bugün
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- bir önceki entryi devam ettir4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar4
- askerde özlenen şeyler3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- burun karıştırmak4
- terhis oluyorum sözlük25
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- yazarların işlediği günahlar15
- onur babacan3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları2
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı2
- felsefe öğretmenin ironisi3
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- helin elveren2
- dizi sektöründeki maliyet krizi2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu3
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- cimbom baba2
- engineer285
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- 8 kasım 20263
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- toplu taşımada yer verme ahlakı6
- kim beğeniyor sorunsalı2
- the odyssey2
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- ipkis3
- günlük tutmak7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- yazarların fotoğrafları9
- korkudan patır patır altına yapmak6
gerçek olan ruhtur, beden ona giydirilmiş elbisedir. bedenin ruha giydirilmesine doğum denir, bedenin ruhtan tekrar ayırılmasına ölüm denir. yunus şöyle der: 'ete kemiğe büründüm yunus diye göründüm. '
elle tutulup gözle görülemeyen manevi hal..bedense:bu manevi halin içinde barındığı ev..
ruh ile beden arasındaki ilgi, bir bakıma, sesle mânâ arasındaki ilgiye benzer. ses mânânın bedeni, mânâ sesin ruhudur. bu ruh o bedenin ne sağındadır, ne solunda, ne içindedir, ne dışında... mânâ, hayatiyetini devam ettirmek için sese muhtaç değildir. o, hâfızada sessizce durur, dimağda gürültüsüz meydana gelir, kalpte kelimesiz bulunur. ancak, görünmek ve bilinmek istedi mi, işte o zaman, sese görev düşer. ses, muhatabın kulağına varınca ömrünü tamamlar. mânâ ise ondan sonra da varlığını sürdürür.
mânâ sesten önce de vardı, sesle birlikte göründü, sesten sonra da varlığını devam ettirmede. ruh allahın kanunu, beden onun mahlûku. bu bedeni, o kanunla tanzim ve idare ediyor.allahın mahlûkata benzemekten münezzeh olduğundan gaflet etmemek şartıyla, insan kendi ruhunda, birçok rabbanî hakikatlere işaretler bulabilir. bu işaretleri hakikate tatbik ederken, çok dikkatli olmak gerek. işaretle asıl arasında bir benzerlik kurma gafletine düşülmemeli. haritadaki bir nokta, bir şehre işaret eder, ama o nokta ile şehir arasında bir benzerlik kurmak cehalettir. bir yazı, kâtibini gösterir, onun sanatına delil olur; lâkin, kâtibi yazıya benzetmek, yahut yazının özelliklerinde yazarın sıfatlarını aramak mânâsızlıktır. meseleye bu şuurla nazar ettiğimizde, ruhumuzda bazı hakikatlere işaretler bulabiliriz:
ruh, beden ülkesinin yegâne sultanıdır; birdir, şeriki yoktur.
ruh, bedenin hiçbir cüzüne, hiçbir organına benzemez.
ruhun zâtı, bedenin zâtına benzemediği gibi, sıfatları da bedenin sıfatlarına benzemez.
ruhun bir meseleyi tefekkür etmesiyle, midenin bir lokmayı yoğurması arasında benzerlik düşünülemez.
ruh doğmaz, doğurmaz, bedende mekân tutmaz. bunlar hep bedenin, maddenin özellikleridir.
ruhu mahiyetiyle kavramak mümkün değildir. onun zâtı hakkında ne düşünülse, ona şirk koşulmuş olur.
bir bedende iki ruh bulunsa, beden fesada gider...
bedenin eliyle ne alınırsa alınsın, şükür daima ruha yapılmalıdır.
ruhun bedendeki icraatı, güneşin gezegenlerini döndürmesi gibi, dokunmaksızın, temassız yapılır.
bir hücreyi idare etmekle, bütün hücreleri idare etmek arasında, ruh için bir fark düşünülemez; birincisi ona daha hafif, ikincisi daha zor değildir...
bir başka açıdan:
bedeni kafese, ruhu ise kuşa benzetirler. bu güzel teşbihten alacağımız çok dersler var.
bunlardan birkaçı:
beden ruh içindir, ruh beden için değil.
kafesin boyanmasıyla kuş güzelleşmez. beden sıhhati de ruhun olgunluğuna delil olamaz.
kafesi büyütmekle kuşu geliştirmiş olamazsınız. onun büyüme yolu daha başkadır.
kuş, kafesten dışarıyı seyreder, ama gören kafes değildir.
göz bir hassedir ki; ruh, bu âlemi o pencere ile seyreder. (sözler)
kuşsuz kafesi kimse evinde barındırmaz. en yakınımızı bile ölümünden sonra kaç gün misafir ediyoruz?
kuş kafesten önce de vardı, kafesten uçtuktan sonra da varlığını devam ettirir.
şu koca kâinat sarayı, ruh için bir oda gibi. beden ise kafes. ruh kafesten uçtuğu gibi, saraydan da çıkar gider, daha geniş âlemlere kavuşmak üzere.
(bkz: alaaddin başar)
(bkz: sorularlaislamiyet com)
mânâ sesten önce de vardı, sesle birlikte göründü, sesten sonra da varlığını devam ettirmede. ruh allahın kanunu, beden onun mahlûku. bu bedeni, o kanunla tanzim ve idare ediyor.allahın mahlûkata benzemekten münezzeh olduğundan gaflet etmemek şartıyla, insan kendi ruhunda, birçok rabbanî hakikatlere işaretler bulabilir. bu işaretleri hakikate tatbik ederken, çok dikkatli olmak gerek. işaretle asıl arasında bir benzerlik kurma gafletine düşülmemeli. haritadaki bir nokta, bir şehre işaret eder, ama o nokta ile şehir arasında bir benzerlik kurmak cehalettir. bir yazı, kâtibini gösterir, onun sanatına delil olur; lâkin, kâtibi yazıya benzetmek, yahut yazının özelliklerinde yazarın sıfatlarını aramak mânâsızlıktır. meseleye bu şuurla nazar ettiğimizde, ruhumuzda bazı hakikatlere işaretler bulabiliriz:
ruh, beden ülkesinin yegâne sultanıdır; birdir, şeriki yoktur.
ruh, bedenin hiçbir cüzüne, hiçbir organına benzemez.
ruhun zâtı, bedenin zâtına benzemediği gibi, sıfatları da bedenin sıfatlarına benzemez.
ruhun bir meseleyi tefekkür etmesiyle, midenin bir lokmayı yoğurması arasında benzerlik düşünülemez.
ruh doğmaz, doğurmaz, bedende mekân tutmaz. bunlar hep bedenin, maddenin özellikleridir.
ruhu mahiyetiyle kavramak mümkün değildir. onun zâtı hakkında ne düşünülse, ona şirk koşulmuş olur.
bir bedende iki ruh bulunsa, beden fesada gider...
bedenin eliyle ne alınırsa alınsın, şükür daima ruha yapılmalıdır.
ruhun bedendeki icraatı, güneşin gezegenlerini döndürmesi gibi, dokunmaksızın, temassız yapılır.
bir hücreyi idare etmekle, bütün hücreleri idare etmek arasında, ruh için bir fark düşünülemez; birincisi ona daha hafif, ikincisi daha zor değildir...
bir başka açıdan:
bedeni kafese, ruhu ise kuşa benzetirler. bu güzel teşbihten alacağımız çok dersler var.
bunlardan birkaçı:
beden ruh içindir, ruh beden için değil.
kafesin boyanmasıyla kuş güzelleşmez. beden sıhhati de ruhun olgunluğuna delil olamaz.
kafesi büyütmekle kuşu geliştirmiş olamazsınız. onun büyüme yolu daha başkadır.
kuş, kafesten dışarıyı seyreder, ama gören kafes değildir.
göz bir hassedir ki; ruh, bu âlemi o pencere ile seyreder. (sözler)
kuşsuz kafesi kimse evinde barındırmaz. en yakınımızı bile ölümünden sonra kaç gün misafir ediyoruz?
kuş kafesten önce de vardı, kafesten uçtuktan sonra da varlığını devam ettirir.
şu koca kâinat sarayı, ruh için bir oda gibi. beden ise kafes. ruh kafesten uçtuğu gibi, saraydan da çıkar gider, daha geniş âlemlere kavuşmak üzere.
(bkz: alaaddin başar)
(bkz: sorularlaislamiyet com)
ruh çok şey fısıldar, beden ruhun fısıldadığı her şeyi ama her şeyi ister. akıl süzgeçten geçirir, din yasaklar. geriye kalanlar fısıldananları asıl duyduklarımızdır.
edit:çık içimden sokrates.
*
edit:çık içimden sokrates.
*
hayatın hiç bu karesini görmedim, hiç bu köşesinden geçmedim. susup dinlemek en iyisi. dinlemek mi? he ya dinlemek. fısıldıyor ruhtan bişeyler, duymuyoruz amma olsun.
la havle ve la corvette çekmek gerek bazen * mırmırmır içimizde belirip kaybolan hayaller, susup kustuğumuz sözlerimiz ve tabi doğmadan öldürdüğümüz içimizdeki çocuk.. nasılsa bir gün sıra bize gelicek, o gün, o gün kimbilir ne biçim yaşarız be, nasıl yaşarız be... kokoreç bile başka olur o gün *
edit: nihaat çık lan içimden
*
la havle ve la corvette çekmek gerek bazen * mırmırmır içimizde belirip kaybolan hayaller, susup kustuğumuz sözlerimiz ve tabi doğmadan öldürdüğümüz içimizdeki çocuk.. nasılsa bir gün sıra bize gelicek, o gün, o gün kimbilir ne biçim yaşarız be, nasıl yaşarız be... kokoreç bile başka olur o gün *
edit: nihaat çık lan içimden
*
iç ve dış
ruh, bedenimizi idare etmesi için görevlendirilen bir kanundur.
beden ise sadece bir emanettir.
beden ise sadece bir emanettir.
Ruh ve beden sanki birbirine zıt iki kutup gibidir, birinin elemi diğerinin lezzetini gerektirir.
materyalist: töz tektir o da maddedir.
düalist: töz iki tanedir. madde ve ruh( zihin, tin falan da derler o meşrebine göre değişir)
idealist: töz tektir. o da ruhtur. ( zihin, tin de olabilir)
gözlemlerim bu yönde. teşekkürler.
ayrıca ruh diye bir şey tabi ki yoktur. bu gün travma yaşasan bile kimse senin ruhunu açıp incelemiyor. akıl hastası kapsamına giriyorsun sana ona göre ilaç veriyor veya tedavi ediyor.
düşüncenin aslında beynin bir salgısı olduğu gerçeği. ( materyalizmin artık bokunu çıkartmak)
düalist: töz iki tanedir. madde ve ruh( zihin, tin falan da derler o meşrebine göre değişir)
idealist: töz tektir. o da ruhtur. ( zihin, tin de olabilir)
gözlemlerim bu yönde. teşekkürler.
ayrıca ruh diye bir şey tabi ki yoktur. bu gün travma yaşasan bile kimse senin ruhunu açıp incelemiyor. akıl hastası kapsamına giriyorsun sana ona göre ilaç veriyor veya tedavi ediyor.
düşüncenin aslında beynin bir salgısı olduğu gerçeği. ( materyalizmin artık bokunu çıkartmak)
Ruh beden ikiliğini çözmenin tek yolu kuantum mekaniği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com