bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması18
- call of duty black ops2
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- velvet hanım aşk kadınıdır2
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- şükürcülük4
- kızlar naber10
- yeni gelin instagramı2
- g3 ile intihar etmek3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- pazartesi diyete başlamak3
- öğrencilik halleri3
- aykolik bey birader2
- çok sıcak olması4
- komşuya kahveye gitmek8
- manifest5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- mürted öldürmek2
- erdal beşikçioğlu16
- yağmurcu neden akpli8
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- en tehlikeli insan tipleri6
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- yar2
- rak2
- çay içen kız13
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- aile hekimi2
- trivagoya bakmadın mı2
- sinem dedetaş10
- iş ilanı2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yanlış ata oynamak3
- ütü13
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bacanak3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
Büyük bir özgürlük mücadelesi, gerçek bir hayat hikayesinden alınmış olması da etkisini daha da artırıyor kanımca. Steve Mc Queen ve Dustin Hoffman'ın oyunculuğuna zaten diyecek bir lafım olamaz fakat bilhassa Steve Mc Queen'in hücre hapsi esnasındaki performansı gerçekten de çok iyiydi.
Kurallar insanın özgürlüğünü ve hayatını elinden alma seviyesine gelip dayandığında, doğal olarak onları sorgulamamızı da beraberinde getirmesi ve insanların koymuş olduğu kuralların her zaman eksik ve kötüye kullanılabilecek zayıf tarafları olduğunu göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir film. iki farklı karakter üzerinden şartlara, zorluklara ve insanların koymuş olduğu mantıksız kurallara boyun eğen ve eğmeyen insan portreleri çok canlı bir şekilde çizilmiş. Özellikle Kelebek karakterinin özgürlüğüne düşkünlüğü, azmi, zekası, arkadaşlarına sadakati ve yardımseverliği oldukça etkileyici ve de sonunda aldığı ödülün özgürlük olması; diğer taraftan Dega karakterinin ise orada kalması oldukça manidar... Başka bir açıdan baktığımızda elindekileri kaybetmek kaygısıyla risk alamayan insanların daha iyi şeylere hiç bir zaman kavuşamayacaklarına iyi bir örnek.
Yine Kelebek karakterinin kiliseye güvenerek onca mücadele ve zorlukla elde ettiği özgürlüğü ve hayatını onlara emanet etmesi karşılığında ise askerlere teslim edilmesi aklıma Sefiller romanındaki Jan Valjean karakterinin rahibin evindeki gümüşleri çalarken - hem de suç üstü- rahibe yakalandığı ve rahibin ona bir şans daha vererek gitmesine izin verdiği sahneyi aklıma getirdi ki insanlar tarafından koyulmamış olan kuralların uygulamasının da insanların elinde çok farklılaşabildiğini gösteren iyi bir mukayese oluşturuyorlar.
Çekim mekanları, performanslar, verdiği mesajlar, insanoğlunun özelliklerine tutulmuş güzel bir ayna olması (ki bu noktada Kelebek karakterinin Dega karakterine söylemiş olduğu şu sözü de yazmadan geçemeyeceğim-birebir aynı kelimelerle olmayabilir kusuruma bakmayın-; "Sen karının özgürlüğünü kazanması için bütün servetini vereceğini söylüyorsun, peki ya o senin için aynı şeyi yapar mı?..... Dega'dan anlamlı bir sessizlikle karşılık alınca da "işte bu yüzden kaçmalısın.")
Kurallar insanın özgürlüğünü ve hayatını elinden alma seviyesine gelip dayandığında, doğal olarak onları sorgulamamızı da beraberinde getirmesi ve insanların koymuş olduğu kuralların her zaman eksik ve kötüye kullanılabilecek zayıf tarafları olduğunu göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir film. iki farklı karakter üzerinden şartlara, zorluklara ve insanların koymuş olduğu mantıksız kurallara boyun eğen ve eğmeyen insan portreleri çok canlı bir şekilde çizilmiş. Özellikle Kelebek karakterinin özgürlüğüne düşkünlüğü, azmi, zekası, arkadaşlarına sadakati ve yardımseverliği oldukça etkileyici ve de sonunda aldığı ödülün özgürlük olması; diğer taraftan Dega karakterinin ise orada kalması oldukça manidar... Başka bir açıdan baktığımızda elindekileri kaybetmek kaygısıyla risk alamayan insanların daha iyi şeylere hiç bir zaman kavuşamayacaklarına iyi bir örnek.
Yine Kelebek karakterinin kiliseye güvenerek onca mücadele ve zorlukla elde ettiği özgürlüğü ve hayatını onlara emanet etmesi karşılığında ise askerlere teslim edilmesi aklıma Sefiller romanındaki Jan Valjean karakterinin rahibin evindeki gümüşleri çalarken - hem de suç üstü- rahibe yakalandığı ve rahibin ona bir şans daha vererek gitmesine izin verdiği sahneyi aklıma getirdi ki insanlar tarafından koyulmamış olan kuralların uygulamasının da insanların elinde çok farklılaşabildiğini gösteren iyi bir mukayese oluşturuyorlar.
Çekim mekanları, performanslar, verdiği mesajlar, insanoğlunun özelliklerine tutulmuş güzel bir ayna olması (ki bu noktada Kelebek karakterinin Dega karakterine söylemiş olduğu şu sözü de yazmadan geçemeyeceğim-birebir aynı kelimelerle olmayabilir kusuruma bakmayın-; "Sen karının özgürlüğünü kazanması için bütün servetini vereceğini söylüyorsun, peki ya o senin için aynı şeyi yapar mı?..... Dega'dan anlamlı bir sessizlikle karşılık alınca da "işte bu yüzden kaçmalısın.")
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar