bugün
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- özelde fingirdeşen yazarlar7
- insanın kendini çok değerli zannetmesi8
- ben geldim kerkenezler12
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız6
- yeni parti13
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon4
- velvet36
- aklın fikrin sekse çalışması4
- yazarların özledikleri şeyler8
- habire1233
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- muslettin amca6
- agaragar2
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç11
- çekirgeleri kim gönderdi9
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek2
- g'i l d'e d l'i l y4
- basit bir hayat istemek5
- hiç evlenmemiş erkek çocuklu kadın evliliği2
- nasreddinhoca4
- insan sevmeyen insan5
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- hiç sevgilisi olmamış insan2
- akılsızlığın tezahürü2
- çok yakışıklı bir erkek olmak2
- ben geldim karılarım3
- kürdüm5
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- dalida2
- bir insanı tanımadan hakkında konuşmak2
- aylık 474 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kabataş olayı görüntüleri27
- fatma soydaş4
- anneni mi babanı mı seviyorsun diyen akrabalar2
- istanbul un çok pahalı olması27
- ölmek için yaratılmış2
- kadınla erkek arkadaş olabilir mi2
- sevgiliyle karşılıklı osurarak sevişmek3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- hoşlanılan kızla karşılıklı santranç oynamak2
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- bütün kutsal kitapları okudum yalanı3
- rtx 50702
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
Çok kolay yakalanabilen bir duygu bazen.
Ben her sabah işe giderken Çevreyoluna çıkmadan 4 tane ışık geçmem gerekiyor. Binadan çıkarken de sağ ya sol yolu tercih etmem gerekiyor. Otoparktan çıktıktan sonra önümdeki Işıkların en az üçüne yakalanmadan yeşil ışıklar yanarken geçersem o günün iyi ve bereketli geçeceğini düşünürüm hep. Ha hepsine yakalanırsam temkinli olmam gerektiğini düşünürüm.
Bu sabah üç tane ışığı durmadan yeşil ışık yanarken geçince içim bir kıpır kıpır oldu. Dedim bugün güzel geçer be artık. Güzel de başladı.
işte mutluluk bu kadar basit.
Ben her sabah işe giderken Çevreyoluna çıkmadan 4 tane ışık geçmem gerekiyor. Binadan çıkarken de sağ ya sol yolu tercih etmem gerekiyor. Otoparktan çıktıktan sonra önümdeki Işıkların en az üçüne yakalanmadan yeşil ışıklar yanarken geçersem o günün iyi ve bereketli geçeceğini düşünürüm hep. Ha hepsine yakalanırsam temkinli olmam gerektiğini düşünürüm.
Bu sabah üç tane ışığı durmadan yeşil ışık yanarken geçince içim bir kıpır kıpır oldu. Dedim bugün güzel geçer be artık. Güzel de başladı.
işte mutluluk bu kadar basit.
Sürekli peşinde olduğumuz ama bulamadığımız.
ihtiyacın olandan yoksun olmama durumu.
Uyuyan bir bebeği izlemek, bir kedinin başını okşamak; bir çiçeği, gökyüzünü, ayı seyretmek.
Geri kalan mutlulukların içinde hep acı karışık.
Geri kalan mutlulukların içinde hep acı karışık.
Mutluluğa giden yol yoktur mutluluk zaten yolun kendisidir.
sevdiğin ve değer verdiğin bir insanla beş dakika bile olsa sohbet etmek, onun sana içten ve samimi bir gülümsemesi, gecenin karanlığında müzik eşliğinde yürümek. Herkes için mutluluk kaynağı farklı ve ne yazık ki gelip geçici, evet.
anlıktır. üç beş saniye falan.
içmedim ama 2 saat önce sarhoş olduğuma yemin edebilirim.
hangi mutluluk?
hayaller ve hedeflerde değil anlarda saklıdır.
Planlamadan hesaplamadan hiç bilmediğiniz bi anda olandır. Bazen o anı yaşarken bile anlamıyoruz mutlu olduğumuzu. Dönüp geçmişe bakınca o an sıradanmış gibi gelen bazı anlar aslında çok kıymetli ve mutlu anlarmış diyor insan.
son zamanlarda benden oldukça uzak olan kavram. nedendir bilinmez bir türlü denk gelemiyoruz. sanırım ya çok paramın olması ya da böyle aşırı sosyal bir çevrem filan olması gerekiyor mutlu olmam için.
Sabun köpüğü gibi mutluluklar yaşayan şahsım için zor bir başlık olmuş. Ben ancak mutsuzluk başlığının altını doldurabilirim.
Siz yazın ben okurum.
Siz yazın ben okurum.
Mutluluk; bir çiçeği koklamakta, bir çocuğu bir hayvanı sevmekte, kışın acıkınca sıcak bir çorba içmekte, yazın susayınca soğuk bir su yudumlayabilmektedir.
Onun sizi öpmesi ile.
Mutluluk, kendimizi iyi hissettiğimizde gerçekten daha olumlu bakmamızı sağlayan, diğer insanlardan, durumlardan ve olaylardan bağımsız bir ruh halidir. Bu, hayatımızda meydana gelen her türlü olumsuz olaya rağmen mutlu olabileceğimiz anlamına gelir. Aksi takdirde mutluluğunuz, huzurunuz ve duygularınız diğer insanlara bağlı olacaktır.
tıpkı mutsuzluk gibi geçici bir duygudur.
Nilüfer'e göre, bir çiçektir, bastığın yerde bitmez.
Keyif alabildiğim kadar almak, insan ilişkilerini abartmamak, güveni minimuma indirip alabildiğine seçici olmak, belirsizliklerden uzak durmak, yaşama çok da mana yüklememek, okuyabildiğim kadar kitap okumak ve tabiatın eşsiz güzelliğinde usul usul yaşlanmak; işte mutluluk.
Anlık bir duygudur.
Maximum 7-8 saniye sürer. Ama çok güzel bir histir.
"Anlık mutluluklardır hayatı yaşanabilir kılan."
(bkz: dostoyevski)
Maximum 7-8 saniye sürer. Ama çok güzel bir histir.
"Anlık mutluluklardır hayatı yaşanabilir kılan."
(bkz: dostoyevski)
Bir kahve ısmarla kendine ve otur.en sevdiğin şarkıyı aç. Taktığın bilekliğe,yüzüğe bi göz gezdir. içeri giren cıkanlara göz at ara ara.
Bazen boş an,bol işler de mutluluktur. Yalnızlık da mutluluktur. Kahve kokusu da.
Bazen boş an,bol işler de mutluluktur. Yalnızlık da mutluluktur. Kahve kokusu da.
uzun süre ulaşamayıp sürekli başkalarının yaşadığına tanık olan herkesin hayata karşı isteğini ve mücadele azmini yitirmesine sebep olan adaletsiz, şımarık duygu.
ölene kadar asla içime sinmeyip sadece idare edecek mutlulukları ulaşacağımdan hiçbir şey yapmak için parmağımı oynatasım gelmiyor. mesela yarın erken uyanmak ve insanlar arasına karışmak istemiyorum ama resmi bir iş için karışmam gerekiyor. neden istemediğim her şeye maruz kalmak zorundayım ve bu cezaya ne yapmam sebep oldu ? cidden merak ediyorum.
ölene kadar asla içime sinmeyip sadece idare edecek mutlulukları ulaşacağımdan hiçbir şey yapmak için parmağımı oynatasım gelmiyor. mesela yarın erken uyanmak ve insanlar arasına karışmak istemiyorum ama resmi bir iş için karışmam gerekiyor. neden istemediğim her şeye maruz kalmak zorundayım ve bu cezaya ne yapmam sebep oldu ? cidden merak ediyorum.
Mutlu olanların hepsi uyuyor şimdi, Mutsuz olanlara selam olsun.
(bkz: Charles bukowski)
(bkz: Charles bukowski)
Mutluluk..Kimi zaman bir gülüşte, kimi zaman içilen bir fincan kahvenin o tarifsiz sıcaklığında gizlidir. Oysa bazen mutluluk, ardında bıraktığın gölgelerden doğar, gitmeyi seçtiğin yollarda filizlenir. insan yorgun olduğunda, yüreği bir yokuşun başında nefessiz kaldığında, mutluluk adeta uzak bir ufuk gibi görünür. Ve işte o an, gitmekten başka bir seçenek kalmaz.
Uzaklaşmak. Belki de mutluluğun en gizli anahtarlarından biridir. Bir şehirden, bir hayalden, bir insandan uzaklaşmak. Her adımda yüklerini bırakarak, arkada kalan anılara son bir defa dönüp bakarak yürümek. Sanki her adımda biraz daha hafifler insan. Omuzlarında biriken yılların ağırlığı, zihnindeki karmaşanın gürültüsü geride kalır. Uzaklaştıkça kendini bulur, derin bir iç çekişin rahatlatıcı dokunuşunu hissedersin. Mutluluk, ardında bıraktıklarının çok ötesinde, sadece seninle var olur.
Bazen gitmek gerekir, bazen bir adım bile atmak mutluluğa doğru açılan bir kapıdır. Tıpkı bir kuşun geniş gökyüzüne kanat açması gibi, o dağınık hislerin, kaçmakla değil, özgürleşmekle anlam bulur. Her yolculuk, mutluluğun sana doğru koştuğu bir fırsattır. Gittiğin yerin bir önemi yoktur; aslında önemli olan, uzaklaştıkça kendine daha çok yaklaşmandır. Sessizliği dinlersin, belki rüzgarı, belki denizin huzur dolu dalgalarını… Ama en çok, kalbinin uzun zamandır duymadığın o içsel yankılarını duyarsın.
Bazen mutluluk; kalabalıklardan değil, yalnızlıktan doğar. Bazen mutluluk; kalmanın değil, gitmenin gücünde saklıdır. O yüzden, eğer kalmak seni yoruyorsa, gitmekten korkma. Çünkü mutluluk, bazen ardına bakmadan yürümenin cesaretindedir. Uzaklaş, yalnızca kendin olacağın yerlere git. Ve unutma, mutluluk bazen o uzak diyarlarda seni bekler, sadece ona varabilmek için yol alman gerekir.
Uzaklaşmak. Belki de mutluluğun en gizli anahtarlarından biridir. Bir şehirden, bir hayalden, bir insandan uzaklaşmak. Her adımda yüklerini bırakarak, arkada kalan anılara son bir defa dönüp bakarak yürümek. Sanki her adımda biraz daha hafifler insan. Omuzlarında biriken yılların ağırlığı, zihnindeki karmaşanın gürültüsü geride kalır. Uzaklaştıkça kendini bulur, derin bir iç çekişin rahatlatıcı dokunuşunu hissedersin. Mutluluk, ardında bıraktıklarının çok ötesinde, sadece seninle var olur.
Bazen gitmek gerekir, bazen bir adım bile atmak mutluluğa doğru açılan bir kapıdır. Tıpkı bir kuşun geniş gökyüzüne kanat açması gibi, o dağınık hislerin, kaçmakla değil, özgürleşmekle anlam bulur. Her yolculuk, mutluluğun sana doğru koştuğu bir fırsattır. Gittiğin yerin bir önemi yoktur; aslında önemli olan, uzaklaştıkça kendine daha çok yaklaşmandır. Sessizliği dinlersin, belki rüzgarı, belki denizin huzur dolu dalgalarını… Ama en çok, kalbinin uzun zamandır duymadığın o içsel yankılarını duyarsın.
Bazen mutluluk; kalabalıklardan değil, yalnızlıktan doğar. Bazen mutluluk; kalmanın değil, gitmenin gücünde saklıdır. O yüzden, eğer kalmak seni yoruyorsa, gitmekten korkma. Çünkü mutluluk, bazen ardına bakmadan yürümenin cesaretindedir. Uzaklaş, yalnızca kendin olacağın yerlere git. Ve unutma, mutluluk bazen o uzak diyarlarda seni bekler, sadece ona varabilmek için yol alman gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar