bugün
- alttaki yazara motto ver15
- claudian clouds12
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar2
- porno entelektüelliği7
- üsteki yazara güzel bir şey söyle4
- zorunlu eğitim zulmü2
- bu havada gidilmez3
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- bebek katili öcalan7
- osuruktan şiirler22
- avrupa yakası aslı5
- kendini değersizleştiren insan5
- hayatın kuralları13
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- uludağ itiraf3
- çalışmadan para kazanmak6
- velvet27
- sarı torba8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- anın fotoğrafı4
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı9
- kardeş2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sözlüğün bozulmamış hali3
- bir yazarı savunmak7
- ahmet kaya2
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- anın görüntüsü33
- evliliğin anlamı13
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- amedspor7
- nasıl birisiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- mor semsiyeli yabanci8
- özlediniz mi beni6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- kürtsüz türkiye11
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- fenerbahçe15
- mutlu ama uzak olsun5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek5
gençliğimi geçirdiğim şehir. küçükken -belki de büyük şehir özentisinden- anlaşılamasa da büyüyünce değerini anladığım, onunla da olmaz onsuz da olmaz bir şehir.
şehir merkezinin havası kirlidir kışın kurum içinde kalırsınız.
üniversiteye gidenler geri dönmez, kalan çoğunluk da zaten işsizdir. bu da kaldırımlarda ve kafelerdeki kuru kalabalığı açıklar.
kışın tavanında ufolar olan, yazın camlar ile havalandırmanın sağlandığı bir bara gidip eğlenmek istediğinizde büyük abiler arası çıkabilecek bir alacak-verecek, içeri aldın-almadın kavgasında kaza kurşunu kurbanı olabilirsiniz.
herkesin kendine göre dışarıya kapalı bir çevresi vardır ve bu yüzden dedikodusu boldur. dedikodu derken kast ettiğim, falancanın sevgilisi, filancanın metresinin yanısıra, falancanın aldığı mücevher, filancanın evine aldığı mobilya, ötekinin istanbuldan getirttiği bilmemne'yi de içerir.
üniversitesinin normal diğer üniversiteler gibi şehir dışında değil de şehir içerisinde olmasından dolayı öğrenciler de zonguldaklılardan çok ayrışmamıştır. bunu iyi şekilde değerlendirip zonguldağın tadını çıkartan, güzel dostluklar kuranı da vardır, değerlendiremeyip buranın tüccarlarına metreslik yapan ya da işsiz gençlerine vücudunu bir gece bar eğlencesinin hesabını ödemesi karşılığı ile satan da..
fener diye bir semti vardır ve şimdiye kadar hiçbir şehirde buna benzer bir yer görmediğimden tarif edemiyorum. çok güzeldir, çok farklıdır, tarihtir, gerçek zonguldaktır.
istanbul pastanesi vardır. yabancı birisi uzaktan bakınca "bu ne lan napıyor bu millet burada bütün gün" diyebilir ama alışkanlıktır, güzeldir, 15 yıllık garson okul nasıl gidiyor falan diye sorar her seferinde.
asla yolda kalmazsınız, çünkü o yoldan muhakkak bir tanıdık geçer.(gerçi pek yol yok)
manavınız vardır, şarküteriniz vardır, sizi tanır, hangi sebzeyi kaç kg aldığınızı, hangi zeytini, peyniri yediğinizi bilir, tavsiyeleri güvenilirdir.
biriyle randevulaşmanıza gerek yoktur. çarşıya indiğinizde zaten kendisiyle muhakkak karşılaşırsınız. sıkılırsanız da merkezde birilerini bulmanız çok kolaydır.
hepsinden önemlisi, zonguldakta güvendesinizdir.
şehir merkezinin havası kirlidir kışın kurum içinde kalırsınız.
üniversiteye gidenler geri dönmez, kalan çoğunluk da zaten işsizdir. bu da kaldırımlarda ve kafelerdeki kuru kalabalığı açıklar.
kışın tavanında ufolar olan, yazın camlar ile havalandırmanın sağlandığı bir bara gidip eğlenmek istediğinizde büyük abiler arası çıkabilecek bir alacak-verecek, içeri aldın-almadın kavgasında kaza kurşunu kurbanı olabilirsiniz.
herkesin kendine göre dışarıya kapalı bir çevresi vardır ve bu yüzden dedikodusu boldur. dedikodu derken kast ettiğim, falancanın sevgilisi, filancanın metresinin yanısıra, falancanın aldığı mücevher, filancanın evine aldığı mobilya, ötekinin istanbuldan getirttiği bilmemne'yi de içerir.
üniversitesinin normal diğer üniversiteler gibi şehir dışında değil de şehir içerisinde olmasından dolayı öğrenciler de zonguldaklılardan çok ayrışmamıştır. bunu iyi şekilde değerlendirip zonguldağın tadını çıkartan, güzel dostluklar kuranı da vardır, değerlendiremeyip buranın tüccarlarına metreslik yapan ya da işsiz gençlerine vücudunu bir gece bar eğlencesinin hesabını ödemesi karşılığı ile satan da..
fener diye bir semti vardır ve şimdiye kadar hiçbir şehirde buna benzer bir yer görmediğimden tarif edemiyorum. çok güzeldir, çok farklıdır, tarihtir, gerçek zonguldaktır.
istanbul pastanesi vardır. yabancı birisi uzaktan bakınca "bu ne lan napıyor bu millet burada bütün gün" diyebilir ama alışkanlıktır, güzeldir, 15 yıllık garson okul nasıl gidiyor falan diye sorar her seferinde.
asla yolda kalmazsınız, çünkü o yoldan muhakkak bir tanıdık geçer.(gerçi pek yol yok)
manavınız vardır, şarküteriniz vardır, sizi tanır, hangi sebzeyi kaç kg aldığınızı, hangi zeytini, peyniri yediğinizi bilir, tavsiyeleri güvenilirdir.
biriyle randevulaşmanıza gerek yoktur. çarşıya indiğinizde zaten kendisiyle muhakkak karşılaşırsınız. sıkılırsanız da merkezde birilerini bulmanız çok kolaydır.
hepsinden önemlisi, zonguldakta güvendesinizdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar