bugün
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- sarapci koala68
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak8
- tayland a giden erkeğin asıl amacı5
- salata ile başlanan gün6
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- iremga6
- kıyamet zamanlarında mı yaşıyoruz3
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler4
- ölümden korkmamak6
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçtim4
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri30
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- teoman ın en güzel 3 şarkısı4
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- gocu38
- yagmurcu ile yağmur altında dans etmek5
- halter kaldırırken osurmak4
- e'e f e5
- algı çetesi7
- revizyonist troçkist kırması yeni oportünist cephe3
- özgür özel10
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- fenerbahçe11
- mesai bitimi2
- orhan gencebay2
- hostingdunyam7
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- sigaraya kahve sürmek5
- heyt bea birader4
- sözlükteki 4 harfliler4
- 81r4d3r5
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi7
- kargocularla kanka olmak4
- idam anında kendini zehirlemek3
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- arkadaşlar kavga etmeyin8
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı6
- günün sözü26
- kabe'ye secde etmek on emri ihlal ediyor mu4
- armageddon savaşı3
- eksilendiğini ağlayarak günlüğüne yazmak2
- anın görüntüsü19
aramaktan bi kez vazgeçmişsen, bulduğunda anlamı kalmayan.
nisan güneşi kadar aldatıcıdır.
hep izafi hep hayal, öyle ki bazen mutlu iken bile farkedemezsin mutlu olduğunu? öyle ulaşılmaz... ve "daima uyanma ihtimalinizin olduğu rüya" tabii uyuyabilirsen!
şehirler arası otobüs yolculuğu yaparken mideyi bozmak, artık güzel anılara elveda deyip her şeyi koyvermeye hazırlanırken ''ismail'in yeri'' isimli dinlenme tesislerini görmektir.
bazen 2 dudağın arasındadır.
Cezası olmayan hırsızlık.
bugün biriyle tanıştın, hani reklamlardaki gibi, omzun dokundu omzuna ve kitapları saçıldı yolun ortasına. hızla, telaşla "pardon" diyerek yardım edip topladın kitapları. Sonra konuştunuz, birçok ortak noktanız var, bir yere oturup bir şeyler içtiniz. Sonra sevdiniz birbirinizi, sözleşip ayrıldınız ertesi gün görüşmek üzere.
Ertesi gün, elinizde çiçeklerle dikilip karşısına, yürürken ürkekçe dokundunuz ellerine ve sonra da dudaklarına. Artık sevgiliydiniz. işte bu mutluluktur. Siz birini çaldınız az önce başka birinden. Başka birinin umutları yıkıldı belki sizi öpüşürken gördüğünden.
bugün biriyle tanıştın, hani reklamlardaki gibi, omzun dokundu omzuna ve kitapları saçıldı yolun ortasına. hızla, telaşla "pardon" diyerek yardım edip topladın kitapları. Sonra konuştunuz, birçok ortak noktanız var, bir yere oturup bir şeyler içtiniz. Sonra sevdiniz birbirinizi, sözleşip ayrıldınız ertesi gün görüşmek üzere.
Ertesi gün, elinizde çiçeklerle dikilip karşısına, yürürken ürkekçe dokundunuz ellerine ve sonra da dudaklarına. Artık sevgiliydiniz. işte bu mutluluktur. Siz birini çaldınız az önce başka birinden. Başka birinin umutları yıkıldı belki sizi öpüşürken gördüğünden.
pollyanaizm akımıdır.
Evimi bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam,
bir çok arkadaşım var demektir.
·Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var demektir.
·Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir.
·Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum demektir.
·Otobüsten indiğim yerden işyerime yolu uzun buluyorsam,
yürüyebiliyorum demektir.
·Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri
başkalarından da duyuyorsam, konuşma özgürlüğümüz var demektir.
·Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarları ile oynuyor ve ben bu
sesten rahatsız oluyorsam, duyuyorum demektir.
·Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa bir evim var demektir.
·Dogal gaz faturam yüklü geliyorsa, ısınıyorum demektir.
·Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırlarım varsa, yığınla giyeceğim
var demektir.
·Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorum demektir.
·Akşamları kendimi yorgun hissediyor ve bacaklarım ağrıyorsa , o gün
üretici olmuşum demektir.
VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABiLiYORSAM MUTLUYUM DEMEKTiR
Evimi bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam,
bir çok arkadaşım var demektir.
·Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var demektir.
·Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir.
·Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum demektir.
·Otobüsten indiğim yerden işyerime yolu uzun buluyorsam,
yürüyebiliyorum demektir.
·Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri
başkalarından da duyuyorsam, konuşma özgürlüğümüz var demektir.
·Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarları ile oynuyor ve ben bu
sesten rahatsız oluyorsam, duyuyorum demektir.
·Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa bir evim var demektir.
·Dogal gaz faturam yüklü geliyorsa, ısınıyorum demektir.
·Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırlarım varsa, yığınla giyeceğim
var demektir.
·Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorum demektir.
·Akşamları kendimi yorgun hissediyor ve bacaklarım ağrıyorsa , o gün
üretici olmuşum demektir.
VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABiLiYORSAM MUTLUYUM DEMEKTiR
arada bir uğrayan , çok özleten ancak çok fazla beraber olunca tadı kaçan sanki özlenmeyi ister gibi davranan
duygu .
duygu .
"doğuştan gelen tek bir yanılgı vardır. o da mutlu olmak için burada olduğumuzu sandığımızdır."
schopenhauer
schopenhauer
kimi zaman, avuç içerisinde sıkıca tutulan 3 bisküvi tanesinin verdiğidir.
(img:#131173)
(img:#131173)
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
ben heç günah yapmadım heç günah yapmadım repliğiyle akıllara kazınmış özgü namalın başrol aldığı başarılı film.
mutluluk, uzakta görünen bir arkadaşa elini kaldırıp .mına kym dediğinde onun elini kaldırıp merhaba deyişini seyretmektir.
kovaladıkça kaçan bir çeşit ateş böceği.
öyle ki, amaç haline getirildiğinde adamı adeta deli eder. hiç umulmadık bir aktivitenin yan ürünüdür genellikle.
hani ne zaman aranmasa o zaman bulunan kayıp eşyalar gibi...
öyle ki, amaç haline getirildiğinde adamı adeta deli eder. hiç umulmadık bir aktivitenin yan ürünüdür genellikle.
hani ne zaman aranmasa o zaman bulunan kayıp eşyalar gibi...
uzunca bir müddet bu duyguyu yaşamanıza sebebiyet verecek durumlardan bir örnek: down sendromlu bir çocuğun gözlerinin ışığında, size duyduğu sevgiyi görmek..
bu durum, sevginin aslında gözle görülebilen somut bir kavram olduğunu düşünmenize de neden olur aynı zamanda.
bu durum, sevginin aslında gözle görülebilen somut bir kavram olduğunu düşünmenize de neden olur aynı zamanda.
bir tarafı hep eksik kalan.
bazıları için ufacık şeylerin bile yeterli geldiği; kimilerin ise dünyaları verseler hiç bulamadığıdır...
MUTLULUK...
Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük
olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman?...
Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.
Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığının gösterdi.
Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kiymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.
Unutmayın!! zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
Işe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçlari ödeyene kadar,
Ilkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar.....
MUTLU OLMAK IÇIN IÇINDE BULUNDUĞUNUZ 'AN' DAN DAHA IYI BIR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK IÇIN BEKLEMEKTEN VAZGEÇIN. MUTLULUK BIR VARIŞ DEĞIL, BIR YOLCULUKTUR. "PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU INSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK INSANIN BOYU HIZASINDADIR."
Unutmayın "YARIN KIMSEYE VAAD EDiLMEMIŞTIR."
*
MUTLULUK...
Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük
olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman?...
Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.
Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığının gösterdi.
Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kiymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.
Unutmayın!! zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
Işe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçlari ödeyene kadar,
Ilkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar.....
MUTLU OLMAK IÇIN IÇINDE BULUNDUĞUNUZ 'AN' DAN DAHA IYI BIR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK IÇIN BEKLEMEKTEN VAZGEÇIN. MUTLULUK BIR VARIŞ DEĞIL, BIR YOLCULUKTUR. "PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU INSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK INSANIN BOYU HIZASINDADIR."
Unutmayın "YARIN KIMSEYE VAAD EDiLMEMIŞTIR."
*
Sevdigin insanla paylasmasini istenilen his.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar