bugün
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum5
- şapka takar mısınız5
- yemek yedikten sonra kusmak9
- sezen taş4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- nervionun beni engellemesi10
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- üstad kadir mısıroğlu3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak3
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- arkadaşlar buldum9
- kemalizmin çöküşü8
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- friedrich hegel la bi cay icek3
- kemalizm neden çöktü5
- ucan tekme atan hipopotam43
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- şükürcülük9
- sigaradan bile zevk alamamak2
- büyük oyunu görmek9
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar2
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak3
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- incel3
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- acun para kazanmasın diye tv8 izlememek2
- iremganın anısına3
- orhan pamuk2
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- en iyi arkadaşınızın yahudi olması2
- diş sıkmak5
- dedemi astılar diye ağlamak4
- chp ye oy veren insan zekası3
- izmir7
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- ktç'nin burnu2
- saçları permalı sözlük kızı10
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- ben küfür etmedim adı altında küfür etmek10
(bkz: middle earth)
(bkz: jrr tolkien)
aşağı dünyanın az yukarısında olan bir dünya çeşidi.
çocukluk yıllarımda hayallere dalarak kendimi kaybettiğim elf,trol,ork,hobbit(kimi zaman halfling),insan ve bilimum canlı türüne evsahipliği yapan fantastik kıta.
daha sonra hiç bi ütopyanın,hiç bi evrenin yanına bile yaklaşamadığı diyarlar..john ronald reuel tolkien isimli aşmış bi hayalgücüne sahip insanın yarattığı mükemmel ortam.
Tolkien'nın kitaplarında bahsettiği dünya. Bu dünya kavramının eski mitlerde de bulunduğu söyleniyor. Orjinal ismi Middle Earth olup cennetle cehennem arasına sıkışmış bir dünya olarak geçer.
gerçek dünyada yer aLamayan zavaLLıLarın kendi kafaLArında oLuşturduğu dünya...
isminin iskandinav mitolojisinde dünyaya verilen ad olan midgaard'dan geldiği söylenir (bkz: middle earth).doğrudur kanımca.
aynı zamanda, ankara'da bir cafeye de ismini vermektedir.
(bkz: googleearth)
keşke orda yaşasaymışım dediğim mekan.arwenler, eowynler, hatta ve hatta rosie cotton lar... offf ulen...
artık radyosuda var..
http://www.ortadunya.radyosu.com
suan blind guardian,iced earth,kamelot gibi devler yer almaktadır...Kosun... Kacırmayın..Uzulmeyin
http://www.ortadunya.radyosu.com
suan blind guardian,iced earth,kamelot gibi devler yer almaktadır...Kosun... Kacırmayın..Uzulmeyin
J.R.R. Tolkien'in oğlu Christopher Tolkien tarafından kapıları bir kez daha aralanan masalsı dünya.
(bkz: cafe orta dünya)
bir zamanlar, bulaşıklara yardım edince bedava çorba veren, kalkıp bulaşığını mutfağa götürdüğün, çalışanlarıyla oturup saatlerce muhabbet edebilidiğin, balkonunda uyuklayabildiğin, müdavimleriyle akraba gibi olduğun ve her gidişinde birkaç arkadaşınla karşılaşabildiğin bir mekanken her şey orta dünya'nın hürriyet'in eklerinden birinde "ankara'nın en seçkin on mekanı" arasına girmesiyle değişir. artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
aniden ortalığı ted kolejliler sarar. orta dünya gittikçe kalabalıklaşmaktadır. müzik dersleri verilen odacık, oturulacak bir bölüm haline getirilir. sonra özgür abi yayılmacı bir politika izlemeye başlar/başlamak zorunda kalır. ve binanın girişindeki pek de iş yapmayan "kafe bir yer"i alarak orayı da orta dünya'ya çevirir.
artık iki farklı orta dünya vardır: biri kemikleşmiş kesimin inatla gitmek istediği, duvarlarında eskiyi, anıları aradığı orta dünya; diğeriyse yeniliklere açık, herkese hitap eden orta dünya...
lakin zamanla, ilk gözağrısı üst katta işler ters gitmeye başlar. önce balkona çıkmak yasaklanır. sonra "efendim frp oynanıyor, kalabalık" tarzı mazaretlerle bir şekilde burası unutturulur. zaten bünye büyüdükçe o kadar katı çıkmak için duyduğu heves de geçmektedir. önceleri, kat arasında sevdiceğin dudağına kondurulacak bir öpücük bile, tek başına, o kadar basamağı tırmanmak için bir neden, hatta bir heyecan vesilesiyken zamanla hadise "aman ya gel şu ilk masaya oturalım"a dönüşür.
sonra ankara'ya veda edilir. (bkz: bir şehri öylece bırakıp gitmek) istanbul'da, o ilk orta dünya'nın tadını verecek mekan arayışı başlar bu sefer. the beatles cafe'de benzer zevkler yakalanır. fakat gerçeklerle yüzleşilmelidir: artık büyünmüş, istekler, beklentiler değişmiştir. ne orta dünyadaki tatlı anılar tekrar yaşanabilecek, ne de o anılardaki rol tekrar oynanabilecektir.
orta dünya, halen anılarda son derece büyük bir öneme sahip olsa da, hala ankara'ya her dönüşte uğranılan bir mekan olsa da asla eski tadı vermez. fiziksel ve sosyolojik açıdan yaşanan değişimlere bağlanır bu. ama ortada başka bir gerçek daha vardır ki, o da bir mekanı değerli kılanın içinde yaşananlar olduğudur. hatırlanmaya değer yeni anılar üretmedikçe orası da değerini kaybedecektir.
kıssadan hisse olmayan lakin yine de kapanış konuşması mahiyetindeki cümleler silsilesi olarak denebilir ki mekanlarla duygusal bağ kurmak saçmadır. o bağ kopar. mekan yanar, iflas eder, kapanır, tikkyler basar, mafya kurşunlar...
ama insanlık halidir. bir yerin duvarının rengini sevmenin, posterlerini ezberlemenin önüne geçilemiyorsa da elden bir şey gelmez.
aniden ortalığı ted kolejliler sarar. orta dünya gittikçe kalabalıklaşmaktadır. müzik dersleri verilen odacık, oturulacak bir bölüm haline getirilir. sonra özgür abi yayılmacı bir politika izlemeye başlar/başlamak zorunda kalır. ve binanın girişindeki pek de iş yapmayan "kafe bir yer"i alarak orayı da orta dünya'ya çevirir.
artık iki farklı orta dünya vardır: biri kemikleşmiş kesimin inatla gitmek istediği, duvarlarında eskiyi, anıları aradığı orta dünya; diğeriyse yeniliklere açık, herkese hitap eden orta dünya...
lakin zamanla, ilk gözağrısı üst katta işler ters gitmeye başlar. önce balkona çıkmak yasaklanır. sonra "efendim frp oynanıyor, kalabalık" tarzı mazaretlerle bir şekilde burası unutturulur. zaten bünye büyüdükçe o kadar katı çıkmak için duyduğu heves de geçmektedir. önceleri, kat arasında sevdiceğin dudağına kondurulacak bir öpücük bile, tek başına, o kadar basamağı tırmanmak için bir neden, hatta bir heyecan vesilesiyken zamanla hadise "aman ya gel şu ilk masaya oturalım"a dönüşür.
sonra ankara'ya veda edilir. (bkz: bir şehri öylece bırakıp gitmek) istanbul'da, o ilk orta dünya'nın tadını verecek mekan arayışı başlar bu sefer. the beatles cafe'de benzer zevkler yakalanır. fakat gerçeklerle yüzleşilmelidir: artık büyünmüş, istekler, beklentiler değişmiştir. ne orta dünyadaki tatlı anılar tekrar yaşanabilecek, ne de o anılardaki rol tekrar oynanabilecektir.
orta dünya, halen anılarda son derece büyük bir öneme sahip olsa da, hala ankara'ya her dönüşte uğranılan bir mekan olsa da asla eski tadı vermez. fiziksel ve sosyolojik açıdan yaşanan değişimlere bağlanır bu. ama ortada başka bir gerçek daha vardır ki, o da bir mekanı değerli kılanın içinde yaşananlar olduğudur. hatırlanmaya değer yeni anılar üretmedikçe orası da değerini kaybedecektir.
kıssadan hisse olmayan lakin yine de kapanış konuşması mahiyetindeki cümleler silsilesi olarak denebilir ki mekanlarla duygusal bağ kurmak saçmadır. o bağ kopar. mekan yanar, iflas eder, kapanır, tikkyler basar, mafya kurşunlar...
ama insanlık halidir. bir yerin duvarının rengini sevmenin, posterlerini ezberlemenin önüne geçilemiyorsa da elden bir şey gelmez.
tolkien in dünyasıdır.
günümüz avrasyasını sembolize ettiği söylenen dünyadır ki doğrudur. ama bunda illa ki kötü bir yan aramamak gerekir.
blind guardian'ın ekmek kapısıdır orta dünya.
şövalyeler,ejderhalar,krallar,yüzükler,büyücüler ve kahramanlardan geçilmeyen dünya.yaşanır ölünür.onur vardır.
rexx sineması civarlarında işletilen dvd dükkanı. Çok bi para ödemeyerek iyi bir arşiv yaratmanızı sağlayacak, kotalı internet kullanıcılarının dostu olan kadıköy filmcisi.
kadıköyde aradığım eski filmleri bile bulabildiğim nadir bir yer.
Tolkien okuyan varlıkların içinde yaşamak istediği dünyadır ama (bkz: Saruman) olmasa da olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar