bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- aşık olmak9
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- gammazlama yapmamak13
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- aziz yıldırım11
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- haysenin1212
- sözlükteki deliler3
- kızının düğününde oynayan baba5
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- rahmi koç3
- satranç haram yasaklansın7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- gina carano13
- ölüm4
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- bu köyden olsam ne olacak8
- arda güler6
- çağrı isimli yazar5
- kabalcı3
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- togg'a lpg taktırmak2
- einstein'ın karısı2
- yapay zeka moderatörü15
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- sözlükteki vatan hainleri4
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- para amaç değil araçtır2
- en gey özelliğiniz15
- yaz geceleri4
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- anın görüntüsü21
- diamond bosphoruss denen yazar7
- rte tanrı değildir2
- omurgasız tekerlek5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- hallelujah2
- katatespizartmasi15
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- sözlüğün kırbacı8
- canına okuyacağım2
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
entry'ler (3119)
artık el gitmeyen sözlük.
gün geçtikçe girilmeyen, uğranmayan sözlük.
hatta günlerce akla gelmeyen, browser'lara yabancı sözlük.
bilginin, orijinalliğin değil laf salatasının, boş muhabbetin çarpıştığı sözlük.
velhasıl, sözlükten başka her şeye benzeyen sözlük.
neyse, güzel zamanlarımız oldu, yine de sağol, varol. hadi eyvallah.
gün geçtikçe girilmeyen, uğranmayan sözlük.
hatta günlerce akla gelmeyen, browser'lara yabancı sözlük.
bilginin, orijinalliğin değil laf salatasının, boş muhabbetin çarpıştığı sözlük.
velhasıl, sözlükten başka her şeye benzeyen sözlük.
neyse, güzel zamanlarımız oldu, yine de sağol, varol. hadi eyvallah.
bakalım yarın cumhuriyet bayramı için kutlama mesajı yayınlayacak mı sözlüğü.
malum, sözlük semalarında bu bayramı kutlamayan ve hatta lanetleyenlerin çoğunlukta olduğunu düşünürsek..
ayrıca;
- seviye mi ? seviye ne arar la ulusözlükte ?
malum, sözlük semalarında bu bayramı kutlamayan ve hatta lanetleyenlerin çoğunlukta olduğunu düşünürsek..
ayrıca;
- seviye mi ? seviye ne arar la ulusözlükte ?
bazen kurtulması çok basit olan suçtur.
misal, ver bi yasa önerisi hallolsun gitsin.
çok da bir şeye gerek yok hani. melih gökçek olmak yeterli.
`http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16142429.asp`
misal, ver bi yasa önerisi hallolsun gitsin.
çok da bir şeye gerek yok hani. melih gökçek olmak yeterli.
`http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16142429.asp`
her insan hata yapabilir, futbolcular da hata yapabilir ve bittabi kaleciler de hata yapabilir.
ne var ki, hata 1 kere yapılır. aynı hata 2. kez yapılırsa dikkatsizlik, 3. kez yapılırsa beceriksizlik olur.
hakan arıkan, aynı hatayı 3'ten fazla yapmış kalecidir.
velhasıl, malzeme budur.
ne var ki, hata 1 kere yapılır. aynı hata 2. kez yapılırsa dikkatsizlik, 3. kez yapılırsa beceriksizlik olur.
hakan arıkan, aynı hatayı 3'ten fazla yapmış kalecidir.
velhasıl, malzeme budur.
bugün gömlek değiştirdiğinden dem vuran zat-ı muhteremlerin yetiştiği habitatın açık seçik bir örneği olan dernek görünümlü örgüttür.
10 sene önce can ciğer, şimdi ise provokatör he mi ? yemezler koç, yemezler.
10 sene önce can ciğer, şimdi ise provokatör he mi ? yemezler koç, yemezler.
türkiye cumhuriyeti'nin kurulduğu günden bu yana, zikredildiği her alan ve her zamanda düşünce anomalisinden muzdarip kıt akıllı neanderthallerin zoruna gitmiş cümledir.
hardcore şakirtlerin midesindeki yumrudur. kusun da rahatlayın aq.
hardcore şakirtlerin midesindeki yumrudur. kusun da rahatlayın aq.
iddaa'nın yakında kendisi için "şampiyonlar liginde gol atar mı ?" bahsini açması beklenen takım.
oranları da verelim de tam olsun ;
atar 12.00
atamaz 1.05
bir tane atar ama ofsayt gerekçesi ile sayılmaz 4.50
oranları da verelim de tam olsun ;
atar 12.00
atamaz 1.05
bir tane atar ama ofsayt gerekçesi ile sayılmaz 4.50
tüm iibf mezunlarının idolü olan şahıstır kendileri.
"..eğer uslu bir iibf mezunu olursanız belki anayasa mahkemesi başkanı bile olabilirsiniz.."
(bkz: iktisatçı şirin)
"..eğer uslu bir iibf mezunu olursanız belki anayasa mahkemesi başkanı bile olabilirsiniz.."
(bkz: iktisatçı şirin)
hukukçu görünümlü iktisatçıdır.
--spoiler--
"..ve yalnız ve ülkemde bir gün,
hukuk fakültesi okumamış bir iktisatçı da gelip anayasa mahkemesi başkanı oldu ya, daha da bir şey demem.
daha görecek günlerimiz var elbet."
--spoiler--
--spoiler--
"..ve yalnız ve ülkemde bir gün,
hukuk fakültesi okumamış bir iktisatçı da gelip anayasa mahkemesi başkanı oldu ya, daha da bir şey demem.
daha görecek günlerimiz var elbet."
--spoiler--
bir siyasi parti ve iki evrensel disiplinin yanyana yazılmış halidir. zira, bu üç kelime bu şekilde bir anlam ifade etmemektedir.
bununla birlikte, gerizekalı değiliz elbet, verilmek istenen mesajı aldık. açıklayalım mezhebimizce;
öncelikle; biz hala bu hukuk, demokrasi, adalet mekanizması, eşitlik vb. gibi evrensel değerlerin herhangi bir parti özelinde değerlendirilemeyeceğini, hangi parti olursa olsun salt tek bir partinin bu kavramları getirme yahut geliştirme iradesi gösteremeyeceğini anlayamadık. bu kavramlar ancak toplumsal irade ile gelişir, şekillenir. ancak, bir taban hareketi olarak geliştiği zaman anlam kazanır, yerleşir. aksi taktirde bizim ülkemizde olduğu gibi her gelen bu kavramları kendisine yontar. olan da budur esasen. zira, her başa geçen nedense "demokrasi getireceğim, hukukun üstünlüğünü sağlayacağım" diye gelip ikisini de bir güzel bellemektedir. tecrübe ile sabittir.
elbette ki, hukuk, demokrasi, adalet vb. hiçbir evrensel norm dogmatik değildir ve süreç içerisinde değişim gösterebilir. nasıl ki toplum yaşayan bir organizmaa ise ve sürekli değişim gösteriyorsa bu kavramlar da bu değişim sürecine ayak uydururlar, uydurmak durumundadırlar. bu anlamda bir ülkede demokratik teammüllerin değişim göstermesinde herhangi bir terslik yoktur. zira, devlet insan içindir, insan devlet için değil. bunda herkes hemfikirdir sanırım. en azından çoğunluk böyle düşünmelidir.
öte yandan, madalyonun öbür yüzü epey bir karanlıktır. zira, türkiye'de esas sorun ne laiklik algısı, ne hukuk mekanizması değil demokrasidir. çünkü demokrasinin olmadığı yerde ne hukuk işlerlik kazanır ne de laiklik ilkesi. bizim ülkemizde de aynı böyle olmuştur ve olmaktadır zaten. iktidar sahipleri, her kim olursa olsun, her zaman için demokrasiyi kendine yontmayı temel görevleri saymışlardır. bundaki temel etken tabi ki demokrasinin bizde tabandan gelen bir halk talebi sonucu değil devlet eliyle getirilen bir uygulama olmasıdır.
velhasıl-ı kelam, kanımca güçler ayrılığının canına okuyup, hsyk'yı liste dağıtarak, anayasa mahkemesini hülle yoluyla ele geçiren bir siyasi iktidar yahut parti; statükonun yılmaz bekçiliğini üstlenmiş bir siyasi iradeden çok daha tehlikedir. bize düşen de ancak ehven-i şerdir.
son tahlilde, demokrasi salt gidip bir kabinde kağıdın üzerine mührü basmak değildir. demokrasi ahlakının yerleşmediği bizim gibi ülkelerde de bağımsız hukuk ancak güzel bir hayal olarak kalmaktadır.
bununla birlikte, gerizekalı değiliz elbet, verilmek istenen mesajı aldık. açıklayalım mezhebimizce;
öncelikle; biz hala bu hukuk, demokrasi, adalet mekanizması, eşitlik vb. gibi evrensel değerlerin herhangi bir parti özelinde değerlendirilemeyeceğini, hangi parti olursa olsun salt tek bir partinin bu kavramları getirme yahut geliştirme iradesi gösteremeyeceğini anlayamadık. bu kavramlar ancak toplumsal irade ile gelişir, şekillenir. ancak, bir taban hareketi olarak geliştiği zaman anlam kazanır, yerleşir. aksi taktirde bizim ülkemizde olduğu gibi her gelen bu kavramları kendisine yontar. olan da budur esasen. zira, her başa geçen nedense "demokrasi getireceğim, hukukun üstünlüğünü sağlayacağım" diye gelip ikisini de bir güzel bellemektedir. tecrübe ile sabittir.
elbette ki, hukuk, demokrasi, adalet vb. hiçbir evrensel norm dogmatik değildir ve süreç içerisinde değişim gösterebilir. nasıl ki toplum yaşayan bir organizmaa ise ve sürekli değişim gösteriyorsa bu kavramlar da bu değişim sürecine ayak uydururlar, uydurmak durumundadırlar. bu anlamda bir ülkede demokratik teammüllerin değişim göstermesinde herhangi bir terslik yoktur. zira, devlet insan içindir, insan devlet için değil. bunda herkes hemfikirdir sanırım. en azından çoğunluk böyle düşünmelidir.
öte yandan, madalyonun öbür yüzü epey bir karanlıktır. zira, türkiye'de esas sorun ne laiklik algısı, ne hukuk mekanizması değil demokrasidir. çünkü demokrasinin olmadığı yerde ne hukuk işlerlik kazanır ne de laiklik ilkesi. bizim ülkemizde de aynı böyle olmuştur ve olmaktadır zaten. iktidar sahipleri, her kim olursa olsun, her zaman için demokrasiyi kendine yontmayı temel görevleri saymışlardır. bundaki temel etken tabi ki demokrasinin bizde tabandan gelen bir halk talebi sonucu değil devlet eliyle getirilen bir uygulama olmasıdır.
velhasıl-ı kelam, kanımca güçler ayrılığının canına okuyup, hsyk'yı liste dağıtarak, anayasa mahkemesini hülle yoluyla ele geçiren bir siyasi iktidar yahut parti; statükonun yılmaz bekçiliğini üstlenmiş bir siyasi iradeden çok daha tehlikedir. bize düşen de ancak ehven-i şerdir.
son tahlilde, demokrasi salt gidip bir kabinde kağıdın üzerine mührü basmak değildir. demokrasi ahlakının yerleşmediği bizim gibi ülkelerde de bağımsız hukuk ancak güzel bir hayal olarak kalmaktadır.
dı dı dı dıııttt sesinden hemen sonra gerçekleşendir.
mallık örneğidir. evet, evet.
zira, malın biri kalkmış bu şerefsizliği yapan organizmaya aklınca izmirlileri karalamak adına "izmirli" demiş. öteki mallar da hemen ayaklanmış ve "ne izmirlisi, o dışardan gelen ayının tekidir, tuncelilidir, oralıdır buralıdır" diye kendilerince savunma yapmış.
sanki vicdansızlığın, şerefsizliğin şehri olurmuş gibi. sanki aynı havayı soluduğu bir orospu çocuğu var diye o şehirde yaşayan herkes aynı kefeye konabilirmiş gibi.
sanki insan olamamak, doğduğun ya da yaşadığın şehirle alakalıymış gibi. sanki, gibi.
zira, malın biri kalkmış bu şerefsizliği yapan organizmaya aklınca izmirlileri karalamak adına "izmirli" demiş. öteki mallar da hemen ayaklanmış ve "ne izmirlisi, o dışardan gelen ayının tekidir, tuncelilidir, oralıdır buralıdır" diye kendilerince savunma yapmış.
sanki vicdansızlığın, şerefsizliğin şehri olurmuş gibi. sanki aynı havayı soluduğu bir orospu çocuğu var diye o şehirde yaşayan herkes aynı kefeye konabilirmiş gibi.
sanki insan olamamak, doğduğun ya da yaşadığın şehirle alakalıymış gibi. sanki, gibi.
durduk yere metin akpınar'a sövdürendir.
cristiano ronaldo, robinho, zlatan ibrahimoviç, ronaldinho yok, onun yerine koca götlü metin akpınar var.
(bkz: ya ben lan neyse bir şey demiyorum)
cristiano ronaldo, robinho, zlatan ibrahimoviç, ronaldinho yok, onun yerine koca götlü metin akpınar var.
(bkz: ya ben lan neyse bir şey demiyorum)
çekirdeğe çiğdem, simide gevrek ama göte "göt" denmesidir.
zira, burada ota boka "değişen, değişerek gelişen" yeni nesil, neo-şakirt liboşlara kısaca göt diyoruz biz.
yöresel ifadedir velhasıl, başka yerde bulamazsınız.
not: o değil de; p,r ,f ve i harfleri aynı sıra ile yanyana gelip ne kadar çok 8 harfli nick oluşturuyormuş arkadaş, vallaha ilginç.
zira, burada ota boka "değişen, değişerek gelişen" yeni nesil, neo-şakirt liboşlara kısaca göt diyoruz biz.
yöresel ifadedir velhasıl, başka yerde bulamazsınız.
not: o değil de; p,r ,f ve i harfleri aynı sıra ile yanyana gelip ne kadar çok 8 harfli nick oluşturuyormuş arkadaş, vallaha ilginç.
"kontrolsüz ağaç katliamına son, odunlara özgürlük" ya da öyle bişeyler yazarı.
iyice yedim beynimi, iyice. *
iyice yedim beynimi, iyice. *
"zamanında buralar hep dutluktu, şimdi her taraf odun doldu" yazarı.
değişti o işler hacı, dutların yerini odunlar aldı. *
değişti o işler hacı, dutların yerini odunlar aldı. *
