bugün
- gammazlık8
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak6
- dhalsim9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- gocu27
- devrim muhafızları abd üssü vuruldu2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi2
- yazar kızdırmak4
- arjantin18
- trafik açılınca şoförlerin deli gibi araç sürmesi2
- sabah uyanır uyanmaz duş almak2
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- true nickli namussuz yazar15
- true nickli yazar12
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- 2026 dünya kupası23
- lionel messi12
- futbol13
- uysaljakoben15
- dünya18
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- haluk levent vs serdar ortaç7
- ona bir şeyler söyle2
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- sütlü buz2
- korku evi2
- slavko vincic4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- resim hocaları5
- aşk hayatı4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- le cola'nın 67 tl olması5
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- türklerin ileri olduğu konular21
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- sapık7
- gocu nerede8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- kemal kılıçdaroğlu7
- şehir kurma oyunları5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- marc cucurella5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
lakabı papillon olan * henri charriere isimli kişinin Fransız sömürgesi olan bir adadaki hapishaneden kaçmasını konu alan otobiyografisi ve aynı zamanda steve mcqueen ve dustin hoffmann'ın başrollerini paylaştığı aynı adlı filmin ismi. Filmde de oyunculuk ve senaryo çok başarılı. izlense çok iyi olur dedirten filmlerden.
fransızca bir kelime olup türkçe meali kelebektir.
filmin sonundaki "beni öldürmeyi başaramadınız, hala burdayım piç kuruları" diyen steve mcqueen in anlatabildiği herşeydir.
kitabının * devamı da vardırdır. *
ayrıca, ankara da bir bar ismidir.
kitabının * devamı da vardırdır. *
ayrıca, ankara da bir bar ismidir.
son derece başarılı bir otobiyografi uyarlaması olan filmdir. özellikle steve mcquenn performansı ile ön plana çıkmaktadır. bu filmin senaryosu da ayrıca bir övgüyü haketmektedir.
Steve McQueen'in başrolünü oynadığı film.
umudun ve sabretmenin ne demek olduğunu gösteren en çarpıcı baş yapıtlardan biri...
steve mcqueen'in kelebek isimli bir katili, dustin hoffman'ın ise louis dega isimli bir kalpazanı canlandırdığı, dostluğu, fransız guiana'sındaki sabır dolu mahkumiyet yıllarını ve hayata hala sıkı sıkı bağlanmayı anlatan franklin j. schaffner'in yönettiği 1973 yılı yapımı klasik sinema filmi.
fransızca kelime; erkek giyiminde bir tür boyunbağı. kelebeğe benzediği için "papyon" denir.
(bkz: özgürruh)
lakabı "papillon" olan henri charriere isimli mahkumun fransız guyane adalarının hapis olarak kullanılan en ıssız adası cayenne'den nasıl kaçtığını anlatan autobiografi. 1973'te steve mcqueen ve dustin hoffman'ın başrol aldıkları önemli bir film. kayda değer sahneleri arasında dalgaların geliş gedişini uzun inceledikten sonra bir hindistan cevizi torbasının ardından steve mcqueen'in okyanusa atlayışı. dustin hoffman'ın dürbün kalınlığındaki gözlükleri ile hayatını riske atmamayı ve orada elde ettiği yaşamla yetinmeyi seçmesi. etkileyici bir cüzam sahnesi ile beraber steve mcqueen'in canlandırdığı kahramanın zindanın en kötüsünde kapalı kaldığında kendini antreman yapmaya ve protein alma uğruna karafatma yemeye zorlama sahnesi unutulmaz.
kitabın yazılma öyküsü çok ilginçtir:
kitabın yazarı henri charriere hapisten çıktıktan sonra birgün kitapçıda çok satan kitaplar arasından hapishanede yaşadıklarını anlatan birinin kitabını görür ve bu kitabı okur.okuduktan sonra hayretler içinde kalan yazar kendi yaşadıklarını anlatan bir kitap yazsa çok daha fazla satacağını düşünerekten kitabını yazmaya başlar ve kitabı basıldıktan birkaç ay sonra gerçekten dediği olur. henri charriere 'in kitabı tüm dünyada çok büyük satış rekorları kırar. gerçekten de kitap çok kalın olmasına rağmen okunmaya başlandığında sürükleyiciliği ile elinizden düşüremeyeceğiniz bi parçanız oluyor.
