bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- silik sayınız7
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- gece gelen yemek yapma isteği6
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- terhis oluyorum sözlük21
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- online yazarlar nasıl görünür4
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- fatma betül sayan kaya28
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- fon vurgunu nedir3
- nasıl açık oylarız4
- ne bu fon vurgunu3
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- akıllı telefon kullanan erkek9
- erecto bilader bilader bey2
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- acıktım ne yesem3
- gecenin şarkısı4
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- 20078
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- camilerdeki ayak kokusu11
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- sözlük üzerinden alınan son dm2
- victor osimhen9
- münafık11
- hediyeleşme kültürü2
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
Büyük bir özgürlük mücadelesi, gerçek bir hayat hikayesinden alınmış olması da etkisini daha da artırıyor kanımca. Steve Mc Queen ve Dustin Hoffman'ın oyunculuğuna zaten diyecek bir lafım olamaz fakat bilhassa Steve Mc Queen'in hücre hapsi esnasındaki performansı gerçekten de çok iyiydi.
Kurallar insanın özgürlüğünü ve hayatını elinden alma seviyesine gelip dayandığında, doğal olarak onları sorgulamamızı da beraberinde getirmesi ve insanların koymuş olduğu kuralların her zaman eksik ve kötüye kullanılabilecek zayıf tarafları olduğunu göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir film. iki farklı karakter üzerinden şartlara, zorluklara ve insanların koymuş olduğu mantıksız kurallara boyun eğen ve eğmeyen insan portreleri çok canlı bir şekilde çizilmiş. Özellikle Kelebek karakterinin özgürlüğüne düşkünlüğü, azmi, zekası, arkadaşlarına sadakati ve yardımseverliği oldukça etkileyici ve de sonunda aldığı ödülün özgürlük olması; diğer taraftan Dega karakterinin ise orada kalması oldukça manidar... Başka bir açıdan baktığımızda elindekileri kaybetmek kaygısıyla risk alamayan insanların daha iyi şeylere hiç bir zaman kavuşamayacaklarına iyi bir örnek.
Yine Kelebek karakterinin kiliseye güvenerek onca mücadele ve zorlukla elde ettiği özgürlüğü ve hayatını onlara emanet etmesi karşılığında ise askerlere teslim edilmesi aklıma Sefiller romanındaki Jan Valjean karakterinin rahibin evindeki gümüşleri çalarken - hem de suç üstü- rahibe yakalandığı ve rahibin ona bir şans daha vererek gitmesine izin verdiği sahneyi aklıma getirdi ki insanlar tarafından koyulmamış olan kuralların uygulamasının da insanların elinde çok farklılaşabildiğini gösteren iyi bir mukayese oluşturuyorlar.
Çekim mekanları, performanslar, verdiği mesajlar, insanoğlunun özelliklerine tutulmuş güzel bir ayna olması (ki bu noktada Kelebek karakterinin Dega karakterine söylemiş olduğu şu sözü de yazmadan geçemeyeceğim-birebir aynı kelimelerle olmayabilir kusuruma bakmayın-; "Sen karının özgürlüğünü kazanması için bütün servetini vereceğini söylüyorsun, peki ya o senin için aynı şeyi yapar mı?..... Dega'dan anlamlı bir sessizlikle karşılık alınca da "işte bu yüzden kaçmalısın.")
Kurallar insanın özgürlüğünü ve hayatını elinden alma seviyesine gelip dayandığında, doğal olarak onları sorgulamamızı da beraberinde getirmesi ve insanların koymuş olduğu kuralların her zaman eksik ve kötüye kullanılabilecek zayıf tarafları olduğunu göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir film. iki farklı karakter üzerinden şartlara, zorluklara ve insanların koymuş olduğu mantıksız kurallara boyun eğen ve eğmeyen insan portreleri çok canlı bir şekilde çizilmiş. Özellikle Kelebek karakterinin özgürlüğüne düşkünlüğü, azmi, zekası, arkadaşlarına sadakati ve yardımseverliği oldukça etkileyici ve de sonunda aldığı ödülün özgürlük olması; diğer taraftan Dega karakterinin ise orada kalması oldukça manidar... Başka bir açıdan baktığımızda elindekileri kaybetmek kaygısıyla risk alamayan insanların daha iyi şeylere hiç bir zaman kavuşamayacaklarına iyi bir örnek.
Yine Kelebek karakterinin kiliseye güvenerek onca mücadele ve zorlukla elde ettiği özgürlüğü ve hayatını onlara emanet etmesi karşılığında ise askerlere teslim edilmesi aklıma Sefiller romanındaki Jan Valjean karakterinin rahibin evindeki gümüşleri çalarken - hem de suç üstü- rahibe yakalandığı ve rahibin ona bir şans daha vererek gitmesine izin verdiği sahneyi aklıma getirdi ki insanlar tarafından koyulmamış olan kuralların uygulamasının da insanların elinde çok farklılaşabildiğini gösteren iyi bir mukayese oluşturuyorlar.
Çekim mekanları, performanslar, verdiği mesajlar, insanoğlunun özelliklerine tutulmuş güzel bir ayna olması (ki bu noktada Kelebek karakterinin Dega karakterine söylemiş olduğu şu sözü de yazmadan geçemeyeceğim-birebir aynı kelimelerle olmayabilir kusuruma bakmayın-; "Sen karının özgürlüğünü kazanması için bütün servetini vereceğini söylüyorsun, peki ya o senin için aynı şeyi yapar mı?..... Dega'dan anlamlı bir sessizlikle karşılık alınca da "işte bu yüzden kaçmalısın.")
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com