bugün
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- filistin37
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- fon kurdum para yatırır mısınız9
- arkadaşlar ne yesek9
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- israil2
- seksten önce dua etmek10
- israil'i allah cezalandıracak9
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- tarhana çorbası12
- özelden şeftalisini atan yazar14
- sözlük kızlarının tantunici7
- parcalandim toparlanamiyorum323
- redbull5
- güzelsen koy resmini görelim6
- adana lezzet festivali5
- sözlük kızlarının kombinleri15
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- alttaki yazara bir şey söyle24
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- sapık şarkı sözleri9
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- porno entelektüelliği8
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- kalpteki boşluk hissi4
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- ucan tekme atan hipopotam47
- sözlük kızalarının takosu5
- yakışıklı olgun erkekler6
- izmir tulum4
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- gocu'yu özlemek4
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
- aşk7
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı7
eger durum sentezi yapılırsa gerçekten çok boktan bir durumdur.. gerçekten vahim ve dehset saçan bir aksiyon olmakla birlikte genelde mazeret meyve yedikten sonra el yıkamak olur..
- muhittin bey, lavabo ne tarafta acaba??
- kordiorun en sonunda sağ kapı..
ve içeri girilir.. önce sifon çekilir, sifonun ilk çekişiyle önce rahat bir nefes alınır ve ossurulur.. ossurugun şiddeti su sesiyle doğru orantılı olmalıdır ve mümkün olduğunca su sesi bitiminde içerdeki aygaz kıvamına gelmiş ossuruk çıkartılmalıdır..
daha sonra sıçma eylemine gecilir.. tuvalete oturulur ve tekrar sifon çekilmek suretiyle içerde artık beton kıvamını almış ilk parça dökülmelidir.. işlem bittikten sonra tekrar sifon çekilir..
şimdi gelelim en son ve en önemli konuya.. içeride salına salına gezen o koku..
bu kokuyu da gidermek icin cebinizde her zaman küçük bir şişede parfüm veya kolonya bulunudurulmalıdır..
ve tamamen işlem bitmiştir.. artık muhittin bey'in yanına gidip rahat rahat kahkaha atabilirisiniz..
- muhittin bey, lavabo ne tarafta acaba??
- kordiorun en sonunda sağ kapı..
ve içeri girilir.. önce sifon çekilir, sifonun ilk çekişiyle önce rahat bir nefes alınır ve ossurulur.. ossurugun şiddeti su sesiyle doğru orantılı olmalıdır ve mümkün olduğunca su sesi bitiminde içerdeki aygaz kıvamına gelmiş ossuruk çıkartılmalıdır..
daha sonra sıçma eylemine gecilir.. tuvalete oturulur ve tekrar sifon çekilmek suretiyle içerde artık beton kıvamını almış ilk parça dökülmelidir.. işlem bittikten sonra tekrar sifon çekilir..
şimdi gelelim en son ve en önemli konuya.. içeride salına salına gezen o koku..
bu kokuyu da gidermek icin cebinizde her zaman küçük bir şişede parfüm veya kolonya bulunudurulmalıdır..
ve tamamen işlem bitmiştir.. artık muhittin bey'in yanına gidip rahat rahat kahkaha atabilirisiniz..
"aha şimdi sıctık" deme sebebidir.. ossurmamak için kasılmamalı, göt oluruna bırakılmalıdır.. zira kastıkça göt kontrolden çıkar, daha dar alandan daha şiddetli ve beklenmedik ses çıkar..
erciyes matematik profösörlerinden himmet can hocamız "musluğu sonuna kadar açın çocuklar" der. * (bkz: himmet can)
tuvaletini yapabilen normal bir insansanız herhangi bir sorun teşkil edebileceğini sanmadığım eylemdir.hee bir de misafirlikte bir tuvaletin olması gerekli.
dünyanın en zor, en ateş bastıran eylemidir. en cicili bicili, bıcır bıcır kıyafetlerle misafirliğe gark olunur. komşu teyzeler, aman da aman tarzı bakışlar ve el kol hareketleriyle sizi karşılar. ikram falan fişman. akabinde bastıran kaka. tuvalete gidilir. işte herşey o anda başlar. tuvalete girilir, kapının anahtarı var mı yok mu kontrol edilir, varsa kapı kilitlenir, yoksa el yetişiyorsa tutulur. anahtar deliğinden içerisi gözükebilicek kıvamdaysa, kapının koluna bir havlu takılır ki anahtar deliğini kapatsın, komşu çocukları sizi gözetlemesin. tüm bunlar tamamlandıktan sonra, tuvalet kağıdı var mı yok mu kontrol edilir. yoksa sıçmadan tuvalet terkedilir. varsa "ohh" çekilir. akabinde, sular kontrol edilir. taharet musluğu seri hareketlerle açılıp kapatılır. her ihtimale karşı hamam tası, banyo tası, duş tası her neyse var mı diye bakılır. herşey kontrol edilip liste tamamlandıktan sonra, tuvalete oturulur. güzelce tadına vara vara sıçılır. yakınlarda bir yerlerde dergi vs. varsa, yüzsüzce okunur. son lopu da tuvalete yollayıp silkindikten sonra, önce taharet musluğu eşliğinde şööyle bir kabası alınır. daha sonra tuvalet kağıdı devreye girer. onunla da kenarları köşeleri güzelce sıyrılır, temizlenir. don paça toplanarak kalkılır. sifon çekilir. baktınız ki çalışmıyor, daha önceden kontrol edip koordinatlarını belirlediğiniz hamam tası suyla doldurulup, tuvalete dökülür. bu işlem birkaç kez tekrarlanır ki, dışkılar hakettikleri yere erişsindir. daha sonra eller yıkanır ve tuvaletten çıkılır. tüm bunları yaptıktan sonra, çocuklar gözetlemesin diye kapıya astığınız havluyu da yerine koymayı ihmal etmeyin. böylece iz bırakmadan tuvaletten kaçılır, komşu teyzelerin yanına güvenle dönülür.
ev sahibinden tuvaletin yerinin gösterilmesinin talep aşamasında * asla ama asla kibar olunmaması gerektigini acı bir tecrubeyle ogrendigim hadisedir.
-şeyy..lavaboyu kullanabilirmiyim.
-tabii buyrun gösteriyim.
-...(bu ne leenn burda sadece lavabo var!)
acık acık soylenmelidir: "teyze cisim geldi en uygun nereye yapabilirim?"
tabi yine lavaboyu gosterirse kendi problemidir.
-şeyy..lavaboyu kullanabilirmiyim.
-tabii buyrun gösteriyim.
-...(bu ne leenn burda sadece lavabo var!)
acık acık soylenmelidir: "teyze cisim geldi en uygun nereye yapabilirim?"
tabi yine lavaboyu gosterirse kendi problemidir.
işerken en az ses çıkaran noktayı bulmaya zorlayan olaydır.
bayram ziyaretlerinin olmazsa olmazıdır, evin nedense en temiz bölümü tuvalettir bayram ziyaterlerinde, yatak odası bok götürse de tuvalet bal dök yaladır, o düzeni bozmamak için itinayla iş görülür ancak bir yandan da anın tadına varmaya çalışılır, başardıktan sonra yüzünüzsuper marionun mantar yemiş haline benzer, bir zafer ifadesi berilir.
(bkz: abartmak)
(bkz: abartmak)
"bir de misafirlikte sıçılan bokun gitmemesi durumu" vardır ki, gerçekten rezalet bir durumdur. defalarca sifon çekilir. yine gitmemesi halinde, "aa canım, kayınpederim aradı, kayınvalidem rahatsızlanmış, hemen gitmem lazım" diyerek oradan uzaklaşılmalıdır.
tuvalet fırçasının bulunamaması durumunda klozete imza bırakılan durumdur.
''ve tamamen işlem bitmiştir.. artık muhittin bey'in yanına gidip rahat rahat kahkaha atabilirisiniz..'' işte böyle görev başarıyla tamamlandığı zaman, insanın hayatında yaşayabileceği en süper rahatlamalardan biri yaşanır.
düşünürsün içinden:
ulan dicekler ki şimdi, azıcık yedi hemen tuvalete gitti... gitsem mi, gitmesem mi? kibarlığa gerek yok, insani ihtiyaç!
ulan dicekler ki şimdi, azıcık yedi hemen tuvalete gitti... gitsem mi, gitmesem mi? kibarlığa gerek yok, insani ihtiyaç!
sadece çiş yapılacaktır o tuvalette sıçmaya korkarsınız tamamen yabancı bir ortamdır ya benden sonra ev sahibi girerse, ya tuvaletin deliğinin kenarında kalıntı kalırsa düşünceleri içinde sadece işer ve olay yerinden ayrılırsınız.
mamulu hedefe bırakırken bir yandan tuvaleti incelemeye sebep veren eylemdir.
sanki tuvalette dinleme cihazı varmış gibi tedirgin olmanıza sebep olan durumdur.
misafirliğe gidersiniz, yemek yenir çaylar içilir, saatler farkında olmadan ilerler ve en sonunda yedikleriniz ve içtikleriniz sizi içeriden dürtmeye başlar... hafif gaz sızıntılarına çıkış vermemek için kıvranmalar başlar... biraz direnilir, zira bok denilen cisim öyle gelişi güzel yerlere bırakılacak bir şey değildir. sohbet ilerlemekte derinleştikçe derinleşmektedir ancak aklınız ve konsantrasyonunuz bağırsak ve muadili bölgeleri durdurmak için çalışmaktadır. gel gör ki insanın biyolojik tabiatı buna fazla müsade etmez... soğuk terler boşalır ve an gelir...
s.g.a. *
es. *
s.g.a.: yaa dostum aynen öyle oldu işte...
es.: demek öyle ha ? vay anasını...
s.g.a.: ... ( patlamaya elli dokuz saniye... )
es.: ...
s.g.a.: ya birader...
es.: he kurban?
s.g.a.: sizin lavabo ne tarafta?
es.: kuzeyde kalıyor.. ne yapacan?
s.g.a.: hiiç... öyle bi fayansları sileyim dedim içimden geldi...
- kestik-
böyle olmaz tabi. tekrar baştan alalım.
s.g.a.: (dayanamıyorum lan artık ne olacaksa olsun) hoca tuvalet nerede sizin?
es.: kapıdan çık hemen soldaki kapı...
s.g.a.: eyvallah...
tuvalete girilir. yüzde doksan ihtimalle alaturka tuvalet olur. bizim insanımız onda rahat. bana fark etmiyor da. tek sorun şu oluyor ki; alaturka tuvalette deliği tutturmak. misafirliğe gitmişsin, yemekler yemiş çaylar içmişsin, sohbetin bini bi para, hizmet desen kusursuz... sen tüm bunların üstüne bi de adamın evinin içine sıçacaksın, bari deliği tuttur! bu sorumlulukla pozisyon alınır. karın içeri, kalça dışarı , yarım cenin pozisyonu (o ne oluyorsa artık) bi yandan da göz ucuyla deliği süzersin... " azıcık daha sağa... eveeet... biraz ileri... hah tam orası işte... bırak!" bıraktığın anda dönüşü yoktur ve bok deliğe düşerken geçen o kısa zaman diliminde -yaklaşık 1 saniye- akılına fizik kanunları gelir. etki tepki yasası. tamam iyi güzel ayarladın da, o deliğe düştüğü zaman ağırlığına onaranla delikteki sudan tepki görecek... o uzuuuun bir saniye biter ve tuvalet fayanslarında bir ses yankılanır " culoops!!"... " msnkim ya... kesin içeriden duyuldu! dur suyu açiim da madem ses gitmesin" fizik kanunları işte burada lehinize çevrilir... desibel olarak su sesi daha baskın çıkacağından, içeriye "culoppp" sesinin gitme ihtimali sıfıra indirilir... bunu, on yurdum insanından dokuzu mutlaka yapar... seri penaltı atışları tamamlandıktan ve tüm atışlar gol olduktan sonra uefa kupanıza muzaffer bir edayla uzanırsınız: tuvalet kağıdı. ama o da ne?! tuvalet kağıdı bitmiş! işte kahrolmak kelimesinin tam anlamı budur... çaresizliğin pratik hali budur... bir an için, evet evet, bir an için ne de ümitlenmiştim orada olur diye... ama kader işte... bu gibi durumlarda tedbiri elden bırakmayanlar (ben kendim) ceplerinde daima bir adet cellpak * bulundururlar. işiniz biter... eller yıkanır paklanır... uzuuun ve yorucu bir tuvalet ziyaretinden sonra sohbete kaldığınız yerden devam edebilirsiniz... ancak bu olaydan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır... adamın evine sıçmışsınızdır artık!
peşin edit: en azından şunu anladım... bi boktan anlıyormuşum...
edit 2: daha yazar yazmaz eksilemeyi nasıl beceriyorsunuz anlamıyorum ya... senin evine mi sıçtık arkadaşım...? *
misafirliğe gidersiniz, yemek yenir çaylar içilir, saatler farkında olmadan ilerler ve en sonunda yedikleriniz ve içtikleriniz sizi içeriden dürtmeye başlar... hafif gaz sızıntılarına çıkış vermemek için kıvranmalar başlar... biraz direnilir, zira bok denilen cisim öyle gelişi güzel yerlere bırakılacak bir şey değildir. sohbet ilerlemekte derinleştikçe derinleşmektedir ancak aklınız ve konsantrasyonunuz bağırsak ve muadili bölgeleri durdurmak için çalışmaktadır. gel gör ki insanın biyolojik tabiatı buna fazla müsade etmez... soğuk terler boşalır ve an gelir...
s.g.a. *
es. *
s.g.a.: yaa dostum aynen öyle oldu işte...
es.: demek öyle ha ? vay anasını...
s.g.a.: ... ( patlamaya elli dokuz saniye... )
es.: ...
s.g.a.: ya birader...
es.: he kurban?
s.g.a.: sizin lavabo ne tarafta?
es.: kuzeyde kalıyor.. ne yapacan?
s.g.a.: hiiç... öyle bi fayansları sileyim dedim içimden geldi...
- kestik-
böyle olmaz tabi. tekrar baştan alalım.
s.g.a.: (dayanamıyorum lan artık ne olacaksa olsun) hoca tuvalet nerede sizin?
es.: kapıdan çık hemen soldaki kapı...
s.g.a.: eyvallah...
tuvalete girilir. yüzde doksan ihtimalle alaturka tuvalet olur. bizim insanımız onda rahat. bana fark etmiyor da. tek sorun şu oluyor ki; alaturka tuvalette deliği tutturmak. misafirliğe gitmişsin, yemekler yemiş çaylar içmişsin, sohbetin bini bi para, hizmet desen kusursuz... sen tüm bunların üstüne bi de adamın evinin içine sıçacaksın, bari deliği tuttur! bu sorumlulukla pozisyon alınır. karın içeri, kalça dışarı , yarım cenin pozisyonu (o ne oluyorsa artık) bi yandan da göz ucuyla deliği süzersin... " azıcık daha sağa... eveeet... biraz ileri... hah tam orası işte... bırak!" bıraktığın anda dönüşü yoktur ve bok deliğe düşerken geçen o kısa zaman diliminde -yaklaşık 1 saniye- akılına fizik kanunları gelir. etki tepki yasası. tamam iyi güzel ayarladın da, o deliğe düştüğü zaman ağırlığına onaranla delikteki sudan tepki görecek... o uzuuuun bir saniye biter ve tuvalet fayanslarında bir ses yankılanır " culoops!!"... " msnkim ya... kesin içeriden duyuldu! dur suyu açiim da madem ses gitmesin" fizik kanunları işte burada lehinize çevrilir... desibel olarak su sesi daha baskın çıkacağından, içeriye "culoppp" sesinin gitme ihtimali sıfıra indirilir... bunu, on yurdum insanından dokuzu mutlaka yapar... seri penaltı atışları tamamlandıktan ve tüm atışlar gol olduktan sonra uefa kupanıza muzaffer bir edayla uzanırsınız: tuvalet kağıdı. ama o da ne?! tuvalet kağıdı bitmiş! işte kahrolmak kelimesinin tam anlamı budur... çaresizliğin pratik hali budur... bir an için, evet evet, bir an için ne de ümitlenmiştim orada olur diye... ama kader işte... bu gibi durumlarda tedbiri elden bırakmayanlar (ben kendim) ceplerinde daima bir adet cellpak * bulundururlar. işiniz biter... eller yıkanır paklanır... uzuuun ve yorucu bir tuvalet ziyaretinden sonra sohbete kaldığınız yerden devam edebilirsiniz... ancak bu olaydan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır... adamın evine sıçmışsınızdır artık!
peşin edit: en azından şunu anladım... bi boktan anlıyormuşum...
edit 2: daha yazar yazmaz eksilemeyi nasıl beceriyorsunuz anlamıyorum ya... senin evine mi sıçtık arkadaşım...? *
dünyanın en zor işidir. Bir kere kendi evinde rahat olduğun kadar orda olamazsın. Bir de alaturka alafranga meselesi vardır. Evinde alaturka misafirliğe gittiğin yerde alafranga olursa deliği şaşırır, nereye yapacağını bilemezsin. Hadi sifon da yoksa.. Artık uğraş temizlemekle. Kısacası misafirliğe gittiğiniz yerde gelmesin bir şeyleriniz. Geliyorsa hemen kalkın ne diyelim.
bir evde misafir olarak bulunup ağırlanıyorsun hem de o eve sıçıyorsun çok ayıp, gelenek ve göreneklerimize aykırı olup asla yapılmaması gerken bir olaydır.
annemin, kardeşim ve ben küçükken 'bi yere gittik mi götünüz açılır zaten'dediği durumdur.
çok zor bir durumdur.. her ne kadar olsa da gitmemeye çalışırım ama acilse yapacak bir şey yok gideceğiz.
eğer sıçacaksanız öncelikle sifonun bozuk olup olmadığınız kontrol etmek zorundasınız. zira çok kötü olaylar silsilesi yakanızı bırakmayacaktır.
illa bir bahane olacak ya ' dişime bir şey kaçtı ben bi bakayım ' bahanesi ile oda'dan çıkarsınız, sırf bu yalan bile sizi güldürmeye yetmişken tuvaletin kapısının tam kapanmıyor olması sizde şok etkisi yapar. bir iki kez şansınızı deneyip kapatmak istersiniz ama nafile kapı size ısrarla direnir. o kapıyı yapa*na küfür kıyamet gidersiniz.
içinizden ' ne olur kimse gelmesin ' diye dualar eder ve tuvalete girersiniz. siz gideli çok olmuştur, bu kadar zamandır dişinizden çıkaramadığınız o ucubenin ne olduğunu merak eden oda sakinleri siz içeri girdiğinizde şöyle bir bakar ve ' geçmiş olsun ' der gibi bir ifade takınır.
hakkaten geçmiş olsundur, misafirlik bitse de eve gidilesedir ayrıca. *
içinizden ' ne olur kimse gelmesin ' diye dualar eder ve tuvalete girersiniz. siz gideli çok olmuştur, bu kadar zamandır dişinizden çıkaramadığınız o ucubenin ne olduğunu merak eden oda sakinleri siz içeri girdiğinizde şöyle bir bakar ve ' geçmiş olsun ' der gibi bir ifade takınır.
hakkaten geçmiş olsundur, misafirlik bitse de eve gidilesedir ayrıca. *
Tuvaletten sonra ellerinizi yıkadığınızda, havlu bulamayıp elinizi yüzünüzü bornoza silme durumunun başlangıç evresidir. (bkz: misafirlikte havlu bulamayıp bornoz kullanmak)
fırat budacı'nın vakt-i zamanında uykusuz'daki "kendimi durduracak değilim" adlı köşesindeki bir yazısında dertaylıca irdelediği durumdur. *
+hela ne yanda kazım abi?
-ordan yürü düm düz git karşıda.
+ha yaşa.
-ordan yürü düm düz git karşıda.
+ha yaşa.
Gündemdeki Haberler