bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- ekrem imamoğlu4
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak4
- regl dönemi dengesizlikleri4
- masaj bekleyen yazarlar3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- 2000 tl ile yapılabilecekler2
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- tadıldığına pişman eden şeyler2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- her gün poğaça simit yemek2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları31
- deve besleyip sidiğini satmak2
- pazar günü mesai yapmak3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- michael olise3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- vantilatörü kendine çevirmek10
- fransa7
- elektrikli bisiklet terörü2
- dünyanın en güzel tatlısı11
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- mohamed salah ghaly3
- türklerin ileri olduğu konular21
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- inan akgün alp2
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- günün şiiri8
- dinsize inanır mısın17
- kalp kırmak2
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- en gey özelliğiniz8
- devlet bahçeli3
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- antipanik hanımın elleri2
prison break'in pi sayısına bölünmüş hali kadar güzel dizidir. ikisini de sağlam takip eden bir yazar olarak net bir şekilde prison break diyorum. lakin şu durumu göz ardı etmemek gerektir ki her iki dizi de yavaş yavaş bitmeli. saçmalayacaklarmış gibime geliyor zira.
şimdiye kadar isimler aracılığı ile gönderme yapılan fizoloflar;
john locke - john locke
desmond david hume - david hume
danielle rousseau - jean jacques rousseau
anthony cooper - anthony cooper
edmund burke - edmund burke
boone carlyle - thomas carlyle
mikhail bakunin - mikhail bakunin
bir de hugo reyes - hugo de groot diyenler var ama bu bana sadece rastlantı gibi geliyor.
john locke - john locke
desmond david hume - david hume
danielle rousseau - jean jacques rousseau
anthony cooper - anthony cooper
edmund burke - edmund burke
boone carlyle - thomas carlyle
mikhail bakunin - mikhail bakunin
bir de hugo reyes - hugo de groot diyenler var ama bu bana sadece rastlantı gibi geliyor.
bir kaç soru sorup boşluk bırakıp kafa karıştırır . Sonra o sorular cevaplanmadan aynı boşluklar kafa karıştırmalar yeniden tekrar edilir ve Lost denen dizi ortaya çıkar. Açıklanmamış olayları bir abartır bir abartır ki seyircii ooooo desin diye sonra açıklandığı vakit bildiğin tırt. izlenmez di bu dizi işte de, ortamlarda cahil kalmamak maksadı getirdi beni buralara.
hazır unutmuşken, bence hiç başlamasın.
eğer olayın içine sihirli yaratıklar* ve gerçeküstü kurgular çok sokulmasaydı, dizinin kalitesi daha yüksek olabilirdi. Tam izliyorsun, herşey mantıklı, güzel, heyecanlısın, sorularına mantıklı açıklamalar buluyorsun, o esnada siyah bir bulut ortaya çıkıyor. işte o zaman sizde bulutsuzluğa bir özlem oluşuyor.
(bkz: bulutsuzluk özlemi)
(bkz: bulutsuzluk özlemi)
diziyi henüz izlememis arkadaslara "aman aman, hic baslamayin!" diyorum buradan! ben basladim, iyi b*k yedim.
yayinlanmaya basladigi gunden itibaren bende bagimlilik yapan guzel bir dizidir. en heyecanli yerinde nedense bolum biter. ayrica altyazilarini cevirdigim dizilerden sadece bi tanesidir.
gecenlerde mail boxıma gelen dostlarıma baslıklı mailı lostlarıma diye okutup bir an da panik olmama sebeb olan tum beynimi ve bilicnaltımı ele gecirip icine eden senaristlerini bizzat dovmek istedigim allah cezanızı versin bu kadar da uzun ara verilmez ki anasını satayım dedigimdir.
Michelle Rodriguez, Ana Lucia rolüyle yeni sezonda diziye dönmesi beklenmektedir.
4. sezonun çekim hataları youtube'a düşen dizi.
3 sezonu yeni bitiren ben için rüyalara giren dizidir. artık yeterdir, divxler 5 bölüm sonra kendini kapatsın. yoksa her gece jack bana aşık olmasın istemiyorum, jon lok da beni azarlayıp durmasın ne bok olduğunu biliyorum. nefes almak istiyorum artık. daniellede bıyıklarını alsın kate'de ağda var. yeter yaa. titreme geliyor arada, noluyor öğrenmek istiyorum. ayrıca safın tekiyim. her bölümde ne açıklasalara inanıyorum sonra kalbim kırılıyor, içim eriyor. evde biri habire dude diye sesleniyor, tuvaletimden kutup ayıları çıkıyor. artık yeter. dem yu yajop.
beraber yaşa yalnız öl dedi jack rüyamda
oysa bir başımaydım koskoca odada
o adada ne oluyorsa bana söylesinler
hepsinin adı bi tuhaf bunu bilsinler
john locke, james ford, kate austen
böyle senoraya ben kafamı ... huston
2010da biterse ölürüm bunu diyen benjamin
bitirene kosun babası pennyinin
beraber yaşa yalnız öl dedi jack rüyamda
oysa bir başımaydım koskoca odada
o adada ne oluyorsa bana söylesinler
hepsinin adı bi tuhaf bunu bilsinler
john locke, james ford, kate austen
böyle senoraya ben kafamı ... huston
2010da biterse ölürüm bunu diyen benjamin
bitirene kosun babası pennyinin
izlerken, kimi zaman host kimi zaman ohst yaptiran, adi ustunde 'lost' bir dizi.
--- spoiler---
Not: 'Aşağıda okuyacaklarınız tamamen hayal ürünüdür ve gerçekle alakası yoktur', dememi beklemiyorsunuz herhalde. Var kardeşim bal gibi de var. Ama iş bu entryde yazanlar az önceki örnektede görmüş olduğunuz gibi genel olarak g.t göbek sarıyer bebek modunda bir entry olacağı için okumak isteyen okusun istemeyende, emeğe saygıdır, bir artımı atsın. Hehehe...
2.sezon itibariyle karakterlere bakış açım şudur:***
Bu dizinin en itici karakteri bariz ana lucia'dır. Ölüpte diziye, dönmesi sonraki sezonları izlememiş zat-ı şahanemde derin bir yara açmıştır. Herif çocuğunu arıyor 'walt, walt' diye diye kafayı kırıcak, arkadaş geliyor 'bizde çok şeyimizi kaybetmiştik.' diyor. Odun musun sen kardeşim, adam çocuğunu arıyor yav.
Yanlız hakkını yememek lazım iticilik konusunda walt'un ilk sezonda adada ve flashbacklerde tanık olduğumu hareketlerini görünce hem 'iyi olmuş i..neye' hem 'michael çok üzülüyor yav' demekten kendimi alamıyorum. Bu adamın çektiği zulüm bitsin. Uçaktan unutulmuş eli yüzü düzgün, bir bayan bulmak lazım. Bir bardak sıcak çaydır ne biliyim iki üç tane biskrem filan koymak lazım. Tükendi adam iki günde...
+++++++
Sayid karakterinde ister istemez kendimi görür gibi oluyorum.** Yüce islam alemini, lost adasında temsil eden tek insan olması vesilesiyle gururlanıyoruz... Koca sawyer'ın, jack'in yapamadaklarını yapmış. Shannın'la izdivaç modundayken hain walt'ın saldırılarına mağruz kalmasına karşın, karizmatik aksanı ve bilgisiyle ön plana çıkan değerli bir isim olmuştur.
Jack'e gelecek olursak... Bir insanın bu kadar iyi niyetli, duyarlı ve sempatik olması bana biraz tuhaf geliyor. Elbette böyle birşey olmaz, ama özellikle türk erkeği o adaya düşse ya sawyer gibi herşeyi eleştirir hiçbirşey yapmazdı. Ya da 'madem buradayız, boş durmak olmaz' diye bilimum dal ve benzeriyle Jin gibi kendini levreğe, lüfere mümkünsede çok kişi doysun diye kalkana vururdu.
Bu nedenle, sawyer'ın samimi ve uyuz halinin jack'e oranla daha gerçekçi olduğunu söylemek mümkün.
+++++++
Tabi ki, bu tip ciddi veya geyik eleştiriler sürer gider ama lost için son sözlerimi kesinlikle john locke için söylemek istiyorum.
Jack, Sawyer, Kate gibi karakterler daha bir öndeymiş, popülermiş gibi gözüksede geçmişi, bugünü ve yarını en çok merak edilen john locke olmuştur benim nezdimde. Çok basit ve sıkıcı bir işten gelipte bir adamın böyle outdoor insanı olması, ardından gelişen her olayada nokta koyması çok acayip. Ne kadar 'peg bundy' ile olan ilişkisi bizde hem daha çok sevmemiz ve daha çok nefret etmemiz gibi tuhaf bir durum yaratsa da John Locke'ın olmadığı bir Lost'u düşünemiyorum. Olası Lost finallerinde muhakkak John Locke'la bağlantılı veya bizzat kendisinin bizzat el koyduğu bir olay dizi sonunda bizleri beklemektedir.
Bunun dışında henüz tanışmadığım linus vb. karakterlerle es geçtiğim Kate, Charlie, Walt'un köpeği, Sun gibi karakterlerden şimdiden özür diliyorum. inşallah, gelecek entrylere onlara laflar hazırlarız...
++++++++
(bkz: seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım)
Not: 'Aşağıda okuyacaklarınız tamamen hayal ürünüdür ve gerçekle alakası yoktur', dememi beklemiyorsunuz herhalde. Var kardeşim bal gibi de var. Ama iş bu entryde yazanlar az önceki örnektede görmüş olduğunuz gibi genel olarak g.t göbek sarıyer bebek modunda bir entry olacağı için okumak isteyen okusun istemeyende, emeğe saygıdır, bir artımı atsın. Hehehe...
2.sezon itibariyle karakterlere bakış açım şudur:***
Bu dizinin en itici karakteri bariz ana lucia'dır. Ölüpte diziye, dönmesi sonraki sezonları izlememiş zat-ı şahanemde derin bir yara açmıştır. Herif çocuğunu arıyor 'walt, walt' diye diye kafayı kırıcak, arkadaş geliyor 'bizde çok şeyimizi kaybetmiştik.' diyor. Odun musun sen kardeşim, adam çocuğunu arıyor yav.
Yanlız hakkını yememek lazım iticilik konusunda walt'un ilk sezonda adada ve flashbacklerde tanık olduğumu hareketlerini görünce hem 'iyi olmuş i..neye' hem 'michael çok üzülüyor yav' demekten kendimi alamıyorum. Bu adamın çektiği zulüm bitsin. Uçaktan unutulmuş eli yüzü düzgün, bir bayan bulmak lazım. Bir bardak sıcak çaydır ne biliyim iki üç tane biskrem filan koymak lazım. Tükendi adam iki günde...
+++++++
Sayid karakterinde ister istemez kendimi görür gibi oluyorum.** Yüce islam alemini, lost adasında temsil eden tek insan olması vesilesiyle gururlanıyoruz... Koca sawyer'ın, jack'in yapamadaklarını yapmış. Shannın'la izdivaç modundayken hain walt'ın saldırılarına mağruz kalmasına karşın, karizmatik aksanı ve bilgisiyle ön plana çıkan değerli bir isim olmuştur.
Jack'e gelecek olursak... Bir insanın bu kadar iyi niyetli, duyarlı ve sempatik olması bana biraz tuhaf geliyor. Elbette böyle birşey olmaz, ama özellikle türk erkeği o adaya düşse ya sawyer gibi herşeyi eleştirir hiçbirşey yapmazdı. Ya da 'madem buradayız, boş durmak olmaz' diye bilimum dal ve benzeriyle Jin gibi kendini levreğe, lüfere mümkünsede çok kişi doysun diye kalkana vururdu.
Bu nedenle, sawyer'ın samimi ve uyuz halinin jack'e oranla daha gerçekçi olduğunu söylemek mümkün.
+++++++
Tabi ki, bu tip ciddi veya geyik eleştiriler sürer gider ama lost için son sözlerimi kesinlikle john locke için söylemek istiyorum.
Jack, Sawyer, Kate gibi karakterler daha bir öndeymiş, popülermiş gibi gözüksede geçmişi, bugünü ve yarını en çok merak edilen john locke olmuştur benim nezdimde. Çok basit ve sıkıcı bir işten gelipte bir adamın böyle outdoor insanı olması, ardından gelişen her olayada nokta koyması çok acayip. Ne kadar 'peg bundy' ile olan ilişkisi bizde hem daha çok sevmemiz ve daha çok nefret etmemiz gibi tuhaf bir durum yaratsa da John Locke'ın olmadığı bir Lost'u düşünemiyorum. Olası Lost finallerinde muhakkak John Locke'la bağlantılı veya bizzat kendisinin bizzat el koyduğu bir olay dizi sonunda bizleri beklemektedir.
Bunun dışında henüz tanışmadığım linus vb. karakterlerle es geçtiğim Kate, Charlie, Walt'un köpeği, Sun gibi karakterlerden şimdiden özür diliyorum. inşallah, gelecek entrylere onlara laflar hazırlarız...
++++++++
(bkz: seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım)
kaybolmayı ve saidi sevenlere birebir, lost insanı kendine getiriyor, zaman zamansa kendinden geçiriyor.
sosyo psikolojik bir felaketin göstergesi. izlemedim bu yüzden konusunu felan eleştiremem. hatta birçok insan severek izlediğine göre eminim güzel bir dizidir. insanların sevdikleri dizileri, tv programlarını takip etmelerini anlayışla karşlarım. eleştirdiğim nokta: okumuş, belli bir seviyeye gelmiş insanların "abi yemiyorum, içmiyorum, s.çmıyorum bir oturuşta şu kadar bölüm lost izliyorum" muhabbeti yapmasıdır. nerdeyse bu muhabbetler ayyaşların "bi oturuşta beş şişe 70lik rakı deviriyorum" muhabbeti kadar basittir. tamam bir dizi sevilebilir ama belli bir seviyeye gelmiş inasanların saatlerini -ne kadar güzel olursa olsun- bir abd dizisi karşısında boş boş ve akla mantığa sığmayacak bir şekilde geçirmesi. ayrıca bunu da çok matah bir davranışmış gibi sağda soda anlatması düşündürücü. ne lan bu ne kadar güzel olursa olsun bir dizi sonuçta. normal bir insan evladı saatlerini bir dizi başında geçirip gece gündüz o diziyi düşünür mü? biraz mantık biraz düşünce.
aylar evvel şu entryi yazmışım lost hakkında (#3245279). bi daha da izlememişim. geçenlerde hangi bölüm hatırlamıyorum ama, abimler tnt'de izlerken biraz göz misafiri oldum:
- koreli eleman (erkek olanı) ingilizceyi kapmış. ilk bölüm pek perişan idi durumu. bir lisan bir insan.
- morfinman sarı çocuk fazla yaşamaz diye tahmin yürütmüşüm ama, hala hayatta. üstelik sarışın güzel dudaklı bi kıza yazarken yakaladım.
- adada o ilk bölümden farklı olarak şu şahıslar var:
elinde sopayla gezen, zebellah gibi, gulyabani gibi zenci bir adam. adanın sahibi gibi karizma var elemanda. ama değil sanırım. hacı öyle bi arkadaşım olsa şu ankara sokaklarında ana avrat söverek gezerim şerefsizim. kim ne yapabilecek? zaten eskiden belaya bulaşmış; flaşbeklerden anladım.
pornocu eskisi gibi sarışın, irice memeli hatun. zannımca adada hayvanlı porno çekerken kaybolmuş. denizden çıkan buz gibi...
latinlere benzeyen barut gibi, ateş gibi esmer bi yavru. pek hırçın bişey. bi sevişse rahatlıycak da (evet, bu kısmı tüpçü zekeriya abi yazdı. onun dünya görüşüne göre, huysuz insanlar bi sevişebilse hiçbişeyleri kalmazmış. enerjidenmiş tüm sorun..) doğal lider dedikleri cinsten olsa gerek ki, o zebellah gibi elemana emir memir veriyordu.
- üs gibi bi yer var. kel adam (artık ismini biliyorum; con lok. ya da lak) ilgileniyor orasıyla. bi tane eski video kaydı izleyip gaza geliyor.
- türkiye'ye gelen gamzeli çocuk yaralandıydı. ama ölmez o. başrol çünkü (burayı da annem yazdırdı)
- şişman çocuk erir gider dediydim ama yarı çapı daha da genişlemiş gibime geldi. dertten yiyor adam ne yapsın.
- bi başından bi ortasından izledim. bi de sonundan izlersem yeter bana. anlatırım orda burda. lost izlemeyen adam damgası yemem. ama benim izlemeyle ilgili problemlerim var; lost'la ilgili değil. sıkılmadan izleyebildiğim tek şey fashiontv, fashion one. aklımda tutabildiğim ender rakamlar da bu iki kanalın televizyonumdaki sırası. 137 ve 153. evet, buradan şuraya bağlamak istiyorum: lost'ta şanslı numaralar var. ama aklımda tutamadım.
- koreli eleman (erkek olanı) ingilizceyi kapmış. ilk bölüm pek perişan idi durumu. bir lisan bir insan.
- morfinman sarı çocuk fazla yaşamaz diye tahmin yürütmüşüm ama, hala hayatta. üstelik sarışın güzel dudaklı bi kıza yazarken yakaladım.
- adada o ilk bölümden farklı olarak şu şahıslar var:
elinde sopayla gezen, zebellah gibi, gulyabani gibi zenci bir adam. adanın sahibi gibi karizma var elemanda. ama değil sanırım. hacı öyle bi arkadaşım olsa şu ankara sokaklarında ana avrat söverek gezerim şerefsizim. kim ne yapabilecek? zaten eskiden belaya bulaşmış; flaşbeklerden anladım.
pornocu eskisi gibi sarışın, irice memeli hatun. zannımca adada hayvanlı porno çekerken kaybolmuş. denizden çıkan buz gibi...
latinlere benzeyen barut gibi, ateş gibi esmer bi yavru. pek hırçın bişey. bi sevişse rahatlıycak da (evet, bu kısmı tüpçü zekeriya abi yazdı. onun dünya görüşüne göre, huysuz insanlar bi sevişebilse hiçbişeyleri kalmazmış. enerjidenmiş tüm sorun..) doğal lider dedikleri cinsten olsa gerek ki, o zebellah gibi elemana emir memir veriyordu.
- üs gibi bi yer var. kel adam (artık ismini biliyorum; con lok. ya da lak) ilgileniyor orasıyla. bi tane eski video kaydı izleyip gaza geliyor.
- türkiye'ye gelen gamzeli çocuk yaralandıydı. ama ölmez o. başrol çünkü (burayı da annem yazdırdı)
- şişman çocuk erir gider dediydim ama yarı çapı daha da genişlemiş gibime geldi. dertten yiyor adam ne yapsın.
- bi başından bi ortasından izledim. bi de sonundan izlersem yeter bana. anlatırım orda burda. lost izlemeyen adam damgası yemem. ama benim izlemeyle ilgili problemlerim var; lost'la ilgili değil. sıkılmadan izleyebildiğim tek şey fashiontv, fashion one. aklımda tutabildiğim ender rakamlar da bu iki kanalın televizyonumdaki sırası. 137 ve 153. evet, buradan şuraya bağlamak istiyorum: lost'ta şanslı numaralar var. ama aklımda tutamadım.
tnt'de tanıtımı yapılırken tüm zamanların en iyisi denilen dizi. hangi yönüyle tüm zamanların en iyisi araştırıyorum bi türlü bulamadım.
kurgusu yönünden tüm zamanların en iyisi olan dizi.
--dikkat ciddi spoiler--
--bak demedi deme beşinci sezon için spoiler--
Bu bölüm tamamen Desmond, Penelope ve Ben hakkında. Bu bölümde hiçbir flashback ve flashforward yok, yani sıradan bir dizi bölümü gibi. Desmond ve Penelope uzun bir süredir tekneleriyle geziyorlar ve bir bebek bekliyorlar. Her ay bir şehirden başkasına geçiyorlar ve bu izleyeceğimiz bölümde Mati adlı bir şehirdeler.
Penelope ve Desmond harika bir hayat yaşıyorlar. Desmond bir bebek istiyor, Penelope ise bu konuda kararsız. O, bir bebek sahibi olmayı ve göçebe gibi yaşayarak şehirden şehire gezmeyi, hayatlarını geçmişlerinden kaçarak yaşamayı istemiyor.
Penny hamile olduğunu öğrenir. Doktoru ona bazı uyarılarda bulunur, Desmondun spermlerinde bazı anormallikler olduğunu ve Pennynin bunu anlayamayabileceğini belirtir. Sahneler yerel bir doktor ofisinde çekildi.
Ben bu aşıkları takip etmektedir.
Desmond bir sokak satıcısından silah alır.
Ben ve Desmond birkaç sahnede kedi-fare kovalamacası gibi sahneler çeker. Desmond Pennyi kurtarır, Ben oldukça kızgındır ve onları tamamen kaybetmiştir.
Ben Kuzey Afrikaya gider.
Ve kendinizi büyük bir spoiler için hazırlayın:
Dünya üzerinde bir sürü kurulmuş Dharma istasyonu var, yani bunlar sadece adayla sınırlı değil.
istasyonlardan biri, Kuzey Afrikadaki mağaralardan birine inşa edilmiş. Ben, Widmoreun güvenlik şefini bu istasyona getirir. Ben bu adama bir süre işkence yapar, adam en sonunda Ben&e, Penelopeun Matide olduğunu söyler.
Ben, Desmond ve Pennyyi Matide bulur. Ben, deniz kıyısındaki berbat bir restorandaki bir aşçıyı döver, Pennynin yemeğine zehir koyar.
Ben, Pennynin hamile olduğunu görür, bunu hesap etmemiştir. Ben garsonu, siparişi götürmeden durdurur. intikam hareketini şimdilik askıya alır.
Penny ve Desmond tekneleriyle Mati limanına demirler. Penny oldukça acı çekmektedir. Desmond en yakın köye, bir doktor bulmaya gider.
Desmond ve doktor tekneye hızla gelirler. Desmond dar bir sokakta Ben i diz çökmüş ağlarken görür.
Desmond ve doktor teknenin içine girerler. Pennynin durumu oldukça ciddidir. Doktor bunun sebebini anlayamaz. Penny bebeği doğurur, doktor Desmonda tekneyi kıyıdaki bir köye götürmesini söyler.
Desmond köyde aceleyle koşarken vücut kasılmaları yaşar ve aktörün bu sahneleri defalarca canlandırması oldukça komikti. Bu vücut kasılması sahnelerinin sebebi ise şimdilik bilinmiyor.
Raporu yazan kişi, bölümün sıradan bir bölüm olduğunu söylemesiyle hata yapmış olabileceğini söylüyor, çünkü Ukoa gölü sahnesinde Desmonda bir şeyler oluyor ve herhalde yine zamanda yolculuklarına başlıyor.
--spoiler--
--spoiler--
--bak demedi deme beşinci sezon için spoiler--
Bu bölüm tamamen Desmond, Penelope ve Ben hakkında. Bu bölümde hiçbir flashback ve flashforward yok, yani sıradan bir dizi bölümü gibi. Desmond ve Penelope uzun bir süredir tekneleriyle geziyorlar ve bir bebek bekliyorlar. Her ay bir şehirden başkasına geçiyorlar ve bu izleyeceğimiz bölümde Mati adlı bir şehirdeler.
Penelope ve Desmond harika bir hayat yaşıyorlar. Desmond bir bebek istiyor, Penelope ise bu konuda kararsız. O, bir bebek sahibi olmayı ve göçebe gibi yaşayarak şehirden şehire gezmeyi, hayatlarını geçmişlerinden kaçarak yaşamayı istemiyor.
Penny hamile olduğunu öğrenir. Doktoru ona bazı uyarılarda bulunur, Desmondun spermlerinde bazı anormallikler olduğunu ve Pennynin bunu anlayamayabileceğini belirtir. Sahneler yerel bir doktor ofisinde çekildi.
Ben bu aşıkları takip etmektedir.
Desmond bir sokak satıcısından silah alır.
Ben ve Desmond birkaç sahnede kedi-fare kovalamacası gibi sahneler çeker. Desmond Pennyi kurtarır, Ben oldukça kızgındır ve onları tamamen kaybetmiştir.
Ben Kuzey Afrikaya gider.
Ve kendinizi büyük bir spoiler için hazırlayın:
Dünya üzerinde bir sürü kurulmuş Dharma istasyonu var, yani bunlar sadece adayla sınırlı değil.
istasyonlardan biri, Kuzey Afrikadaki mağaralardan birine inşa edilmiş. Ben, Widmoreun güvenlik şefini bu istasyona getirir. Ben bu adama bir süre işkence yapar, adam en sonunda Ben&e, Penelopeun Matide olduğunu söyler.
Ben, Desmond ve Pennyyi Matide bulur. Ben, deniz kıyısındaki berbat bir restorandaki bir aşçıyı döver, Pennynin yemeğine zehir koyar.
Ben, Pennynin hamile olduğunu görür, bunu hesap etmemiştir. Ben garsonu, siparişi götürmeden durdurur. intikam hareketini şimdilik askıya alır.
Penny ve Desmond tekneleriyle Mati limanına demirler. Penny oldukça acı çekmektedir. Desmond en yakın köye, bir doktor bulmaya gider.
Desmond ve doktor tekneye hızla gelirler. Desmond dar bir sokakta Ben i diz çökmüş ağlarken görür.
Desmond ve doktor teknenin içine girerler. Pennynin durumu oldukça ciddidir. Doktor bunun sebebini anlayamaz. Penny bebeği doğurur, doktor Desmonda tekneyi kıyıdaki bir köye götürmesini söyler.
Desmond köyde aceleyle koşarken vücut kasılmaları yaşar ve aktörün bu sahneleri defalarca canlandırması oldukça komikti. Bu vücut kasılması sahnelerinin sebebi ise şimdilik bilinmiyor.
Raporu yazan kişi, bölümün sıradan bir bölüm olduğunu söylemesiyle hata yapmış olabileceğini söylüyor, çünkü Ukoa gölü sahnesinde Desmonda bir şeyler oluyor ve herhalde yine zamanda yolculuklarına başlıyor.
--spoiler--
--spoiler--
kotu bir dizi. sohretini sehir efsanesi gelistirme tekniklerinin basarıyla uygulanmasından alıyor. yok su suymus da, bu buymus, daha oncede seymis aslında, hettirifet. hayatlarında ilk defa bir diziyi anlayan guruhlar turedi, aslında lost serisi bombos oldugu icin anlayabiliyorlar.
diğerlerinden korkmakla başlayan maceranın diğerlerinden biri olmakla sonlanacağı dizi.
yakında başrollerinde emrah ,seren serengil ve türevlerinin oynamasını beklediğim b.ku çıkmış dizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar