1. 1.
    Metin Erksan'in yönettiği 1964 yapımı türk filmi. 1964 yılı Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülü kazanması ve Hülya Koçyiğit'i sinemamıza kazandırması açısından önemlidir. filmde bir köyde geçen su davası anlatılıyor. erol taş'ın kötü adam imajını perçinleyen bir film aynı zamanda.

    --spoiler--
    filmin finalinde kötü adam erol taş'ın cesedi sulama kanalında sürüklenmektedir.
    --spoiler--
    4 ... vodafone
  2. 2.
    gün itibari ile 1. dadaş film festivali nin ilk filmi olarak gösterilmiş olan güzel filmdir.
    1 ... cennetten kovulan
  3. 3.
    berlin film festivali'nde ödül almış ilk türk filmidir. orijinal eser sahibi necati cumalı'dır
    1 ... pafküf
  4. 4.
    hülya koçyiğit yeşilçam'a hızlı bir giriş yapmıştır ve ayrıca bu film 1964 yılında berlin film festivali'nde altın ayı kazanmıştır.
    1 -1 ... esprimakinasi
  5. 5.
    cekimleri edirne ninenez ilcesinde yapilan erksan filmi!
    1 ... little girl in bloom
  6. 6.
    devamı bu sene küresel ısınmaya önlem alınmaması sebebiyle çekilen film.
    1 ... filleri kurtaran adam
  7. 7.
    filmle bir miktar alakalı bir kitap için

    (bkz: türk sevgili)
    ... leblebi tozunun hastasiydim
  8. 8.
    Erksan'ın hikayesini anlatmayı sevdiği kırsal kesime attığı yalın bir bakış.. Kırsalda yaşayan iki kardeş, Osman Ağa* ve Hasan*.. Osman Ağa kendi tarlasından çıkan suyu kardeşinin tüm muhalefetine rağmen köylülerle paylaşmak istemez. O sırada Bahar*la evlenen Hasan, abisinin köylülerden birisini vurmasını üstlenince ve hapise düşünce..

    Necati cumalının eserine dayanan senaryo, erksan'ın bir diğer filmi yılanların öcünün fakir baykurtun eserine dayanması gibi, kırsal gerçeğini anlatan bir yazara dayanmaktadır. Köy ortamındaki mülkiyet rejimi sorunundan yola çıkan filmde, Osman Ağa eşitsizlikçi ve açgözlü, kardeşi Hasan ise eşitliliğe ve bilmeden sosyalist hissiyata inanan bireyler.. dualizm iki kardeş arasında kurulunca,insanın aklına ister istemez Habil ve Kabil durumu geliyor. 60'larda Türkiye'deki sol düşünce içinde bayağı popüler olan 'köye dayalı sosyalizm' düşüncesini ifade eden film, izmir'in Seferihisar / Urla taraflarında geçen bir zemine ve şiveye sahip.

    Osman ağa'nın bahar'ı taciz ettiği ve sonunda emeline nail olduğu(tam hayvansı) ilişki sürecinde erol taş,türk sinemasının gelmiş geçmiş en abazan karakterini oynuyor. Henüz 17 yaşında olan Hülya Koçyiğit ise, hele ki cinsellik içeren sahnelerde, hiç zorlanmayan performansıyla filmi sürdürdü. Osman ağa'nın ineğin memesini emdiği ve bacağını okşadığı sahneyse, şimdiye dek görülmedik cinsten bir cinsel taciz.. Film boyunca süren gizil köy cinselliği, kırsal kesimin düşünülenin aksine, cinsellik açısından kentten bile coşkun olduğunu gösteren ipuçlarıyla dolu..

    Finalde Osman ağa'nın cesedi su arkının içinde sürüklenirken, film hem suyun mülkiyeti hem de kadının duruşu açısından onun temsil ettiği zihniyetin yenilgisini ilan ediyor. hapishanedeki adamın hasan'a verdiği öğüt gibi; bütün illegalliğin altında mülkiyetin paylaşımı var.. "suyu osman ağa'nın elinden almak lazım"..
    1 -1 ... walter klemmer
  9. 9.
    filmin negatifi tamir edilip bu yıl cannes film festivalinde gösterilecekmiş.
    2 ... akustikcinayet
  10. 10.
    http://www.theautheurs.com sitesinden beleşe seyredilebilendir. seyretmeye de değerdir.

    http://www.theauteurs.com/films/1328/watch
    ... eraserhead