kitabın yazılma öyküsü çok ilginçtir:
kitabın yazarı henri charriere hapisten çıktıktan sonra birgün kitapçıda çok satan kitaplar arasından hapishanede yaşadıklarını anlatan birinin kitabını görür ve bu kitabı okur.okuduktan sonra hayretler içinde kalan yazar kendi yaşadıklarını anlatan bir kitap yazsa çok daha fazla satacağını düşünerekten kitabını yazmaya başlar ve kitabı basıldıktan birkaç ay sonra gerçekten dediği olur. henri charriere 'in kitabı tüm dünyada çok büyük satış rekorları kırar. gerçekten de kitap çok kalın olmasına rağmen okunmaya başlandığında sürükleyiciliği ile elinizden düşüremeyeceğiniz bi parçanız oluyor.
devam kitabı türkçeye çevrilmiş olup banko adını taşır.
dustin hoffmann ile steve mcquenn'in oyunculuklarıyla göz doldurdukları, kelebek'in hücrede geçen sahneleri akla kazınan harika bir film; ancak insan kitabı okumadan filmi izlediğine pişman oluyor, çünkü kitabın içinde o hikayeye dahil olmanın tadı bir başka olurdu kesinlikle. hadi bakalım.
fr. kelebek
(le)
(le)
Büyük bir özgürlük mücadelesi, gerçek bir hayat hikayesinden alınmış olması da etkisini daha da artırıyor kanımca. Steve Mc Queen ve Dustin Hoffman'ın oyunculuğuna zaten diyecek bir lafım olamaz fakat bilhassa Steve Mc Queen'in hücre hapsi esnasındaki performansı gerçekten de çok iyiydi.
Kurallar insanın özgürlüğünü ve hayatını elinden alma seviyesine gelip dayandığında, doğal olarak onları sorgulamamızı da beraberinde getirmesi ve insanların koymuş olduğu kuralların her zaman eksik ve kötüye kullanılabilecek zayıf tarafları olduğunu göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir film. iki farklı karakter üzerinden şartlara, zorluklara ve insanların koymuş olduğu mantıksız kurallara boyun eğen ve eğmeyen insan portreleri çok canlı bir şekilde çizilmiş. Özellikle Kelebek karakterinin özgürlüğüne düşkünlüğü, azmi, zekası, arkadaşlarına sadakati ve yardımseverliği oldukça etkileyici ve de sonunda aldığı ödülün özgürlük olması; diğer taraftan Dega karakterinin ise orada kalması oldukça manidar... Başka bir açıdan baktığımızda elindekileri kaybetmek kaygısıyla risk alamayan insanların daha iyi şeylere hiç bir zaman kavuşamayacaklarına iyi bir örnek.
Yine Kelebek karakterinin kiliseye güvenerek onca mücadele ve zorlukla elde ettiği özgürlüğü ve hayatını onlara emanet etmesi karşılığında ise askerlere teslim edilmesi aklıma Sefiller romanındaki Jan Valjean karakterinin rahibin evindeki gümüşleri çalarken - hem de suç üstü- rahibe yakalandığı ve rahibin ona bir şans daha vererek gitmesine izin verdiği sahneyi aklıma getirdi ki insanlar tarafından koyulmamış olan kuralların uygulamasının da insanların elinde çok farklılaşabildiğini gösteren iyi bir mukayese oluşturuyorlar.
Çekim mekanları, performanslar, verdiği mesajlar, insanoğlunun özelliklerine tutulmuş güzel bir ayna olması (ki bu noktada Kelebek karakterinin Dega karakterine söylemiş olduğu şu sözü de yazmadan geçemeyeceğim-birebir aynı kelimelerle olmayabilir kusuruma bakmayın-; "Sen karının özgürlüğünü kazanması için bütün servetini vereceğini söylüyorsun, peki ya o senin için aynı şeyi yapar mı?..... Dega'dan anlamlı bir sessizlikle karşılık alınca da "işte bu yüzden kaçmalısın.")
Kurallar insanın özgürlüğünü ve hayatını elinden alma seviyesine gelip dayandığında, doğal olarak onları sorgulamamızı da beraberinde getirmesi ve insanların koymuş olduğu kuralların her zaman eksik ve kötüye kullanılabilecek zayıf tarafları olduğunu göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir film. iki farklı karakter üzerinden şartlara, zorluklara ve insanların koymuş olduğu mantıksız kurallara boyun eğen ve eğmeyen insan portreleri çok canlı bir şekilde çizilmiş. Özellikle Kelebek karakterinin özgürlüğüne düşkünlüğü, azmi, zekası, arkadaşlarına sadakati ve yardımseverliği oldukça etkileyici ve de sonunda aldığı ödülün özgürlük olması; diğer taraftan Dega karakterinin ise orada kalması oldukça manidar... Başka bir açıdan baktığımızda elindekileri kaybetmek kaygısıyla risk alamayan insanların daha iyi şeylere hiç bir zaman kavuşamayacaklarına iyi bir örnek.
Yine Kelebek karakterinin kiliseye güvenerek onca mücadele ve zorlukla elde ettiği özgürlüğü ve hayatını onlara emanet etmesi karşılığında ise askerlere teslim edilmesi aklıma Sefiller romanındaki Jan Valjean karakterinin rahibin evindeki gümüşleri çalarken - hem de suç üstü- rahibe yakalandığı ve rahibin ona bir şans daha vererek gitmesine izin verdiği sahneyi aklıma getirdi ki insanlar tarafından koyulmamış olan kuralların uygulamasının da insanların elinde çok farklılaşabildiğini gösteren iyi bir mukayese oluşturuyorlar.
Çekim mekanları, performanslar, verdiği mesajlar, insanoğlunun özelliklerine tutulmuş güzel bir ayna olması (ki bu noktada Kelebek karakterinin Dega karakterine söylemiş olduğu şu sözü de yazmadan geçemeyeceğim-birebir aynı kelimelerle olmayabilir kusuruma bakmayın-; "Sen karının özgürlüğünü kazanması için bütün servetini vereceğini söylüyorsun, peki ya o senin için aynı şeyi yapar mı?..... Dega'dan anlamlı bir sessizlikle karşılık alınca da "işte bu yüzden kaçmalısın.")
kitabı ile filminde olmaması gereken farklılıkların olduğu sanat eserleridir. ya kitabı okunmalıdır, ya da filmi seyredilmelidir bence.
bir insanın yaşamak adına verdiği mücadeleyi salt ve anlaşılır biçimde anlatan mükemmel kitap. 13 yıllık müebbet kürek hapsinde kaçan " kelebek " lakaplı, işlemediği suçtan yargılanan bir fransızı konu alır. gerçek bir yaşam öyküsüdür. adalarda mahkumların yaşama şansı bile çok az iken kelebek birçok kez kaçmayı denemiş ve başarmış ve özgürlüğün verdiği doyumsuzlukla yakalanmıştır. lakin sonunda amacına ulaşır. kitabı okurken insanların verdiği yaşam mücadelesi öylesine etkilidir ki buzdolabı itina ile açılır, içindeki yiyecekler ve odadaki sıcacık yatak görüldükçe insan bin kere şükretme gereği duyar.
Gelmiş geçmiş, en iyi filmlerden bir tanesidir.
Seyredilmemesi büyük bir kayıptır.
Seyredilmemesi büyük bir kayıptır.
antalya belek'te bir otel adı.
dustin hoffman ve steve mcquuen in başrolunde oynadığı özgürlük temalı harika filmdir.
(bkz: papillon)
(bkz: papillon)
bir insanın özgürlüğünün ne kadar değerli olduğunu anlamamıza tekrar bi vesile olan steve mcquenn adlı abimizin ne denli büyük bi oyuncu olduğunu bizlere gösteren mükemmel bi insanın hikayesi...
okunması gereken, bir kitap, izlenmesi gereken bir film.
insanoğlunun özgürlük için nelere katlandığını anlatan bu güzel kitap ve film unutulmazların arasına girmiştir.
insanoğlunun özgürlük için nelere katlandığını anlatan bu güzel kitap ve film unutulmazların arasına girmiştir.
kitabı film inden daha etkileyici. ölmeden önce muhakak okunması gereken bir kitap. askerliğimin ilk ay ı içinde okudum 14 ay nasıl geçti anlıyamadım.
üniversitye ilk geldiğim yıl buhran günlerimde okuduğum henri charriere romanı.. ayrıca steve mcqueen'in müthiş bir performans gösterdiği bir filmi de mevcuttur.. dün gece sıkıntıdan oturup izlediğim bu başarılı filmde dustin hoffman'sa son derece kıdemli bir kalpazanı oynamaktadır.. hem kitabı okunmalı, hem de filmi izlenmeli diyorum..
shawshank redemption ile birlikte cana can katan kitaplardan. kitaptan da öte bir hayat dersi, bir destan, bir şaheser.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar