bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz25
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- penis boyu takıntısı6
- hangi yazarla çift olursunuz28
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı7
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- sabah tostu3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ya bi siktirin gidin15
- itlik kopukluk2
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- recep tayyip erdoğan13
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ucan tekme atan hipopotam43
- akp de fon krizi tartışmaları3
- düş sokağı sakinleri4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- sözlükte bile yalnız olmak10
- üzülünce kime gidersiniz8
- sözlük çiftleştirme servisi11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- şapka takar mısınız12
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- tomtom mahallesi3
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- sarapci koala hatayi13
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- yemek yedikten sonra kusmak9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- nervionun beni engellemesi9
- arkadaşlar buldum9
- sezen taş7
- büyük oyunu görmek9
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
metallica' nın reload albümünde yer alan şarkı.
sözleri;
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
Steal dreams and give to you
Shoplift a thought or two
All children touch the sun
Burn fingers one by one, by one...
Will this earth be good to you
Keep you clean or stain through....
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
You're where the wild things are...
Yeah, toy soldiers off to war...
Big eyes to open soon
Believing all under sun and moon
But does heaven know you're here?
And did they give you smiles or tears?
No, no tears
Will this earth be good to you?
Keep you clean or stain through....
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
You're where the wild things are...
Yeah, toy soldiers off to war...
Solo
Backing Vocals
You swing your ?ass all down?
Call to arms the trumpets sound
Toy horses start the charge
Robots, chessmen standing guard
We Shall Never Surrender!!!! Hand puppets storm the base
Flags up now cannons rage
Hand puppets storm the base
Flags up now cannons rage
All clowns head for the rear
Slingshots fire to the air
All clowns head for the rear
Slingshots fire to the air
Slip into the edge of death
Crossfire to the marionettes
Slip into the edge of death
Crossfire to the marionettes
We Shall Never Surrender!!!!
All children touch the sun
Burn your fingers one by one
Will this earth be good to you?
Keep you clean or stain through....
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
You're where the wild things are...
Yeah, toy soldiers off to war...
So close your little eyes...
sözleri;
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
Steal dreams and give to you
Shoplift a thought or two
All children touch the sun
Burn fingers one by one, by one...
Will this earth be good to you
Keep you clean or stain through....
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
You're where the wild things are...
Yeah, toy soldiers off to war...
Big eyes to open soon
Believing all under sun and moon
But does heaven know you're here?
And did they give you smiles or tears?
No, no tears
Will this earth be good to you?
Keep you clean or stain through....
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
You're where the wild things are...
Yeah, toy soldiers off to war...
Solo
Backing Vocals
You swing your ?ass all down?
Call to arms the trumpets sound
Toy horses start the charge
Robots, chessmen standing guard
We Shall Never Surrender!!!! Hand puppets storm the base
Flags up now cannons rage
Hand puppets storm the base
Flags up now cannons rage
All clowns head for the rear
Slingshots fire to the air
All clowns head for the rear
Slingshots fire to the air
Slip into the edge of death
Crossfire to the marionettes
Slip into the edge of death
Crossfire to the marionettes
We Shall Never Surrender!!!!
All children touch the sun
Burn your fingers one by one
Will this earth be good to you?
Keep you clean or stain through....
So wake up sleepy one...
It's time to save your world...
You're where the wild things are...
Yeah, toy soldiers off to war...
So close your little eyes...
jason newsted tarafından yazılmış '90 sonrası metallica'nın en beğendiğim parçalarından birisi.
(bkz: jason newsted)
(bkz: my friend of misery)
(bkz: blackened)
(bkz: jason newsted)
(bkz: my friend of misery)
(bkz: blackened)
şarkının sözlerinin türkçe meali için;
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın zamanı geldi
Düşleri çalıp sana veririm
Bir iki düşünceyi aşırırım
Bütün çocuklar güneşe dokunur
Parmaklarını birer birer yak
Birer
Bu dünya iyi gelecekmi sana
Seni temiz mi tutacak lekeleyecek mi yoksa?
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın vakti geldi
Sen vahşi şeylerin oldukları yersin
Evet, savaşa gidiyor oyuncak askerler
Koca gözlerin de var açılacak
Şimdi güneşin ve ayın altnda çarpıyor
Ama gökyüzü biliyor mu burada olduğunu?
