bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- nervionun mavi gözleri11
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- teselli vermek5
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- ofis pornosu3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- iffet2
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek2
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak3
- sineklikle sinek öldürmek3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- diksiyon2
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- arda güler2
- etek tıraşı2
- mesihin inişi4
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- bik bik'in kraliçe olması10
- fransa11
- cep telefonu22
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- hayrına karpuz dağıtmak4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayağı olan kadının amacı4
- nokia20
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sarı tekerin yazar olamaması8
her ne kadar bazı sahneleri klasik hollywood sahnelerinden pek farkı olmasa da nicolas cage gibi bir oyuncu ile ve harika uçak kazası sahnesiyle izlenecek filmlerden. bu arada kızla, çocuğa da yeni bir adem-havva görevi verilmesi de ilgi çekici olmuş diyebilirim.
benzerleri arasında en iyisi. tam bir görsel şölen. insanı bazen geren bazen düşündüren sahneler mevcut. zaten bu adam kötü filmlerde bulunmaz nicholas cage.
Şifrelere dayalı aksiyon filmlerini sevenlerin bir süredir merakla beklediği filmdir.Film 1959 senesinde bir okulda başlıyor. Öğrencilerden geleceği hayallerindeki gibi resmetmeleri isteniyor ve sonra bu resimler 50 yıl sonra açılmak üzere bir zaman kapsülüne konuyor. Öğrenciler hemen hemen birbirlerine benzer şeyler çiziyorlar. ama birisi sadece rakamlardan oluşan bir kâğıt veriyor. Bunların birileri tarafından kulağına fısıldandığını anlatır. 50 yıl sonra kapsül açıldığında bu tuhaf kağıt profesör Johnun oğlu Caleb'in eline geçer. John bunun bir kod olduğunu çözer ve anlar ki sıralanan tarihler şimdiye kadar dünya üstünde gerçekleşen felaketlerin tarihleri ve ölü sayıları. Gerçekleşmeyen üç kehanet vardır ve bunların izini sürmeye başlar.
(bkz: Kehanet)
(bkz: Kehanet)
herkesinde belirttiği gibi görsel açıdan güzel. fakat bu amerikan yapımı filmleri türk filmi yapımlarından daha beter oldu. e bu kadar film olursa sonu bu olurdu. sonu sırlar dünyası gibi bitti. *
olmuyooorrr olmuyorr...
olmuyooorrr olmuyorr...
çerezlik film. nicolas cage'e böyle filmler yakışmıyor.
sonu iyi olsa güzel olabilecek bir film.
boktan hollywood yapımlarından biri daha. tutarsız bir senaryo, abartılı oyunculuk, gülünç derecede kötü çekilmiş aksiyon sahneleri. hele o metro sahnesinde içimde bir acıma hissi uyandı bu filmi yapanlarla ilgili. halbuki adamlar iyi para kazanmışlardır bu filmden. ne de olsa pazarlama uzmanı adamlar.
filmdeki en güzel şey filmin başında ve sonunda çalınan mükemmel klasik müzik eseridir bence.eser bir müzik dehası olan beethoven'in 7.senfonisi 2.bölümüdür.
ciddi anlamda tırt film. evet, nicholas cage abim bile kurtaramamış bu filmi. olmamış.
spoiler diyorum ama adetten yani, okusan da bi sikim olmaz.
-spoiler-
film başlarında "vay teyze her felaketin zamanını biliyo, güzel bir sona bağlanırsa güzel çıkacak bu film" dedirtse de filmin tek ilgi çekici ve merak uyandırıcı kısmının başları olduğu anlaşılıyor çok geçmeden. feci basit bir senaryo.. o kadar basit ki; filmin, nicholas'ın oğlunu uzaya uğurladığının ertesi günü, yerde yatar bir şekilde gözlerini açtığı vakit "aslında her şey rüyaymış lan eheh" şeklinde sona ermesinden korktum bi an. o derece yani.
ayrıca nicholas'cığımla çocuğun vedalaştıkları sahne de pek bir vasattı. gözlerdeki abuk bakışlar, aradaki yapaylık yumurcak veda'daki filiz akın'ın kanser oğluna sarılıp ağladığı dönme dolaplı sahneyi getirdi aklıma. ha o filme bok attığım falan yok, çok severim kendisini. ama bu tarz ifadeleri bir amerikan filminde görmek pek bi garip oluyo be hacım, bünye kaldıramıyor bir yerde. nasıl bizde "hey adamım senin derdin ne biliyor musun" vari diyaloglar işlemiyorsa, onlarda da küçük emrah bakışları pek bir iğreti duruyor bence.
uzaylılara gelirsek, elemanları biraz daha güzelleştirseler twilight'ta vampir niyetine kullanabilirlermiş.
son olarak abby'le caleb (nicholas'ın çocuğu, evet imdb'den baktım nasıl yazıldığına) uzaya değil sanki organik yaşam formuna girmişler anasını satayım. neydi lan öyle giydikleri. bildiğin küçük hacı olmuş bizim caleb.
-spoiler-
velhasıl, ben izlemeyin derim efendim. hele ki benim gibi bir sivri zekalılık örneği göstererek vizelere çalışmanız gerekirken "aman kafa dağıtayım azcık" niyetiyle hiç izlemeyin, olan güzelim zamanınıza olur. bir de pişmanlıktan hoplamış sinirlerinize.
spoiler diyorum ama adetten yani, okusan da bi sikim olmaz.
-spoiler-
film başlarında "vay teyze her felaketin zamanını biliyo, güzel bir sona bağlanırsa güzel çıkacak bu film" dedirtse de filmin tek ilgi çekici ve merak uyandırıcı kısmının başları olduğu anlaşılıyor çok geçmeden. feci basit bir senaryo.. o kadar basit ki; filmin, nicholas'ın oğlunu uzaya uğurladığının ertesi günü, yerde yatar bir şekilde gözlerini açtığı vakit "aslında her şey rüyaymış lan eheh" şeklinde sona ermesinden korktum bi an. o derece yani.
ayrıca nicholas'cığımla çocuğun vedalaştıkları sahne de pek bir vasattı. gözlerdeki abuk bakışlar, aradaki yapaylık yumurcak veda'daki filiz akın'ın kanser oğluna sarılıp ağladığı dönme dolaplı sahneyi getirdi aklıma. ha o filme bok attığım falan yok, çok severim kendisini. ama bu tarz ifadeleri bir amerikan filminde görmek pek bi garip oluyo be hacım, bünye kaldıramıyor bir yerde. nasıl bizde "hey adamım senin derdin ne biliyor musun" vari diyaloglar işlemiyorsa, onlarda da küçük emrah bakışları pek bir iğreti duruyor bence.
uzaylılara gelirsek, elemanları biraz daha güzelleştirseler twilight'ta vampir niyetine kullanabilirlermiş.
son olarak abby'le caleb (nicholas'ın çocuğu, evet imdb'den baktım nasıl yazıldığına) uzaya değil sanki organik yaşam formuna girmişler anasını satayım. neydi lan öyle giydikleri. bildiğin küçük hacı olmuş bizim caleb.
-spoiler-
velhasıl, ben izlemeyin derim efendim. hele ki benim gibi bir sivri zekalılık örneği göstererek vizelere çalışmanız gerekirken "aman kafa dağıtayım azcık" niyetiyle hiç izlemeyin, olan güzelim zamanınıza olur. bir de pişmanlıktan hoplamış sinirlerinize.
ayarı tutturulamamış film. ilk başka vay koyim, kız resim çizeceği yerde sayı yazıyor falan dediysek de, sonraları değişiyor, değişik bişey oluyor. ama herkesin hemfikir olduğu konuda ben de hemfikirim; o üç dehşet sahne...
senaryosuyla,oyuncularıyla herkezi etkileyen müthiş bir film.
nicolas cage'den neden hoşlanmadığımı bir kez daha anladığım filmdir. adam boğuk soğuk ve iticidir. film güzeldir finaldeki güneş fırtınası müthiş yapılmıştır. yalnız caleb hariç bütün karakterlerde aynı soğuk mizaç mevcuttur.
vizyona girmeden izleyebilme olanağı bulduğum bir nicolas cage filmi. öyle çok matah bi'şey de değilmiş hani.
final kısmı dışında mükemmel bir film. nicholas cage oyunculuğuyla hep bir adım önde.
konusu aslında çok ilginçti. oyuncular, kurgu falan süper ama sonu çok kötü bitti ya. saçmaydı baya. sonu da ii olsaydı gayet de güzel bi filmdi.
nicolas cage'in oynadığı, her filmi gibi muhteşem bir film. film çok sürükleyici, kesinlikle sıkılmıyorsunuz; filmin sonuna doğru daha da heyecanlanıyorsunuz.** ancak filmin sonunda nicolas cage ölüyor. film bu yönüyle-yani sonunun bu şekilde olmasıyla-biraz i am legend'ı andırıyor.
bu filmi daha önce iki üç defa izlememe rağmen ilk defa biraz önce foxda yayınlanan gösteriminde farkettim ki beethoven'ın müthiş bir eseri son sahne de acayip güzel oturuyor. (bkz: klasik müzik eşliğinde şehrin yok oluşunu izlemek).
--spoiler--
nicholas cage'in oyunculuğu bence gayet iyiydi. her zamanki gibiydi desek daha uygun olur. film sürükleyici olsa da bazı yerlerde sıkıldım. fakat sonu biraz alakasız bitmiş. ya da bana öyle geldi. ben daha farklı, daha gizemli bir şey bekliyordum aslında. ama zaman geirmek için falan izlenecek iyi bir film diyebilirim.
--spoiler--
nicholas cage'in oyunculuğu bence gayet iyiydi. her zamanki gibiydi desek daha uygun olur. film sürükleyici olsa da bazı yerlerde sıkıldım. fakat sonu biraz alakasız bitmiş. ya da bana öyle geldi. ben daha farklı, daha gizemli bir şey bekliyordum aslında. ama zaman geirmek için falan izlenecek iyi bir film diyebilirim.
--spoiler--
sıradışı , klişeleri ezen bir filmdir.
--spoiler--
1-sevgi ile, mutlulukla, falanla filanla dünya kurtulmamıştır.çıtır çıtır yanmıştır.
2-oğlan , son anda uzaylıların teklifini reddedip babasının kollarına koşmamıştır.
3-uzaylılar "e madem babasısın çok duygulandık seni de yanımıza alalım" dememiştir.
ayrıca hayatımızın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatmıştır bana. o güneşte her daim gerçekleşen nükleer patlamalar , normalinden birazıcık , çok küçücük , güneşin sikinde bile olmayacak kadar küçücük bir zerre daha büyük olsa ortada dünya falan kalmaz.
gördüğüm en iyi uçak kazası sahnesinide içermektedir. çok gerçekçi düşmüştür uçak. lost daki gibi sikindirik değildir.
--spoiler--
--spoiler--
1-sevgi ile, mutlulukla, falanla filanla dünya kurtulmamıştır.çıtır çıtır yanmıştır.
2-oğlan , son anda uzaylıların teklifini reddedip babasının kollarına koşmamıştır.
3-uzaylılar "e madem babasısın çok duygulandık seni de yanımıza alalım" dememiştir.
ayrıca hayatımızın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatmıştır bana. o güneşte her daim gerçekleşen nükleer patlamalar , normalinden birazıcık , çok küçücük , güneşin sikinde bile olmayacak kadar küçücük bir zerre daha büyük olsa ortada dünya falan kalmaz.
gördüğüm en iyi uçak kazası sahnesinide içermektedir. çok gerçekçi düşmüştür uçak. lost daki gibi sikindirik değildir.
--spoiler--
ayrıca; ing. zeki.
Vasat diye düşünürken finali ile sürpriz yapan film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar