bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler22
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı18
- alevi kızların alev alev yanması7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- sözlükte marka olmak11
- hard seven kız3
- kedi tekmelemek11
- normal insan3
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle11
- dönercide kız tavlamak5
- birader yazarların biraderlik hedeleri3
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız3
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek4
- anın görüntüsü31
- karması eksiye düşen yazar uçurulsun3
- kemalistlere karşı omuz omuza2
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- demokrasi ahiret diline uygun değildir2
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak3
- arkadaşlar bana yol göründü2
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- camide rakı içen izmirli kız7
- mehdinin gelmiş olması4
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar4
- aslan gibi adam5
- evreşe bim de bulgar görmek5
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- iremga32
- sayın true2
- nasılsınız fakirler8
- süleymancılar14
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- akaryakıt3
- akp'lilerin ülkeyi dingonun ahırına çevirmesi2
- benzin2
- alihan kuriş7
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- dede cafe2
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- velvet12
- denize çıplak girmek4
- cuma salatı2
Küçükken (bkz: Sparta nın öküzü) diye absürt bir sözcüğümüz vardı... Şimdi Andy Whitfield sağolsun eritiyor bu isim...
2004 senesinde çevrilmiş izlenesi bir film. ne salt bir biyografi ne de salt bir savaş filmi olan bu film insanın yaşadığı bu dünyaya şükretmesine sebep oluyor. seyirciyi içine alarak bu atmosferi başarıyla yansıtıyor. ayrıca taş ablamız rhona mitra'da spartacus'ün eşini oynamakta.
http://www.imdb.com/title/tt0361240/
http://www.imdb.com/title/tt0361240/
(bkz: spartacus blood and sand)
dizinin orjinal adının bu olup filmleriyle karıştırılmaması gereken efsanevi dizi.
dizinin orjinal adının bu olup filmleriyle karıştırılmaması gereken efsanevi dizi.
Sürüden ayrılan ilk koyundur.
Roma' nın insan emeğini vahşice sömürmek üzerine kurulmuş düzenini sarsarak ondan sonra gelecek Şeyh bedrettin ayaklanmasına, paris barikatlarına, almanyadaki spartakistlerin ayaklanmasına sebep olacaktır.
Ve bugün de sınıfları, emperyalizmi kabul etmeyen, sınırları kaldırmak isteyen herkese örnek olacaktır.
Evet sonu Şeyh bedrettin ile aynı olmuştur.
Yada deniz gezmiş ile.
Çünkü o zamanın perspektifinde sınırsız, sınıfsız bir özgürlükten bahsetmek mümkün değildi.
Bunun için güzel bir adım olarak feodalite vardı. (!)
Ve sonra Paris komünü ile sınırların tamamen kalkmasının, iktidara gelişin ilk deneyimi.
Sonra hızla başladı demokrasi hareketleri ve görüldü ki demokrasiyle paralel şekilde isyan eden sınıfın yükselişi de artıyordu.
Artık siyasi suçlar idamla bitmemeliydi.
asla geçemeyeceği bir köprüyü inşa etmek için omzunda taş taşıyan insan yoktu artık.
Ve evet artık siyasi suçlar idamla bitmemeliydi.
Gelişmiş ülkelerde bu böyle olmalıydı.
Gelişemedi türkiye.
Vahşi roma' nın yolundan gitti.
Sürüye uymayan gençleri susturmak için idama başvurdu.
Diz çökerek yaşamaktansa, ayakta ölenlere selam olsun.
Roma' nın insan emeğini vahşice sömürmek üzerine kurulmuş düzenini sarsarak ondan sonra gelecek Şeyh bedrettin ayaklanmasına, paris barikatlarına, almanyadaki spartakistlerin ayaklanmasına sebep olacaktır.
Ve bugün de sınıfları, emperyalizmi kabul etmeyen, sınırları kaldırmak isteyen herkese örnek olacaktır.
Evet sonu Şeyh bedrettin ile aynı olmuştur.
Yada deniz gezmiş ile.
Çünkü o zamanın perspektifinde sınırsız, sınıfsız bir özgürlükten bahsetmek mümkün değildi.
Bunun için güzel bir adım olarak feodalite vardı. (!)
Ve sonra Paris komünü ile sınırların tamamen kalkmasının, iktidara gelişin ilk deneyimi.
Sonra hızla başladı demokrasi hareketleri ve görüldü ki demokrasiyle paralel şekilde isyan eden sınıfın yükselişi de artıyordu.
Artık siyasi suçlar idamla bitmemeliydi.
asla geçemeyeceği bir köprüyü inşa etmek için omzunda taş taşıyan insan yoktu artık.
Ve evet artık siyasi suçlar idamla bitmemeliydi.
Gelişmiş ülkelerde bu böyle olmalıydı.
Gelişemedi türkiye.
Vahşi roma' nın yolundan gitti.
Sürüye uymayan gençleri susturmak için idama başvurdu.
Diz çökerek yaşamaktansa, ayakta ölenlere selam olsun.
spartacus: blood and sand adlı isimle yeniden ekranlarda hayat bulmuş karakterdir.
--spoiler 1-2-3-4--
dizi görsel efektler yönünden son zamanlarda izlediğim en başarılı tasarıma sahip. konu klasik olsa da, işleyiş ve görsel şölen olarak bir fark yaratılmış bence. görsellik derken, o dönemin yaşantısı tüm çıplaklığıyla ortaya konmuş. buradaki "çıplaklığıyla" kelimesini hem mecazi hem de gerçek anlamda kullandım. gerçek anlamıyla kullandığım kısmı; insanlar -ki bunlara hükümdarlar ve özellikle eşleri de dahil- bir hayli çıplak dolaşmakta, öyle aleni şekilde seks olayına girmekteler. amerika'da daha çok bu özelliği nedeniyle sükse yapmış durumda, ki bir bütün olarak sükse yapmasını tercih ederdim. zira dizinin kadrosu da sağlam. hollywood oyuncularından tutun, dizilerde epey popülarite sağlamış oyuncular var.
bakalım bu trakyalı nasıl üstesinden gelecek köleliğin. sonraki bölümleri henüz izleyemedim, ama yakındır.
--spoiler 1-2-3-4--
--spoiler 1-2-3-4--
dizi görsel efektler yönünden son zamanlarda izlediğim en başarılı tasarıma sahip. konu klasik olsa da, işleyiş ve görsel şölen olarak bir fark yaratılmış bence. görsellik derken, o dönemin yaşantısı tüm çıplaklığıyla ortaya konmuş. buradaki "çıplaklığıyla" kelimesini hem mecazi hem de gerçek anlamda kullandım. gerçek anlamıyla kullandığım kısmı; insanlar -ki bunlara hükümdarlar ve özellikle eşleri de dahil- bir hayli çıplak dolaşmakta, öyle aleni şekilde seks olayına girmekteler. amerika'da daha çok bu özelliği nedeniyle sükse yapmış durumda, ki bir bütün olarak sükse yapmasını tercih ederdim. zira dizinin kadrosu da sağlam. hollywood oyuncularından tutun, dizilerde epey popülarite sağlamış oyuncular var.
bakalım bu trakyalı nasıl üstesinden gelecek köleliğin. sonraki bölümleri henüz izleyemedim, ama yakındır.
--spoiler 1-2-3-4--
dizisi de yayınlanmakta olan film. dizi savaş, ölüm, seks, aşk, sapıklık vs. içeriyor, güzel ama. şu ana kadar 9 bölüm çekildi. her bölüm yaklaşık 50 dk. 8. bölümün tr altyazısı da bugün çıktı.
(bkz: spartacus blood and sand)
(bkz: spartacus blood and sand)
muhteşem bir film. şimdiye kadar seyretmediğim için hayıflanıyorum.
Braveheart, gladiator familyasının atalarından bir film. Atasözü bi' nevi. "şehirler arasında birinci, tanrıların evi, altın Roma" sözleri ile başlar, "Roma'da haysiyet insanın ömrünü kısaltır" ile biter. Mesnetsiz olmayan bu cümlenin tüm mesnetleri güzel güzel gözler önüne serilir. kara murat benim repliğinin orijinali bu filmdedir ve süper bir sahnedir. görkemli bir filmdir. görülmelidir. "gördüğüme sevindim" denmelidir.
-Ölümden korkuyor musun Spartacus?
+Doğmaktan korktuğumdan fazla değil.
-Ölümden korkuyor musun Spartacus?
+Doğmaktan korktuğumdan fazla değil.
bir dancer in the dark bir la vita e bella bir requem for a dream izlerken bile odun kesilen beni, duygulandırmayı başarabilmiş şahane kubrick filmidir
kalbındekı hasetten kolelıge bas kaldırıp, kole olmadan olen kişidir.
köleliğe karşı ilk isyan eden trakyalıdır aynı zamanda.filminide Kubrick yönetmiştir ve hatrı sayıda figüranla çalışılmıştır lakin figüranların birbirleriyle uyumu alkışı hakeder.
"dün başkaları için yaşıyorduk, bugünse kendimiz için öleceğiz!" demiş isyankar.
(bkz: ntv belgesel kuşağı)
(bkz: ntv belgesel kuşağı)
(bkz: bana küsme git spartacus)
kölelere ''her zaman boyun eğmek zorunda değilsiniz, özgürlük de en büyük hakkınız!'' diyen tarihin ilk isyan ve devrimcisi. onu yok edenler silinmiş o ise hala akıllarda yer almaya devam etmektedir.
arthur koestler tarafından yazılan romanı, stanley kubrick çekmiş, hem kitabı hem filmi büyük yankı uyandırmış izlenesi bir film.
"bazı sol eğilimli futbol takımları" bu köle önderinin isminden etkilenmemişlerdir. zira öncelikle "sol eğilimli futbol takımı" nasıl oluyor onu anlatmak isterim. şimdi bu futbol takımları, çeşit çeşit, renk renk. tabi aralarında ideolojik farklılıklar da var, misal bazı futbol takımları idealist olurken bazıları materyalist olabiliyor. misal yimpaş yozgatspor türk futbol tarihinin ilk ve tek egaliteryan futbol takımı olmuştur. bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. bazı futbol takımları da sol eğilimli olurken bazıları sağ eğilimli oluyor. mesela beş metrelik bir beze anarşi işareti çizmeniz sol eğilimli bir takım olmanız için yeterli. yahut leninist ülkelerde kurulmuş olmanız, bugünkü durumunuz ne olursa olsun bir futbol takımı açısından siyasi görüşe sahip olmanız için yeterli. yahu şaka mı bu?
gelelim spartaküs konusuna. sayılan futbol takımları ve bunlara ek olarak sayabileceğimiz sparta rotterdam, fc spartans(iskoçya) gibi takımların hepsinin isminin kökeni sparta devletidir.
ayrıca madem başlık spartaküs, ilginç bir noktadan bahsedeyim de başlığın hakkını verelim. efendim, kubrik filmini izleyenler bilirler, körk daglıs filmin sonunda çarmıha gerilmektedir. oysa piyasadaki roma dönemimi anlatan kitaplardan en daşşaklılardan birisi olduğunu düşündüğüm iletişim yayınlarından çıkan roma dünyası (john matthews ve tim cornell) spartaküs'ün i.ö. 71 yılında crassus komutasındaki orduyla yapılan savaşta öldüğünü söylüyor. köle ordusundan kalan 6000 kişi ise roma-capua arasındaki appia yolu'nda çarmıha gerilmiş. demek ki neymiş, kubrik abimiz(toprağı bol olsun) çarmıh sahnesini spartaküs ile bizzat kullanarak tarihi çarpıtmıştır. kim bilir çarmıh ile başka meşazlar vermek istemişti.
gelelim spartaküs konusuna. sayılan futbol takımları ve bunlara ek olarak sayabileceğimiz sparta rotterdam, fc spartans(iskoçya) gibi takımların hepsinin isminin kökeni sparta devletidir.
ayrıca madem başlık spartaküs, ilginç bir noktadan bahsedeyim de başlığın hakkını verelim. efendim, kubrik filmini izleyenler bilirler, körk daglıs filmin sonunda çarmıha gerilmektedir. oysa piyasadaki roma dönemimi anlatan kitaplardan en daşşaklılardan birisi olduğunu düşündüğüm iletişim yayınlarından çıkan roma dünyası (john matthews ve tim cornell) spartaküs'ün i.ö. 71 yılında crassus komutasındaki orduyla yapılan savaşta öldüğünü söylüyor. köle ordusundan kalan 6000 kişi ise roma-capua arasındaki appia yolu'nda çarmıha gerilmiş. demek ki neymiş, kubrik abimiz(toprağı bol olsun) çarmıh sahnesini spartaküs ile bizzat kullanarak tarihi çarpıtmıştır. kim bilir çarmıh ile başka meşazlar vermek istemişti.
Bazi sol egilimli futbol takimlarinin ismi bu kisiden esinlenilerek konulmustur. Sparta prag, spartak moskova, sparta rotterdam vs gibi.
dorduncu nesil yazar. hoş gelmiştir.
dünya devrim tarihindeki ilk devrimci şahıs olarak ansıklopedilere geçmiştir. mağlup olsa bile yaptıkları dünya tarıhınde çok önemli yer almıştır.
savaşın neticesinde spartacus, çarmıha gerilerek öldürülmedi. daha önce kimliğini açıklamadığı hain, o gün deşifre oldu. crassus'un kuzeni, crassus'tan intikam kararı almıştı ve bunu gerçekleştirmek üzere romalı haini kullanacaktı. bu hain, grup liderlerinden urus'tu. baştan beri güneş ülkesine inanmamıştı ve savaşın er geç kaybedileceğini biliyordu. savaşta, hem spartacus'a karşı olan can borcundan dolayı, hem de o intikam planının gerçekleşmeis için spartacus'un yaralı bedenini bataklığın kıyısına taşıdı. plana göre onu o bataklığa atması gerekiyordu; ama yapamadı. ondan, öleceğini anladığı anda kendisini bataklığa bırakma sözü aldı. ve karısı varinya ile oğullarının güvencede olduklarını da ekleyerek oradan uzaklaştı. intikam planı gayet basitti: savaşta cesedi bulunamayan bir düşman halk arasında efsaneleşir ve kazanılan zaferin bir anlamı kalmazdı. nitekim crassus savaş meydanındaki tüm kölelere: "spartacus hanginiz?" diye sorduğunda aldığı yanıt: "spartacus benim!" oldu tüm kölelerce. neredeyse çıldıracaktı, onu bulamamak demek, roma'daki tüm itibarının sarsılması demekti. ve öyle de oldu. geri döndüğünde tüm halk spartacus'un hala yaşadığını fısıldıyordu birbirine ve bunu tabi ki senato üyeleri de duydu. başlangıçta sadece asi bir köle olarak tanınan spartacus, zamanla tüm roma'nın iflahını kesecek kadar meşhur bir özgürlük savaşçısı olmuştu dillerde. seneler geçmesine rağmen onun adının yaşıyor oluşu, hayalindeki güneş ülkesinin barışçıl oluşu, özgürlüğe olan inancı ve peşinden binlerce insanı sürükleyecek nitelikte olan muhteşem karakteridir.
köleliğin en zor şartlarını maden ocaklarında ölümüne çalıştırılırken tecrübe eden spartacus, diğer köleler gibi hayatının yine aynı maden ocaklarında son bulacağına inanıyordu. çünkü orası, girenin asla çıkamadığı, erken ölenlerin şanslı kabul edildikleri kadar ölümcül bir yerdi. günde belirli saatlerde su ve az miktarda yiyecek verilen tüm köleler, aralıksız olarak gün boyu çalıştırılıyordu. her şeye rağmen güçlü kalmaya çalışan spartacus'un kaderi, yine orada çalışan bir başka köle david tarafından değiştirildi. bir gün, roma'nın en ünlü arenasının sahibi bir tavsiye üzerine gladyatör almak üzere o maden ocaklarına geldi. çalışmaktan bitap düşmüş köleler arasında gözüne en çarpan kişi yahudi david olmuştu. idarecilere rüşvet vererek ucuz yoldan gladyatör elde etmeyi hedefleyen arena sahibi, david'in bir arkadaşının daha yanında alınması konusundaki ısrarlarını mecburen kabul etti. spartacus, oradan kurtuluşunun david'in sayesinde olduğunu hiç bir zaman öğrenemedi. arena sahibi aslında spartacus'ı hiç sevmemişti. kendinden fazla emin hali ve ölümden korkmayan bakışlarıyla karşısındaki insanda saygıyla karışık hayranlık uyandıran birisiydi ve galiba onu kıskanmıştı. ileride başına bela olacağını bilseydi o gün ikisini de o madenlerde ölüme terkedebilirdi. ne yazık ki bunu ancak zamanla anlayacaktı.
gladyatör okulunda her şeyi hızla öğrenen spartacus ve david, kısa sürede dövüşlerin en aranan isimleri oldu. özellikle trakyalı oluşunun verdiği doğal yeteneklerle spartacus her dövüşte mutlak bir üstünlük elde ediyordu. uzun süre gladyatör okulunda barışçıl bir ortamda yaşadılar. bir gün, arena sahibi bu işe son verip yeterli parayı kazandıktan sonra nil nehri kıyısına yerleşmeye karar verdi ve roma'nın ileri gelenlerinin yaptığı muhteşem teklifle arena işine son verme kararı aldı. teklife göre en meşhur 4 gladyatör, 2şerli ayrılarak birbirleriyle dövüşecek, galip gelen ikisi de kendi aralarında dövüşeceklerdi; fakat ölümüne. arena sahibi her şeyi göze alarak bu oyunu kabul etti. biliyordu ki bu ölüm oyunu arenanın sonu demekti. kendisine teklif edilen oldukça yüklü miktardaki parayı kabul ederek gladyatörlere durumu anlattı. spartacus, yakın arkadaşı olarak gördüğü draba iledövüşecekti. doğrusu onu öldürmeye kıyamazdı; fakat sevgili karısı varinya o gece draba'nın konuşmalarını duymuştu ve kocasına draba'nın kendisini öldürmek üzere arena sahibine söz verdiğini anlattı. draba'nın afrika'da yaşayan ailesi ve çocuklarına kavuşma hayalinini gerçekleşebilmesi için bu dövüşten galip gelmesi gerekiyordu ve öyle yapacaktı istemese de. bu plan arena sahibinin de işine yaramıştı, çünkü o da spartacûs'un karısı varinya'ya göz koymuştu. her nedense bu kadın ona çok çekici geliyordu. normalde gladyatörlere vereceği kadınların önce kendisi tadına bakardı. fakat varinya buna izin vermemiş, kendini öldürecek kadar saldırmıştı ona. duruma kızan arena sahibi, onun hakkından yalnızca spartacus gbi sert bir ekreğin geleceğini düşünmüştü. ama durum umduğundan farklı oldu, spartacus ve varinya sanki birbirleri için yaratılmış gibi uyumluydu. neyse, spartacus öldükten sonra varinya nasılsa ona kalacaktı, önemli olan buydu.
dövüş günü ne olduysa olmuş, tam da spartacus'un ölüme boyun eğdiği anda crixus adlı gladyatörün öncülüğünde arenada isyan çıkmıştı. bu sayede tüm gladyatörler kaçmış, arenaya aslanları ve yırtıcı hayvanları salarak ortalığı velveleye vermişti. bütün önlemleri alarak kaçma planları yapan spartacus, vezüv dağına çıkmayı önerdi ve kendisiyle birlikte 77 gladyatör ve pek çok kadın çocuğuyla onlara katıldı. grubun lideri aslında crixus'tu, fakat spartacus'un daha sakin yapılı oluşu ve herkesi etkileyen konuşması liderlik koltuğunun yer değiştirmesinde önemli bir etken oldu. grubun tüm sorumluluğu onun üzerindeydi ve sonu belli olmayan bir yolda ilerlemeye başladılar. çıkarılan isyan sonradan çok büyük olaylara neden olacaktı. daha önceden de gerçekleşen köle isyanlarının nasıl sonuçlandığını hepsi çok iyi biliyordu; fakat o okulda ölmektense özgürce ölmeyi tercih eden gözü kara köleler, artık geri dönmeyi düşünmüyordu. vezüv dağı onlara savunma için mükemmel bir olanak tanıyordu. nasılsa romalı askerler dağın dik yamaçlarını geçemezlerdi, hem cüret etseler dahi yukarıdan gelecek olan saldırılarla her şekilde alt edilirlerdi. bir sorun vardı yine de, dağın tepesindeyken yiyecek ve su sıkıntısı çekeceklerdi. neysek ki her şeyin hakimi olduklarına inandıkları jüpiter onlarlaydı. her sıkıntı zamanla aşıldı. dağın eteklerine kamp kuran roma ordusu vur-kaç taktiğiyle ve bölgede bulunan fillerin de saldırılarıyla alt edildi. bu, tüm kölelere umut vermesine veriyordu; ama asıl roma ordusunun yenilmezliğini hepsi adı gibi biliyordu.
vezüv dağından kurtuldukları zaman artık yeni bir hedefleri vardı; güneş ülkesini kurmak. bu ülkede asla kölelik olmayacaktı, asla cinayet işlenmeyecekti. herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahip olacağı bu ülkede sadece güzel şeyler yaşanacaktı. ve neredeyse hepsi de bu umuda inanıyordu, aralarındaki bir hain hariç. spartacus onun kimliğini saptamıştı; ama bunu kimseye söylememişti. hatta aklını kullarak o haine yanlış bilgiler verdi ve roma'yı yanıltarak savaşlarda başarılar kazandı. yine de hepsi adı gibi biliyordu bu başarıların çok sürmeyeceğini, çünkü roma ordusuyla yapılacak meydan savaşının kazanılma olasılığı hiç yok gibiydi. 60 binleri bulan köle ordusu düzensizdi, ellerindeki silahlar roma ordusuna kıyasla çok daha azdı ve çoğunluğu basit köylülerden oluşuyordu. ayrıca bu ordu bir çok milletten insanı bir arada bulunduruyordu. ve her milletin de kendi lideri vardı. spartacus, aldığı kararları bu liderlere bildiriyor, onlar da kendi gruplarına aynı şeyi iletiyordu. fakat spartacus'un lidrliğini hazmedemeyen velideri olduğu galyalı grup tarafından sık sık kışkırtılan crixus, alınan ortak kararlardan bağımsız hareket ederek onları zor durumda bırakıyordu. ve meydan savaşında yine galyalıların tutarsızlığı yüzünden yenildiler. ayrıca ünlü komutan crassus'un da bu savaşın kaybedilmesinde büyük rölü vardır. spartacus, bu meydan savaşında her türlü yolu denemesine rağmen dört bir taraftan da kuşatılmış olmaları ve galyalıların ordudan bağımsız hareket etmeleri savaşın kaybedilmesine neden oldu.
gladyatör okulunda her şeyi hızla öğrenen spartacus ve david, kısa sürede dövüşlerin en aranan isimleri oldu. özellikle trakyalı oluşunun verdiği doğal yeteneklerle spartacus her dövüşte mutlak bir üstünlük elde ediyordu. uzun süre gladyatör okulunda barışçıl bir ortamda yaşadılar. bir gün, arena sahibi bu işe son verip yeterli parayı kazandıktan sonra nil nehri kıyısına yerleşmeye karar verdi ve roma'nın ileri gelenlerinin yaptığı muhteşem teklifle arena işine son verme kararı aldı. teklife göre en meşhur 4 gladyatör, 2şerli ayrılarak birbirleriyle dövüşecek, galip gelen ikisi de kendi aralarında dövüşeceklerdi; fakat ölümüne. arena sahibi her şeyi göze alarak bu oyunu kabul etti. biliyordu ki bu ölüm oyunu arenanın sonu demekti. kendisine teklif edilen oldukça yüklü miktardaki parayı kabul ederek gladyatörlere durumu anlattı. spartacus, yakın arkadaşı olarak gördüğü draba iledövüşecekti. doğrusu onu öldürmeye kıyamazdı; fakat sevgili karısı varinya o gece draba'nın konuşmalarını duymuştu ve kocasına draba'nın kendisini öldürmek üzere arena sahibine söz verdiğini anlattı. draba'nın afrika'da yaşayan ailesi ve çocuklarına kavuşma hayalinini gerçekleşebilmesi için bu dövüşten galip gelmesi gerekiyordu ve öyle yapacaktı istemese de. bu plan arena sahibinin de işine yaramıştı, çünkü o da spartacûs'un karısı varinya'ya göz koymuştu. her nedense bu kadın ona çok çekici geliyordu. normalde gladyatörlere vereceği kadınların önce kendisi tadına bakardı. fakat varinya buna izin vermemiş, kendini öldürecek kadar saldırmıştı ona. duruma kızan arena sahibi, onun hakkından yalnızca spartacus gbi sert bir ekreğin geleceğini düşünmüştü. ama durum umduğundan farklı oldu, spartacus ve varinya sanki birbirleri için yaratılmış gibi uyumluydu. neyse, spartacus öldükten sonra varinya nasılsa ona kalacaktı, önemli olan buydu.
dövüş günü ne olduysa olmuş, tam da spartacus'un ölüme boyun eğdiği anda crixus adlı gladyatörün öncülüğünde arenada isyan çıkmıştı. bu sayede tüm gladyatörler kaçmış, arenaya aslanları ve yırtıcı hayvanları salarak ortalığı velveleye vermişti. bütün önlemleri alarak kaçma planları yapan spartacus, vezüv dağına çıkmayı önerdi ve kendisiyle birlikte 77 gladyatör ve pek çok kadın çocuğuyla onlara katıldı. grubun lideri aslında crixus'tu, fakat spartacus'un daha sakin yapılı oluşu ve herkesi etkileyen konuşması liderlik koltuğunun yer değiştirmesinde önemli bir etken oldu. grubun tüm sorumluluğu onun üzerindeydi ve sonu belli olmayan bir yolda ilerlemeye başladılar. çıkarılan isyan sonradan çok büyük olaylara neden olacaktı. daha önceden de gerçekleşen köle isyanlarının nasıl sonuçlandığını hepsi çok iyi biliyordu; fakat o okulda ölmektense özgürce ölmeyi tercih eden gözü kara köleler, artık geri dönmeyi düşünmüyordu. vezüv dağı onlara savunma için mükemmel bir olanak tanıyordu. nasılsa romalı askerler dağın dik yamaçlarını geçemezlerdi, hem cüret etseler dahi yukarıdan gelecek olan saldırılarla her şekilde alt edilirlerdi. bir sorun vardı yine de, dağın tepesindeyken yiyecek ve su sıkıntısı çekeceklerdi. neysek ki her şeyin hakimi olduklarına inandıkları jüpiter onlarlaydı. her sıkıntı zamanla aşıldı. dağın eteklerine kamp kuran roma ordusu vur-kaç taktiğiyle ve bölgede bulunan fillerin de saldırılarıyla alt edildi. bu, tüm kölelere umut vermesine veriyordu; ama asıl roma ordusunun yenilmezliğini hepsi adı gibi biliyordu.
vezüv dağından kurtuldukları zaman artık yeni bir hedefleri vardı; güneş ülkesini kurmak. bu ülkede asla kölelik olmayacaktı, asla cinayet işlenmeyecekti. herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahip olacağı bu ülkede sadece güzel şeyler yaşanacaktı. ve neredeyse hepsi de bu umuda inanıyordu, aralarındaki bir hain hariç. spartacus onun kimliğini saptamıştı; ama bunu kimseye söylememişti. hatta aklını kullarak o haine yanlış bilgiler verdi ve roma'yı yanıltarak savaşlarda başarılar kazandı. yine de hepsi adı gibi biliyordu bu başarıların çok sürmeyeceğini, çünkü roma ordusuyla yapılacak meydan savaşının kazanılma olasılığı hiç yok gibiydi. 60 binleri bulan köle ordusu düzensizdi, ellerindeki silahlar roma ordusuna kıyasla çok daha azdı ve çoğunluğu basit köylülerden oluşuyordu. ayrıca bu ordu bir çok milletten insanı bir arada bulunduruyordu. ve her milletin de kendi lideri vardı. spartacus, aldığı kararları bu liderlere bildiriyor, onlar da kendi gruplarına aynı şeyi iletiyordu. fakat spartacus'un lidrliğini hazmedemeyen velideri olduğu galyalı grup tarafından sık sık kışkırtılan crixus, alınan ortak kararlardan bağımsız hareket ederek onları zor durumda bırakıyordu. ve meydan savaşında yine galyalıların tutarsızlığı yüzünden yenildiler. ayrıca ünlü komutan crassus'un da bu savaşın kaybedilmesinde büyük rölü vardır. spartacus, bu meydan savaşında her türlü yolu denemesine rağmen dört bir taraftan da kuşatılmış olmaları ve galyalıların ordudan bağımsız hareket etmeleri savaşın kaybedilmesine neden oldu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar