1. 1.
    bir sözlük çaylağı. hoşgelmiş efendim.**
    ... the kene
  2. 2.
    hemen radyo olayina girmis çet yapma kapasitesi oldukca yuksek bir yazar. kimi zaman sinir bozucu sey.
    2 ... beter bocek
  3. 3.
    sağlam entryleriyle dikkatimi çekmiş, az ama öz entry giren ikinci nesil yazar.
    -1 ... 6.4.r.1.$.h
  4. 4.
    yazı yazmanın, yazarlığın ne olduğunu bilen yazar.. zorla artı oy verdiren yazar.. takip edilesi, beğenilesi yazar.. bakalım daha fazla girerse celebrity olması işten bile değil..

    edit: ben demiştim demek istemiyorum ama, bahsetmedim desem de yalan olur.. bu yazarın celebrity olacağını bir zamanlar burada yazmıştım. (bkz: fatih altaylı)
    1 -1 ... lyla
  5. 5.
    evde oturmuş i just called to say i love you dinliyorum, duygusal insanım vesselam. herhalükarda dokunsan ağlarım. baktım msnde bu, güya çok yakın arkadaşız, birbirimize her şeyimizi anlatıyoruz falan. ama ben bunun yakın arkadaşlık mefhumunu anlamış değilim, selam dahi vermez. naber dersin, siktir lan sana ne, sana hesabını mı vericem nasıl olduğumun demediği kalır bi. benim literatürümde arkadaşlık böyle olmadığı için dirayetle beklerim konuşmasını.

    neyse, 7 ağustos benim için sıradan bir gün, 8 ağustosta da yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim iki yıl önce. allahın siktir ettiği bir şehirde yaşıyorum, ahir ömrümde en büyük hayalim köprüden geçerken "ulan istanbul bi gün yenicem seni" diye bağırmak. aradım bunu, her zamanki gibi ulaşılamıyor, ha çalsa da açmıyor telefonu zaten. filtre mi ne koymuş, konuşmak istemediği insanlar aradığında telefonu çalmıyor. kıllandım tabii telefonu açmayınca. sonra kıçımdan ter akaraktan ulaşabildim; yanına geliyorum ben dedim, 7 ağustos senin için önemli olmasa da benim için önemli. alırsın de mi beni dedim. almaz lan bu beni, sıcağı bahane eder, abi işim var der diye de düşünüyorum bi yandan. bütün yol boyunca bunu düşündüm. iner inmez aradım; e geldim ben. bekle dedi hemen geliyorum. elimden düşürmediğim telefonuma bakıp duruyorum, arayıp gelmiyorum diyecek diye. bu arada işten aradılar, evrak fatura sordular. baktım koşa koşa geliyor, ter içinde kalmış, sanki yıllardır görüşmemişiz gibi sarıldı. zaten kızlar hep böyle sarılırken bi de sallanırlar. kösnük bi insanım, karşılaşma ritüeli bitsin diye bekliyorum. hadi eve gidelim dedim, yorgunum (ki en çok zikrettiğim şey yorgun olduğumdur). olmaz dedi alışveriş yapıcaz, bugün benim doğum günüm, her dediğimi yapmak zorundasın. e iyi bakalım, alışveriş de yaptık, eline aldığı ilk şeye "a bu güzelmiş sana da çok yakıştı" dedim ki bir an önce bitsin alışveriş. benim ibneliğimi anlamış olsa gerek almayacağımız şeylere bakmak için adil ışık'a bile girdik. o cehennemi kısa kesiyorum.

    eve gittik, uyuycam ben dedim, ama bilmez benim yanımda biri varken uyuyamadığımı. kaç gece beraber kaldık bir kere bile uyumadım ordan bile uyanmadı duruma. şebnem ferah'ın gayet ağır ağlak bi şarkısını koydu playliste, bir de loop yapmaz mı aman allahım! benim uyku planım zehir oldu. o kadar gelmişim doğum gününü kutlayayım dedim ayıp olur şimdi, baktım gözünden bir damla yaş geldi, n'oldu dedim. abi zaten sıcak siktir git ya terliyorum işte görmüyo musun dedi. sustum...
    10 -2 ... kaptan arka kapi
  6. 6.
    sözlükte varlığını bugün fark ettiğim, hiçbir entrysine eksi oy veremediğim gibi, kendimi tutamayıp sukela bastığım, 3. nesildi, türbandı, mini etekti, göttü, anketti tartışmaları sürerken, sözlüğe vaha olmuş süper gibi değil gibi bir yazar. entrylerinden bağyan olduğu anlaşılıyo, doğruysa bu kadar güzel mavra atan, geyik yapan ilk bağyan yazardır nezlimde..
    1 -1 ... lazy pigeon
  7. 7.
    turistlerin elektrik kesildiği anda alkış tutmasının bir tür davranış bozukluğu olduğunu düşünüyordum uyuyamazken, onlar için o kadar üzüldüm ki çocukluklarına inmeyi düşündüm bir ara. vandal mimar da diğer odada uyuyordu. abi bu neden böyle ya diye uyandırdım "kaptan bsg ya off uyuyorum" dedi. aman lan tamam uyku dediğin şey vakit kaybından başka bir şey değil diye bik bik konuşurken baktım uyumuş bu. içinden çıkamadığım konularda her dem mantıklı bir açıklaması vardır diye koşarım hep.

    sonra beline gelen toplara bile kafayla çıkan hakan şükür geldi aklıma, lan dedim kendime, boşver turistleri de hakan şükür'e bi el ver, yazık adam benim ortaokul yıllarımdan beri aynı şeyi yapıyor. vandal! kalk lan dedim, hakan şükür'e yardım edicez. manyak mısın kaptan ya off uyusana sen, hadi öptüm falan dedi. ya ama bak çok öneml... baktım yine uyumuş. iş omuz omuza vermeye gelince on rapidshare gücündeyizdir.

    karşımdaki duvarda manhattan ve silüeti, dimağımdaki suretiyle aynı. gökdelenler boy boy yükselmiş, bizim köyün ağaçlıkları düştü aklıma, maaaacera dolu ameeerika a mee rii ka nakaratlı şarkıya çağrıştım birden. kendimden tiksindim bir de üstünüze afiyet. rüzgarda salınan manasız ot yığınlarını izleyesim geldi. "huzur hissinin marjinal faydasını maksimize etmek lazım hmm" dedim yanına gidip. abi sen nesin ya nasıl bi insansın uyusana! uyu ya! uyu! deyip tekrar kıçını dönüp uyudu. geleceğe dair planlarda fikir teatisinde bulunuruz devridaim içinde.

    artık güneş mi doğmuştu ne, çocuklarını uykularında seven ebeveynler gibi gittim uyurken öptüm. sonra boylu boyunca uzandım yanına, sızmışım, ne davranış bozukluğu sergileyen tursitler, ne hakan şükür, ne manhattan umrumda değil tabii. gece gece aklıma takılan her şeye sabah bi açıklık getirip genetik mirasımı mutasyon geçirip yitirmişim gibi bi şaşkınlığa gark olmama neden oldu. e dedim uyuyordun sen? "on rapidshare gücünde olup da geleceğe dair planları ortak paydaya taşımıyor muyuz abi?" dedi. kısa bi sessizlikten sonra n'oluyo ya dedi, yok bişey dedim, gözüme güneş kaçtı sadece.
    3 ... kaptan arka kapi
  8. 8.
    she ra gibi ortamda asi bir goruntu cizse bile, benden daha süslü oldugu aşikardir. kendisinin en son sarı rofleli saclariyla cekilmis bir fotosunu gorup de gormemezlikten gelsem dahi, bunyeme yaptigi hunhar saldiri sonucunda ambele olmus bir insan modundayim. bardagin dudak payi kismindan sesleniyorum : dudaklarimin orjinal rengine illa ki ruj diyecek kadar kıskanç bunyesi ve gunesin yanaklarima biraktigi o orjinal alliklari da topallik diyecek paranoyasında bulunmak istemiyorum.disiligimin on planda olmasindan siddetle kacinirken, goksele benzemiyor,2000 sonrasi turkce rock dinlemiyor ve liszt'se bayiliyorum.
    ... beter bocek
  9. 9.
    sözlükteki vANDAL SEMPATiZANLIGININ SON ÖRNEGiDiR KENDiLERi.
    (bkz: VANDALKEPCEOERATORU)
    (bkz: VANDALKEPCEKALDIRACI)
    -1 ... karpuzkabugu
  10. 10.
    farklılığını farkettiren yazar! amanın nedir bu böyle, okumamak mümkün değil! bir değişik, bir garip, sanki sözlük okuyor gibi değil, çağdaş kısa hikayeler okumakta gibiyim. *
    -1 ... steril mikrop