Ve sana gülümsemeler ya da göz yaşları verdiler mi?
Hayır, hayır gözyaşları vermediler
Bu dünya iyi gelecek mi sana
Seni temiz mi tutacak lekeleyecek mi yoksa?
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın zamanı geldi
Sen vahşi şeylerin oldukları yersin
Evet, savaşa gidiyor oyuncak askerler
Kıçını iyice aşağı sallıyorsun
Silah borusunun sesi bastırılıyor
Oyuncak askerler saldırıyı başlatıyor
Robotlar, satranç taşları koruyuculuk yapıyor
Asla teslim olmayacağız
Bütün çocuklar güneşe dokunur
Parmaklarını birer birer yak
Bu dünya iyi geleck mi sana
Seni temiz mi tutacak lekeleyecek mi yoksa?
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın zamanı geldi
Sen vahşi şeylerin oldukları yersin
Evet, savaşa gidiyor oyuncak askerler
Savaşa gidiyor
Savaşa gidiyor
Kapat öyleyse minik gözlerini *
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın zamanı geldi
Düşleri çalıp sana veririm
Bir iki düşünceyi aşırırım
Bütün çocuklar güneşe dokunur
Parmaklarını birer birer yak
Birer
Bu dünya iyi gelecekmi sana
Seni temiz mi tutacak lekeleyecek mi yoksa?
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın vakti geldi
Sen vahşi şeylerin oldukları yersin
Evet, savaşa gidiyor oyuncak askerler
Koca gözlerin de var açılacak
Şimdi güneşin ve ayın altnda çarpıyor
Ama gökyüzü biliyor mu burada olduğunu?
Ve sana gülümsemeler ya da göz yaşları verdiler mi?
Hayır, hayır gözyaşları vermediler
Bu dünya iyi gelecek mi sana
Seni temiz mi tutacak lekeleyecek mi yoksa?
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın zamanı geldi
Sen vahşi şeylerin oldukları yersin
Evet, savaşa gidiyor oyuncak askerler
Kıçını iyice aşağı sallıyorsun
Silah borusunun sesi bastırılıyor
Oyuncak askerler saldırıyı başlatıyor
Robotlar, satranç taşları koruyuculuk yapıyor
Asla teslim olmayacağız
Bütün çocuklar güneşe dokunur
Parmaklarını birer birer yak
Bu dünya iyi geleck mi sana
Seni temiz mi tutacak lekeleyecek mi yoksa?
Uyan öyleyse uykulu kişi
Dünyayı kurtarmanın zamanı geldi
Sen vahşi şeylerin oldukları yersin
Evet, savaşa gidiyor oyuncak askerler
Savaşa gidiyor
Savaşa gidiyor
Kapat öyleyse minik gözlerini *
mor ve ötesi'nin şirketli şarkısının esin kaynağı sanırsam..
spike jonze'dan fantastik bir masal...
bu sefer bir kitaptan değil de bir çocuk hikayesinden uyarlanmış film...
http://www.imdb.com/title/tt0386117/
bu sefer bir kitaptan değil de bir çocuk hikayesinden uyarlanmış film...
http://www.imdb.com/title/tt0386117/
Gösterim Tarihi 11 Aralık 2009 olan film..
yapimcisi tom hanks olan film daha simdiden 32 milyon dolar hasilat elde etmistir.
2010'da en cok merak ettiğim filmler arasına girmiştir.
seslendirenler arasında tony sopranos yani james gandolfini de bulunmaktadır..
ayrıca soundtrack'ini bir yerden bulun dınleyın derım.bi anismasyon filmine göre harika bi soundtrack'i var.
ve son olarak fragmanı: http://www.facebook.com/s.../video.php?v=954494248790
seslendirenler arasında tony sopranos yani james gandolfini de bulunmaktadır..
ayrıca soundtrack'ini bir yerden bulun dınleyın derım.bi anismasyon filmine göre harika bi soundtrack'i var.
ve son olarak fragmanı: http://www.facebook.com/s.../video.php?v=954494248790
bu senenin en iyi filmi.
saflık ve duygusallığın harmanlanmasıyla rüya tadını yakalayan, hiçbir anında boş konuşmayan, benzersiz bir hayal gücünün ürünü mükemmel bir görselliğe sahip olan, hiçbir anında yakaladığı damardan sömürmeyen, her anında yeni şeyler arayan nefis bir film. seslendirme kadrosunun müthiş başarısı da filmin kanatlanıp uçmasında büyük pay sahibi.
en kısa zamanda izleyin.
saflık ve duygusallığın harmanlanmasıyla rüya tadını yakalayan, hiçbir anında boş konuşmayan, benzersiz bir hayal gücünün ürünü mükemmel bir görselliğe sahip olan, hiçbir anında yakaladığı damardan sömürmeyen, her anında yeni şeyler arayan nefis bir film. seslendirme kadrosunun müthiş başarısı da filmin kanatlanıp uçmasında büyük pay sahibi.
en kısa zamanda izleyin.
jason newstwed in, her ne kadar metallica dan ayrılış sebebi olarak kişisel sebepler ve bazı sağlık sorunlarını* gösterse de gruptan ayrılınca dile getirdiği, grup üyelerinin kendisinin üretkenliğinden , besteci kimliğinden faydalanmamaları gibi serzenişlerde bulunmakta pek de haksız olmadığını gösteren bir şarkı. yanılmıyorsam jason un metallica dönemindeki tek bestesidir.
belki de grupta arka plana atılmasaydı bunun gibi birçok çalışmaya imza atardı.
belki de grupta arka plana atılmasaydı bunun gibi birçok çalışmaya imza atardı.
bir çocuğun hayal gücünün ne kadar geniş olabileceğini bizlere gösteren bir spike jonze sıra dışı filmlerin yönetmeninden yine kendi tarzında bir film,çocuk filmi gibi görünsede yetişkinlerede hitap eden duygusal,komik,çocuksu bir fantezi filmi.filmi seslendirenlerde bugüne kadar sinemada sağlam yer eden oyuncular bir izleyin derim...
max isimli mutsuz bir çocuğun hayal gücüyle dolu hikayesini anlatan kitaptan uyarlama bir film.
--spoler--
max mutsuz yaşantı süren bir çocuktur. babası yoktur. bir nevi öküz (mecazi ve karakter olarak) olan ablası kardeşini umursamayan, sevgilisiyle gezip tozan klasik amerikan kızıdır. annesinin de bir sevgilisi vardır ve max ile iyi geçinmeye çalışmaktadır. işle ilgilenmek zorunda kalınca max'i boşlamaktadır. sonunda işler iyice zıvanadan çıkar, max çok sinirlenir ve evi terk eder. bundan sonra çocuk önce koşar, bir kıyıya gelir, o kıyı'da bulunan küçük bir tekne'Ye biner ve denize açılır, bir adaya varır. ama bu ada'nın içerisinde değişik tür'De hem canavar hem de komik diyebileceğiniz türde çok da zeki olmayan devasa boyuttaki teletubby kılıklı canlılar yaşamaktadır. kendini bu canlılara seyyah ve kral olarak tanıtan çocuk onların kralı olur. onlarla oynar, istediklerini ve hayallerini gerçekleştirmeye çalışır.
çocukların ve içindeki çocuğu öldürmeyen benim gibi yetişkinlerin zevk alarak izleyebileceği bir yapım. tamamiyle bir çocuğun hayal gücünü yansıtan bir ada ve içindeki canlılar insanı çocukluğuna ve çocukluğunda kurduğu hayallere götürebilecek cinsten. bu bana the road adlı flmde baba'nın oğLu için "yapacak bir şeyim kalmadığında bir çocuğun hayal ettiklerini hayal etmeye çalışırım" sözünü getirdi.
ada'da yaşayan carol, alexander, judith, ira, the bull ve douglas adındaki canavarlar iyi yansıtılmış ekrana. çocukların hem korkacağı hem de sevebileceği cinste yaratıklar.
film'De en sevdiğim ve eğlendiğm sahneler kar topu savaşı (tabii ki sonu hariç), baykuşlarla küçük cocuğun konuşmaya çalıştığı sahnelerdi. o baykuşlara hayran kaldım zaten. çocuğun ve canavarların onlarla konuşurken (carol hariç canavarlar onları anlıyormuşasına ve zeki olarak bellemişçesine soru soruyorlar) orjinal tipleriyle "ne diyonuz siz a.k." der gibi bakış atmaları ve sürekli "gag" demeleri beni bayağı bir güldürdü.
arada müzikle beraber çığlık kullanılması da iyi düşünülmüş ama bunlar daha çok the collector gibi filmlere uygun sanıyorum!
filmin sonunda anne ile çocuğun yanısıra abla çocuk da barışsaydı, film'De daha fazla görsel efekt kullanılsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
--spoiler--
oyunculuklar ve dublaj da çok kötü değil. çocuğu oynayan Max Records'un performansı bazı sahneler haricinde fena değil. küçüklere ve çocuk ruhlu olanlara tavsiye ederim.
--spoler--
max mutsuz yaşantı süren bir çocuktur. babası yoktur. bir nevi öküz (mecazi ve karakter olarak) olan ablası kardeşini umursamayan, sevgilisiyle gezip tozan klasik amerikan kızıdır. annesinin de bir sevgilisi vardır ve max ile iyi geçinmeye çalışmaktadır. işle ilgilenmek zorunda kalınca max'i boşlamaktadır. sonunda işler iyice zıvanadan çıkar, max çok sinirlenir ve evi terk eder. bundan sonra çocuk önce koşar, bir kıyıya gelir, o kıyı'da bulunan küçük bir tekne'Ye biner ve denize açılır, bir adaya varır. ama bu ada'nın içerisinde değişik tür'De hem canavar hem de komik diyebileceğiniz türde çok da zeki olmayan devasa boyuttaki teletubby kılıklı canlılar yaşamaktadır. kendini bu canlılara seyyah ve kral olarak tanıtan çocuk onların kralı olur. onlarla oynar, istediklerini ve hayallerini gerçekleştirmeye çalışır.
çocukların ve içindeki çocuğu öldürmeyen benim gibi yetişkinlerin zevk alarak izleyebileceği bir yapım. tamamiyle bir çocuğun hayal gücünü yansıtan bir ada ve içindeki canlılar insanı çocukluğuna ve çocukluğunda kurduğu hayallere götürebilecek cinsten. bu bana the road adlı flmde baba'nın oğLu için "yapacak bir şeyim kalmadığında bir çocuğun hayal ettiklerini hayal etmeye çalışırım" sözünü getirdi.
ada'da yaşayan carol, alexander, judith, ira, the bull ve douglas adındaki canavarlar iyi yansıtılmış ekrana. çocukların hem korkacağı hem de sevebileceği cinste yaratıklar.
film'De en sevdiğim ve eğlendiğm sahneler kar topu savaşı (tabii ki sonu hariç), baykuşlarla küçük cocuğun konuşmaya çalıştığı sahnelerdi. o baykuşlara hayran kaldım zaten. çocuğun ve canavarların onlarla konuşurken (carol hariç canavarlar onları anlıyormuşasına ve zeki olarak bellemişçesine soru soruyorlar) orjinal tipleriyle "ne diyonuz siz a.k." der gibi bakış atmaları ve sürekli "gag" demeleri beni bayağı bir güldürdü.
arada müzikle beraber çığlık kullanılması da iyi düşünülmüş ama bunlar daha çok the collector gibi filmlere uygun sanıyorum!
filmin sonunda anne ile çocuğun yanısıra abla çocuk da barışsaydı, film'De daha fazla görsel efekt kullanılsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
--spoiler--
oyunculuklar ve dublaj da çok kötü değil. çocuğu oynayan Max Records'un performansı bazı sahneler haricinde fena değil. küçüklere ve çocuk ruhlu olanlara tavsiye ederim.
filmin ismine ve afişine bakıldığında "aman tanrım hemen izlemeliyim" hissi uyandırmayan, izleme süreci bir süre ertelenebilen ama izlendiğinde "ulan keşke daha önce izleseymişim" düşüncesi uyandıran çok saf ve çok güzel bir film. dünyayı bir çocuğun gözlerinden görebilmek... keşke biz de hayal ettiğimiz bir dünyada tek başımıza amaçsızca yaşayabilseydik diye düşünmemize yol açan film.
haha allah belanızı götünüzden versin
derin anlamlar var değil mi ?
anlatsana o çemçük ağzınla şu derin mesajları.
ilgi görmeyen çocukluğunu istediği gibi yaşamayan bir piçiriğin hayal dünyasında (filmin sonunda da renk vermeyerek acaba diye sorduyor)istediği yere gitmesi istediği gibi yaşaması, çocukluk bu amına koyım elbet amaçsız olacak
her diyalogda başka bir mesaj.
ya üzülüyorum vallahi boğazımda düğümleniyor bazı şeyler. bak yavrum oraya buraya konudurduğun o spontan yorumların herkesin bu sikik filmde gördüğü şeyler zaten alt metin falan değil. üstüne basabasa saçmalıktan bahsediyorlar.(filmin bir yerinde gulyabanilerden biri bir diğerine sen kafama kasıtlı bastın diğeri basmadı ama sen bastın diye çemkiriyor, diğer gulyabanide yatıyor hadi sende bas ödeşelim baabında, allah kahretsin sizi ya )
ve bu sağda solda burda orda heryerde gördüğümüz siksonyalı enteller burda derin anlamlar buluyor. ya hafız allasen o büzüğünü sıkıpda bi anlatsana ya şurda ne gibi mesajlar var. ben o anlamları zorlarsam harry potter'dan da çıkarırım.
ha birde çocuk gözünden dünyayı görebilmek diye birşeyler. ya abi ben anlamıyorum ki bunları yazan adamın derdini.
çocuk değil yavrum max gözünden. herkesin algılama biçimi farklıdır. o veletde o şekilde bir dünya kurmuş kafasında
ayrıca onun gözünden senin bahsettiğin dünyadan da bahsedilmiyor filmde. sen neyin kafasını yaşıyorsun amına koyım.
velet veletliğinde vermiş olduğu salaklıkla fantastik bir dünya belliyor kafada ama bu keçi sakallı entel abilerimizin çocuğun gözünden dünya anlayışı lafı bitmiyor. hangi dünya itoğlu it. ya sen her yere ctrl+v ile yapıştırdığın yorumlarının anlamını bilmiyorsun ya daha ''derin'' sorunlarımız var.
diyeceğim şudur ki izlemeyin. derin anlamlar bulmaya çalışırken yorulursunuz
derin anlamlar var değil mi ?
anlatsana o çemçük ağzınla şu derin mesajları.
ilgi görmeyen çocukluğunu istediği gibi yaşamayan bir piçiriğin hayal dünyasında (filmin sonunda da renk vermeyerek acaba diye sorduyor)istediği yere gitmesi istediği gibi yaşaması, çocukluk bu amına koyım elbet amaçsız olacak
her diyalogda başka bir mesaj.
ya üzülüyorum vallahi boğazımda düğümleniyor bazı şeyler. bak yavrum oraya buraya konudurduğun o spontan yorumların herkesin bu sikik filmde gördüğü şeyler zaten alt metin falan değil. üstüne basabasa saçmalıktan bahsediyorlar.(filmin bir yerinde gulyabanilerden biri bir diğerine sen kafama kasıtlı bastın diğeri basmadı ama sen bastın diye çemkiriyor, diğer gulyabanide yatıyor hadi sende bas ödeşelim baabında, allah kahretsin sizi ya )
ve bu sağda solda burda orda heryerde gördüğümüz siksonyalı enteller burda derin anlamlar buluyor. ya hafız allasen o büzüğünü sıkıpda bi anlatsana ya şurda ne gibi mesajlar var. ben o anlamları zorlarsam harry potter'dan da çıkarırım.
ha birde çocuk gözünden dünyayı görebilmek diye birşeyler. ya abi ben anlamıyorum ki bunları yazan adamın derdini.
çocuk değil yavrum max gözünden. herkesin algılama biçimi farklıdır. o veletde o şekilde bir dünya kurmuş kafasında
ayrıca onun gözünden senin bahsettiğin dünyadan da bahsedilmiyor filmde. sen neyin kafasını yaşıyorsun amına koyım.
velet veletliğinde vermiş olduğu salaklıkla fantastik bir dünya belliyor kafada ama bu keçi sakallı entel abilerimizin çocuğun gözünden dünya anlayışı lafı bitmiyor. hangi dünya itoğlu it. ya sen her yere ctrl+v ile yapıştırdığın yorumlarının anlamını bilmiyorsun ya daha ''derin'' sorunlarımız var.
diyeceğim şudur ki izlemeyin. derin anlamlar bulmaya çalışırken yorulursunuz
amerikan yazar ve illüstratör maurice sendak'ın aynı isimli çocuk kitabından uyarlanmış 2009 yapımı film. daha çok çektiği video kliplerle tanınan spike jonze tarafından yönetilen filmin aynı zamanda bu sene golden globe adaylıkları da bulunuyor.
kendince büyük sorunlar yaşayan ve dikkate alınmadığını düşünen bir ufaklığın evden kaçıp, bir ormanda vahşi yaratıklar ile karşılaşması ve orada kral ilan edilmesinin ardından yaşananları anlatan film, bana göre gayet güçlü bir yapım.
yaratıkların ortaya çıkmasının ardında bilgisayar teknolojileri yatsa da, yönetmen gerçeklik duygusunu arttırmak adına filmin tamamını animasyon yapmayı reddetmiş ve binlerce çocuk arasından filmde max karakterini oynayan ufaklığı seçmiş, ki kendisinin bu rolü hakkıyla verdiğini söyleyebilirim.
eğer filmi hala izlemediyseniz ve bir çocuk kitabı uyarlaması olduğu için, çocuklara yönelik bir film olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. keza film yetişkin izleyiciye daha yakın durmakta.
warner bros stüdyosu filmi ilk gördüğünde beklediğinden daha sevimsiz bulmuş olacak ki, üzerinde yeniden çalışılması için yönetmenle iletişime geçmiş ve hatta yeniden çekilmesini istemiş. yeniden çekilme gibi bir durum olmasa da, üzerinde yapılan oynamalarla film biraz değişmiş. yani ortaya çıkan filmin son hali hem yönetmeni hem de warner bros'u tatmin edecek cinsten. ancak öyle sanıyorum ki, bıraksalar, yönetmen çok daha karanlık bir filme imza atacakmış.
teknik detayların, soundtrackin çok güçlü olduğu film bana göre biraz da yürek burkacak cinsten. keza çocukluğun o hayalciliği, umursamazlığı üzerine kapaklanan kocaman sorumlulukları görüyor ve siz de üzülmeden edemiyorsunuz. kısacası izleyiniz, izletiniz diyorum.
kendince büyük sorunlar yaşayan ve dikkate alınmadığını düşünen bir ufaklığın evden kaçıp, bir ormanda vahşi yaratıklar ile karşılaşması ve orada kral ilan edilmesinin ardından yaşananları anlatan film, bana göre gayet güçlü bir yapım.
yaratıkların ortaya çıkmasının ardında bilgisayar teknolojileri yatsa da, yönetmen gerçeklik duygusunu arttırmak adına filmin tamamını animasyon yapmayı reddetmiş ve binlerce çocuk arasından filmde max karakterini oynayan ufaklığı seçmiş, ki kendisinin bu rolü hakkıyla verdiğini söyleyebilirim.
eğer filmi hala izlemediyseniz ve bir çocuk kitabı uyarlaması olduğu için, çocuklara yönelik bir film olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. keza film yetişkin izleyiciye daha yakın durmakta.
warner bros stüdyosu filmi ilk gördüğünde beklediğinden daha sevimsiz bulmuş olacak ki, üzerinde yeniden çalışılması için yönetmenle iletişime geçmiş ve hatta yeniden çekilmesini istemiş. yeniden çekilme gibi bir durum olmasa da, üzerinde yapılan oynamalarla film biraz değişmiş. yani ortaya çıkan filmin son hali hem yönetmeni hem de warner bros'u tatmin edecek cinsten. ancak öyle sanıyorum ki, bıraksalar, yönetmen çok daha karanlık bir filme imza atacakmış.
teknik detayların, soundtrackin çok güçlü olduğu film bana göre biraz da yürek burkacak cinsten. keza çocukluğun o hayalciliği, umursamazlığı üzerine kapaklanan kocaman sorumlulukları görüyor ve siz de üzülmeden edemiyorsunuz. kısacası izleyiniz, izletiniz diyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar