bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- şeriatçıların konserleri yasaklatması4
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- ben sizin anonim9
- lev tolstoy denilince akla gelenler3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- insan olmaya ceyrek kala15
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- enayimiknatisii12
- transparan çorap giyen sözlük amcası5
- s'i l v'e r m'i s t19
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
- o kadar uğraşıp bir kavga çıkaramamak4
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- sarapci koala60
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı5
- mantı5
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- 3 eylül 2026 tüik enflasyon açıklaması3
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- sonbaharda yapılacak en iyi şey3
- islami kurtuluş2
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- allah'ın homo sapiensi çamurdan yaratması2
- sözlüğe adanmış bir ömür4
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- sabetay sevi2
- isa mesih7
- hanımlar5
- tarla satıp son model lüks araba almak5
- herkes beni kıskanıyor4
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar5
- benim fotoğraf attığım gün sözlükte olay çıkması3
- hangi yazar tarafından kıskanılmak isterdiniz2
- kıskançlık günah mıdır2
- dindarların çoğunun fakir olması15
metro sahnesi dışında çöpe atılası bir filmdir ..bir kaç güzel ayrıntısı vardır fakat cıktığınızda aklınızda kalan sadece saçmanın da ötesinde bir film izlediğiniz olur.
çok sürükleyici bir şekilde başlayıp, ilk 1 saat içerisinde de bu gizi sürdüren, ancak diğer yarısında saçmalamaya başlayan ve 'güzelim senaryoyu resmen çöpe atmışlar' dedirten nicholas cage filmi. herkes tek bir görüşte hemfikir görüldüğü üzere : berbat bir final.
ne diyeceğim hakkında arada kaldığım ender filmlerden biri: iyi diyemiyorum, ulan saçmalamışlar da diyemiyorum; belki başarılı görsel efektlerinden fazlaca etkilendim, belki astronomik mevzulara değinmeleri hoşuma gitti, belki de beklemediğim son buna neden oldu, bilemiyorum,
sonuçta aralardaki sıkıcılığına katlanılırsa, gidilip, izlenilebilecek bir film.
--spoiler--
filmin özellikle sonuna kadar bariz senaryosuyla, son olayı da nicholas cage abimiz kurtaracak diye beklerken, yeni adem ile havvaya kavuşmamız, son olarak oldukça tatmin edicidir,
sonuçta* son dönem filmleri arasında en iyi sonlarından biri karşımıza çıkar, belki de içlerinde en mutlusu.
-this isn't the end, johnny-
yeni bir başlangıç olur.
--spoiler--
sonuçta aralardaki sıkıcılığına katlanılırsa, gidilip, izlenilebilecek bir film.
--spoiler--
filmin özellikle sonuna kadar bariz senaryosuyla, son olayı da nicholas cage abimiz kurtaracak diye beklerken, yeni adem ile havvaya kavuşmamız, son olarak oldukça tatmin edicidir,
sonuçta* son dönem filmleri arasında en iyi sonlarından biri karşımıza çıkar, belki de içlerinde en mutlusu.
-this isn't the end, johnny-
yeni bir başlangıç olur.
--spoiler--
Nicholas Cage' e yakışmayan ve beni sinemaya gittiğime pişman eden tek filmdir.
sırf nicolas cage olduğu için "iyi" dediğim filmdir. yoksa bir ota yaramaz.
görsel efektleri çok güzel. konu olarak güzel bir seçim. yalnız çocukların yukarı çıkıp yıldız olması bi sonraki boyuta ademle havva modunda gelmesi güzel bi son değil. belki seçilmiş kişiler için daha farklı bir düşünce yaratılabilirdi. mesela şu an farkında olmaksızın yaşayan insanlara bi sonraki boyutta yaşam hakkı verilemeyeceği gibi.
en azından bi mesajı olurdu. sonu amaçsız.
en azından bi mesajı olurdu. sonu amaçsız.
metro sahnesinde sinirlerimi bozup ağlamama neden olan film.lucinda'nın yatağının altından everyone else yazısı çıkınca tüylerimi diken diken eden film.final hakkında yorum yapmak bile istemiyorum ama sonuçta film işte tüm güzelliği yok edecek bir yeri olmazsa olmaz.
(bkz: omen)
meleklerin sürekli dikilmesiyle bana sinir krizleri geçirten,ama uçak kazası sahnesiyle akıllarda uzun süre yer edecek nicolas cage abimizin filmi.
konusu, kurgusu ve görseliyle gerçekten harika.
kurgusu kötü, senaryosu tahmin edilebilir, görsel efektleri iyi, genel itibariyle de çok özenilmemiş bir filmdir.
--spoiler--
sonunda dünya kurtulamamıştır. bir tek orası beni mestetti. bir de mükemmeliyetçi ibne uzaylıların sadece 2 tane bebeyi alıp, geri kalan kimseyi almamaları kafamı bozdu. ama neyse artık.
--spoiler--
--spoiler--
sonunda dünya kurtulamamıştır. bir tek orası beni mestetti. bir de mükemmeliyetçi ibne uzaylıların sadece 2 tane bebeyi alıp, geri kalan kimseyi almamaları kafamı bozdu. ama neyse artık.
--spoiler--
gayet taş olan film. hem sürükleyici hem heyecanlı. bide şu din propagandası olmasa!
insanı ciddi ciddi sıkan film.
"çok iğrenç, ay kusucam" şeklinde sıkmak değil de, bildiğimiz can sıkıntısı. bitse de gitsek modu. seyirciyi içeri alamıyor.
zaten bu sönüklüğünün içine bir de tahmin edilebilirlik ve boktan senaryo girince..
sadece bir kaç güzel sahnesi var.
gerisi zaman kaybı.
sinemada asla ama asla izlemeyiniz.
ille izleyecekseniz dvd'sini alınız.
ben internetten çekerek süper bir karar vermiş olduğumu anlıyorum mesela.
"çok iğrenç, ay kusucam" şeklinde sıkmak değil de, bildiğimiz can sıkıntısı. bitse de gitsek modu. seyirciyi içeri alamıyor.
zaten bu sönüklüğünün içine bir de tahmin edilebilirlik ve boktan senaryo girince..
sadece bir kaç güzel sahnesi var.
gerisi zaman kaybı.
sinemada asla ama asla izlemeyiniz.
ille izleyecekseniz dvd'sini alınız.
ben internetten çekerek süper bir karar vermiş olduğumu anlıyorum mesela.
başlara doğru sarmasına rağmen, ortalara gelindikçe amerikan filmi klişelerini tek tek uygulamış, final sahnesiyle de eh işte dedirtmiş filmdir.
canım sıkılıyor izleyim mi dersen cevabım: *.
canım sıkılıyor izleyim mi dersen cevabım: *.
filmin yarısında kapattım malesef. diğer bir nicolas cage filmi olan next'e oldukça benzettim. olmamış malesef.
sonunda eric von daniken'in korkunç gülümsemesi ile orataya çıkmaması nedeniyle hayal kırıklığı yaratan film.
nicolas cage in yerine orta şekerli bir adam oynasa, film şekersiz olur. şekeri katan nico.
--spoiler--
blu-rip formatında izlediğim gerilim-bilim-kurgu,mistik türlerindeki 2 saatlik bir filmdir. vallaha her şeyden önce söylemeliyimki uçak ve tren kaza sahnelerinde özellikle uçak sahnesinde görsel efekt'in dibine vurmuşlar. gerçekte şahaneydi(insanların ölmesi değil tabi görsel efektleri kastediyorum). yalnız uçak kazasında uçağın hemen yanı başındaki alevler kötü bilgisayar oyunlarındaki alevler gibi dandik gözükmekteydi. hatta kurtlar vadisindekilere bile benziyor diyebilirim. film bir çok filmle ve kitapla bağlantı taşıyor bence. mesela benim en çok bağlantı kurduğum eric abimizin tanrıların arabaları adlı kitabıydı.
çok uzun zaman önce okumama rağmen benzer şeyler olduğunu hatırlıyorum (mesela kitap'da gelişmiş insanlığın birbirini yok edeceğini, birbirlerine atom bombası atacağını ama afrika'nın herhangibir yerindeki kabileye doğal olarak saldırmayacağını ve bu hayatta kalan kabilenin insanlığın kökü olup tekrar büyüyüp gelişmeye başlayacağını ve insanlığın tekrar uygarlık kuracağını anlatmaktaydı. en azından ben böyle hatırlıyorum.)
yalnız filmde sinir bozucu iki unsur vardı. diana ablamız. güzel bir vücudu olabilir ama her holivud filminde klişe haline gelen bir tane başbelası, sinir bozucu karakter koyma olayı bu filmde de diana ablamızda vücut bulmakta. nicolas diyor ki "annen bize kehanetler bahşediyor, annenin yetenekleri var galiba." kadın bağıra çağıra gidiyor. daha sonraki benzin istasyonu sahnesinde de nicolas "boşa mağaraya kaçmayın, oğlum da senle beraber, onla ilgili kararı ben veririm.. mağara işe yaramayacak, 1.5 km aşağıya nüfuz edecek radyasyon"... falan derken kadın "sana inanmıyorum" falan diye tutturuyor. lan adam bilim adamı başka kime inanacaksın. bir de adamın çocuğunu kaçırmışsın. git kendi çocuğunla ne halt ediyorsan et. adamın çocuğunu bırak bari. kadın o kadar sinir bozucu ki nicolas'ın çocuğu zırıl zırıl ağlarken kız'ı annesini bile sormadan koşa koşa gitti uzaylı abilerine. ki aynı sinir bozucu karakter <bkz: the day the earth stood still> filmindeki küçük çocuk'da da vardı. ama o şiddet seven, başına buyruk amerikan toplumunu simgeliyordu en azından.
ikincisi ise diğer tüm filmlerdeki gibi insanların hatta en yakınlarının bile insanlar ölmeden ya da olaylar olmadan kahramana inanmaması. bir kere de inanın be kardeşim!
neyse film'in ilk yarısı merak içinde, görsel efektlere hayran kalarak geçiyor. film'in sonunda uzaylıların uzaylı olmadıklarını anlıyoruz. daha çok meleğe benziyorlardı. çocukların gittiği yer de başka bir gezegenden daha çok cennet'e benziyordu. ordaki görüntü kalitesi de çok iyidi.masal dünyası gibiydi. o son sahnedeki 'please' kısmı hiç olmamış yalnız. nicolas'ın karizma yerlerde sürünmüş. yalnız yine ordaki ikilem çok kötüydü tabi. ya çocuğu onunla kalacak ve ölecek ya da uzaylılarla gidip yaşayacak. çok zor bir karardı.
film'in sonu vasat olmakla beraber çok çok kötü de diyemem yani. sırf uçak kazası sahnesi için bile izleyin derim.
--spoiler--
blu-rip formatında izlediğim gerilim-bilim-kurgu,mistik türlerindeki 2 saatlik bir filmdir. vallaha her şeyden önce söylemeliyimki uçak ve tren kaza sahnelerinde özellikle uçak sahnesinde görsel efekt'in dibine vurmuşlar. gerçekte şahaneydi(insanların ölmesi değil tabi görsel efektleri kastediyorum). yalnız uçak kazasında uçağın hemen yanı başındaki alevler kötü bilgisayar oyunlarındaki alevler gibi dandik gözükmekteydi. hatta kurtlar vadisindekilere bile benziyor diyebilirim. film bir çok filmle ve kitapla bağlantı taşıyor bence. mesela benim en çok bağlantı kurduğum eric abimizin tanrıların arabaları adlı kitabıydı.
çok uzun zaman önce okumama rağmen benzer şeyler olduğunu hatırlıyorum (mesela kitap'da gelişmiş insanlığın birbirini yok edeceğini, birbirlerine atom bombası atacağını ama afrika'nın herhangibir yerindeki kabileye doğal olarak saldırmayacağını ve bu hayatta kalan kabilenin insanlığın kökü olup tekrar büyüyüp gelişmeye başlayacağını ve insanlığın tekrar uygarlık kuracağını anlatmaktaydı. en azından ben böyle hatırlıyorum.)
yalnız filmde sinir bozucu iki unsur vardı. diana ablamız. güzel bir vücudu olabilir ama her holivud filminde klişe haline gelen bir tane başbelası, sinir bozucu karakter koyma olayı bu filmde de diana ablamızda vücut bulmakta. nicolas diyor ki "annen bize kehanetler bahşediyor, annenin yetenekleri var galiba." kadın bağıra çağıra gidiyor. daha sonraki benzin istasyonu sahnesinde de nicolas "boşa mağaraya kaçmayın, oğlum da senle beraber, onla ilgili kararı ben veririm.. mağara işe yaramayacak, 1.5 km aşağıya nüfuz edecek radyasyon"... falan derken kadın "sana inanmıyorum" falan diye tutturuyor. lan adam bilim adamı başka kime inanacaksın. bir de adamın çocuğunu kaçırmışsın. git kendi çocuğunla ne halt ediyorsan et. adamın çocuğunu bırak bari. kadın o kadar sinir bozucu ki nicolas'ın çocuğu zırıl zırıl ağlarken kız'ı annesini bile sormadan koşa koşa gitti uzaylı abilerine. ki aynı sinir bozucu karakter <bkz: the day the earth stood still> filmindeki küçük çocuk'da da vardı. ama o şiddet seven, başına buyruk amerikan toplumunu simgeliyordu en azından.
ikincisi ise diğer tüm filmlerdeki gibi insanların hatta en yakınlarının bile insanlar ölmeden ya da olaylar olmadan kahramana inanmaması. bir kere de inanın be kardeşim!
neyse film'in ilk yarısı merak içinde, görsel efektlere hayran kalarak geçiyor. film'in sonunda uzaylıların uzaylı olmadıklarını anlıyoruz. daha çok meleğe benziyorlardı. çocukların gittiği yer de başka bir gezegenden daha çok cennet'e benziyordu. ordaki görüntü kalitesi de çok iyidi.masal dünyası gibiydi. o son sahnedeki 'please' kısmı hiç olmamış yalnız. nicolas'ın karizma yerlerde sürünmüş. yalnız yine ordaki ikilem çok kötüydü tabi. ya çocuğu onunla kalacak ve ölecek ya da uzaylılarla gidip yaşayacak. çok zor bir karardı.
film'in sonu vasat olmakla beraber çok çok kötü de diyemem yani. sırf uçak kazası sahnesi için bile izleyin derim.
--spoiler--
(bkz: knowing) başrolünde (bkz: nıcolas cage) olan (bkz: alex proyas), tarafından yönetilen A.B.D, avustralya, ingiltere yapımı; korku, gerilim, gizem, bilim kurgu dalında etkileyici bir film.
ben beğendim bu filmi. özellikle uçak sahnesi oldukça etkileyicidir. modern bir nuh tufanı yorumu yapılmış filmde.
etkileyici bir yapım, görülmesi gereken filmlerden. teolojik vurgusu yüksek bir klasik determenizm masalı tadında.
edit: bana kalırsa onlar uzaylı değil, melek.
etkileyici bir yapım, görülmesi gereken filmlerden. teolojik vurgusu yüksek bir klasik determenizm masalı tadında.
edit: bana kalırsa onlar uzaylı değil, melek.
yapmayın hacı ya. bu kadar yeteneklisiniz. görsel efektin dibne vuruyosunuz madem. böyle skindirik son yakışmış mı?
sonunda cayip sıkıldım, evden çıkıp gidiyodum. düşün. ama iyidir yine nicolas abi. izleyin.
sonunda cayip sıkıldım, evden çıkıp gidiyodum. düşün. ama iyidir yine nicolas abi. izleyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar