bugün

/114
bazıları için ufacık şeylerin bile yeterli geldiği; kimilerin ise dünyaları verseler hiç bulamadığıdır...

MUTLULUK...

Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.

Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.

Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.

Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük
olacağını söyleriz.

Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman?...

Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.

En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.
Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."

Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığının gösterdi.

Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kiymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.

Unutmayın!! zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
Işe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçlari ödeyene kadar,
Ilkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar.....

MUTLU OLMAK IÇIN IÇINDE BULUNDUĞUNUZ 'AN' DAN DAHA IYI BIR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK IÇIN BEKLEMEKTEN VAZGEÇIN. MUTLULUK BIR VARIŞ DEĞIL, BIR YOLCULUKTUR. "PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU INSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK INSANIN BOYU HIZASINDADIR."
Unutmayın "YARIN KIMSEYE VAAD EDiLMEMIŞTIR."
*
Sevdigin insanla paylasmasini istenilen his.
bazen bir çikolata parçası,
bazen yeni bir topuklu ayakkabı,
bazen vizyondaki bir aşk filmi,
bazen eski bir dost,
bazen yeniden kıpırdayan bir kalp,
bazen de sebepsiz içine dolu verendir.
winrar ın deneme süresi bitti uyarısını görmeden altyazıyı filme atıvermek.
Ultrasonda o minik ağzı burnu ve minik pipisi göründüğü an hissedilen şey.
ne zaman nerde çıkacağı yani zamanı ve mekanı belli olmayan şey.
yazmadan edemeyeceğim *
bilmiyom ki nedir?
fazla söze gerek yok, hatta hiç söze gerek yok. abidin dino'nun fırça darbeleri yeter anlatmaya;

görsel
ileride bir zaman saf mutluluğu hissetme ütopyam var. şimdi olsaydı güzel olurdu; ama olmadı. ayriyetten düşünüyorumda şimdiye kadar hiç saf mutluluk duymamışım.
elini cebine attığında fazladan bozuk para bulmaktır.
mutlululuğun tanımını yapabilmek için dilin aşka ermesi gerekir.
mutluluk, sana ye bebeğim ye nefes almadan ye diyen birinin olmasıdır.
(bkz: felicita)
mutluluk= gurur+huzur 'dur
istediğin insanlarla istediğin hayatı yaşamaktır.
yağmurdan sonra görülen bir gökkuşağıdır.
zorluklardan sonra gelen, ani bir renk cümbüşü. uzakta, erişilmez, büyülü ama güzelliği de su götürmez.
sahip oldugun şeylerdir.
gülen gözlerdir.
kişiden kişiye değişen bir kavaramdır.

kimine göre; (bkz: para)

kimine göre; (bkz: aşk) veya farklı kişilerde farklı şeylerdir.
parasız olduğu her halinden belli olan adama lokantada çorba+sütlaç ısmarlamaktır. yüzünde oluşan bulaşıcı mutluluk hissi, iştahla yediğini görmeniz ve o sırada sanki çocukluk arkadaşınızmış gibi muhabbet etmeniz. yemek sonrasında ise "allah razı olsun" sözü. işte mutluluk budur.
mutluluğun da örneğin özgürlük gibi ne olduğunu değil,ancak ne olmadığını söylememiz mümkün sanırım.mesela mutluluk sanıldığı gibi pek çok şeyin kişinin arzuladığı gibi olması değildir, dolayısıyla hiç bir biçimde diğer insanların acıları üzerine kurulacak bir şey olması da söz konusu olamaz.
mutluluk mutsuzluğunu iki kuruş eksiğine satıp var olanla yetinmektir.
bazılarının içinde bulundukları, bazılarının yaklaştıkları, bazılarının ise ebediyen yakalayamayacakları ruh hali.
bir gülümseme kadar yakınken, en olmaz hayalim kadar da uzaksın, ne yapsam bilemiyorum ki.
yalandır, telkinle gelir, karbondioksitle gider.
hayatı tırmalama sebebimiz. uğruna gözümüzü karartıp yaptığımız çılgınlıkların tümü.
© copyright 2005 - 2026