bugün
- ben geldim kerkenezler19
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- saçını pembeye boyayan erkek6
- iyi parti17
- 777 diyen erkolar6
- yapay zekaya entry yazdıran yazar3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- hınç3
- claudian clouds21
- gün tabağı5
- sözlükten soğuma nedenleri13
- kendi sorumluluğunu almak4
- 0 0 76
- sevgiliye sorulan ilginç sorular4
- kısır7
- kasları parçalamak2
- halife mehdi ismet4
- en son alınan iltifat2
- simko316
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
- ince telli saç3
- mehdi aleyhisselam5
- akrep burcu kini7
- hamburger date6
- anın görüntüsü33
- pizza yemek8
- sahibinden com salakları4
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- aleksey batrakov12
- kızların çok açık giyinmesi2
- sözlük ırkçıları8
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- ghosting4
- gey şakası yapmayan erkek ılıktır2
- çerçeve yasa35
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- alttaki yazara motto ver16
- cinler musallat istatistiği7
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- amedspor14
- sultanköy2
- burçlara inanan insanlar oy kullanmalı mı5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- yengeç erkeği ve herhangi bir burç kadın ilişkisi2
- osuruktan şiirler22
- aşko kuşko yazarlar2
- üniversite mezunu işsiz3
- otobüs durağına araba park eden kişi2
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
entry'ler (238)
Dün ilk okul üçüncü sınıfta okuyan kardeşimi okula götürmüştüm. Okula vardığımızda on kadar arkadaşı koşup yanımıza geldiler. Ben de sevdim kerataları. Şımarmaları hoşuma gider. Onlar da dururlar mı, o kadar rahat oldular ki bana karşı. Arabanın orasına burasına dokunuyorlar. Vay be!..abi bunu baban mı aldı demez mi birtanesi. Ben öyle şaşırdım ki böyle bir söz buncacık çocuktan nasıl çıktı diye şaşakalmışken öbür arkadaşı daha edep bilen bir kişilik olmalı ki ona şu tepkiyi verdi: "Gonuşma leyn"
Ne denilebilirdi ki, içimden ahh Recep ivedik senin...dedim. Öyle ya o çocuk bir hamurdu. Ona kızamazdım.
Ne denilebilirdi ki, içimden ahh Recep ivedik senin...dedim. Öyle ya o çocuk bir hamurdu. Ona kızamazdım.
atalarımız ne demiş;
(bkz: ayağını yorganına göre uzatmak)
(bkz: ayağını yorganına göre uzatmak)
cehenneme gitmiyorum mesajı veriyordur.
bana geçmişini, geleceğini, soyunu sopunu, dinini, milletini, alışkanlıklarını, özel yaşamını forward et; sana hangi reklam uygun söyleyeyim.
muhammed ismini itici bulan insanı tedavi edebilecek insandır. Zira normaldir.
hayatın zorlukları insanları isyana teşvik eder. özellikle insana değerin verilmediği günümüzde insanlar büyük bir umutsuzluğa itilmekte ve insanın madde karşısındaki değer kaybedişi hayretler içinde izlenmektedir. bu, hayatın her alanında olduğu gibi belediye minibüslerinde de karşımıza çıkmaktadır.
ben çok gördüm antalyada; adam minibüse ülkücü olarak biniyor, komunist olarak iniyor...
eee zor.
ben çok gördüm antalyada; adam minibüse ülkücü olarak biniyor, komunist olarak iniyor...
eee zor.
tam da öyledir.
eğitimin objektif ve çok genel bir tanımı şöyledir: Eleştirel ve sistematik düşünebilmeyi öğretmektir.
ancak eğitim bu işlevini yapamamaktadır ülkemizde ve dünyada. yani kapitalist sistem içerisindeki eğitim ideolojik aygıt olmaktan öteye geçememektedir.
önerme doğrudur...
eğitimin objektif ve çok genel bir tanımı şöyledir: Eleştirel ve sistematik düşünebilmeyi öğretmektir.
ancak eğitim bu işlevini yapamamaktadır ülkemizde ve dünyada. yani kapitalist sistem içerisindeki eğitim ideolojik aygıt olmaktan öteye geçememektedir.
önerme doğrudur...
geride kalmamız...
'' dünle beraber gitti cancağızım // artık yeni şeyler söylemek lazım ''.
örnek:
biz hep şöyle başlayan cümlelerden öteye geçemiyoruz '' atalarımız serhat boylarındayken...''
insan sormaz mı ''ben ne yapıyorum'' şimdi diye?
'' dünle beraber gitti cancağızım // artık yeni şeyler söylemek lazım ''.
örnek:
biz hep şöyle başlayan cümlelerden öteye geçemiyoruz '' atalarımız serhat boylarındayken...''
insan sormaz mı ''ben ne yapıyorum'' şimdi diye?
içine bağırma durumudur. bağırma işi devam eder yine.
hakkaten olabilir. geçen bir karınca gördüm de yerde kıvranıyordu. aldım elime belki iyi ederim diye. bir baktım ki elimi ısırdı.
-kardeş ne yapıyorsun dedim sana yardım ediyorum ben.
-hayır bırak beni dedi. hem üstüme basıyorsun hem de kurtarmaya çalışıyorsun.
içim fena oldu şimdi.
-kardeş ne yapıyorsun dedim sana yardım ediyorum ben.
-hayır bırak beni dedi. hem üstüme basıyorsun hem de kurtarmaya çalışıyorsun.
içim fena oldu şimdi.
suavi' den dinlediğimde beni bitiren bir şarkıdır. bir söyler ki...
ah tam da gelmişken sevdalı baharda
olur mu bu veda
ah tam da gelmişken sevdalı baharda
olur mu bu veda
harika bir ses rengine sahiptir. onun ilk şarkısını dinlediğimde kafamda canlandırdığım suavi o değildi. onu gördüğümde dublaj yapmışlardır diye düşündüm. ama sonra o sesin ondan çıktığına emin oldum. evet o ses o koca sakallı kel adamdan çıkıyordu.
zamanla suretini de beğendim sempatik biri.
dinlerim...
zamanla suretini de beğendim sempatik biri.
dinlerim...
bir arkadaş öss sabahı gün doğmadan kalkmıştı ve büyük bir sorumluluk bilinciyle matematik konu anlatımından başlamıştı çalışmaya. beni yıllardır düşündürdü bu sahne. onu sabahın köründe kaldıran neydi diye? ve o özlü söz geldi aklıma ''hiçbir başarıya çiçekli yollardan gidilmez'' hıçkırıklara boğulmuştum. helal olsundu.
aşk birini tanımamaktır zaten. tanımlamaktır.
kafanızda tasavvur edersiniz ve o surete başka bir anlam yüklersiniz. tam da bunu anlatmıştım bir şiirimde. onu yazmadan edemeyeceğim:
güz
güz ayları dokunuyor
benim büyük hüznüme
dökülmedi sadece yapraklar
çıldırasıya sıkışan göz yaşları
akmak için yol arıyordu
mevsim güzdü
bahaneydi güz
ben saati senin gelmene kuruyorum hep
gelirsen eteklerim zil çalacak
kül rengi göklerim açılacak
sen gelmeyecek misin?
bak yoksa şimşekler çakacak
belki hayatımda
darmadağın eden deprem olacak
senin yokluğun da güzel
yokluğunda sevdim daha çok seni
belki hiç olmadığın halinle tasavvur ettim
hiçbiri değildin belki
belki daha fazlası
16.09.2007/Antalya
kafanızda tasavvur edersiniz ve o surete başka bir anlam yüklersiniz. tam da bunu anlatmıştım bir şiirimde. onu yazmadan edemeyeceğim:
güz
güz ayları dokunuyor
benim büyük hüznüme
dökülmedi sadece yapraklar
çıldırasıya sıkışan göz yaşları
akmak için yol arıyordu
mevsim güzdü
bahaneydi güz
ben saati senin gelmene kuruyorum hep
gelirsen eteklerim zil çalacak
kül rengi göklerim açılacak
sen gelmeyecek misin?
bak yoksa şimşekler çakacak
belki hayatımda
darmadağın eden deprem olacak
senin yokluğun da güzel
yokluğunda sevdim daha çok seni
belki hiç olmadığın halinle tasavvur ettim
hiçbiri değildin belki
belki daha fazlası
16.09.2007/Antalya
altın portakalda çalışıp parasını alamayanlar grubu.
seçimle iş başına gelmiştir ve en büyük seçim vaadi her alman kadınına bir erkek temin etme vaadiydi. Çünkü savaşlarda alman erkek nüfusu telef olmuştu.
son attığı golle uzaklaşıverdi.
ölümünü yeni öğrendiğim büyüğüm. yeni öğrendim çünkü bizim medyamızın daha önemli işleri var.
ölümü içimi burktu. hakkı var bütün türk milleti üzerinde. hakkı kaldı bütün insanlık üzerinde.
ona helal edecek hakkımız yok ki hakkımızı helal edelim. hakkını helal et büyük insan. yüreğimiz senin yüreğin. hala yaşıyorsun bak.
bu kolhozda senin sözün geçecek...
mekanın cennet olsun.
ölümü içimi burktu. hakkı var bütün türk milleti üzerinde. hakkı kaldı bütün insanlık üzerinde.
ona helal edecek hakkımız yok ki hakkımızı helal edelim. hakkını helal et büyük insan. yüreğimiz senin yüreğin. hala yaşıyorsun bak.
bu kolhozda senin sözün geçecek...
mekanın cennet olsun.
kimine göre vatan haini, kimine göre vatansever.
bana göre de vatansever.
bana göre de vatansever.