bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması22
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler5
- ecevit denince akla gelen şeyler21
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak7
- manifest6
- simko315
- rakıya verilen paranın göze batmaması5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- türkiye 0 7 fransa5
- çok şükür ki atatürkçü ve tırk değilim5
- memduh bashgan10
- sözlükte ki türk düşmanları10
- türk olmayan türkler5
- marisa tomei2
- israil azerbaycan kardeşliği4
- türklerin dinsiz bir millet olması4
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- tarih kitaplarının aşırı yalandan ibaret olması4
- esat oktay yıldıran3
- ölüm orucu3
- hewal ebo6
- sözlüğe fotoğraf yüklenmiyor4
- roman çöpü hagi4
- bölücüye sövdük diye çaylak olmak3
- meksika açmazı macerası6
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- özel sektör vs devlet sektörü3
- durumumuz kudretlidir3
- kürt memduh4
- amedspor'un kürt milliyetçisi bir takım olması3
- etzincan kürdü memduh4
- kredi kartı borcu3
- işcep2
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- filenin balonları3
- siirt te patpat devrilmesi 7 yaralı3
- catwalk3
- s'i l v'e r m'i s t7
- betray me8
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazar tayfası3
- sözlük moderatörleri sorgulanmalı2
- 5816 atatürk ü koruma kanunu kaldırılsın mı2
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- kürdistan da bulunmaktan şeref duydum2
- ligin ilk ikisinde amedspor'un ve cimbomun olması2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı7
- arkadaşın eski sevgilisi3
- trabzonspor 4 galatasaray 02
- trabzonspor taraftarı2
sanki tuvalette dinleme cihazı varmış gibi tedirgin olmanıza sebep olan durumdur.
misafirliğe gidersiniz, yemek yenir çaylar içilir, saatler farkında olmadan ilerler ve en sonunda yedikleriniz ve içtikleriniz sizi içeriden dürtmeye başlar... hafif gaz sızıntılarına çıkış vermemek için kıvranmalar başlar... biraz direnilir, zira bok denilen cisim öyle gelişi güzel yerlere bırakılacak bir şey değildir. sohbet ilerlemekte derinleştikçe derinleşmektedir ancak aklınız ve konsantrasyonunuz bağırsak ve muadili bölgeleri durdurmak için çalışmaktadır. gel gör ki insanın biyolojik tabiatı buna fazla müsade etmez... soğuk terler boşalır ve an gelir...
s.g.a. *
es. *
s.g.a.: yaa dostum aynen öyle oldu işte...
es.: demek öyle ha ? vay anasını...
s.g.a.: ... ( patlamaya elli dokuz saniye... )
es.: ...
s.g.a.: ya birader...
es.: he kurban?
s.g.a.: sizin lavabo ne tarafta?
es.: kuzeyde kalıyor.. ne yapacan?
s.g.a.: hiiç... öyle bi fayansları sileyim dedim içimden geldi...
- kestik-
böyle olmaz tabi. tekrar baştan alalım.
s.g.a.: (dayanamıyorum lan artık ne olacaksa olsun) hoca tuvalet nerede sizin?
es.: kapıdan çık hemen soldaki kapı...
s.g.a.: eyvallah...
tuvalete girilir. yüzde doksan ihtimalle alaturka tuvalet olur. bizim insanımız onda rahat. bana fark etmiyor da. tek sorun şu oluyor ki; alaturka tuvalette deliği tutturmak. misafirliğe gitmişsin, yemekler yemiş çaylar içmişsin, sohbetin bini bi para, hizmet desen kusursuz... sen tüm bunların üstüne bi de adamın evinin içine sıçacaksın, bari deliği tuttur! bu sorumlulukla pozisyon alınır. karın içeri, kalça dışarı , yarım cenin pozisyonu (o ne oluyorsa artık) bi yandan da göz ucuyla deliği süzersin... " azıcık daha sağa... eveeet... biraz ileri... hah tam orası işte... bırak!" bıraktığın anda dönüşü yoktur ve bok deliğe düşerken geçen o kısa zaman diliminde -yaklaşık 1 saniye- akılına fizik kanunları gelir. etki tepki yasası. tamam iyi güzel ayarladın da, o deliğe düştüğü zaman ağırlığına onaranla delikteki sudan tepki görecek... o uzuuuun bir saniye biter ve tuvalet fayanslarında bir ses yankılanır " culoops!!"... " msnkim ya... kesin içeriden duyuldu! dur suyu açiim da madem ses gitmesin" fizik kanunları işte burada lehinize çevrilir... desibel olarak su sesi daha baskın çıkacağından, içeriye "culoppp" sesinin gitme ihtimali sıfıra indirilir... bunu, on yurdum insanından dokuzu mutlaka yapar... seri penaltı atışları tamamlandıktan ve tüm atışlar gol olduktan sonra uefa kupanıza muzaffer bir edayla uzanırsınız: tuvalet kağıdı. ama o da ne?! tuvalet kağıdı bitmiş! işte kahrolmak kelimesinin tam anlamı budur... çaresizliğin pratik hali budur... bir an için, evet evet, bir an için ne de ümitlenmiştim orada olur diye... ama kader işte... bu gibi durumlarda tedbiri elden bırakmayanlar (ben kendim) ceplerinde daima bir adet cellpak * bulundururlar. işiniz biter... eller yıkanır paklanır... uzuuun ve yorucu bir tuvalet ziyaretinden sonra sohbete kaldığınız yerden devam edebilirsiniz... ancak bu olaydan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır... adamın evine sıçmışsınızdır artık!
peşin edit: en azından şunu anladım... bi boktan anlıyormuşum...
edit 2: daha yazar yazmaz eksilemeyi nasıl beceriyorsunuz anlamıyorum ya... senin evine mi sıçtık arkadaşım...? *
misafirliğe gidersiniz, yemek yenir çaylar içilir, saatler farkında olmadan ilerler ve en sonunda yedikleriniz ve içtikleriniz sizi içeriden dürtmeye başlar... hafif gaz sızıntılarına çıkış vermemek için kıvranmalar başlar... biraz direnilir, zira bok denilen cisim öyle gelişi güzel yerlere bırakılacak bir şey değildir. sohbet ilerlemekte derinleştikçe derinleşmektedir ancak aklınız ve konsantrasyonunuz bağırsak ve muadili bölgeleri durdurmak için çalışmaktadır. gel gör ki insanın biyolojik tabiatı buna fazla müsade etmez... soğuk terler boşalır ve an gelir...
s.g.a. *
es. *
s.g.a.: yaa dostum aynen öyle oldu işte...
es.: demek öyle ha ? vay anasını...
s.g.a.: ... ( patlamaya elli dokuz saniye... )
es.: ...
s.g.a.: ya birader...
es.: he kurban?
s.g.a.: sizin lavabo ne tarafta?
es.: kuzeyde kalıyor.. ne yapacan?
s.g.a.: hiiç... öyle bi fayansları sileyim dedim içimden geldi...
- kestik-
böyle olmaz tabi. tekrar baştan alalım.
s.g.a.: (dayanamıyorum lan artık ne olacaksa olsun) hoca tuvalet nerede sizin?
es.: kapıdan çık hemen soldaki kapı...
s.g.a.: eyvallah...
tuvalete girilir. yüzde doksan ihtimalle alaturka tuvalet olur. bizim insanımız onda rahat. bana fark etmiyor da. tek sorun şu oluyor ki; alaturka tuvalette deliği tutturmak. misafirliğe gitmişsin, yemekler yemiş çaylar içmişsin, sohbetin bini bi para, hizmet desen kusursuz... sen tüm bunların üstüne bi de adamın evinin içine sıçacaksın, bari deliği tuttur! bu sorumlulukla pozisyon alınır. karın içeri, kalça dışarı , yarım cenin pozisyonu (o ne oluyorsa artık) bi yandan da göz ucuyla deliği süzersin... " azıcık daha sağa... eveeet... biraz ileri... hah tam orası işte... bırak!" bıraktığın anda dönüşü yoktur ve bok deliğe düşerken geçen o kısa zaman diliminde -yaklaşık 1 saniye- akılına fizik kanunları gelir. etki tepki yasası. tamam iyi güzel ayarladın da, o deliğe düştüğü zaman ağırlığına onaranla delikteki sudan tepki görecek... o uzuuuun bir saniye biter ve tuvalet fayanslarında bir ses yankılanır " culoops!!"... " msnkim ya... kesin içeriden duyuldu! dur suyu açiim da madem ses gitmesin" fizik kanunları işte burada lehinize çevrilir... desibel olarak su sesi daha baskın çıkacağından, içeriye "culoppp" sesinin gitme ihtimali sıfıra indirilir... bunu, on yurdum insanından dokuzu mutlaka yapar... seri penaltı atışları tamamlandıktan ve tüm atışlar gol olduktan sonra uefa kupanıza muzaffer bir edayla uzanırsınız: tuvalet kağıdı. ama o da ne?! tuvalet kağıdı bitmiş! işte kahrolmak kelimesinin tam anlamı budur... çaresizliğin pratik hali budur... bir an için, evet evet, bir an için ne de ümitlenmiştim orada olur diye... ama kader işte... bu gibi durumlarda tedbiri elden bırakmayanlar (ben kendim) ceplerinde daima bir adet cellpak * bulundururlar. işiniz biter... eller yıkanır paklanır... uzuuun ve yorucu bir tuvalet ziyaretinden sonra sohbete kaldığınız yerden devam edebilirsiniz... ancak bu olaydan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır... adamın evine sıçmışsınızdır artık!
peşin edit: en azından şunu anladım... bi boktan anlıyormuşum...
edit 2: daha yazar yazmaz eksilemeyi nasıl beceriyorsunuz anlamıyorum ya... senin evine mi sıçtık arkadaşım...? *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar