bugün
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları5
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- ekmeğe çikolata sürmek7
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu5
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması5
- 3 kere üst üste 31 çekmek8
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi4
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- nervio yu mancınıkla avrupaya fırlatmak3
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak3
- robotların insanlara baş kaldırması5
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek5
- eyeliner çekme yöntemleri7
- aniden gelen titreme2
- 82 musul 83 kerkük4
- yasin kol4
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak2
- yarragi olan adam4
- makyajın ciltte pütür durması5
- sivas kokan kolonya3
- gece sindirella ve 7 cücelerce takip edilmek2
- amazon2
- çiçekli mükremin donu giyen sözlük erkeği2
- inci sözlük8
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- kürtjütsu3
- ters yönden gelen tuğralı doblo4
- gece eve yürürken takip edilmek2
- fatma betül sayan kaya64
- game of thrones taki kerhaneci4
- ciğer yiyen midesizler10
- ciğer vs kokoreç8
- arabasına pkk yıldızı yapıtıran hırto2
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- yunan adalarına gitmek20
- tut şunun ucunu döşeyelim abi3
- dinci ahlaksızlığı19
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- okul zilinin hayatı bölmesi2
- sürekli özür dileyen insan2
- araçta donanımın önemi3
- youtube4
- yunan aşığı tip15
entry'ler (394)
gerçek aşk 3 soruya indirgenebilir;
1. onunla beraber çocuk yetiştirebilir misin?
2. ateşin başında oturup; hayat, bir film yada bir kitap hakkında onunla konuşabilir misin?
3. göbeğinden kremşanti yalamaya kalkarsa ne hissedersin?
1. onunla beraber çocuk yetiştirebilir misin?
2. ateşin başında oturup; hayat, bir film yada bir kitap hakkında onunla konuşabilir misin?
3. göbeğinden kremşanti yalamaya kalkarsa ne hissedersin?
günün birinde sevdiğimle birlikte olamadığımda beni sevenle kalmaya karar vermekten çok korkuyorum.
oğlu olmuş, dün öğrendim.
bir oğlak bayanı olarak "top" kısmında sadece başakla eşleşmiş olmaktan utanç duydum. başak ne lan? başakla öpüşülür mü?!
(bkz: o kedi buraya gelecek)
(bkz: o kedi buraya gelecek)
ben zaten itiraflarımı anca yazabiliyorum. yazıya dökebiliyorum; söze dökmek konusunda çoğu zaman beceriksiz oluyorum. söze dökebilmem için artık son noktaya gelmiş olmam gerekiyor. onun için de daha çok zamanı var ki, hayal edilen cinsten bir zaman diliminden bahsediyorum.
zor seven bir insanım ben sözlük, çok zor sevebilen. bilirsin planlamadan yaşar insan böyle şeyleri. "nasipte varsa gideyim de şu adamı seviyim" demez insan; bir bakar ki kapılmış gitmiş, akıyordur o sularda. ben işte başıma gelecekleri önceden kestirebildiğim için hep geri vitese takarım. fakat sonradan farkederim ki geri vitese taktığım her adam esasında olabilecek makul insanlar olur. ama "olabilecek" sınıfındalar ya onlar; işte o nedenle benim için hep gizemini yitiriyorlar. esasında hazıra konmayı çok seven biriyim de işte...aşk olunca bok var gibi zor olanı seçip uğraşmayı seviyorum. sonra uğraşıyorum uğraşıyorum ve sıkılıyorum.
kendime henüz söylemeye korktuğum, "aşk"ı geçtim hoşlanıp kendimi yakmamam gerektiğinin farkında olduğum bir adam var karşımda. zor bir adam. halk arasında "eli işte gözü oynaşta ve piç" olarak nitelendirilen tiplerden. kendini akıllı, beni de elde edebileceği diğer kızlar gibi sanıyor. ama yavrum bilmiyor benim nasıl pislik bir insan olduğumu. net söylemek gerekirse öyle bir adamın peşimden koşmasını istiyorum. istediği her kızı elde edebilen bir adamın benim karşımda afallamasını istiyorum. daha önce başkalarına yaşattığım duyguları ona da yaşatıp beynini kafasından sökmek istiyorum.
ama çok daha başka bir boyutu da var bu işin ki gün geçtikçe bende kokusuna kapılıyorum adamın. o bana geldikçe ben git diyemiyorum. aklımı başıma toplamam gerekiyor. insanın farkında olduğu gerçekleri eyleme dökmesi her zaman en zoru oluyor değil mi sözlük? biliyorum.. belki de biraz da kafamda büyütüyorum ama aklımı başıma toplamam gerektiğinin de farkındayım.
kimseye hesap vermek zorunda kalmadan bişeyler yazmak hoşuma gidiyor. sırf onun için yazıyorum bunları sana sözlük. "adam"ın bu yazdıklarımdan haberinin olmayacağını bilerek yazmak, bir nevi içimi dökmek... uzun lafın kısası sanırım aşk oyunları oynamayı özlemişim o kadar. beni dinlediğin için teşekkür ederim sözlük.
zor seven bir insanım ben sözlük, çok zor sevebilen. bilirsin planlamadan yaşar insan böyle şeyleri. "nasipte varsa gideyim de şu adamı seviyim" demez insan; bir bakar ki kapılmış gitmiş, akıyordur o sularda. ben işte başıma gelecekleri önceden kestirebildiğim için hep geri vitese takarım. fakat sonradan farkederim ki geri vitese taktığım her adam esasında olabilecek makul insanlar olur. ama "olabilecek" sınıfındalar ya onlar; işte o nedenle benim için hep gizemini yitiriyorlar. esasında hazıra konmayı çok seven biriyim de işte...aşk olunca bok var gibi zor olanı seçip uğraşmayı seviyorum. sonra uğraşıyorum uğraşıyorum ve sıkılıyorum.
kendime henüz söylemeye korktuğum, "aşk"ı geçtim hoşlanıp kendimi yakmamam gerektiğinin farkında olduğum bir adam var karşımda. zor bir adam. halk arasında "eli işte gözü oynaşta ve piç" olarak nitelendirilen tiplerden. kendini akıllı, beni de elde edebileceği diğer kızlar gibi sanıyor. ama yavrum bilmiyor benim nasıl pislik bir insan olduğumu. net söylemek gerekirse öyle bir adamın peşimden koşmasını istiyorum. istediği her kızı elde edebilen bir adamın benim karşımda afallamasını istiyorum. daha önce başkalarına yaşattığım duyguları ona da yaşatıp beynini kafasından sökmek istiyorum.
ama çok daha başka bir boyutu da var bu işin ki gün geçtikçe bende kokusuna kapılıyorum adamın. o bana geldikçe ben git diyemiyorum. aklımı başıma toplamam gerekiyor. insanın farkında olduğu gerçekleri eyleme dökmesi her zaman en zoru oluyor değil mi sözlük? biliyorum.. belki de biraz da kafamda büyütüyorum ama aklımı başıma toplamam gerektiğinin de farkındayım.
kimseye hesap vermek zorunda kalmadan bişeyler yazmak hoşuma gidiyor. sırf onun için yazıyorum bunları sana sözlük. "adam"ın bu yazdıklarımdan haberinin olmayacağını bilerek yazmak, bir nevi içimi dökmek... uzun lafın kısası sanırım aşk oyunları oynamayı özlemişim o kadar. beni dinlediğin için teşekkür ederim sözlük.
aynı bokun sarısı sözlük yani daha ne diyebilirim ki. olmayacak duaya amin demeye çalışıyorum; yeniden ve yeniden. içim kıpır kıpır durmak bilmiyorum fakat bir sorsana haberi var mı diye? tabiiki de yok ve ben söylemiycem. gurur ya amına koyyım; "istiyorsa o gelsin lan peşimden" havalarındayım. 1 sene burdaymış zaten, bi sikim olucağı yok da kör bir heyecan arıyorum işte kendime sanırım.. bakalım bir daha görüşüp görüşemeyeceğimiz bile belli değil.. yeni yıla beraber girdik ama bu noktadan itibaren yıl mı bize girecek yoksa biz mi birbirimize girişicez bilemiyorum. çok riskli...şansına sıçiim!
ben bu yazıyı bugün, mısırdaki protesto yapan halktan biri olan o kadının göğsüne acımasızca tekme atan o polise yazıyorum.
senin eşin var mı? kardeşin, ablan, annen var mı? çünkü eğer yoksa ancak bir insan bir insana bu kadar şiddet uygulayabilir. ama hayır var ise demek ki çok zorlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirdin... aldığınız polis eğitimi acaba size insanlara karşı zalim olmayı, elinizde silah varken kraldan çok kralcı olmayı, insanları öldüresiye dövmeyi mi kapsıyor? can taşıyor ya o insan! hayvan bile olsa can taşıyor! insanlara ceza uygulaması olarak onları hapse kapatmamalıyız; böyle suçlara, böyle davranışlar sergileyen insanlara aynı davranışları sergileyerek çektirdikleri acının nasıl bir şey olduğunu yaşatmalıyız diye düşünüyorum. evet, bu konuda faşistim.
ben bu yazıyı türk polisine de yazıyorum. sanki sizin bir farkınız var! esasında siz onlardan çok daha kötüsünüz. onlar en azından daha bilinçsiz, türkiyeden daha geride görülebilecek bir toplum. siz yıllarca eğitim aldığı halde adam olamamış hayvanlardan oluşuyorsunuz. doğruyu söylemek gerekirse izmirdeki dövülen kadını göz önüne getirince, siz mısır polisinden de kötü, mısır polisinden de fazla "yatıcak yeri olmayan" insanlarsınız.
sözüm meclisten dışarı yada istisnalar kaideyi bozmaz gibi sözler söyleme ihtiyacı bile duymuyorum.
senin eşin var mı? kardeşin, ablan, annen var mı? çünkü eğer yoksa ancak bir insan bir insana bu kadar şiddet uygulayabilir. ama hayır var ise demek ki çok zorlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirdin... aldığınız polis eğitimi acaba size insanlara karşı zalim olmayı, elinizde silah varken kraldan çok kralcı olmayı, insanları öldüresiye dövmeyi mi kapsıyor? can taşıyor ya o insan! hayvan bile olsa can taşıyor! insanlara ceza uygulaması olarak onları hapse kapatmamalıyız; böyle suçlara, böyle davranışlar sergileyen insanlara aynı davranışları sergileyerek çektirdikleri acının nasıl bir şey olduğunu yaşatmalıyız diye düşünüyorum. evet, bu konuda faşistim.
ben bu yazıyı türk polisine de yazıyorum. sanki sizin bir farkınız var! esasında siz onlardan çok daha kötüsünüz. onlar en azından daha bilinçsiz, türkiyeden daha geride görülebilecek bir toplum. siz yıllarca eğitim aldığı halde adam olamamış hayvanlardan oluşuyorsunuz. doğruyu söylemek gerekirse izmirdeki dövülen kadını göz önüne getirince, siz mısır polisinden de kötü, mısır polisinden de fazla "yatıcak yeri olmayan" insanlarsınız.
sözüm meclisten dışarı yada istisnalar kaideyi bozmaz gibi sözler söyleme ihtiyacı bile duymuyorum.
keyfimizden olmadığı kesin.
cennetin anahtarını ister.
hayallerim.
aklı fikri sikinde olan üniversiteli ergen erkeklerden daha zararsız olduklarını düşünmekteyim.
Javier Bardem.
12. bölüm bildiğin ağzıma sıçtı yani. bu dizinin komedi dizisi olması gerekmiyor muydu yahu?! ben niye ağladım bu bölümde?! sıçarım böyle işe lan!
not: sevgili Ted, hepimize lazımsın... ama anca hayali bir arkadaşsın...
not: sevgili Ted, hepimize lazımsın... ama anca hayali bir arkadaşsın...
zeki müren de bizi görebilmiş midir acaba...
selamın aleyküm.
kendi işini kurma hayali.