halk Partisi 37,47 oy oranı ile toplam 145.859 oy almıştır.
3. Milliyetçi Hareket Partisi 6,31 oy oranı ile toplam 24.547 oy almıştır.
*
ee ne demiştik zonguld'ak..
1. Adalet ve Kalkınma Partisi 47,18 oy oranı ile toplam 183.655 oy almıştır.
2. Cumhuriyet Halk Partisi 37,47 oy oranı ile toplam 145.859 oy almıştır.
3. Milliyetçi Hareket Partisi 6,31 oy oranı ile toplam 24.547 oy almıştır.
*
ee ne demiştik zonguld'ak..
bugün fransız işgalinden kurtuluş olan şehrimiz..
memleketimdir. yazın nemli, kışın is kokulu simsiyah havasıyla her daim bunaltan şehir. küçücüktür, ufacıktır ama içi dolu turşucuktur da aynı zamanda. kömürüyle ünlü bu şehirden zaten kömür olmayaymış bir bok olmazmış kanımca. denizi pistir, şehir planlaması kötüdür falan ama yerlisi tarafından çok sevilir ve her platformda savunulur. bu insanlara ben dahil değilim, yanlış anlaşılmasın.
çarşısının hep bir hareketlilik içinde ve köylü pazarları diye adlandırdıkları pazarlarının harika olduğu, istanbulda yaşamış insanlara sıkıcı gelen kafa dinlenesi illerden birisidir..
"avrupa'nın dafidak'ı varsa ; bizimde zonguldak'ımız var." diyerek dolandığım şehirdir.
(bkz: Dufy Duck)
(bkz: Dufy Duck)
zonguldak değil zonguldağ olmalıymış, bir tek ereğli si güzeldir gelin görün.
doğduğum, büyüdüğüm, yıllarca havasını soluduğum, ikinci aşkım olan memleketim.
birincisi izmir, sebebini hiç bilmediğim bir nedenden dolayı. belki ruhum oradadır.
birincisi izmir, sebebini hiç bilmediğim bir nedenden dolayı. belki ruhum oradadır.
yokuş şehir. direk fulya yokuşu gibi o derece.
sevgilinizle gittiğiniz vakit hemen hemen kalacak otel bulamayacağınız şehir.
uzaktan görmeye başladığım ilk an o merdivenleri, "aa ne güzel tıpkı tophane kaldırımları gib..! bunu çıkmayacağız değil mi?" diyerekten haykırmama sebep olan, kömür kokan şehir.
Bir yere inmek için bile defalarca merdiven çıkmak zorunda kalacağınız bir şehirdir. Şehre geldiğiniz ilk 3 saat hava yerine soluduğunuzun saf kömür olduğunu, bitki örtüsünün kömür ağacı olduğunu ve toprak türünün karaelmas olduğunu düşündürür. Beyaz giyenleri sen misin beyaz giyen diyerek siyaha boyar. Paçaları daha koyu bir siyaha boyar. ilk ve son kez beyaz pantolon giymiş olan genç kız şehirde iki yıl geçirdikten sonra burayı sevmeye başladığını farkeder. Kendine inanamaz, aynı anda hem beyin, hem kalp nakli yapıldığını düşünür.
kışın gökyüzünün gri bir renk aldığı şehirdir.
67 nolu plakası ile ünlü ilimizdir. kömürü meşhurdur. demirpark isimli güzel bir alışveriş merkezi ve karaelmas üniversitesi gibi şirin bir kampüsü vardır. sahili güzelleştirilmiştir. büyük bir atılım içerisindedir. en güzel semti fenerdir. kozlu beldesi de hızla gelişmektedir. en güzel ilçesi ise hiç şüphesiz kdz.ereğlidir.
16 bin 407 işşiz olan il.
işkur il müdürü cemal yiğit kayıtlı 16 bin 407 işsiz bulunmasına rağmen yemek ve sosyal hakların yanı sıra 800-1000 lira maaşlı işleri işsizlerin beğenmediğini söylemiştir.
zonguldakın yerlilerine kıvırcık denir. zonguldakta çoğunlukla kıvırcık dolu olmasına rağmen, bu şehirde lazlar da bir hayli fazladır.
bu şehir pek sosyal bir yer olmadığından çoğu liseli kendini ders çalışmaya vermiştir. çoğu liseli üniversiteyi kazanıp bu küçük şehirden bir an önce kurtulmayı amaçlar. zonguldak merkezde yaşayan çoğu kişi gerçekten de iyi bir üniversiteyi kazanır ve bir daha da zonguldaka dönmez. bu nedenle de şehir gelişmemektedir. şehrin zengin esnafları da çoluk çocukları başka yerlerde yaşadığından zonguldaka neredeyse hiç yatırım yapmamaktadır. belki de bunun bir nedeni de, bir gün gelip kömürün yani zonguldakın ana geçim kaynağının tükenebileceği ve bu şehrin sanayisinin yok olabileceği gerçeğidir. kısacası insanlar çoğunlukla bu şehre zorunluluktan gelir ve zorunluluk son bulunca şehri terk eder. yani göç veren bir şehirdir.
zonguldakta yaşayanlar ya ttkda (türk taş kömürü) ya da üniversite de çalışıyordur. bunlardan hiçbirine uymuyorsa da memurdur tayin nedeniyle gelmiştir ya da esnaftır. son günlerde rusyayla olan ticaret nedeniyle gümrük ve nakliyat şirketlerinde çalışanlara da rastlanmaktadır.
alışveriş yapmak için iki seçeneğiniz vardır. ya şehir merkezine ineceksiniz ki, zonguldaklılar buraya çarşı der, ya da demirpark adlı avmye gideceksinizdir. her iki durumda da mutlaka tanıdıklara rastlıyacaksınızdır. bu o kadar kanıksanmıştır ki, anneniz eve döndüğünüz de, ya da arkadaşlarınız yurda döndüğünüzde büyük ihtimalle ee anlat bakalım kimleri gördün? diye soracaktır. bu başlarda insana sıcak bir ortam gibi görünebilir, ama moraliniz bozuksa ya da sevmediğiniz insanlar varsa bu durumdan pek de hoşlanmayabilirsiniz.
istanbul ve ankaraya yakın olması nedeniyle puanları müsaitse üniversite öğrencilerine burayı tercih etmelerini tavsiye ederim. çünkü katlanılabilir bir şehir. ama aynı zamanda da en kısa zamanda kurtulunası şehir.
bu şehir pek sosyal bir yer olmadığından çoğu liseli kendini ders çalışmaya vermiştir. çoğu liseli üniversiteyi kazanıp bu küçük şehirden bir an önce kurtulmayı amaçlar. zonguldak merkezde yaşayan çoğu kişi gerçekten de iyi bir üniversiteyi kazanır ve bir daha da zonguldaka dönmez. bu nedenle de şehir gelişmemektedir. şehrin zengin esnafları da çoluk çocukları başka yerlerde yaşadığından zonguldaka neredeyse hiç yatırım yapmamaktadır. belki de bunun bir nedeni de, bir gün gelip kömürün yani zonguldakın ana geçim kaynağının tükenebileceği ve bu şehrin sanayisinin yok olabileceği gerçeğidir. kısacası insanlar çoğunlukla bu şehre zorunluluktan gelir ve zorunluluk son bulunca şehri terk eder. yani göç veren bir şehirdir.
zonguldakta yaşayanlar ya ttkda (türk taş kömürü) ya da üniversite de çalışıyordur. bunlardan hiçbirine uymuyorsa da memurdur tayin nedeniyle gelmiştir ya da esnaftır. son günlerde rusyayla olan ticaret nedeniyle gümrük ve nakliyat şirketlerinde çalışanlara da rastlanmaktadır.
alışveriş yapmak için iki seçeneğiniz vardır. ya şehir merkezine ineceksiniz ki, zonguldaklılar buraya çarşı der, ya da demirpark adlı avmye gideceksinizdir. her iki durumda da mutlaka tanıdıklara rastlıyacaksınızdır. bu o kadar kanıksanmıştır ki, anneniz eve döndüğünüz de, ya da arkadaşlarınız yurda döndüğünüzde büyük ihtimalle ee anlat bakalım kimleri gördün? diye soracaktır. bu başlarda insana sıcak bir ortam gibi görünebilir, ama moraliniz bozuksa ya da sevmediğiniz insanlar varsa bu durumdan pek de hoşlanmayabilirsiniz.
istanbul ve ankaraya yakın olması nedeniyle puanları müsaitse üniversite öğrencilerine burayı tercih etmelerini tavsiye ederim. çünkü katlanılabilir bir şehir. ama aynı zamanda da en kısa zamanda kurtulunası şehir.
Çilegiyle meshur il.
kömür kokan şehir.
her daim gri rengi, yağmuru, insanı kanırtan yokuşları, geçmişiyle sürekli bir savaşma ve sevişme halinde olduğunu gösteren yıkık dökük ama karakterli binaları, orta yaşın üstündeki nüfusun çoğunun nasırlı ellere sahip olması, kazma kelimesinin küfürü değil emeği çağrıştırması, öylesi üretim potansiyeline sahip olmasına rağmen bitmenin eşiğine getirilmesi gibi kendine özgü özellikleri olan, içinde yaşamamış, o berbat havayı hiç solumamış insanların asla sevemeyeceği küçük ama gururlu bir şehirdir. memleketimdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar